5. Bölüm: Kanlı Mühür
Bizans mahzenlerinden elde edilen belgeler saraydaki dengeleri tamamen sarsar. Sır Katibi’nin ihanetinin arkasındaki asıl gücün Sadrazam Ahmet Paşa olduğu anlaşılınca, Divan-ı Hümayun’da büyük bir iktidar kavgası patlak verir. Köşeye sıkışan Sadrazam, görevden alınacağını ve kellesini kaybedeceğini anlayınca son bir çare olarak ordudaki hoşnutsuz yeniçeri ağalarını kışkırtmaya karar verir. Payitaht, muhtemel bir kapıkulu ayaklanmasının eşiğindedir.
Meylisuz Sultan ise kendi ikbalini ve doğurmayı beklediği evladının geleceğini garanti altına almak için bu kaosu bir fırsata çevirmek ister. Sadrazamın dairesine sızdırdığı bir cariye aracılığıyla Paşa’nın resmi mührünün bir balmumu kalıbını çıkarttırır. Saraydaki usta hattatlara, Sadrazamın ağzından yazılmış ve Yeniçeri Ocağı’nı saraya yürümeye, Sultan’ı tahtan indirmeye davet eden sahte bir isyan fermanı hazırlatır. Bu sahte ferman, mühürlenerek gizlice Sultan Süleyman’ın en güvendiği silahdarı üzerinden Hünkar’a ulaştırılır.
Fermanı gören Sultan Süleyman gazaba gelir ve Kapıkulu Ocakları ile saray muhafızlarını teyakkuza geçirir. Sadrazam Ahmet Paşa durumdan habersizce Divan toplantısı için saraya geldiğinde, Topkapı Sarayı’nın Bab-üs Selam kapısında yüzlerce muhafız tarafından etrafı sarılır. Paşa’nın taraftarları ile Bostancıbaşı muhafızları arasında Bab-üs Saade avlusunda kanlı bir hesaplaşma yaşanır. Kılıçların çekildiği, kanın avluya döküldüğü bu gecenin sonunda Sadrazam idam edilirken, Meylisuz Sultan sarayın penceresinden zaferini izler.