Ne demek 14. Bölümdeyiz ve hala yalaşmak yok....
Kim demiş yok?
Şaka şaka yok
İyi Okumalar 🦋
_________
Jisung ne kadar da Minho'nun boynuna atlayıp sıkıca sarılmak istese de içindeki hissleri bastırmaya çalışıyordu.
Delta, sigmayı görünce yolun kenarındaki arabasına binmiş ve onun da gelmesini beklemişti. Çok geçmeden Jisung da ön kapıyı açarak arabaya oturmuştu. Zaten hazır konumda bulunan araba Jisung'un oturmasıyla da harekete geçmişti.
Delta, sigmanın yüzüne bakmıyor ciddi bir şekilde araba kullanıyordu. Bu ise gerçekten sigmanın sinirlerini bozuyordu.
J: "Minho?"
Minho adını duyar duymaz direksiyonu daha da sıkmış ve hızını yükselte bildiği kadar yükseltmişti.
J: "Yavaşla"
Jisung ani telaşla kapıya sıkıca tutunmuştu. Minho arabayı sanki oyundalarmış gibi kullanıyordu. Diğer arabaların yanından kıl payı sıyırıp geçiyordu.
J: "Minho yavaşla dedim!"
M: "Sana karşı olan sevgimi sadece sex'e bağlaman beni çıldırtıyor Jisung!"
Delta dişlerini sıkarak konuşuyordu. O kadar sıkmıştı ki dişlerini, sinirden dişlerini sesi olduğundan daha da boğuk çıkıyordu.
J: "Yavaşla"
Jisung bu sefer emniyet kemerine sıkıca sarılmıştı. Hız rakamına bakamıyordu korkusundan ve gece saati olmasına rağmen bu kadar çok arabanın olması onu daha da geriyordu. Minho'nun ise yavaşlamak gibi bir düşüncesi yoktu.
Delta önünde çok fazla araba olduğu için ve aralarından geçemeyeceği için yan kavşağa geçerek ters yönden ilerlemeye başladığında artık sigma terlemeye başlamıştı telaştan.
J: "Dur artık bebeğime zarar vereceksin"
Jisung emniyet kemerindeki ellerini karnına indirmiş ve sıkıca sarmıştı kollarını. Başını önüne eğdiğinde ise gözyaşları koluna damlamaya başlamıştı bile.
Sigma başını kaldırdığında artık doğru şeritte olduklarını ve hızın tamamen düştüğünü görmüştü. Ne ara yapmıştı bunları?
Jisung yan tarafa dönüp Minho'nun yüzüne bakamıyordu. Ya da tepkisine hazır değildi. Ani aldığı kararlarla doğum kontrol hapını kullamamaya başlamıştı.
Bunu yaptığında gerçekten eğer deltanın çocuğunu taşırsa belki azıcık da olursa onu bu saçma hayattan kurtaracağını düşünmüştü. Ama birkaç gün önce hamile olduğunu öğrenmesi bu düşünceleri uçurmuştu.
O zaman düşünmemişti ya Minho çocuğu istemezse diye. Bu kadar derinine inmemişti. Sadece ani bir cesaretle yapmıştı işte. Şimdi de deltanın yüzüne bakmaya çekiniyordu.
Araba durduğunda eve vardıklarını sonradan anlamıştı Jisung. Minho ise çoktan arabadan inmişti.
Sigma da çok beklemeden arabadan inmiş ve vücudunu soğuk havanın kollarına bırakmıştı. Birlikte binaya ilerlediklerinde hiçbiri konuşmuyordu ta ki asansöre varana kadar.
J: "Özür dilerim gerç-"
M: "Evde konuşalım"
Minho'nun düz bir ses tonu ile verdiği cevap Jisung'u daha da korkutmuştu. Belki de her şeyi mahvetmişti..
Eve vardıklarında Minho derin bir nefes alarak kendini koltuğa bırakmış ve dirseklerini dizine yaslayarak yüzünü avuçlarına gömmüştü.
