İçeriğe geç

MUAŞAKA

Bölüm 2 · 7 dk okuma

MUAŞAKA

Bölüm 2

1. BÖLÜM

ARKADAŞLAR LÜTFEN

FİKİRLERİNİZİ BELİRTİNİZ.

BİRDE OYLAMAYI UNUTMAYIN.

İYİ OKUMALAR.

Kelebek misalidir aşk;

Anlamayana ömrü günlük,

Anlayana bir ömürlük.

Kolum cidden kırılmıştı. Hareket dahi ettiremiyorum.

Caddeye çıkıp sağlam kolumla taksiyi çevirdim. Taksiye bindim ve evin adresini verdim. Çantamı odada unutmuştum. Şimdi nasıl ödeme yapacam. Salak ,salak kız. Aklıma telefon kulıfımda ki para geldi ve çıkartıp taksiciye verdim. Kapının önüne geldiğimde kapıda karşılandım.

Hazal kapının önündeydi. Beni görünce hemen bana sarıldı. Bende karşılık vermek isterdim ama kolumu kaldıramıyorum. Hazal

geri çekilip beni süzdü.

- Dün gece hangi cehennemdeydin ve kimleydin?

- Anlatacağım ama ilk doktora gidelim.

Kolumu işaret ettim. Kapının önündeki arabaya gidip.

- Tamam. Bin arabaya.

O mavi mini Cooper 'ına bindi ve bende arkasından sağ koltuğa geçtim. Beni büyük ihtimalle çalıştığı hastaneye götürücek diye düşünürken telefonumda yazan "sarı çiyan" yazısını gördüm. Ben biraz beklemeye karar verdim.

- Açsana telefonu.

Hazal'a telefonumu gösterince göz devirdi. Boğazımı temizleyip telefona cevap verdim.

- SEN NEREDESİN? İKİNCİ TOPLANTI BUGÜNEYDİ!

- Bana bağırmayı bırakın.

- SEN NE CÜRRETLE BENİMLE BÖYLE KONUŞUYORSUN.APTAL. DAHA KENDİNİ YÖNETEMİYORSUN. BEYİNSİZ .

Kan beynime sıçradı. Kaşım sinirden havaya kalktı ve kendimi konuşmak için hazırladım. Sakin ve küçümceyici bir ses tonuyla konuşmaya başladım .

- Bu bana patronuna yaranmak için her hafta en az iki kez yatan faişe mi söylüyor. Güleyim bari. Bence Eda daha fazla konuşma. Çünkü hem kendini ,hem de kaldıysa sende kadınlık onurunu ayaklar altına alıyorsun.

- KO-VUL-DUN! SAKIN BİR DAHA GÖZÜME GÖRÜNME.

- Kapat gözlerini gözün görmesin. Pis sarı çiyan.

Telefonu kapattığı da resmen içimin yağları erimişti. Zaten o kovmasaydı istifa edecektim.

Hazal bana döndü ve başını onaylamaz bir şekilde salladı.

- Anlatsana. Daha gelmemize kırk beş dakika var.

- Peki anlatıyorum.

- Anlat.

- Şimdi bizim bugün bir toplantımız vardı. Toplantı bitti ve bende Crm beni çağırdığı için yanına gittim. Ama ben erken gittim. Gittiğimde bir baktım , o ile Ceren yiyişiyorlar. Bunu görünce bir bara gittim ve barda iki şişe içki içtim. Sonra bir adama çarptım ve o da Cem'e benziyordu. Sinirden şişeyi ayağında kırıp bir tanede tekme attım. Sonra yanındaji kişi bebi bir odaya götürdü ve odada birşeyler oldu. Sonra dudağımı öptü ve devamını getirdi. Bende serhış olduğumfan hayır demedim. Şansa bak ki bu kişiler sabah toplantıdaki kişiler. Yattığı kişi CEO , vurduğum kişi ortağı. Sabah uyandım büstiyerim yırtıktı ve bende gömleyini giydim. Birde gözlüğünü alıp odadan çıktım ama çantamı ve tokamı o da da unuttum.

- Allah Cem'in belasını versin. Birde yeni enişte hayırlı olsun. He zaten gömlek çok yakışmış. Ama anlamadığım bir kısım var kolunu nasıl kırdın ve o geceyi full hatırlıyor musun?

- Evet maalesef. Kolumun üstünde uyandım ve benimde üstümde bir adam.

- Adamın adı ne?

- Ne bileyim ben.

Hastanenin kapısının önüne arabasını park etti. Kalkmamı işaret etti ve arabadan indi. Bende kapının kolunu yavaşça açtım ve ilk ayağımı yere bastım. Sonra diğer ayağımı da ona takılacak şekilde -istem dışı - arkasına attım. Pat,küt,çat ve yerde. Kazanan Almina. Kırık kolunu tekrar kırdı. Ayağa kalmama yardım etti ve hastanenin içine girdik. Sonra bana döndü.

