İyi okumalar 🦋
_________
Hyunjin, adamın Felix'in omzunu tutuşundan hoşlanmamıştı. Buradan bakınca bile ne kadar sıkı tuttuğu belli oluyordu. Bu yüzden ters bakışlarını adama göndermekten çekinmedi.
Ama ikisinin de içeri girdiğini gördüğünde rahatlamış ve arabanın kapısını açmıştı. Biraz da vitanın babası hakkında araştırma yapması gerekecekti. Adam gözüne hiç düzgün birisi gibi gözükmemişti.
"Gitme"
Hyunjin duyduğu ses ile tamamen kitlenmiş ve eli öylece kapının kolunda kalmıştı. Kalbi eskisine nazaran iki kat daha hızlı atmaya başlamıştı. Soğuğa rağmen vücuduna işkeyen sıcaklık başını döndürmüştü.
Yıllardır sesini duymadığı kurdu, yıllar sonra kendini göstermiş ve hatta Hyunjin ile iletişime bile geçmişti.
"Gitme, sakın gitme ve vitayı o adamın ellerine bırakma"
Kendini toparlayan Hyunjin arabaya binmeden önce eve bakış atmış ve camdan onları izleyen bir çift gözle karşılaştığında hemen arabaya binmiş ve şoföre gitmesi için işaret vermişti.
Anlaşılan kurdu vitasını korumak için onunla iletişime geçmişti.
Araba bir sokak uzaklaştığında Hyunjin arabayı durdurmuş ve alnını okşayarak düşünmeye çalışıyordu. Ne yapması gerektiğine karar veremiyordu.
...
Felix, titreyen dizlerine inat yürüyordu, sanki saatlerdi yürüyordu ama daha evin bahçesinden dışarı çıkamamıştı.
Kararını vermişti. Bu koca dünyada ona yer yoktu. Artık ne dayanacak gücü ne de bir nedeni vardı. İstediği uykuya ulaşacak ve ruhunu huzura kavuşturacaktı.
Sonunda bahçe kapısından dışarı adımlamış ve arabaların geçtiği yola doğru ilerlemeye başlamıştı.
Islak olduğu için üstündekiler soğuk havada buz gibi vücuduna yapışmıştı ama beline sarılan sıcacık kollar hem vücudunu titretmişti hem de adımlarını durdurmasını sağlamıştı.
Hyunjin kolunu ince bele sardığı gibi kendisine çekmiş ve sıkıca sarılmıştı buz gibi küçük bedene.
Kurdunu dinlemeseydi ve geri gelmeseydi belki de bir daha asla sarılamayacaktı vitasına.
Felix başını kaldırmış ve ona sıkıca sarılan bedenin Hyunjin olduğunu gördüğünde dolu dolu ağlamaya başlamıştı.
H: "Geçti"
F: "Ölmek istiyorum"
Vita küçük ellerini Hyunjin'in omzuna koymuş ve iterek kendinden uzaklaştırmaya çalışmıştı ama ondan kat ve kat daha güçlü olan deltaya karşı gelmesi mümkün değildi.
H: "İzin vermem"
Delta'nın omzunda duran ellerini yumruk yapmış ve itmeye gücü yetmediği için Hyunjin'in omuzlarına yumruk darbeleri indirmeye başlamıştı, Felix.
F: "Bırak lütfen bırak, yalvarırım"
Hyunjin, omzuna inen hafif darbeleri aldırmadan tek hamlede vitatı kucağına almış ve arabaya oturur oturmaz ön koltukta duran montunu kucağındaki Felix'in üzerine örtmüştü ısıtmak için.
Şöför arabayı çalıştırdığında Felix hala Hyunjin'in kollarından kurtulmaya çalışıyordu ama yaşananların verdiği ağırlık yüzünden buna daha fazla devam edemeyecek kadar yorulmuştu.
Sonunda kendini serbest bıraktı ve başını Hyunjin'in omzuna gömdü. İyi hissettiren tek şey buydu şu an...
F: "Yoruldum"
Delta, kucağındaki bedeni daha sıkı sarıp sarmalamış ve ıslak saçlarının arasına öpücük kondurmuştu.
H: "Söz veriyorum Felix bir daha asla üzüntüden ağlamayacaksın, buna izin vermeyeceğim."
Vita'nın kulağına doğru fısıldamış ve çene hattına yumuşak bir öpücük bırakmıştı.
Felix ise çoktan kendini onun kollarına teslim etmişti.
Hyunjin'in evine geldiklerinde Felix yarı baygın gibiydi. Tüm vücudu kontrolü dışında titriyordu, dişin dişe çarpma sesi kulağında çınlıyordu, ne kadar delta'nın kucağında olsa da buz gibi vücudunu ısıtamıyordu.
Hyunjin, onu yatağa bıraktığında ise daha çok uşumeye başlamıştı.
Delta hemen kendi dolabını açtı ve büyük olacağını bildiği taktirde kendi kalın kazak ve eşofmanını çıkardı. En azından kuru kıyafetlerdi.
Yatakta titreyen bedenin hemen yanına bıraktı elindekileri ve eli ile soğuktan morarmış yanağı okşadı.
H: "Felix? Beni duyabiliyor musun?"
Vita'nın başını küçük küçük salladığını gördüğünde degam etti delta.
H: "birazdan doktorlar gelecek ama o zamana kadar kuru kıyafet giymen gerekiyor. Üstündekileri çıkarabilir miyim?"
Felix, kollarını kendi vücuduna sarmış ve fısıltılı çıkan sesiyle "hayır" demişti.