Beyni hiçbir şey algılayamıyordu. Sadece bir cümle, küçük bir cümle tüm beynini bulandırmıştı. Daha önce hissetmediği garip hissleri ortaya çıkarmıştı. Bu korku muydu? Yoksa babalık hissi miydi daha ayırt edecek durumda değildi.
Jisung, koltuğun kenarına oturduğunda gözünden durmadan yaşlar akıyordu. Minho'nun tepkilerine baktıkça daha da ağlayası geliyordu. Sessiz kalmak için kendini çok tutmuştu ama dudakları arasından kaçan hıçkırıkları bastırmaya yetmemişti gücü.
Minho, Jisung'un hıçkırıklarını duyduğunda başını kaldırmış ve hiç beklemeden kollarını sigmasının beline dolamış, sıkıca sarılmıştı. Jisung ise sanki her şeyden kaçmak istercesine tamamen yerleşmişti Minho'nun kolları arasına ve yüzünü boynuna gömmüştü.
M: "Tamam ama ağlaması gereken benim sen niye ağlıyorsun"
Sigma sanki deltasının göğüs kafesine sığınmak istermiş gibi kendini daha çok yerleştiriyordu kaslı kolların arasına.
J: "Ben özür dilerim. Ona zarar vermeyelim o daha çok masum"
Delta tek elini sigmasının belinden çekmiş ve yumuşak saçlarının arasına daldırmıştı parmaklarını. Delta parmak uçları ile masaj yaparken sigmanın ağlamaları da yavaş yavaş iç çekişlerine dönüyordu.
M: "Hayatta kaybetmekten deli gibi korktuğum kişi sayısı ikiye çıkmış ve sen hala ona zarar vereceğimi mi düşünüyorsun"
Jisung başını yavaşça gömdüğü boyundan kaldırmış ve kızarmış gözleri ile Minho'ya bakmıştı. Gözleri yuvarlak, boncuk gibiydi.. çok güzeldi.
M: "Jisung ben sadece seni -sizleri- kaybetmekten korktuğum için geriliyorum. Bunun bebeğimizle bir ilgisi yok"
Sigma tekrar dolan gözlerini saklamak için başını deltasının boynuna gömmüş ve bu sefer kendi kollarını da dolamıştı deltasına. Delta ise Sigmanın sırtını ve saçlarını okşamaya devam ediyordu.
M: "Her şeyi geçtim Delta&Sigma birlikteliğinden olan bir çocuğu taşıma cesareti nereden yüklendi sana şeytan sincabım"
J: "Sus"
M: "Az önce bana kedi gibi sığınan Jisung'u geri istiyorum komiserim"
İkisi de kahkahalara boğularak güldüğünde Jisung tamamen abanmıştı Minhonun üstüne ve böylece Sırt üstü koltuğa düşen Minho'nun üstünde rahat bir şekilde gözlerini kapatmıştı Jisung.
M: "Kaç aylık?"
Jisung, Minho'nun göğsünden destek alarak başını kaldırmış ve ağlamaktan kızaran gözlerine inat gülümsemişti.
J: "İki haftalık daha küçük olduğu için ultrason bile zor gördü"
Minho da istemsizce gülümsediğinde Jisung tekrar ağlayacakmış gibi oldu. Yıllardır tanıyordu deltasını ve o asla sık sık gülümsemezdi. O yüzden Jisung tek elini havaya kaldırarak işaret ve baş parmağını birbirine yaklaştırmıştı.
J: "Minicikti şu kadarcık bir şeydi zaten"
Delta üstündeki bedenin şirinliğine daha fazla dayanamadığı için küçük dudaklara kısa bir öpücük bırakmıştı.
M: "Nasıl hissettin sen daha 2 haftalık"
Jisung hala öpücüğün etkisiyle gözlerini kısarak gülümsüyordu.
J: "Sabahları midem çok bulandığı için test yaptım pozitif çıkınca da doktora gittim"
Minho'nun yüzü aniden ciddileşince Jisung hafiften gerilmişti. Bu adamın değişimlerine yetişemiyordu..