- Bu adam senin aklını almış kızım hee.

- Saçmalamayı kes ve ilerle.

Hasatane odalarından birine beni götürüp benimle ilgilendi. Kolumun röntgenini çekti. Beş dakika boyunca röntgeni bekledik.

Kolumun iki yerden de kırıdığını söyledi. Beni farklı bir doktorun yanına götürüp kolumu alçıya almasını söyledi.

Hastanede acil bir işi çıkınca bende telefonla ilgilendim. İnstagrama girip serumlu fotoğrafımı paylaştım. Pek bir takipçim yoktu.

Aile arasında 700 takipçim vardı.

Hazal geri gelmeyince yanıma birini gönderdi. Bende gerek duymadığımı söyleyip geri yolladım.

Az ilerideki tuvalete gidip elimi yüzümü yıkamak lazım. Zaten üstüm başım ter - gömlek ve gözlük hariç- kokuyor.

Kaltım ayağa ve kendimi odadan dışarıya attım. Tuvalete gidip aynadaki yansıma - gömlek desek daha doğru olur- gözüme takıldı.

Acaba dün geceyi hatırlamıyordur. Çantam ve tokamda zaten çöpe atılmıştır. O tokatı bana babam özel yaptırmıştı.

Telefonum çalmaya başladı. Ablam arıyordu.

- Efendim abla.

- Neredesin şuan ve başına ne geldi.

- Birşey yok. Hastanede tim ve kolum kırıldı.

- Nasıl kırmayı becerdin çapul söyle. Annemler görünce önceki bir fotoğrafım de ve kadını endişelendirme.

- Tamam.

Herşeyi baştan sona kadar birde ablama anlattım. Yaşadığım bu rezilliği bir günde iki kez anlattım.

- Kız ben sana dedim Cem seni terk eder. Ahh ahhh benim sözümü dinlemiş olsaydın sence böyle mi olur.

- Neyse yaa benim için bir saat üzülmek yetti. O kadarda hak etmedi ama olsun. Ee Berke ile durumlar nasıl?

- Güzel de işte annem beni komşumuzun yengesinin yeğenine vermeyi düşünüyor. Berke öğrenmeden o işi halledicem.

- Tamam görüşürüz.

- Tamam kendine iyi bak.

Telefonu kapattım ve Hazal'ın gelmesini bekledim. Hazal gelmeden başka bir hemşire beni alıp farklı bir odaya sevk etti.

Ne olduğunu anlamadan onunla gittim. Hazalım benim farklı bir odaya götürmesini emrettiğini sandım. Kadının peşinden özel oda adlı bir odaya gittim.

Bir doktor sanki beni bekler halde duruyordu. Ama yanında bir erkek vardı ve o kişi Cem 'in yakın arkadaşı Alper.

Bana döndü ve beni tehtit edercesine gözlerimin içine baktı.

Alper Hazal'a takıntılı bir çocuktu.

- Günaydın Almina. Nasılsın

- İyi Alper sen?

Hafif sırıttı.

- Her zamanki gibi-

- Hazal'a aşıksın. Biliyorum uzatma.

Yüzünün rengi değişti. Büyük ihtimalle Cem'in yaptıklarına onu katmamamı söyleyecek.

Hazal ondan nefret ettiği kadar kimseden etmedi. Çok pis,tırsak ama kendini cesaretli gösteren, yapmacık adam stili.

- Konuşsana Alper. Demiyecek misin bana" Cem'in yaptıklarına beni karıştırma,ben öyle biri değilim, onun hatasından dolayı beni Hazal'a kötüleme yoksa seni rezil ederim" bilmem ne bilmem ne gibi basit cümleler.

- Dediğin herşey geçerli haberin olsun.

Tiz bir kahkaha atım.

- Alper bir kerede beni yanılt yaa. Bir kere.

Kaşlarımı kaldırdım ve ellerimi birleştirdim.

- Bak koçum Hazal sana bakmaz. O yalana değil gerçeğe bakar. Sen ise yalanı zirvede yaşıyorsun. Anladın mı beni? Şimdi git ve beni Cemciğine şikayet et ve dizinin dibinde ağla. He birde yeni yaşamlarında Cerenle mutluluklar.

Son cümle azıcık ağrıma gitti.

- Hadi git ben her şeyi iletirim ona merak etme.

Alper kapıdan dışarı çıktı ve ardından 5 dakika sonra Hazal geldi.

- Ne oldu Almina Hanım yüzünüz gülüyor.

- Bir şey olmadı ya geri zekalının biriyle konuştum.

