İçeriğe geç

My and My

Bölüm 5 · 7 dk okuma

My and My

Bölüm 5

Five

O kadar fic okudum hiç birinde San yoktu.

Siz bu çocuğu kaşı kalın diye mi dışlıyorsunuz???

Choi San sana aşığım 🥵

Lisa

Yeni düzene alışırken beni en çok etkileyen şey kardeşimin yokluğuydu,o günden sonra kardeşimi ve annemi görmedim sadece iki defa telefonda konuştuk.

Leo her ne kadar ‘alıştım’ desede benden daha çok etkileniyor,geceleri odasında ağlıyor görmemezlikten gelmek yerine her gördüğümde yanına gidip sarılıyorum.

Leo anneme çok bağlı annemde en çok onu seviyor,aralarında farklı bi bağ var.

Lana küçük olduğu için mi bilmiyorum ama onu çok özledim. Şu an burada olsaydı ısırırdım yanaklarını.

Ve Jennie…

Eminim ki atlatmıştır çoktan,onu tanıyorum benim aksime içine atmayan biri olduğu için ayrılığı çokta önemli görmez.

Onu hâlâ çok seviyorum ama ilişki konusunda konusunda oldukça kötüyüm. Ben rahatsız edilmek istemiyorum iyi hissettiğim zamanlar biz olalım istiyorum.

Jennie için imkansız bu konular,onun da istekleri var,beklentileri var ve ben bunları karşılayabilecek durumda değilim.

Anahtar sesi gelince gözlerimi kapıya çevirdim sanırım bu da üçüncü gün,içeriye girip koltuğa oturdu.

Hareketleri tuhaftı alkol almış anlaşılan,gözleri üzerimdeydi oturur pozisyona geldim.

“Neden bakıyorsun baba?” dedim titreyen sesimle,bakışları gittikçe sertleşiyordu.

Leo arkadaşına gittiği için evde tektik.

Başını kaşıdı “vücudun” sersem olduğu için cümle kuramıyordu. “vücudum?” dedim soru sorar gibi.

“Büyüdükçe güzel şekil almış” iğrenç bi şekilde gülünce hemen ayağa kalktım “kendinde değilsin baba” dedim.

Korkuyorum şu an hiç korkmadığım kadar korkuyordum.

“Kendimdeyim kızım” başımı olumsuz anlamda salladım “hakkımda yorum yapma o zaman” kahkaha attı “babalar kızlarını överler” dedi imalı şekilde.

Sen övme beni iğreniyorum senden.

Odama doğru adımladım,arkamdan bağırdı “korkma benden” hızlıca içeriye girip kapıyı kilitledim. Elim ayağım titriyordu sakinleşmek için yere oturdum içimden yüze kadar saymaya çalıştım.

Hayır o normal bi bakış değildi.

“Düşünme Lisa” elerim gittikçe daha çok terliyordu “Hayır Lisa normaldi” kendi kendime konuşurken telefonum çaldı.

Sesimi ayarlamaya çalıştım “efendim Jungkook” dedim. “Bize gelsene ya toplandı bizim ekip” başımı salladım “tamam geliyorum” dedememle telefonu kapattım.

Kafamı dağıtmak için iyi gelebilirdi,şimdi de nasıl bu odadan çıkacağım diye düşünüyorum.

Ayağa kalkıp aynanın karşısına geçtim yüzüm kireç gibi olmuş,hemen elime makyaj malzemelerini aldım ama yapmadan geri bıraktım.

O evdeydi çünkü.

Kapı çalınca açmasını bekledim bi süre sonra sesler kesilince odamdan çıktım.

Koltuğa göz attım ve evet tam tahmin ettiğim gibi yanında bi kadın. Leo bundan rahatsız.

Olduğunu her ne kadar söylese de babam her seferinde başka bir kadınla geliyor eve.

Bu sefer sesimi çıkaracaktım “midesiz misin baba?” kaşları çatıldı “ne diyorsun lan”dedi. Yanında bulunan kadın gülerek bana bakıyordu sinirle ona baktım...

Babamı işaret ettim “bu adam her gün farklı biriyle beraber oluyor” adını bile bilmediğim kadın babama döndü.

“Bahsettiğin gibiymiş aşkım” dedi tek kaşımı kaldırdım “ne?” gözlerime baktı “baban her şeyi anlatı,annenden ayrıldığı için nefret ediyormuşsunuz” dedi. Ters ters baktım ona.

