Yönetimin sekiz esas üyesi, omuzlarındaki su tavanını sabitledikten sonra, kendi mühürlerini ve güçlerini taşıyan sekiz devasa orduyu boşluğa döktü. İlk olarak Baş Muhafız Akvaryus’un Safiyet Ordusu belirdi; ışık saçan, saydam zırhlara bürünmüş bu askerler, tahtın nizâmını ve suyun ilk lekesiz dengesini korumakla görevliydi. Hemen ardından, dipsizliğin hakimi Derin’in Sessizlik Süvarileri karanlığın içinden süzüldü; biçimsiz ve tamamen sessiz olan bu ordu, okyanusun muazzam ağırlığının alt katmanlara çökmesini engelleyen aşılmaz, karanlık bir duvar gibi dizildi. Su yollarını gözeten Mersan’ın Akıntı Muhafızları ise suların yönünü dilsizce çizen hareketli mızraklarıyla yerini alırken, Girdap’ın Girdap Lejyonları dipten yükselen vahşi enerjiyi kendi eksenlerinde döndürerek zapt eden devasa, spiraller çizen bir askeri çember oluşturdu.
Çemberin diğer kanadında, okyanusun tavanını buzdan bir zırhla kilitleyen Mora’nın Kırağı Ordusu yerini aldı; bu askerler, tavanın çökmesini engelleyen sarsılmaz, kristalize mızraklarıyla buzdan birer kale gibi dikildiler. Sınır boylarında ise Serap’ın Yansıma Gözcüleri konuşlandı; ışık oyunlarıyla alt katmanları yukarısının tekinsiz gözlerinden saklayan bu ordu, sınırın görünmez kalkanı oldu. Okyanusun taşma arzusunu göğsünde eriten Tufan’ın Hiddet Ordusu, her an patlamaya hazır yıkıcı birer sel gibi saf tutarak suyun öfkesini zırhlarının altında hapsetti. Son olarak, suyun en dipteki tortusunu tabana çivileyen Katran’ın Gece Muhafızları simsiyah zırhlarıyla belirdi; bu ordu, üstteki saflığın bozulmaması için tüm karanlığı ve ağırlığı okyanus yatağına sabitleyen mühürlü son hattı kurdu.
Bu sekiz kadim ordu, kendi mutlak liderlerinin mühür kapılarında saf saf dizilip sarsılmaz bir sadakatle biat ettiklerinde, suyun altındaki ilk askeri yönetim tam anlamıyla tamamlanmış oldu. Milyonlarca enerjiden muhafız, sekiz esas üyenin tek bir işaretiyle evrenin kaderini yerinden oynatacak bir teslimiyetle nöbete durdu. Artık yukarısı sadece taşınan bir yük değil, sekiz ordunun mızrakları ucunda korunan mühürlü bir krallıktı.