İyi Okumalar 🦋
_______
S: "Sorun ne?"
Seungmin, yatakta uzanan bedene yaklaşmış ve elini alnına dayamıştı. Buz gibiydi.
H: "Yağmurda ıslandı ve soğukta kaldı uzun süre"
Omega zaten soğuk vücuda dokunduğunda anlamıştı.
H: "Bir de vücudunda bazı morluklar, çürükler var. Çok fazla darbe almış"
Chan ve Seungmin aynı anda Hyunjin'e taraf dönmüş anlamaz bakışlar atmışlardı. Felix ise konuşulanları duyuyordu ama gözlerini açacak veya tepki verecek güç bulamıyordu kendinde.
S; "Beni duyuyor musun?"
Omega, Felix'in vücuduna sarılı olan battaniyeyi açarken bir taraftan da bilinci açık mı diye kontrol ediyordu.
Vita usulca başını salladığında, Seungmin battaniyeyi tamamen açmıştı. Şimdi Felix, yatakta üstünde Hyunjin'in bol kıyafetleriyle soğuktan büzüşerek kalmıştı.
F: "Çok soğuk"
S: "Şimdi geçecek. Adın ne?"
Omega, her doktorun yaptığı gibi hastayı konuşturmaya, bilincini açık tutmaya çalışıyordu. Diğer yandan ise stetoskopu zayıf vücutta gezdirerek kalp atışlarını dinliyordu.
F: "Felix"
Bu sefer omega'nın vücudunu telaş sarmıştı. Şu an anlıyordu her şeyi. Hyunjin asla birisini evine alıp, kıyafetlerini giydirip, yatağına yatıracak birisi değildi. Ya da doktor çağıracak.
Felix... Felix onun uzun süredir aradığı, gardenya kokulu çocuktu.
S: "Felix kızgınlıkta mısın? Kalp atışların çok hızlı"
Vita, dolu gözlerini zorla açmış ve Seungmin'in gözlerine bakmıştı. Sonra ise hafifçe başını sallamış ve kapanmak için çırpınan gözlerini kapatmıştı.
S: "Felix, kızgınlığını geçirdiğin bir partnerin var mı? Ona göre iğne yapacağım."
Vita, bu sefer gözlerini bile açamadan başını hayır anlamında sallamıştı.
Hyunjin ise bu sorudan sonra gerilen yüzünü serbest bırakmıştı.
S: "Önce iğne yapacağım bu seni iyileştirecek artık üşümeyeceksin. Sonra da morluklara merhem süreceğim"
C: "Dikişlerini kontrol edeceğim"
Chan, Seungmin'in her işi hallettiğini gördüğünde yanında duran Hyunjin'e dönmüştü.
H: "Gerek yok"
C: "Gerek olup olmadığına ben karar veririm. Doktor olan benim"
Alfa, deltayı omuzlarında ittirmiş ve koltuğa yönlendirmişti. Hyunjin de karşı koymak yerine ayak uydurmuştu.
Chan, Hyunjin'in göğsündeki ve karnındaki yaraları temizlerken Hyunjin dikkatle yaralarına merhem sürülen küçük, zayıf bedeni izliyordu.
Vitası kötü günler yaşamıştı ama artık hepsi geride kalmıştı. Artık en güzel yemeklerle besleyecek, bebeğiymiş gibi koruyacaktı. Hiçbir zorluk yaşatmayacaktı ruh eşine.
C: "Çok zorluyorsun dikişlerini"
Hyunjin yüzünü, yarasını sargı ile kapatan alfaya doğru çevirmişti.
H: "Zorlamıyorum"
C: "Dikişlerini zorlayacak hareketler yapma Hyunjin, yeterince riskli bir ameliyat atlattın"
Delta oflayarak başını koltuğun başına yaslamıştı. Her defasında aynı cümleler...
C: "Doktorun olarak değil abin olarak söylüyorum"
Hyunjin gözlerini devirerek başını onaylar anlamda sallamıştı.
O sırada işini bitiren Seungmin vitayı giyindirmiş ve üstünü sıkıca örterek tatlı uykunun kollarına bırakmıştı.
S: "Vücudundaki izler çok kalmaz bir aya geçer ama çok soğukta kalmış hasta olabilir o yüzden vitaminler yazdım. Yemekten sonra hepsini kullansın"
Hyunjin, küçük kağıda yazılmış reçeteyi almış ve cebine atmıştı. Kendisi de üstünü giyindikten sonra yatakta mışıl mışıl uyuyan vitasını kontrol etmiş ve doktorlar ile odadan çıkmıştı.
.....
Jisung işten yorgun argın gelmiş ılık bir duş aldıktan sonra kendini yatağına bırakmıştı. Yarın izin günüydü istediği kadar uyuyabilirdi ama o sadece duvarı izleyerek tek bir kişiyi düşünüyordu.
Bazen bir polis olarak kendinden nefret ediyordu.. seri katile aşık olduğu için. Bazen ise o seri katile aşık olduğu için kendini şanslı hissediyordu.
Adalet? Gerçekten adalete inanıyor musunuz? Devlet suçlulara hakkettiği cezayı vermiyordu...
Ama sigmanın istediği tek şey deltasının yanında olmasıydı. Sadece Minho'yu istiyordu. Normal bir aile olarak. Birlikte uyusunlar, sabah birlikte uyansınlar, kahvaltı yapsınlar, birlikte film izlesinler.
