İçeriğe geç

Mr. Mafia (Omegaverse)

Bölüm 3 · 5 dk okuma

Mr. Mafia (Omegaverse)

Bölüm 3

Lee Felix

İyi okumalar 🦋

__________

~ 2 hafta sonra ~

"Lee Felix tahtaya çıkar mısın lütfen?"

Hem üniversite rektörü, hem de tıp bölümünün cerrahi uzmanı olan hoca sınıfa girer girmez Felix'i tahtaya çağırdığında Vita kalbinin duracağını zannetmişti.

Kimse ona bulaşmasın diye en arkada oturan küçük beden, utana, kısıla merdivenleri inmiş ve tahtanın karşısında, hocanın yanında durmuştu. Başını kaldırıp asla sınıfa bakmıyordu, başına dert almak istemiyordu kesinlikle.

Bu sırada ise kalbi yerinden çıkacakmış gibi hızlı atıyordu. Yüzünün kızardığına emin olduğu için hocasına bile bakmaya çekiniyordu.

"Tebrik ederim Lee"

Hocadan övgü aldığında ilk kulaklarına inanmamıştı ve bu yüzünden başını kaldırmış ve şaşkın gözlerle hocasına bakmıştı.

"İlk sınıf, ilk dönem olmasına ve her şeyi yeni öğrenmeye başlamanıza rağmen sınav sonuçların inanılmaz derecede mükemmel, başarılı bir öğrenci olacağından eminim. Arkadaşlarının da seni örnek almasını çok isterim."

Küçük beden ağlamak üzereydi. Hocasına sarılıp saatlerce ağlamak... ilk defa övgü alıyordu. İlk defa kendini güçlü ve başarılı hissetmişti.

"Bence arkadaşınızı alkışlamalısınız"

Dediğinde herkes duraklamış ve tüm sınıf alkışlamaya başlamıştı.

...

Felix yüzüne soğuk su çarpmış ve aynada kendisine bakmıştı. Korkarak başladığı üniversitede başarılı olmuştu. Belki de üniversiteyi bitirip güçlü bir doktor olacaktı. Bunu düşünmek bile vita'nın içini kıpır kıpır yapıyordu.

Ama aklına dolan düşüncelerle yüzü düşmüştü küçük olanın. 2 hafta öncesinde yaralı bulduğu adam gelmişti aklına. Acaba yaşıyor muydu? O anın korkusuyla adama yardım bile edememişti. Belki de doktor olmak ona göre değildi.

"Söyle bakalım nereden kopya çektin"

Felix'in düşünceleri, tuvalet kapısının sert bir şekilde açılması ve sınıf arkadaşlarının bağırarak içeri girmesiyle bölünmüştü.

"Hocaların altına mı giriyorsun yüksek not almak için?"

Vita başını aşağı indirmiş ve titrek bir nefes almıştı. Hemen buradan çıkması gerekiyordu. Tuvalet onun için en tehlikeli yerdi, çünkü hiçbir yerde kamera yoktu ve her an başına bir şey gelebilirdi.

Felix küçük adımlarla ilerleyip buradan çıkmayı umut etmişti ama omzunu sıkan el buna izin vermemişti.

"Gitmeme izin verin"

Diye fısıldaya bilmişti sadece küçük olan.

"Belki seninle oynamama izin verirsen ben de gitmene izin veririm"

Duyduğu cümle vita'nın tüylerini diken diken etmişti. En çok şimdi ölmek istemişti...

Tuvalette 4 tane sınıf arkadaşı vardı ve hepsi sırıtarak ona bakıyordu. İstemeden de olsa gözleri doldu küçük olanın.

"Özür dilerim çocuklar öğretmenler tuvaleti bozukmuş bugün burayı kullanacağım"

Hocalardan biri konuşarak büyük kapıyı açmış ve içeri dalmıştı. Hoca ne olduğunu anlamadan Felix çoktan tüm dikkatin hocaya kaydığını anladığı için kalabalığı ayırarak kapıya koşmuş ve neredeyse kapıda duran hocayı da iterek hızlı adımlarla oradan uzaklaşmıtşı.

Vita o kadar hızlı koşuyordu ki sarı tutamların hepsi rüzgar yüzünden arkaya doğru savruluyordu. Gözyaşları ise çoktan seller sular gibi akmaya başlamıştı.

İlk defa kendine güvenmişti, başarabileceğini zannetmişti.. aptaldı.. onun gibi gereksiz bir ırk başarılı olamazdı. Üstün ırklar buna izin vermezdi. Kararını vermişti küçük beden üniversiteyi bırakacaktı, daha fazla dayanamazsı ona ait olmayan bir üniversitede.

Gözyaşları ve düşünceler içinde uzun kordidoru koşuyordu. Sessiz ağlayışları hıçkırıklara dönüşmüştü resmen.

...

"Size bir iş söyledim ve haftalardır bir sikime yaramadınız"

Büyük olan üniversite koridorunda olmasına rağmen önünde baş eğerek duran siyah giyinimli iri yarı bedenlere bağırıyordu.

Çocuğu bulmalarını emretmişti ama hala hiçbir ip ucu yoktu. Büyük beden yeterince sinirliydi ve çalan telefonu öfkesini alevlendirmişti.

"Ne var"

Diye telefonu açmış ve kulağına doğru götürmüştü.