- Tamam o zaman bunları arabada anlatırsın Hadi eve gidiyoruz. Yoksa beni daha fazla çalıştıracaklar burada.

Kafamı salladıktan sonra koluma girdi ve birlikte hastaneden çıkış yaptık. Arabanın direkt yanına geldiğinde bana kaş göz işareti yapıp arabaya binmemi söyledi. Hazal'ın sağ koltuk prensesi olduğundan dolayı silah hemen bindim.

Yola çıkmaya başladık. Hazal bana döndü ve ağzını açtı.

- Ee anlatmayacak mısın?

- anlatacağım Bir bekle kendimi hazırlayayım.

Boğazımı temizleyip bir kızım beni almaya gelmesinden tutup Alper ile konuştuklarımıza kadar en detaylı ve en püf noktalarına kadar her şeyi anlattım. Aklımdan geçenleri dahi söyledim.

- Bu çocuk gerçekten geri zekalı. Hayır anlamıyorum nasıl ona bakacağımı düşünüyor ki. Bir kere benim tipim bile değil tırsağın teki o. Aptal aplat.

- Bende bunları ona söyledim ama nafile anlamıyor. Beyin olmayınca anlamak da zor oluyor. Boş ver ya ablamın durumunu öğrendin mi. Annem ona komşumuzun yengesinin yeğenini almayı düşünüyormuş.

- Hiç gülesim yoktu hahaha. Annen de ablanın evlendirmek için fazla ilerlemiş.

~ 2 ay sonra ~

O kadar uyumadım merak etmeyin.

Hazal'ın beni vahşiyce uyandırmasıyla birlikte gözlerim açıldı.

- Kalksana geç kalacan hadi.

Doğrulup yan taraftaki saate baktım. Off , off yine mi geç kalma ve ilk iş gününden. Ayağa kalkıp duş almaya gittim. Duştan çıktıktan sonra ıslak saçlarımı kuruttum. Dolabına yönelip beyaz takımımı çıkarttım



Ardından saçlarımı tarayıp açık bıraktım. Maskara ve kahverengi tonlarında bir ruj sürdüm. Kahverengi çantamı aldım ve aynı ren bir topuklumu seçtim.

Odadan çıkıp kapıya gittim. Ayakkabımı giyip evden çıktım. İlerlemeye başlarken arkamdan Hazal'ın

- İyi işler .

Değişini duydum. Bana atılmış olan konumdan dolayı taksi çevirip taksiye bindim. Konumu taksiciye gösterdim. Saat 8:30 ve ben yeni taksiye binmiştim. Benim normalde işyerine varmış olmam gerekiyordu ama nafile. Ben yarım saat sonra oraya varıyorum.

Kolumda ki alçı iki hafta önce çıkartılmıştı. Bende hemen iş ilanlarına filan baktım asistanlık için. Bir şirkete başvurumu yaptım ve asistan olarak seçildim. Şirketin kapısının önüne gelmiştim. Taksicinin "geldik" demesiyle kendime geldim ve parayı ona uzattım.

Taksiden inip şirkete baktım. Önce çalıştığım yerden bayağı büyüktü ve güzel görünüyordu. İnsanlar birbiriyle kaynaşmış ve gülüyorlardı. Hafif hafif şirketin kapısında doğru ilerledim. Kapıya vardığımda içimde bir heyecan vardı. Bu heyecanın konuşmama engel olmasına izin vermemeliydim.

Şirkete girdim. Yutkundum ve asansöre binip 10.kata çıktım. İçim kıpır kıpır olmuştu. Heycandan elim ayağım titriyordu. Asansör durduğunda indim.

Etrafa baktım ve en büyük odayı gözlerimle aradım. Az ilerideki kapıda"Bora DALLI" yazısına baktım ve altındaki CEO yazısında görünce o odaya doğru ilerledim. Odanın kapısına vardım ve tıktıklamadan hemen önce boğazımı temizledim . Kapıyı iki kez tıklatım. İçeriden "gel" komutunu alıp içeriye girdim.

Ben kafamı hafif öne eğidim.

- Geç kaldığım için özür dilerim.

- Sıkıntı yok. Bir daha geç kalma. Sana odanı gösterirler.

Kafamı kaldırıp adama baktığımda oda bana bakıyordu. Bir dakika bu o adam, İLKİMİ ALAN KİŞİ?

KAHRETSİN!!!

ARKADAŞLAR KÜTFEN

BEĞENDİYSENİZ OYLAMAYI

UNUTMAYIN. BİRDE FİKİRLERİNİZİ

BEKIRTİRSENIZ SEVİNIRİM ;)

Instagram hesabım: belcimoguz_

Takip etmeyi unutmayın 😘

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.