“O senin baban ne olursa olsun ondan nefret etme” kahkaha attım “yalanlarıyla ayakta uyutuyor seni” cilveli yapmaya çalıştığı sesiyle “belki ben yalancıları seviyorum?” dedi.

“Sürtüksün o zaman” dememle babam ayağa kalktı “düzgün konuş kardeşlerinin annesi o” şimdi işin rengi değişti.

“Evli bi adamdan çocuk yapacak kadar düştüysen lafım doğrudur” kadın genişçe güldü “annen yetemiyordu bi el attım diyelim” istifimi bozmadan “rezilsiniz” dedim.

Babam bana karşı hamle yapıp yakamdan tutu “elimde kalırsın siktir git şurdan” başımı salladım “umarım en kısa zamanda ölürsün baba” yüzüme atılan tokatla gözlerim kendiliğinden doldu.

“Bırak aşkım çocuk o daha” Babam yakamdan bırakıp o kadının yanına gitti “haklısın” dedi.

Böyle kadınlara acıyorum hemcinsim oldukları için de kendimden utanıyorum.

Hızla evden çıkıp kapıyı çarpa bildiğim kadar sert çarptım,umarım ev yıkılır ve altında kalırlar.

Arabaya binip amcamların evine sürdüm,amcam ve babam birbirlerine hiç benzemiyorlar zaten araları da hep açık.

Kapıya gelince arabadan inip kapıyı çaldım bi süre sonra kapı açıldı ve o…

Jennie kapıyı açar açmaz arkasını dönerek içeriye gitti,biraz dursaydın da güzel yüzünü görseydik.

Salona doğru adımladım Jungkook yine toplamış herkesi,koltukların birinde oturdum.

Jimin yanıma geldi “yüzünü gören cennetlik pardon cehennemlik bu sıfat ne la” herkes gülmeye başladı “benimle uğraşmayı kes” dedim.

Gözlerim Jennie’yi bulunca hiç buralı olmadığını fark ettim,eskiden olsa bana atılan her lafa karşılık verirdi.

Jungkook karşımda oturmuş gözlerini kısarak beni izliyordu,başımı yana salladım “ne oldu?” Kaşları çatıldı “yüzün kızarmış” dedi.

O an o kadar utandım ki yüzümü koltuk örtüsüyle saklamak istedim,atığı tokadın izi kalmış demek ki.

“Heyecan yaptım ondan” inanmayarak güldü “neye heyecan yaptın kimi gördün?” bende güldüm “michele gördüm gelirken” dedim.

Gözleri şaşkınlıkla açıldı “lan onun ne işi var Kore’de?” Jimin gülmeye başladı “Jungkook mal mısın sen” kahkaha attım “sorman hata Jimin” dedim.

Jungkook ikimize de sert olduğunu düşündüğü bakışları gönderdi.

Aynen kardeşim çok korktuk şu an senden.

Gözlerimi ortamda gezdirdim yok yok cidden. Jisoo,Tae,İrene,Suga,Jimin,Niki,Jennie ve Jennie’nin yanında tanımadığım biri.

Jennie heyecanlı heyecanlı bi şeyler anlatıyor ve yanında ki lavuk pür dikkat dinliyordu.

Tahminlerim tutu Jennie umursamamış.

Bakışlarımı onlardan çektim bunu fark eden Jimin kulağıma doğru eğildi ü “ayrıldınız mı?” başımı sallamakla yetindim.

Bu sefer sesini kaldırdı “San” dedi ve o çocuk bize doğru baktı,adı San demek ki.

“Efendim Jimin” gülerek bana döndü “Lisa’yla tanışmadın” mahçup şekilde başını salladı “Ben Choi San,tanıştığıma memnun oldum Lisa” cevap vermedim.

Jennie onun kulağına eğildi bi şeyler söyleyip geri çekildi,bunu görünce konuştum “bende memnun oldum” hafifçe tebessüm etti.

Jungkook bağırarak “siz hayırdır ayrı oturuyorsunuz” dedi bakışları ben ve Jennie’nin arasında gelip giderken.

Jennie ona söylememiş mi? Açıkçası söylediğini düşündüm çünkü çok yakınlar.

Bakışlarımı Jennie’ye çevirdim onun da bana baktığını gördüm. Onun cevap vermesini bekledim.

Jennie cevap vermeyince duruma el attım "biz ayrılmaya karar verdik" dedim.

Jennie genişçe güldü "karar mı verdik?"

başımı salladım “yani ben karar verdim” ortamda ki herkes pürdikkat bana bakıyordu.

