İbrahim
Düğünden sonra kapıdaki eziyet de bittiğinde aslında bende bitmiştim. Bir yandan çok heyecanlıydım. Göz ucuyla Meryem'le Zeynep'e baktığımda bir terslik mi var diye düşünmeye başladım. Yüzü duvağıyla örtülü olsa da Meryem'in ağladığını seçebiliyordum. O sıra Seyit yanıma yaklaştı, Allah razı olsun bugün benim nazımı çok çekmişti. Hamza'ya baktığımda uzakta durup bana destek olmuştu. Sanırım Seyit'in bana anlattıklarını duymak istemiyordu. Seyit son kez konuştuğunu belli edercesine gözlerime bakıp omzumu destek verircesine sıktı.
"Konuşmaktan çekinme. Artık siz birbirinize en yakın olansınız. Sürekli iyi mi, güzel mi, canın yandı mı deme. Sadece rahatsız olduğu zaman belli etmesini uyarmasını söyle. Namazınızı kılmayı unutmayın. Nazik ol kıza karşı. Sen korkup panik yaparsan kız daha çok korkar. İlla bu gece olacak diye bir şey yok. Sıkma kendini bak. Oğlum bayılıp kalırsan çok gülerim."
Son cümlesinden sonra hafif bir kahkaha attı.
" Zaten gerginim gülme."
Yüzüm ara ara kızarıyordu. Aşırı gergindim.
"Tamam tamam. Hadi git al gelinini."
Arabanın kapısını açıp gelinime baktım. Yüzünde duvak örtülü olmasına rağmen utangaç bakışlarını görebiliyordum. Zeynep'in istediği bahşişle birlikte biraz gerginliğim azalmıştı. Arabadan inip evin önünde anam ve babamın ellerini öptük. Anam ve babam gideceklerdi Zeynep'in gece kalmasını ben istemiştim. Olur da ters bir durum yaşarsak Zeynep destekçim olur diye düşünmüştüm. Zaten odamız üst kattaydı. Babam sağ olsun düşünceli adam olduğundan oğlum var eve gelin gelirse rahat etsin diye zamanında yatak odalarının içine birer banyo yaptırmıştı. Zeynep'i ve bizi rahatsız hissettirecek bir durum yoktu yani.
İçeri girdiğimizde Zeynep yiyecek ve içecek getirdi. Sonra bizi yalnız bıraktı. Tepsi aramızda dururken ayaklandım. Meryem'in ellerinden tutup kaldırdım. O da çok heyecanlıydı. Elleri, vücudu yaprak gibi titriyordu. Duvağını açıp alnından öptüm. Ellerimi beline sarıp kendime yasladım. Alnım alnındayken çok şükür diye fısıldadım.
Fark etmeden ne çok sevmişim Meryem'i. Şu an dünya üzerindeki en mutlu insan bendim. Tekrar bir öpücük kondurup oturmasını sağladım. Meryem çok sessizdi.
"Bebeğim konuşmayacak mısın? Mutlu değil misin?"
"Delirme İbrahim. Çok mutluyum. Sadece çok utanıyorum. Öyle işte."
Konuştukça yüzünün rengi daha kırmızı olmuştu. Bana bakmasını sağlayıp gülümsedim.
"Utanma benden, ben artık senin kocanım."
Daha bir utandı. Gizleme konusunda başarılı olduğumu düşünüyordum. Çünkü en az onun kadar utanıyordum ama belli olmuyordu.
"Ya İbrahim."
Meryem'in bana nazlandığına ilk defa şahit olmuştum. Ama o kadar yakışmıştı ki yerimde zevkten dört köşe oldum.
"İbrahim mi? Kocacığım demek istedin herhalde."
Yüzü daha çok kızarsa da olumluca başını salladı. Daha fazla utandırmadan yemeklerden yemeğe başladım. Meryem de acıkmış olmalı ki oda büyük bir iştahla yedi. Karnımız doyduğunda ikimizi de farklı bir heyecan sardı. Elinden tutup kaldırdım, odamıza götürdüm.
"Banyo yapmak ister misin?"
"İsterim, bütün gün gelinliğin içinde mahvoldum."
