İçeriğe geç

Nar Çiçeği - TAMAMLANDI

Bölüm 15 · 6 dk okuma

Nar Çiçeği - TAMAMLANDI

Bölüm 15

15. Bölüm

Zeynep

Abimle karşılıklı oynayan Hamza'ya içim giderek bakıyordum. Heybetli bedeni kollarını açıp oynarken daha da heybetli görünüyordu. Onları izlerken tam arkamdaki bir grup fitne fücurcu hakkımızda konuşmaya başladı. Bana duyurmak istercesine git gide sesleri daha da yükseldi. Başlarda duymazdan gelsem de sinirim bozulmaya başlamıştı.

"Kız şuncacık şu delikanlıya yeter mi?"

"He valla doğru dedin, Hamza bir lokmada yutar bunu."

"Zeynep'in üstüne bir tane daha almasın bu, koca adam sonuçta. Doyması lazım."

"Yazık Zeynep'e de, yavrum pek de küçük. Böyle yaşı yaşına, çekip çevirecek biri lazım ama akılları beş karış havada herhalde."

Allah'ım bunlar ne iğrenç düşünceli insanlardı. Yine de sesimi çıkarmayıp uzaklaşacağım sıra başka birinin sesini daha duydum.

"Fatma ananın bana sözü vardı. Beni gelini alacaktı. Olmadı bu. Ama ben o Hamza'ya da Zeynep'e de hesabını sorarım."

Dönüp göz ucuyla baktığımda muhtarın kızı Seval ablayı gördüm. Konuşan o muydu? Bana düşman gibi bakışlarına bakılırsa konuşan Seval ablaydı. İçimde bir yangın başladı sanki. İyi de benim onun sevdasından haberim yoktu ki. Bu düşmanca bakışları neden? Acaba Hamza umut mu verdi ona? Aldığım nefes göğsüme dolmuyordu sanki nefesim de yetmiyordu. Zor bela uzaklaşıp başka bir köşeye geçtim. O an Hamza'yla göz göze geldik. Hafif bir kırgınlıkla baktım gözlerine. Gözü bende takılı kaldı ancak oyunu da bırakamadı. Oynamayı bıraktığı anda kimseye aldırmadan yanıma geldi. Kolunu belime sararak kalabalıktan biraz uzaklaştırdı.

"Gözlerindeki hüzün kuşunun sebebi ne Zeynebim?"

"H-Hamza, sana bir şey sormak istiyorum."

"Sor gülüm, sor canım."

"Ben sana yeter miyim Hamza?"

Sorumu duyar duymaz yüzünün rengi attı, gözleri kocaman oldu. Kolunu belime tekrar ,dolayıp yürümeye başladı. Bir yandan da dişlerinin arasından homurdanıyordu.

"Kızım sen benim imtihanım mısın? Vallahi bir gün öldüreceksin beni. Bunca milletin içinde sorulacak soru mu bu Allah aşkına?"

"Onlar bunca milletin içinde konuşmayı biliyor ama."

Bir yandan dudaklarımı büzüp ağlamamaya çalışırken bir yandan da kızgınlığımı sabit tutmaya çalışıyordum. Haykırarak ağlamak geliyordu içimden. Hamza'nın belimi saran kolu sertleşti.

"Kim, ne konuştu?"

Soru sordu ama cevap bekler gibi değildi. Yürümeye devam etti. Onun koca adımlarını takip etmeye çalışırken birkaç kez tökezledim ama umrunda olmadı. Sakin görünüyordu ama burnundan soluyordu. Ne ara onu bu kadar çözdüm bilmiyorum ama her hareketini ezberlemiştim sanki. İnsanların göz hapsinde ama yeterince uzağa gitmişken selvi ağacına bacaklarını açarak yaslandı. Açtığı bacaklarının arasına beni çekti. Yol boyu olduğu gibi durduğumuzda da kolu belimden çekilmemişti.

"Söyle bakalım Zeynep Hanım. Kim, ne konuştu da gözlerine yine bütün hüzün kuşları kondu?"

Hamza konuşmaya başlayınca gözlerimden birkaç damla yaş yuvarlanıverdi.

"Bir gün başkasını istersen beni kandırmadan yap olur mu Hamza? Ben başkasının varlığına katlanamam."

Hıçkırıklarım artarken sabır dilenircesine başını yukarı kaldırdı.

"Senin bu kulaklarına tıkaç tıkamak lazım Zeynep. Ne başkasından bahsediyorsun? Ben sana kavuşmak için gün sayıyorum. Kızım senin beni sevdiğini bilmeden önce bile başkasına bakmadım ki ben sen benim olduktan sonra bakar mıyım? Neler oluyor Allah aşkına, ben sürekli böyle başkalarının yıktığı Zeynep'i mi göreceğim? Hani nerede benim dişli hatunum? Herkese ağzının payını vereceksin. Bu gözlerde bir daha gözyaşı görmeyeceğim, anlaştık mı?"

İçim biraz da olsun rahatlamıştı. Ama Seval ablanın dedikleri de aklımdan çıkmadı. İçimde durup dert olacağına sorayım dedim.

"Peki Seval?"

Anlayamadı, safça yüzüme baktı. Anladım ki Seval adını daha önce duymamış bile.

"Seval?"

"Hani muhtarın kızı olan. Anan ona demiş Hamza'ya seni alacağım diye. O da bana nefretle bakıyordu. Bundan haberin var mı?"

"Anam bana evlen diye tutturdu Zeynebim ama hiçbir zaman isim vermedi. Anam benim sana olan sevdamı bilirmiş önceden de. Emin ol kimseye böyle bir söz vermemiştir."

