Bütün gece oradan oraya döndüm durdum. Bir türlü uykum gelmiyordu. Sihirle uyursam en az 15 saat uyumak zorunda kalacağım için her zamankinden daha erken kalkip ormanda yürüyüş yapma fikri çok cazip gelmişti. -o sıra- Şu an düşünüyorum da, benim aklıma böyle saçma şeyler neden geliyordu ki?!
Ben öyle istiyorum diye.
Ah, evet bi' de bu küçük Tiana var. Zaten başıma ne gelirse onun yüzünden geliyor. Gece de zaten onun yüzünden ormana gelmiştim. Ya bi' kere bugün dolunay var! Şimdi karşıma kurt çıksa ne yapabilirim!
Naparsan yap banane, dinlemeseydin beni.
Gökyüzüne doğru başımı kaldırıp gözlerimi kapadım. "sabır. Lütfen, sabır istiyorum."
Üstümde siyah şort takimli saten bir pijama, onun üstüne siyah kapişonlu, kadife bir pelerinim vardi. Rahatlamak için ayağıma hiçbir şey giymemiş, tenimin toprağa deymesine izin vermiştim.
Kurt ulumaları uzaktan geliyordu. Uçurumun kenarındasın çünkü!
" Konuşmasan olmaz zaten değil mi!" Yemin ederim her -afedersiniz- her bokun üstüne atlıyor. Bi' bırak, sal yani öyle değil mi? "Yioo, kim demiş?" "BEN!" Diye atladım sanki yıllardır bu anı beklermişcesine. -Öyle de olabilir, her neyse.- "Geveze ya tam bir geveze! "
Bu küçük tattışmamızı bir kenara bıraktım ve uçurumun kenarına oturup arkamdaki ağaca yaslandım. Bacaklarım dünden dolayı ağrıdığı için onları da aşağı sarkıttım. "Bir gün burada ölecen ama hadi hayırlısı." Dedi küçük Tiana.
"Ya sen sussana biraz. Ne gürültü çıkardın!"
"İyi be! Sustuk. Sonra çok ararsın ama beni haberin olsun."
"Lütfen yaşiyim o günü. Haksız çıkart beni."
Tam ona bir şey daha diyecekken arkamdan gelen "cıt" sesi ile bütün düşüncelerim uzun, karanlık bir cukura atıldı ve aklım tamamen durdu. Arkamı dönüp dönmemek arasında gidip gelirken kokusunu aldım. Yanımda değildi ama kokusunu net bir şekilde alıyordum. Hala dönme konusunda kendimle çelişirken ensemde nefesini hissettim. Sıcak nefesi tenime çarpıyordu. Kafamı düşündüğümden daha yavaş bir şekilde ona doğru döndürdüm.
Aynı bir buz gibi masmavi ve beyazımsı halkaları olan gözlerini gördüm. Eğer bakışlar ile bir canlı donabilseydi; çoktan bir buz kütlesine dönmüş olurdum. Siyah kürkü dolunayın ışığında parlıyordu. Ne o gözlerini benim grilerimden ayırıyor, ne de ben onun mavilerinden ayırıyordum. Ölü taklidi yapsam yer miydi ki?
"He gülüm, yer. Aptal ya o da!"
"Ya ne biliyim ben."
Karşımdaki kurdun kafası yana doğru eğildi ve bana öyle bakmaya başladı. O an kafama dank etti. DIŞIMDAN MI SÖYLEMİŞTİM BEN ONU!!? İçimde her ne kadar bunları geçirsem de dışıma hiçbir şey yansıtmadığımın farkındaydım vee Karşımdaki kurdun gözlerinden de kendimi görebildiğim için bundan emin olmuştum.
Ve tam şu an başka bir şey daha dank etti başıma. Bu kurt diğerlerine göre çok daha büyük duruyordu. Ayrıca normal bir kurtadama göre kürkü fazla koyuydu. Sadece bir an... Sadece küçük bir an aklımdan alfa kurt olabileceğini geçirdim. Özelliklerini gözden geçirdikten sonra bunu kesinleştirmiştim. Genç bir kurttu. Bu da demek oluyor ki yeni geçmişti sürüsünün başına. Ayrıca kraliyettendi.