Her şeyi deltası ile yapmak istiyordu. Ama Minho asla yola gelmiyordu. Kendini bu yola adamıştı. Jisung emindi adı kadar emindi deltasının ona aşık olduğuna. Ama bırakamıyordu eski hayatını.
O yüzden Jisung Minho'ya sormadan hamile kalmak istiyordu. Belki doğum kontrol hapı kullanmazsa hamile kalırdı ve belki çocuk için, çocuğu için bırakırdı delta pis hayatını.
Ama düşünmeden de edemiyordu Jisung. Ya delta kabul etmezse? Ya Jisung gerçekten hamile kalırsa ve delta çocuğu istemezse?
İstemsizce eli karnına gitti sigmanın.
J: "Ne olursa olsun ben seni isteyeceğim"
Telefonu çaldığında irkildi Jisung ve hemen yatakta oturur pozisyona geldi. Komidinin üzerinde duran telefonuna baktığında bilinmeyen numaradan arama gördü.
Sürekli numara değiştirip, onu bilinmeyen numaralardan arayan tek bir kişi vardı. Hayatının aşkı Minho.
Birkaç gündür ortalarda yoktu ve Sigma endişeliydi. Birazcık kızması gerekecekti yaramaz deltasına.
J: "Alo"
M: "Komiserim"
J: "Efendim Minho"
M: "Acil indirmeniz gereken bir eleman var"
Panik Jisung'un vücudunu ele geçirmişti saniyeler içinde. Elinde tuttuğu telefonu kontrolsüzce sıkmaya başladı.
J: "Ne demek indirmen gereken birisi var! Şimdi de bana adam mı öldürteceksin!"
M: "Küçük Minho'yu adam sayıyorsan evet"
Sigma, deltasının bir başka şakasına kandığı için elini alnına vurmuştu. Gerçekten asla akıllanmayacaktı.
M: "Aç kapıyı seni çok özledim"
Jisung, sevgilisinin kapıda olduğunu anlar anlamaz yataktan fırlamış, tekefonunu da bir kenara fırlatarak kapıya doğru koşmuştu.
Kapıyı açar açmaz ise kollarını sıkıca uzun bedene sardı.
J: "Ben de seni çok özledim"
Minho büyük elleri ile ince beli kavramış ve daha sıkı sarılarak vücutlarını birleştirmişti. Yeni duştan çıktığı için saçları biraz nemliydi sigmanın ve şampuan kokusu hareket ettikçe her yere yayılıyordu.
Delta burnunu eşinin saçlarına gömdü ve derin bir nefes çekti içine. Bu kadar karmaşık hayatında ne olursa olsun dönüp dolaşıp ona geliyordu..evine.
Minho bir eliyle Jisung'un belini kavrarken diğer eliyle de kalçasını kavramış ve kucağına alarak kapıdan içeri girmişti.
Sigma da rahatını bozmadan daha sıkı doladı kollarını deltasının boynuna.
Minho artık ezbere bildiği evde emin adımlarla yürüdü, yatak odasına girdiğinde kucağındaki bedeni yatağa bıraktı. Ama Jisung eşine hala sıkıca sarılıyordu. Bırakmak istemiyordu. Bırakırsa gideceğini ve günlerce haber alamayacağını biliyordu.
M: "Bebeğim bırak hadi duş alıp geleyim"
Jisung sıkı kollarını biraz gevşetmiş ve boncuk gözleriyle Minho'nun iri gözlerine bakmıştı.
J: "Benimle uyuyacaksın"
M: "Tüm gece sarılarak uyuyacağız söz"
J: "Sabah uyandığımda yanımda olacaksın"
M: "Sabah uyandığında yanında olacağım"
Sigma yüzünde çiçekler açan gülümsemeyle kollarını deltasından ayırmış ve oturarak eşinin duş alıp gelmesini beklemişti.
Çok geçmeden Minho nemli saçları ve pijamaları ile geri gelmişti.
Delta da çok yorulmuştu, karmaşık hayatı onu da çok yoruyordu. Bedenini yatağın diğer tarafına attı ve yüzünü sigmasına çevirerek kollarını iki yana açtı.
Jisung da hiç beklemeden kendini deltasının kollarına bırakıp göğsüne sokuldu. Başını kedi gibi taş gibi göğüse sürtüyordu.
J: "Her gece böyle uyusak olmaz mı? Sen de normal bir işte çalışsan her şeyi arkada bıraksan. İşten sonra birlikte duş alsak ve sarılarak sıcacık yatağımıza girsek. Sabah birlikte uyansak olmaz mı Minho?"
Minho, Jisung'u daha çok çekmişti kendine doğru ve yumuşacık boynuna küçük öpücükler bırakmaya başlamıştı.
M: "Demir bir kere paslandıysa bir daha eski haline çeviremezsin bebeğim"
J: "Ya paslandığını zanneden demir aslında altınsa ve bundan haberi yoksa?"
Delta, işaret ve baş parmağıyla sigmanın çenesini kavradı ve başını yukarı kaldırdı. Büyük yanaklar yüzünde çok yer kapladığı için minicik dudaklara baktı ve kısa bir öpücük kondurdu.
M: "O zaman altın olduğuma inandır beni komiserim"
Jisung başını tekrar indirmiş ve Minho'nun boynuna gömmüştü yüzünü. Konuşurken sesi boğuk çıkıyordu ve dudakları Minho'nun boynuna temas ediyordu.
J: "Göreceksin seni aile babası yapacağım"
_________
Okuyup göreceğiz Jis
Umarım bölümü beğenmişsinizdir 🤭🤍





