İyi Okumalar 🦋
(Üstte bir bölüm daha var okumayı unutma)
________
F: "Günaydın"
Felix'in kısık sesi odada duyulur duyulmaz herkes ona taraf dönmüştü -hyunjin zaten çoktan ona bakıyordu-. Tüm utanç aniden vitanın vücudunu sarmıştı. Keşke şimdi şurada bayılsa da kurtulsa bu gerginlikten.
IN: "Gel Felix ben de tam nasıl aldatıldığımı anlatıyordum."
Felix, şokla gözlerini sonuna kadar açarak Jeongin'e bakmıştı. Gerçekten Changbin hyung aldatmış mıydı Jeongini. Ama öyle bir şey yapacak birisi de değildi biliyordu Felix.
CB: "Jeongin bana boka bakar gibi bakma kocanım ben senin"
Jeongin sinirli bakışlarını eşinden çekmiş ve önündeki mükemmel kahvaltı sofrasına odaklanmıştı. Sonra kocası ile uğraşmaya devam ederdi.
Felix, başını önüne eğip elleri ile oynamaya başladığında ne yapması gerektiğini bilmiyordu. Gidip masaya mı oturmalıydı yoksa odasına çıkıp utançtan ağlamalı mıydı. Ki zaten geldiğinden beri Hyunjin'in yüzüne doğru düzgün de bakamamıştı.
H: "Gel Felix şuraya"
Hyunjin, yanındaki sandalyeyi çekerek vitasına seslenmiş ve hemen masum bakışları üzerine çekmişti. Felix de daha fazla ortada kalmamak için hemen Hyunjin'in onun için çektiği sandalyeye doğru ilerlemişti.
Oturmadan önce deltasının yüzüne kaçamak bir bakış atmak istemişti ama delta zaten çoktan vitaya baktığı için gözgöze gelmişlerdi. Anında vücudunu saran sıcaklıkla yanaklarının kızardığına emindi vita. Zaten kısa süre içinde çok fazla kez kızarmıştı.
Felix Hyunjin'e bakmamaya dikkat ederek sandalyeye oturacakken aklına sızlayan kalçası geldiği için daha dikkatli ve yavaş bir şekilde oturmuştu.
Tabii ki bu hali deltanın gözünden kaçmamıştı. Hyunjin gülümsemesini saklamak için yanağının içini ısırmış ve yemek çubuklarını eline almıştı. Sadece iki parmağıyla bu hale geldiyse...başka türlüsünü düşünemiyordu. Düşünürse delirecekti çünkü.
H: "Üniversiten ikinci dönem yatay geçiş ile değişecek"
Felix masaya attığı boş bakışlarını istemsizce Hyunjin'e çevirmişti. Ne demek üniversitesi değişecekti. Tamam şu an bu üniversite onun için değildi ama gittiği diğer üniversitelerde de aynısı olacaktı. Ve eğer alt ırklara özel üniversiteye giderse ona yetecek parası yoktu.
F: "Ama Hyunjin ben-
H: "Akşam konuşalım"
Hyunjin'in net cevabı ile Felix tekrar önüne dönmüş ve herkes kahvaltı yaptığı için o da çubuklarını eline almıştı bir şeyler yemek için. Gerçekten çok acıkmıştı.
Ama ellerine sarılan Hyunjin'in büyük eli hareketini durdurmuştu. Ve yine vita, utana sıkıla bakışlarını deltasına çevirdi.
H: "Boş mideye ilaç içmen gerekiyor güzelim"
Hyunjin'in ona olan iltifatı ile Felix tekrar kızarmaya başlamıştı ki aklına dolan gece ile artık boynuna kadar kızardığına emindi. Gece de çok güzel iltifatlar almıştı deltasından. Ve şu an atan kalbi ona hiç iyi gelmiyordu. Her iltifat aldığında böyle olacaksa yakında kalp hastası olurdu.
Felix, kızarmakla meşgulken hizmetlilerden biri bir dolu bardak su ve ilaç bırakmıştı önüne.
Küçük beden tekrar bakışlarını yanındaki deltaya çevirdiğinde Hyunjin ilacın paketini açmış ve Felix'e uzatmıştı.