Ben düşüncelerimi teyit ederken kafasını yavaşça kaldırdı ve bana doğru eğilerek açık saçlarımı kokladı. Geri çekildiğinde bakışlarındaki buz hissiyatının değiştiğine şahitlik ettim. Hala yakındık. Nolmuştu bir anda? Bu anından faydalanarak konuştum.
"Biraz uzaklaşsanız çok iyi olucak aslında..." sesim fısıldayarak çıkmıştı fakat telaffuzum garip bir şekilde fazla iyi çıkmıştı. Ben konuştuğumda bakışları daha da yumuşadı ve gözlerinden anlamdıramadığım bir duygu geçti. Belki de ben öyle sandım.
Bir adım geri çekildiğinde yavaşça ayağa kalktım. Ben kalkınca o da oturduğu yerden ayağa kalktı ve 1.74 boyunda olmama rağmen ona kafamı hafif kaldırarak bakmıştım. Kurt formunda bile nasıl bu kadar iri ve uzun olabiliyordu? Aca beslenme şekillerinin dolayı mıydı?
Kurt ulumaları bir anda yaklaştı ve tam o anda bana doğru hızla yaklaşıp son kez burnunu saçlarımda gezdirdi. Geri çekildiğinde buzu andıran bakışlarının geri döndüğünü gördüm. Başıyla gitmemi işaret ettikten sonra kafamla teşekkür edip uçurumdan atladım. Yukarı baktığımda bir kaç saniye göz göze geldik. Endişeli bir duruşu vardı gözlerinin. Kurt ulumaları neredeyse tam yanımızdaymış gibi hissettiğimde sarı, turuncu ve kırmızı renklerindeki kanatlarımı açtım. Tam açtığım sırada gözlerini ayırıp kanatlarıma baktı. 1 saniye...2saniye...3saniye...5saniye...
8. saniyeye geçtiğinde gözlerini kapattı ve sanki bir şey yapmaya çalışıyormuş gibi kafasını eğdi. Bu sadece 2 saniye sürdü. Hızla arkasını döndü ve saliseler içerisinde gözden kayboldu.
Havada dururken derin bir nefes aldım. Krallığı doğru yol aldığımda aklımda sadece bakışları vardı. Onun yaptığı gibi gözlerimi kapattım ve başımı eğdim. birkaç saniye sonunda gözlerimi açtığımda odamın balkonuna gelmiştim bile. Günün aymasına dakikalar kalmıştı. Uyumanın bir manası yok diye düşünüp odamdaki geniş tuvalete girip yüzüme bir iki kere soğuk su vurdum. Gözlerim şiş değildi fakat uykusuz kaldığım aşikârdı.
Aynanın yanındaki mermer dolabın kapağına bastırdım o da otomatik olarak açıldı. Dolap açıldığında içinden göz altlarım için olan serumu çıkarttım. Serumu sürmeden önce aynaya dokundum ve ışığı yandı. Çıkan seçeneklerden de sarı ışığı seçtiğimde beyaz ışık sarıya döndü.
...
Banyodan çıktığımda telefonumu elime aldım ve telefonumun elli üç kere Vanessa, otuz beş kere Luna tarafından çaldırıldığını; yüz kırk yedi mesajın Vanessa, yüz doksan mesajın Luna tarafından geldiğini gördüm. Tanrım, bu kadar mesaj ve çağrı varken ben neredeydim? Ayrıca saat sabah 6'da neden bana ulaşmaya çalışmışlardı?
İlk olarak; onlar seni ararken, sen o buzmavisi gözlerebakıyordun. İkinci olarak nedenini arayacağına git de ara onları! Belli ki bir şey var!
"ay tamam be! Ne söylendin yine." Diye mırıldandığımda bir taraftan da mesajları okuyordum.
Vanessa:Tiana
Vanessa:Tiana
Vanessa:Tiana
Vanessa:Tiana
Vanessa:Tiana
Vanessa:Tiana
Vanessa:Tiana
Vanessa:Tiana
Vanessa:Tiana
Vanessa:Tiana
Vanessa:Tiana
Vanessa:Tiana
Vanessa:Tiana
Vanessa:Tiana
Vanessa:Tiana
Vanessa:Tiana
Vanessa: Baloda ne giyeceksin?
Vanessa: Arıyorum aç tamam mı?
Vanessa: Gerçi açmak zorundasın
Vanessa: Ama aç tamam mı
Bir cevapsız görüntülü çağrı
iki cevapsız görüntülü çağrı
.
.
.