“Aldatıldın mı?” Sinirle ona döndüm “saçmalama jungkook” yüzünü buruşturdu “aldattın mı?” başımı olumsuz anlamda salladım “sizene benim özelimden?” dedim.

“Aldatmadın,aldatılmadın eee derdiniz ne o zaman?” ciddiyetle ona baktım “sana ne oluyor?” histerik şekilde güldü “neyse sonra konuşuruz” dedi.

Haklı olarak sinirlenmiştim burada onca insanın içinde ne saçmalıyor.Her ne kadar kuzenimiz olsa da bu şekilde davranmasını altan alacağım anlamına gelmiyor.

Jennie sadece olan biteni izliyordu, bakışları bana gelince başını hızla çevirdi.

Niki sırıtarak konuştu “Jeon abi bırak bunları,ben sana anlatırım her şeyi” Jennie kardeşine baktı “kes sesini” dedi.

Niki ablasına baktı “Onu da kaçırdın ya kendinden helal olsun” alkışlamaya başladı. “Cıvıklığın sırası değil Niki” dedi Jimin.

Jennie gözleriyle kardeşini susturdu,ortamda ki herkes tek tek kalkmaya başladı.

Bende ayağa kalktım “iyi geceler” diyip kapıya doğru yürümeye başladım,kolumdan çekilince dengemi kaybettim.

“Noldu Jungkook?” dedim. Başını ovaladı “sen kal burada” başımı olumsuz anlamda salladım “eve gitmem gerekiyor” inanmayarak güldü “gerekmiyor bunu her ikimizde biliyoruz” dedi.

Bakışları ısrarcı olduğu için tekrar içeriye geçtim,Jennie ve Niki tek vardı burada.

Jennie telefonuyla ilgileniyordu,Niki ise ablasıyla konuşmaya çalışıyor.

“Tamam özür dilerim abla” Jennie göz devirdi “ortamda yapma demiyor muyum?” yavru köpek gibi bakıyordu “ya abla sanki her şeyi anlattım,iki gün boyunca ağladığını evde terör estirdiğini anlatmadım bak” dedi.

Jennie hızla başını çevirdi beni görünce yutkundu “tamam kardeşim sus şimdi” dedi tehdit ederek. Niki beni görmüştü zaten ondan böyle konuşuyordu.

Niki her ne kadar cıvık biri olsada yalan söylemezdi,Jennie gerçekten ayrılık için üzülmüş demek ki.

Karşı koltuğa oturdum her ne kadar gergin olsam da belli etmedim. Jungkook misafirleri uğurlayıp yanıma oturdu.

Beklentiyle yüzüme bakıyordu “anlatmayacak mısın?” gözlerimi kapatıp açtım “anlatmak istemiyorum Jeon” dedim.

Bakışları değişti “kesin sen haksızsın” başımı salladım sadece.

Jennie konuşmaya dahil oldu “aramızda ne olursa olsun seni etkilemez,kuzensiniz siz” Jungkook başını salladı.

“Tamam Jennie öyle olsun” dedi Jungkook.

Jungkook her ne kadar ikimizin kuzeni olsa da,Jennie onun için çok ayrıydı hep bi adım öndeydi.

Jennie ayağa kalktı “iyi geceler jeon” dedi. Jungkook kalkıp kısaca sarıldı ona. Jennie yüzüme bile bakmadan evden çıktı.

Jeon yanıma oturdu tekrar “kusura bakma sana da çıkıştım” cevap vermedim sadece başımı salladım.

“Konu Jennie olunca kendimi tutamadım” hafifçe güldüm “açıklama yapma gayet iyi anladım” dedim.

Başını eğdi “Lisa seni de çok seviyorum ama biliyorsun işte” ayağa kalktım “takma kafana ben alınmadım zaten” dedim.

Tebessüm etti “iyi geceler” başımı salladım “sana da” dedim ve evden çıktım.

Jungkook’a trip atacak değilim yıllardır yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez ama alınmadım değil.

Daha dinlemeden yargılamsı beni kötü hissettirdi,haklı olarak görmüyorum zaten kendimi.

Yine de dışarıdan bu kadar mı kötü görünüyordum? Dinlemeden yargılanacak kadar kötü biri miydim?

Arabama binip başımı di

reksiyona yasladım o kadar yorgundum ki buracıkta uyuyabilirdim.

Her şey üst üste geliyor ve ben bu enkazın içine onu dahil etmediğim için hep suçlu olarak anılacağım…

Lisacım geberrrr

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.