Artık içim tamamen rahatlamıştı. Yüzüme bakıp iç çekti.

"Şimdi şu dudaklardan bir öpücük almak vardı ama ortam hiç müsait değil be Zeynep."

Kıkırdadım. Elini tutup çekiştirdim.

"Hadi gel gidelim artık. Bitsin şu düğün de birbirimize bir gün daha yaklaşalım."

İşveyle cilveyle söylediğimden sonra tekrar iç çekti.

"Ölümüm elinden olacak, korkuyorum."

....

Artık düğünün son dakikalarıydı. Herkes dağılmıştı. Meryem ağlayarak ailesiyle vedalaşıyordu. Gözlerim dolu dolu izledim. Belki birkaç ay sonra bende gidecektim. Abim destek olmak ister gibi arada Meryem'in elini tutup öpüyordu. Benim yufka yürekli abim... İnşallah çok mutlu olurlardı.

Eve dönerken Seyit abi ve Hamza da bizi yalnız bırakmamıştı. Kapının önüne geldiğimizde abimin arkadaşlarından olan kalabalığı gördük. Dudaklarımdan çıkacak kahkahayı son anda engelleyip küçük kıkırtılar bıraktım arabaya. Abimin sinirden yüzü kıpkırmızı olmuştu. "Puştlar!" diye homurdandı.

"Zeynep sen yengenin yanında kal gülüm yalnız sıkılmasın arabada."

"Tamam abi sen merak etme. Hadi in, biz seni izliyoruz."

Gülen gözlerime alacağın olsun der gibi baktı. Arabadan indi. Evin önündeki kalabalığa yaklaştı. Seyit abi de sağdıç olduğundan abiimle birlikte çekecekti ne çekecekse. Gözlerim Hamza'yı aradı. Kenarda durmuş olacakları izliyordu. Büyük ihtimalle kendisi için bir prova gibi görüyordu bu durumu. Dikkatimi dışarıdan çekip Meryem'e döndüm. Duvağı kapalıydı. Sessiz iç çekişlerinden ağladığını anladım. Elimi elinin üstüne bırakıp konuştum.

"Mutsuz musun?"

Ağladığından olsa gerek sesi titriyordu.

"Mutsuz olmam mümkün mü? Aşık oldum, aşık olduğum adamla evlendim."

"O zaman neden ağlıyorsun? Abim aileni görmene de engel olmaz ki. Anamı da beni de bilirsin. Seni el üstünde tutacağımızı da biliyorsundur diye düşünüyorum."

"Korkuyorum Zeynep. Öyle şeyler anlatıp korkuttular ki kaç gündür ödüm kopuyor."

Öne doğru uzanıp abimin arabadan inmeden önce yarıladığı su şişesini aldım. Kucağıma bıraktım. Meryem'i kendime doğru çevirip duvağını kaldırdım. Üstümün ve arabanın ıslanmasını umursamadan şişeden avucuma su döktüm. Ellerimle Meryem'in yüzünü sildim. Peçeteyle akan makyajını düzelttim.

"Ah be Meryem. Abim senin gözünün içine bakıyor ya senin canını acıtacak bir şey yapar mı hiç?"

Ses vermedi ama daha sakindi şimdi. Meryem güzel kızdı. Gözleri ve burnunun ucu hafiften kızarmış, ağlamaktan dudakları şişmişti. Elimdeki su şişesini uzatıp içmesini sağladım. Şu an çocuk gibi görünmüştü gözüme.

"Sen sakın kimseyi dinleme Zeynep. Düğün boyunca dedikleri şeyler yüzünden zehir oldu bana."

Gülümseyip koluna dokundum. Artık tamamen sakinleşmişti.

"Hadi duvağını örtelim birazdan eve gireceğiz. Abimden de korkma, sana istemediğin bir şey yapmaz."

Bu sefer utançtan kırmızı kesilmişti. Gülersem daha da utanacağını bildiğimden tebessüm edip duvağını kapatmasına yardımcı oldum. O sırada abim gelip kapımızı açtı.

"Gelinimi alabilir miyim artık? Hak ettim bence."

Gülümsüyordu ama o da gergindi.

"Bahşiş olmadan inemem abiciğim, pamuk eller cebe."

Ortamı yumuşatmak için dediğim şeyden sonra Meryem de abim de gülmeye başladı. Abim cebinden iki kağıt çıkarıp uzattı. Aldığımda burnunu parmaklarının arasında sıkıştırıp kocaman sırıttı. Arabadan önce ben indim. Abim Meryem'in elinden tutmuştu bende gelinliğin eteklerinden tutup yardımcı oldum. Sonunda evin önüne gelince abim ve Meryem anamla babamın elini öpüp içeri girdiler. Meryem ve abim oturma odasına girdiklerinde ben de mutfağa koştum. Hemen yemekler ısıtıp bardaklara böğürtlen şerbeti doldurdum. Tepsiyi hazırlayıp içeri götürdüm. Anam ve babam çoktan gitmişlerdi. Bu gece amcamlarda kalacaklardı. Bu biraz utanç verici olsa da saygı duymaları benim oldukça hoşuma gitmişti. Maalesef ben bu gece burada kalmak zorundaydım. Rahat olsunlar diye odama geçtim. Zaten odaları üst kattaydı muhtemelen yorgunlukla da bir şey duymazdım. Üstümü değiştirip arkamı döndüğümde onu gördüm. O ne zamandır oradaydı?

"Hamza!"

.....

Merhaba,

Bölümü düzenleyip paylaşıyorum ancak yazım hatası var mı yok mu tam inceleyemedim.

Yorumlarınızı bekliyorum, sevgiler. ❤️

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.