"Efendim sonunda aradığınız kişiyi bulduk. Telefonu kapandığı için arama hastanenin son aramaları kısmına değil de arşiv kısmına düşmüş. Numaradan kişiyi bulduk. Lee Felix"

Büyük olan ilk defa kalbinin hızlandığını hissetmişti. Sonunda deli gibi özlediği kokuya kavuşacaktı. Tüm öfkesi uçup gitmişti ama göğsüne çarpan beden her şeyi yeniden alevlendirmişti. Üstelik hala sökülmemiş dikişleri yüzünden göğsü acımış ve dişleri arasından inlemişti delta.

Felix ise çarptığı büyük beden yüzünden kalçası üstüne düşmüş ve ayağa kalkma girişiminde bulunmadan ağlamaya devam etmişti.

Korumalar yerde duran bedeni kaldırmak için yaklaştığında Hyunjin eli ile dur işareti yapmış ve onları durdurmuştu.

Kendisi ise pür dikkatli bir şekilde yerde ağlayan bedeni izliyordu. Ya kafayı yemişti herkesten Gardenya kokusu alıyordu, ya da gerçekten önündeki beden Gardenya kokuyordu.

Ama bu üniversite üstün ırklar için ayrılmış bir yerdi. Burada yumuşak kokulu birinin olması mümkün değildi ki?

Delta elini yerde oturan bedene uzatmıştı ayağa kaldırmak adına. Felix ise gözünün önüne gelen eli gördüğünde kendine gelmiş ve ağlamaktan kırmızı olan burnuyla başını kaldırarak adama bakmıştı.

İkisi göz göze geldiğinde aynı düşünceleri düşünmüşlerdi. Küçük olan önündeki adamın yakışıklılığına hayran kalırken büyük beden ise küçüğün yüzüne dağıtılmış kusursuz çillerde gezdiriyordu gözünü.

"Orası rahat mı?"

Hyunjin sorduğunda Felix, tekrar kendine gelmiş ve başını hayır anlamında sallamıştı. Küçük eliyle önünde duran büyük eli kavramış ve hemen ayağa kalkmıştı.

"iyi misin? Çok sert düşmedin dimi?"

Vita şaşkınlıkla adama bakıyordu normalde sakar olduğu için çok düşerdi bırak nasıl olduğunu sormayı, onu yerden bile kaldırmaya gelmiyorlardı.

"İyiyim"

Felix'in sesini duyan Hyunjin bedeninin titrediğini hissetmişti. Bu sesi nerede olsa tanırdı, hele yumuşak gardenya kokusu...

"Adın ne?"

"Felix, Lee Felix"

Vita beklemeden cevap vermişti. Adam takım elbise giyiniyordu ve hoca olabilirdi. Bu yüzden Felix hocalara saygısızlık olamasın diye sorgusuz sualsiz, soruları cevaplıyordu.

Hyunjin ise karnına yumruk yemiş gibiydi. Haftalardır aradığı beden tüm güzelliği ile karşısında duruyordu ve ne yapacağını bilmiyordu. Sarılırsa çok mu abartmış olurdu?

"Şimdi söyle bakalım Lee Felix neden ağlıyordun?"

Küçük beden aldığı soruyla az önce yaşadıklarını hatırlayarak tekrar gözlerini doldurmuştu. Delta ise bir sorun olduğunu biliyordu zaten.

Buraya üniversitenin yeni sahibi olarak gelmişti. En iyi ortağı ona ihanet etmiş, neredeyse onu öldürmüştü, en büyük uyuşturucu deposunu kaybetmesine neden olmuştu. Gerçi adamları o şerefsizi bulmuş ve icabına bakmıştı ama bu yüzden birçok kirli işi ortaya çıkmıştı.

Bu yüzden de Hyunjin bu üniversiteyi satın alarak normal bir iş adamıymış gibi kirli işlerini gizlice yapacaktı. Ve buraya gelirken özleminden kafayı yediği kişiyi bulmayı hesaba katmamıştı.

Felix ise bu soruya cevap veremeyecek kadar zayıf hissediyordu kendisini.

"Peki senin bu üniversitede ne işin var? Kokundan anladığım kadarıyla sen bir Vitasın"

"Hwang Hyunjin efendim hoş geldiniz"

Rektör'ün sesini duyduğunda rahat nefes almıştı sarışın olan. Çünkü bu soruları gerçekten cevaplayamayacaktı.

Hyunjin de rektör'e başını sallayarak selam vermişti.

"Size üniversiteyi tanıtmamı ister misiniz?"

"Gerek yok nasıl olsa buralardayım artık. Yavaş yavaş alışırım"

Delta net bir cevap vermişti çünkü şu an Felix ile konuşmak istiyordu. Vucüdü bu tatlı kokuya açtı ve sadece derin nefesler almak istiyordu.

"Benim gitmem gerekiyor iyi günler efendim"

Dedikten sonra küçük başını eğerek selam vermiş ve koşar adımlarla buradan uzaklaşmıştı. Hyunjin ise küçük bedenin arkasından baka kalmıştı.

En azından artık vitasının kim olduğunh ve nerede olduğunu biliyordu. Konuşmak için bol bol zamanları olacaktı.

__________

Umarım bölümğ beğenmişsinizdir 🫠🫠

Sizce MinSung çifti nerede ve nasıl karşımıza çıkacak? 😋😋😋

Bölüm sonu

21 yorum