H: "Midenin temizlenmesi için. Bugün bol bol su içmelisin unutma"
Vita artık utançtan domatese döndüğü için onaylamış ve hemen ilacı ağzına atarak bir bardak suyu tek nefeste içmişti. Bugün utançtan bayılmazsa bir daha bayılmazdı zaten.
Sonrasında ise Hyunjin durmadan Felix'in tabağını kahvaltılıklarla doldurmuştu. Vita o kadar çok yemişti ki küçük göbeği çıktığına emindi.
H: "Şu Minho'yu da bul çıkalım artık işimiz var"
CB: "İki gündür ulaşamıyorum"
Hyunjin endişelenmeye başlayacaktı ama Minho'ya kolay kolay bir şey olmayacağını da biliyordu. Muhtemelen geçerli bir mazereti vardır diye geçirdi içinden.
H: "Biz çıkalım o zaman"
Changbin hemen ayaklandığında Jeongin de hemen eşinin ardından ayaklanmış ve peşinden onu darlayarak yürümeye başlamıştı. Seviyordu deltasını delirtmeyi. Ama ne kadar delirtirse delirtsin kızmıyordu ona ve bu halini daha çok seviyordu.
Felix, tabağındaki son zeytini de ağzına attığında üzerinde gezinen gözleri hissettiği an çiğnemeden yutmak zorunda kalmıştı ağzındaki zeytini.
H: "İyi misin?"
Hyunjin'in elini saçında hissettiğinde rahatlayacak gibi oldu ama aldığı soru ile de utancını saklayamadı. Artık utanmada level atlamış durumdaydı.
Sesli bir şekilde yutkunarak deltaya taraf döndüğünde yoğun bakışlar altında ezilmişti. Tanrım gerçekten her geçen gün daha çok çekiliyordu Hyunjin'e ve bu hisslerin sadece ruh eşi olayı yüzünden olmasından korkuyordu.
Hep deltanın yanında olmak onunla zaman geçirmek istiyordu. Sıkıca sarılmak saatlerce öyle kalmak istiyordu. Delta eve geç geldiğinde meraktan ölecekmiş gibi oluyordu. Her sabah birlikte kahvaltı yapmazlarsa güne başlayamıyordu.
Kısacık sürede Hyunjin onun her şeyi ve kaybetmekten korktuğu tek kişi olmuştu. Ama seçemiyordu hisslerini. Çok istiyordu ona aşık olmayı ve bunu aralarındaki bağ yüzünden değil kendi kalbi isteyerek yapmak istiyordu.
Derin bir nefes almış ve düşüncelerinden kurtulmaya çalışmıştı.
F: "İyiyim"
Hyunjin elini biraz daha daldırmıştı yumuşak tutamlara ve yüzünü Felix'in yüzüne biraz daha yaklaştırmıştı.
H: "Bolca su içmeyi unutma"
Felix, yakınlık yüzünden sarhoş olmuş gibiydi resmen. Ve olumlu anlamda başını salladı. Hyunjin'in yüzüne bu kadar yakın olmak onu o kadar çok sarhoş etmişti ki şu an Hyunjin ne derse desin başını sallayacak durumdaydı.
H: "Felix"
Delta'nın boğuk sesi küçük bedeni daha çok etkilemişti. Artık altında bulunduğu büyü yüzünden gözleri dolacak gibiydi. Vücudunun tüm fonksiyonlarını bozuyordu bu delta.
F: "Hım"
Vita konuşamayacak durumda olduğu için zor bela dudaklarından mırıltılar çıkarmıştı. Hyunjin ise Felix'in yüzüne biraz daha yaklaşmak için eğilmiş ve yumuşak tutamlarda duran elini Felix'in kulağının arkasını okşayarak indirmiş yanağında durdurmuştu.
Felix ise büyük elin kendisini okşamasıyla, temasıyla delirecekti ki zaten delirmişti. Hyunjin'in yakınlığına mı bayılsa yoksa dün gece aklından bir türlü çıkmadığı için mi bayılsa bilemiyordu ki. Üstelik kulaklarında atan kalbi artık başını döndürmeye başlamıştı. Sandalyede oturuyor olmasaydı belki çokta yere yapışmıştı.
Delta, vitanın yanağında duran elinin baş parmağı ile küçük çilleri okşamış ve sanki mümkünmüş gibi biraz daha yaklaşmıştı kusursuz dudaklara.