20 cevapsız görüntülü çağrı
Vanessa: Ya açsana!
.
.
.
Böyle devam ediyordu.
Vanessa, büyücülerin varisiydi. En yakın arkadaşlarımdan biri. Gerçi yakınıma çok kişiyi almazdım. Zaten iki tane var. Luna ve Vanessa. Vanessa'yı aramadan önce Luna'nın mesajına girdim. O da aynılarını yazmıştı. Luna, periydi kasabanın üstündeki şehirde yaşıyordu. Dün gece muhafızlardan Luna'ya baloya onu davet ettiğim hakkında bir mail gönderilmesini istemiştim. Luna baloları çok seven biriydi. Bu yüzden onu yarın çağıracaktım. Aynı şekilde Vanessa'yı da.
Grup aramasına bastım ve ikisinin telefonları da aynı anda açıldı.
Vanessa: Tiana sen nerdesin kızım! Delirdik burda!
Luna: Uyuz işte! Kesin bilerek açmadı telefonlarımızı
siz: ya ne alaka
Luna: çok alaka!
siz: dün gece uyuyamadım biraz ormana yürüyüşe gittim. Telefonumu da burda unutmuşum.
Vanessa: iyi bari, yoksa büyük trip yicektin çünkü.
Luna: evet.
Vanessa: Tiana? Saat 8. Sen eğitime gitmicen mi?
siz: gidicem ama sizi merakta bırakmamak için aradım. kapatınca çıkarım.
Luna: iyi bakalım. Ne giyeceksin?
siz: bilmiyorum. Ne giyeyim?
Vanessa: Hmm... siyah elbise saçlarına çok yakışıyor aynı ay ve gece gibi.
Luna: Ama Beyaz da çok yakışıyor. guneş ve ay gibi.
siz: Yani ?
Vanessa: Eğer balodan önce buluşsaydık sana çok güzel bir elbise tasarlayabilirdim :/
siz: Ah, ben de size onu dicektim. Yarın elbiselerinizi alın bana gelin.
Luna:Moka abla kızmasın?
siz: neden kızsın ki? Sonuçta perileri biz temsil edicez. Gitmezsem napabilirler? Büyücüler de kraliyet dostumuz. Bir şey diyemez.
Vanessa: O zaman sendeyiz.
Luna: Bu durumda evet.
Siz: Yarın bekliyorum erken gelin.
Vanessa: senin erkenin sabah 5! bizim erkenimiz 12.00!
siz: 12 de gelin o zaman aaa
Vanessa: Tamam 12.
Luna: O halde yarın görüşürüzz!!
***
Kapattığımızda üstümü değiştirdim ve eğitim alanına doğru yürümeye başladım. Hiç sihir yapasım yoktu bu yüzden yürümeyi tercih ettim.
Üstümde; siyah, esnek bir tayt ve üstümde beyaz oversize bir tişört vardı. Terledikten sonra hasta olmamak için düz bordo bir sweatshirt aldım. O da oversizedı. Saat 10. 00 ve ben daha yeni eğitime gidiyordum. Şaka gibi gerçekten. Eğitim alanına geldiğimde ilk etrafa göz gezdirdim. Kendim için özel olarak hazırlanmış odanın kapısından içeriye gireceğim an eğitmenin verdiği hareketi bilerek yanlış yapan bi' kız gördüm. Tembelliğin bu kadarı! Eğitmene baktığımda genç olduğunu gördüm. Demek ki kız eğitmenin onu düzeltmesi için yanlış yapıyordu.
Hata. Çok büyük bir hata. Fakat madem bunu bilerek hata yapıyor,
cezasına katlansın öyle değil mi? Adımlarımı o tarafa yönelttim ve eğitmenin yanına gidip birazdan yapacağım şeyi örnek almasını ve eğer bir daha herhangi biri bilerek hata yapıyor ise beni örnek almasını söyledim. Eğitmen kafasını olumlu anlamda sağladığına fark ettirmeden o kızın arkasına geçtim ve kaldırdığı halteri tek elime aldım.