H: "Sadece ıslak kıyafetlerinden kurtulup kuruları giyindireceğim başka bir niyetim yok yemin ederim"
Vita yataktan destek alarak vücudunu dikleştirmiş ve oturur pozisyona gelmişti.
F: "Kendim yaparım"
Hyunjin, vita titreyen vücudu ile nasıl üstünü değişecekti bilmiyordu ama hemen onayladı ve odadan çıktı. En kısa sürede sıcak kıyafet giyinmesini istiyordu.
O zamana kadar delta ısıtıcı ayarlarıyla oynamış ve evin ısısını yükseltebildiği kadar yükseltmişti. Hizmetçiye hazırlattığı sıcak çayı da aldıktan sonra odaya geri döndü.
Odanın kapısını ilk hafif tıklattı ama ses gelmeyince daha sert tıklattı. Hala ses yoktu.
H: "Felix içeri geliyorum"
Tepsiyi tek eline almış ve diğer eliyle kapının kolunu çevirerek açmıştı ki yerde üstü çıplak bedeni görür görmez paniğe kapılmıştı.
Hızla ilerlemiş elindeki tepsiyi yatağın kenarına bırakır bırakmaz yerde yatan bedeni kolları arasına aldı.
Yıllardır varlığını hissetmediği kurdu içini tırmalıyor dışarı çıkmak için duvarları kırmaya çalışıyordu, Hyunjin'in de kurdundan farkı yoktu. Felix'in vücudundaki her morluk yüzünden o adamı dövmek, öldürmekten beter etmek istiyordu.
Delta hemen, vitasına kalın kazağı ve eşofmanı giydirmiş ve kucağında battaniyeye sarıp sarmalamıştı.
F: "Soğuk"
Felix başını Hyunjin'in boynuna gömdüğünde, Hyunjin Felix'in soğuk burnu yüzünden irkilmişti. Gerçekten çok üşümüştü küçük beden.
Ve her şey bir kenara vücudundaki çürükler, morluklar... belki de o yüzden Hyunjin'e izin vermemişti kendini giyindirmesi için.
H: "Geçti artık sıcacık olacaksın"
Hyunjin kucağındaki sarışın ile yatağa oturmuş ve fincandaki bitki çayını alarak sıcaklığını kontrol etmişti. İçilecek durumda olduğunu anladığında ise Felix'e uzatmıştı.
Vita da inkar etmeden küçük ellerini battaniyenin içinden çıkarmış ve iki eliyle fincanı kavrayıp dudaklarına yaklaştırmıştı. Kokusu ağırdı ama tadı şekerli olduğu için güzeldi.
Sıcacık çay boğazını ısıtırken keyifle yudumlamıştı küçük beden.
"Efendim doktorlar geldi"
Adam odanın kapısını tıklatarak yüksek sesle konuşmuş ve sonra da kapıyı açmıştı. Hyunjin de boş fincanı vitasından almış ve kendi ayağa kalkerken onu da battaniye ile birlikte yatağa bırakmıştı.
Felix, kızgınlık ve bugünün ağırlığı yüzünden yeterince yorgundu. Hiçbir şeyi inkar edecek durumda değildi. Üstelik garip bir şekilde kendini Hyunjin'in yanında güvende hissediyordu.
C: "Ben dedim sana o dikişler dayanmaz diye"
S: "Sen ne zaman dedin bana o dikişler dayanmaz diye"
C: "Ameliyat sırasında dedim ben atayım dikişleri dedim"
S: "Sen değilmiydin ben dikiş atamam patlarsa benlik değil diyen"
C: "Bak dikişlerin patlayacağını söylemişim işte"
Seungmin ve Chan yine her zamanki gibi atışarak odaya girdiklerinde Seungmin dayanamamış ve çantasını Chan'a taraf savurmuştu. Chan biraz daha geç geri çekilseydi çanta burnuna isabet edecekti.
H: "Yeter kesin kavgayı konu benim dikişlerim değil"
Chan ve Seungmin Hyunjin'in özel doktolarıydı. Hyunjin başkasına güvenip bedenini emanet etmezdi. Bu ikili beyinlerini birleştirdi mi ölüyü bile diriltirlerdi ama aralarında tek sorun vardı o da didişmeleriydi.
Her an her saniye, ameliyattayken bile didişirlerdi. Aslında didişmelerinin nedeni aralarındaki çekimdi. Chan baskın alfaydı ve Seungmin ise basıkın bir omegaydı. Baskın türler çok yoktu ve bu ikilinin kurtları birbiri için çıldırıyordu. Eğer didişmeye ara verirlerse aralarında erotik çekimin başlayacağını biliyorlardı.
Omega ve alfa , patronlarının sesini duyduklarında birbirlerine attıkları öldürücü bakışlara son vermiş ve deltaya taraf dönmüşlerdi.
İlk önce Hyunjin'e sonra da yatakta dürüm gibi battaniyeye sarılmış sadece kırmızı burnu ve kabarmış sarı saçları gözüken küçük bedene bakmışlardı.
Ve sonra tekrar birbirlerine bakmışlardı bu sefer öldürücü değil şok dolu bakışlarla. Çünkü patronları asla onları başkası için kullanmazdı. Demek ki şu an yatakta duran sarı yumak Hyunjin için önemli birisiydi.
O yüzden ciddileşmiş ve tamamen işlerine odaklanmışlardı. Yani en azından öyle yapmaya çalışmışlardı...
_________
Umarım bölümü beğenmişsinizdirr
Chan ve Seung ikilisini nasıl buldunuz? 🤭