H: "Öpebilir miyim?"
F: "Hı?"
Vitanın beyni duyduğu cümleyi algılıyordu ama aynı zamanda algılamıyordu. Belki de hiç duymamıştı ki öyle bir cümle. Yoksa duymuş muydı ki.
Hyunjin ise aldığı soru ve şaşkınlık karışık nida karşısında gülümsemeden edememişti. Yüzünü biraz daha yaklaştırmış ve gözlerini kapatarak burnunu küçük buruna yaslamıştı. Burunları biraz daha temas ettiğinde Hyunjin başını yavaş yavaş iki yana sallayarak burnunu küçük buruna sürtmüştü.
Felix de anın verdiği huzur ile azıcık da olsa sakinleşmiş ve gözlerini kapatmıştı. İçi huzurla dolmuş tüm zorlukları çözülmüş gibi hissediyordu.
H: "Öpebilir miyim güzel dudaklarını?"
Vita yine aldığı soruyla bozguna uğramıştı ama hala gözleri kapalı olduğu için ve burunları temas ettiği için biraz da olsa rahat hissediyordu.
Gece deltanın dudaklarını küçücük de olsa öptüğünü hatırlıyordu. O öpücük rahatlatmak içindi ama yine de Felix hatırladıkça içi hoş oluyordu. Acaba aynısını yine yapmak iyi olacak mıydı.
Çok istiyordu deltayı öpmek ama bu kendi hissleri miydi bilmiyordu. Ama öyle umut ediyordu. Çünkü birini sevecekse bunun Hyunjin olmasını istiyordu, ya da birini öpecekse kesinlikle o kişi Hyunjin'di.
Felix, tekrar hızlı atan kalbine aldırmadan heyecandan titreyen ellerini Hyunjin'in boynuna sarmıştı. Hyunjin ise mesajı aldığı için çok beklemeden başını hafifçe yana eğerek dudaklarını birleştirmişti.
Uzun süredir birleşmek için yanıp tutuşan dudaklar birleştiği için sakinleşmek yerine daha fazla tutku ile yanmaya başlamıştı.
Hyunjin ne kadar ağırdan almak istese de Felix'e olan açlığını bir türlü dindiremiyordu.
Delta kısa süre sadece dudaklarını temas ettirmişti kıpırdamadan. Sonrasında ise boşta kalan eli ile vitanın çenesine yavaşça baskı yaparak dudakların aralanmasını sağlamış ve anında dolgun alt dudağı kendi dudakları arasına alıp emmeye başlamıştı.
Felix ise anın verdiği etki ile Hyunjin'in boynunda duran ellerinden tekini aşağı indirmiş ve delta'nın siyah kazağının yakasına sıkıca tutunmuştu. Her an düşecekmiş gibi hissediyordu.
Ne kadar Hyunjin'e karşılık vermek istese de titreyen vücudu ona yardımcı olmuyordu. Hyunjin, alt dudakta yeterince oyalandıktan sonra nefes bile almadan vitanın üst dudağını dudakları arasına aldığında Felix de deltanın dolgun alt dudaklarını emmeye başlamıştı. Amatörce ayak uydurmaya çalışıyordu deltasına
Kapının önünden geçen birisi rahatlıkla öpücük seslerini duyabilirdi. Ama bu şu an düşünecekleri en son şey olurdu.
Delta her ne kadar bu anı bitirmek istemese de vitanın nefes alması için yavaşça geri çekilmiş ve alnını vitasının alnına yaslamıştı.
İkisi de bir süre nefeslerini dizginledikten sonra Hyunjin, burnunu Felix'in boynuna gömmüş ve derin bir nefes çekmişti içine. Ki Felix daha o an yeni anlamıştı deli gibi feromon salgıladığını.
CB: "Minho bulundu"
___________
Sıçarım minhona pezevenk yiyişiyor çocuklarım almdşwmfşwmfle
İki bölümü hakettiniz bebeklerim. Geç kaldığım için özür dilerim. En kısa zamanda Last Omegaverse için de aynısını yapacağım.
Aynısını yapacağım derken onları öpüştürmeyeceğim aşdöwşfmdldö