Eteklerini toplayıp banyoya gidecekken belinden yakaladım. Panikten gelinliği nasıl çıkaracağını düşünmedi sanırım. Ellerim önce duvağını buldu. Saçları kıvır kıvır topuz yapılmıştı. Makyaj pufu diye alınan tüylü pembe pufa oturmasını sağlayıp saçlarını çözdüm. Tokaları tek tek sabırla çıkardım. Saçları tamamen açılınca ellerim gelinliğin düğmelerini buldu. O an gözlerimiz aynada kesişti. Bendeki panik ve ne yapacağını bilememe o an yok oldu. Ben bilmesem de vücudum Meryem'i istiyordu ne yapacağını biliyordu sanki. Yavaşça düğmeleri çözdüm. Gelinlik açıldıkça çıplak sırtı ortaya çıkmıştı. Gelinliğin göğüs kısmına ellerini sıkı sıkı bastırmıştı. Olası bir düşme riskine karşı bütün önlemleri almıştı.
"Arkamı döneceğim. Geceliğini al istersen."
Yine konuşmadı. Başını salladı. Arkamı dönüp gözlerimi kapattım.
"Sen burada banyonu yap, ben ortak banyoya giderim."
Meryem'den yine ses çıkmadı. Artık canım sıkılmaya başlamıştı. Meryem banyoya girmeden önce girip bornoz ve havlumu aldım. Dolaptan da pijama takımımı alınca banyoya gittim. Suyu açıp öylece altında durdum. Ne demişti Seyit illa bu gece olacak diye bir şey yok panik etme kızı diye kendimi uyardım.
Meryem'e giyinmesi için yeterince zaman verdiğimi düşünüp odamıza girdim. Meryem yatağın üzerine oturmuş üstünde bembeyaz bir namaz elbisesiyle duruyordu. Elinde de beyaz bir baş örtüsü vardı. Yere baktığımda benim için duvağını kendisi için ceketimi sermişti yere. Ben gelince başına örtüyü doladı. Çok güzeldi. Arkamda durduğunda namaza başladık. Duamı sesli etmeye başladım.
"Allah'ım, ailemi bana, beni aileme mübarek eyle. Allah'ım, ondan bana benden de ona hayırlı rızık ver. Bir arada olmak bizim için hayırlı olduğu sürece bizi birleştir. Hayırlı, salih ve saliha evlatlar nasip eyle."
Ben duamı ederken Meryem de incecik sesiyle amin diyerek eşlik etti bana. Yerimden doğruluğumda yerden duvağını aldım Meryem de ceketimi kaldırdı. Ona doğru dönüp yaklaştım.
"İzin veriyor musun?"
Ellerim baş örtüsündeyken sesimi iyice kısıp sormuştum. Başını salladı. Baş örtüsünü açmadan parmaklarımla çenesinden tutup kaldırdım. Yüzüme bakması için ısrarlı bakışlarımı çekmedim. En sonunda pes edip baktı. İçten bir gülümsemeyle bakmaya devam ettim.
"Korkma, utanma. Birlikte öğreneceğiz. Canını yaktığımda sadece dur demen yeterli. Bile isteye canını yakmam. Ve lütfen konuş benimle."
"Peki."
Sesi kısıktı ama en azından olmaz dememişti. Baş örtüsünü çektim. Saçlarını toplamıştı, açmak istesem de rahatsız edebileceğini düşünüp açmadım. Ellerim namaz elbisesinin bağlandığı ipini bulunca aynı anda iç çektik. Elbisenin ipini de çözdüm. İçine giydiği geceliği görünce derince yutkundum. Dizlerinden yukarıda biten incecik askılı beyaz saten bir gecelik giymişti. Gerçekten bu gece bayılmazsam iyiydi. Elbiseyi omuzlarından sıyırıp baş örtüsüyle birlikte arkamdaki pembe tüylü pufa bıraktım. Tekrar yanına geldiğimde ne yapacağımı düşünüyordum. En sonunda kendimi sıkmayı bıraktım.
"Sanki fazla sıcak oldu. Üstümü çıkarmama yardım eder misin?"
Gülümseyerek sorduğum soruyla gözlerimin içine bakıp o da gülümsedi. Elleri pijamamın üstündeki düğmeleri yavaşça çözmeye başladı. Bittiğinde omuzlarımdan çıkarmama da yardım etti. Alıp komodinin üstüne gelişi güzel koydu. Tam arkamda duruyordu. Alnını sırtıma dayadı. Küçücük bir öpücük kondurdu. Korkmaması için sessizce bekledim. Sesi titriyordu.
"Hem çok utanıyorum hem de korkuyorum İbrahim."
......
Merhabaaa,
Güzel yorumlarınızı bekliyorum, hatalarım varsa affola.
Sevgiler. ❤️🥰