M: "Hangi doktora gittin?"
Delta elleri ile sigmasının belini sıkıca kavrayarak koltukta oturmuş ve eşini de kucağında oturtmuştu. Jisung ise anlıyordu Minho'nun neden ciddileştiğini.
J: "Randevu ile uğraşmamak için o an boşta ol-"
M: "Sabah doktorun adını ver bana bebeğim. Şu an kimsenin bilmemesi en iyisi"
Jisung hafiften başını onaylar anlamda sallamıştı. Minho onları her türlü tehlikeden koruyacaktı buna emindi ama kendisi de birine ihtiyaç duymadan bebeğini koruyacak güce sahipti.
...
Felix bu sabah üniversiteye uzun bir aradan sonra ilk defa yalnız gelmişti. Bugün son final sınavına da girmişti ve şu an kendisini boşlukta hissediyordu.
Bir ay ara tatili vardı ve ne yapacağını bilmiyordu. Eskiden olsa çalışır para kazanırdı ama şu an Hyunjin'in buna izin vermeyeceğini de biliyordu.
Hyunjin demişken.. Bugün kahvaltısını da yalnız yapmıştı Felix. Aslında bu durumlara alışık olmaşıydı eskiden hep yalnızdı ama alışmıştı Deltaya bir kere kopamıyordu.
Üniversiteye bile bırakmamıştı, hatta şu an üniversitede bile değildi. Acaba neredeydi ki?
Vita çatalını tabağına bırakmış ve arkasına yaslanmıştı. Normalde okulun yemekhanesinde yemezdi ama bugün hem yapacak bir işi yoktu hem de sınava girmek onu acıktırmıştı.
Etrafına baktığında yine tüm gözlerin onun üzerinde olduğunu görmüş ve başını önüne eğmişti. Her ne kadar Hyunjin sayesinde çok rahat olsa da hala tamamen rahat değildi. Herkes ona aç canavar bakışlarıyla bakıyordu.
Derin bir nefes almıştı vita. Kalbinin hızlanması üzerinde olan bakışlar yüzünden miydi bilmiyordu ama avuç içleri de terlemeye başladığında oturduğu sandalyede hafifçe kıpırdanmıştı.
Ellerini üstündeki pantolonuna sildiğinde boynundaki damarlardan beynine sıcak bir sıvının pompalandığını hissetti. Biraz rahatlamak için gözlerini kapattığında ise gözlernin içinin bile yandığını anladığında elini kalbine götürmüştü.
Aslında kalbi kulaklarında atıyordu ama yine de eli ile kontrol etmek istemişti. Başı dönüyor gözleri bulanıklaşıyordu.
En son kasıklarına giren ani sancı ile olabildiğince sessiz bir şekilde inlemişti. Bu kesinlikle kızgınlık değildi.. ölüyormuş gibi hissediyordu.
Derin nefeslerinin arasından zar zor başını kaldırdığında sağında solunda ve tam karşısında onunla hep uğraşan sınıf arkadaşları 3 alfayı gördüğünde yutkunacak gücü bile kalmamıştı.
"Size dedim 3 paket atmayalım çok olur diye"
"Saçmalama 3 paket attık ki üçümüze de dayanabilsin"
İğrenç kahkahalar kulağında yankılandığında tepki verecek hali yoktu ya da ağlayacak kadar kendinde değildi. Şu an vücudu hiç yaşamadığı ağrılar ve hassaslıkla doluydu.
Sağ tarafında oturan alfanın elini kendi bacağında hissettiğinde kusacakmış gibi oldu.
"Merak etme güzellik en kaliteli azdırıcıyı kullandık"
________
☺️ Ben bu bölümü yazmak için bu kitaba başladım ehe 😈
Huncin 3 alfayı aynı anda sıraya dizip sikecek 🥳🥰
Jiji'nin bebişi var sussun herkes 🥹
Ama bu bir mafya fici.. bebeğe çok alışmayın...
Pazartesi çok önemli bir sınavım var bana başarılar dileyin.