"Eğer bir işi yapıyorsan, bunu düzgünce yapmalısın."
dediğimde kız bana alayla baktı. Genelde bu saatlerde çoktan gitmiş olduğum için kim olduğumu anlamamıştı. "Senin eğitmenin kulağına ne söylediğini bilmediğimi mi sanıyorsun? Hah sürtük." dediğinde sinirlenmeye başlamamıştım artık tamamen sinirliydim ve benim sinirli anlarım pek hayta alamet olmazdı. -Genlerim eskiye dayandığı için.-
Etraftan şaşırma ve 'ooo' sesleri yükseldi. "Hm, ben kimim biliyor musun tatlım?" Dedim histerik bir ses tonuyla. "Kimmişsin bakalım tatlım?" dedi kız alayla bana bakarken. "Tanışalım, bulunduğun krallığın prensesi ve varisi, Tiana Carlos." Aynı histerik sesimle cümlemi kurduğumda kızın suratı morardı fakat dedijlerime inanmamış olacak ki güldü. "Ben de Kraliçe Moka! Hahaha" artık sinirimi içe atanamayan başlamıştım ama varis olduğum aklıma gelince sakinleşmeye çalıştım. "Buna gerçekten inanacağımı mı sandın? prenses olduğuna? O halde gözlerinin rengini değiştir. Hadi, bekliyorum ve hatta bekliyoruZ" son kelimesinin üzerine basarak söylemişti ve bir yandan da ağırlığını tek ayağının üzerine vermişti.
Elimdeki halteri yavaşça yer bıraktım. "Sana bir şey kanıtlamam için bir sebep ver bana." dedim ve karşılığı çok gecikmedi. "Çünkü değilsin."
Burnumdan güldüm. Tanrım kimlerle uğraşıyorum ben böyle?
Gereksizlerle
İçimden ilk defa küçük Tiana'ya katıldım.
Kıza bir adım yaklaştım ve tam gözlerinin içine baktım."Adın ne senin?" Dedim. Kız: Etkilendin de mi soruyorsun? hahah neyse söyliyim bari. Mia Center." "Mia center" diye tekrar ettim. Ardından bir adım daha yaklaştım ve gözlerine daha derin bir şekilde bakarak gözlerimi renkten renge büründürdüm. Kızın gözleri korku ve şaşkınlıkla büyüdü. "S.s.sen" dedi. "Nasıl...?"
"Yaptığın saygısız yanına kalmayacak Mia Center. Cezanı almanı sağlayacağım ki bunu Kral Carl duysa, kılımı kıpırdatmama gerek kalmaz biliyorsun öyle değil mi? Malum kendisi saygısızlığa katlanamaz." rahatsız edici bir şekilde gülümsediğini sonra tam arkamı dönüp gidiyordum ki "Bu arada halteri düzgün kaldır. Bu kadar hafif bir halteri bile yanlış ve zor kaldırıyorsan yazık sana. "
"Bana dediğin lafı unutmayacağım Mia Center. Günlerinin tadını çıkart." arkamı döndüm ve eğitim odama doğru yürürken diğer perilerin fısırdaşmalarını duydum. Yine de hızımı bile yavaşlatmadan odama girdim.
Oha ayar verdi !
prensesebak be!
iyi ki o varis oldmuş
çokkötüdavrandı
>Mia da düzgün konuşsaymış o zaman
geçmiş olsun Mia ve güle gülee
.
.
.
Saate baktım, 10.25.
~~~
19.00'a kadar çalıştıktan sonra yorgun argın odama geldim ve küvetimi doldurdum.-sihirle çünkü neden olmasın?-
Geberince de öyle dersin.
-şu an seni hiç dinleyemem. o yüzden kapa o çeneni!
sıcak suyla temas ettiğimde mayışmıştım. Bir süre gözlerimi kapattım. Uzun süren keyfimin ardından uyuyacağımı anladım ve gözlerimi açmadan kendimi sihirle yatağa yolladım. Sonuçta annem burada değildi. Sihirle kendimi kuruttuktan sonra saten çarşaflı bordo renkli yatağıma girdiğimde iyice yayıldım.
5 dakika bile sürmeden kendimi uykunun kollarına bırakmadan hemen önce ensemde bir nefes ve belimde büyük bir el hissettim fakat gözlerimi açmak için çok geçti. Kendimi uykunun kollarına bırakmıştım.
~~~~~\\\
Nasıldı? Beğendiniz mi?? 1773 kelime yazmışım. Sabahtan beri aklıma geldikçe yazıyorum. Vanessa, Luna ve Buz mavisi gözler de eklendiğine göre artık başlıyoruzz!! Yorumlarda görüşlerinizi belirtirseniz çok sevinirimm. ♡♡
