İçeriğe geç

Mr. Mafia (Omegaverse)

Bölüm 13 · 6 dk okuma

Mr. Mafia (Omegaverse)

Bölüm 13

Sarılırsan affederim

İyi okumalar 🦋

______

Felix yol boyunca arabada ağlamamak için kendini o kadar sıkmıştı ki kemiklerinin ağrıdığını hissediyordu. O sadece mutlu olduğu için ve ilk defa mutluluğunu paylaşabileceği birisi olduğu için Hyunjin'e sarılmak istemişti.

Ama deltanın böyle tepki vereceğini, korumlarını devreye sokacağını, kaçmak için başka bir arabaya bineceğini bilememişti.

Belki de çok bıktırmıştı deltayı kendisinden. Bunları düşünmek bile burnunun yanmasına gözlerinin boncuk boncuk dolmasına yetiyordu.

Evin önüne vardığında çantasını alarak koşmuş ve odasına girerek kapıyı kaptmıştı. İşte o zaman yüzünü yastığına gömerek ağlamaya başladı. Hep sessiz bir şekilde ağlardı ama bu sefer dudaklarından çıkan hıçkırıklara engel olamıyordu.

Final sınavları da bitmek üzereyken evden gitmeliydi. Bu kadar çok durması bile yanlıştı. Başkasının evinde kalarak güzel bir hayat yaşayacağını mı düşünmüşti gerçekten.

Üstelik alışmıştı Hyunjin'e. Biraz -hiç- gülümsemeyen birisi olsa da Felix kendini sıcacık hissediyordu. İçindeki hissleri anlamlandıramıyordu ya da anlamlandıracak cesareti yoktu. Hala ruh eşi oduklarını kabullenemeden içindeki hissleri düşünmek zordu onun için.

Vita kendini bu olaylara hazırlamamıştı.. ne ruh eşini bulmasına ne de birine aşık olmasına ya da hoşlanmak her ne ise.

Ama küçük bir sarılamama olayı onu neden bu kadar ağlatmıştı ki. O hayatında bundan kat kat zor anlar yaşamış birsiydi. Buna ağlaması garipti gerçekten.

Artık başına ağrılar girdiğinde zor da olsa yüzünü gözyaşları ile ıslattığı yastığından kaldırmıştı. Biraz elini yüzünü yıkasa iyi olacaktı.

Odasındaki küçük banyoya adımlamak için kalktığında vücudu titremişti duyduğu ses ile.

H: "Felix!"

Vita ismini duyar duymaz olduğu yerde durmuştu. Hyunjin'in sesiydi ve biraz sinirli gibiydi. Gerçekten çok büyük bir yanlış yapmış olmalıydı. Felix, kendini evden kovulmaya hazırlamıştı bile.

Delta ise o kadar sinirliydi ki evin kapısını sert bir şekilde kapatmıştı Felix'e seslendikten sonra üzerindeki montunu çıkarmaya çalışıyordu. Ama sinirden elleri birbirine dolanıyordu resmen.

Haftalardır ya haftalardır çekingen vitasının ona yaklaşmasını, bir adım atmasını bekliyordu. Çünkü biliyordu Felix bir adım atarsa Hyunjin ilerletecekti. Ama Felix'in geçmiş hayatı ve olayların hızlı gelişmesi buna izin vermiyordu.

Bugün Vitası bal yanaklarıyle mükemmel gülümsemesiyle kollarını açmış ona koşuyordu. O kadar koymuştu ki deltaya, o an vitaya sarılamamak. Her şeyi kırıp dökmek istiyordu resmen.

Ne güzel alacaktı küçük bedeni kolları arasına sıkıca sarılacak, kokusunu içine çekecekti.

Ama.. dışarıda olmaları ve o an orada bu sarılmayı görmemesi gereken kişiler olduğu için Hyunjin sarılamamıştı Felix'e üstelik Felix'i koruması durdurmuştu. O anki yüzündeki kırgınlık bile çıkmıyordu deltanın aklında. Küçüğünü kırmıştı, hem de attığı ilk adımda.

İçinden kendine sakin olmasını söylerken sonunda montunu çıkarmış askılığa astıktan sonra merdivenlere doğru adımlamıştı ki o anda sessiz adımlarla inen Felix'i görmüştü.

Felix, Hyunjin'i gördüğünde sanki mümkünmüş gibi biraz daha gerilmişti. Sinirli gözüküyordu..

Bakışlarını kaçırdıktan sonra başını aşağı eğip son basamakları da inmişti. Ama Hyunjin merdivenin dibinde durduğu için vita son basamakta durdurmuştu hareketlerini.

Delta kaşlarını çatarak vitasına bakıyordu ama vita başını kaldırmamakta kararlıydı.

Hyunjin işaret ve baş parmağıyla küçük çeneyi kavramış ve Felix'in başını yukarı kaldırmıştı.

H: "Ağladın mı sen?"

Felix anında başını iki yana sallamıştı. O kadar çok mu belli oluyordu ya ağladığı?

F: "Ağlamadım"

H: "Seni götüren koruma kötü mü davrandı yoksa?"

Felix giderek daha da telaşlanıyordu her şey birbirine karışmış durumdaydı. Ani panikle ellerini yukarı kaldırmış ve hızla sağa sola sallamıştı.

F: "Hayır hayır yok bir şey ben..."

Vita tekrar başını önüne eğmişti. Gerçekten çok utanıyordu.

F: "Ben özür dilerim üniversitenin ön-"

Felix daha cümlesini bitiremeden Hyunjin tek kolunu ince bele dolamış ve aniden kendine doğru çekmişti. Vita'nın beli o kadar inceydi ki Hyunjin'in tek kolu yetiyordu onu sarıp sarmalamak için.

Hyunjin kolları arasına aldığı bedene sıkıca sarılmıştı. O kadar sıkı sarılmıştı ki Felix'in hızlı atan kalbini kendi göğsünde hissediyordu. Atışları bile minicikti...

H: "Sarılırsan affederim"

Felix bir saniye bile düşünmeden ince kollarını Hyunjin'in boynuna sarmış ve o da sıkıca sarılmıştı.

İlk defa sarılıyordu.. hayatında hiç sarılmamıştı, sarılacak birisi olmamıştı. Ama eğer sarılmak böyle bir şeyse bu duyguyu her saniye tatmak istiyordu.

Delta'nın, sırtında gezinen ellerini hep hissetmek istiyordu.

İkisi de anın verdiği duygu ile gözlerini sıkıca kapatmıştı. Çünkü gözler kapanınca diğer duyular daha iyi algılar. Onlar şu an sadece birbirlerine dokunmayı hissetmek istiyorlardı.

Felix daha fazla kendini tutamamış, kaslı kollar arasında daha da küçülerek başını Hyunjin'in boynuna gömmüştü.

Şu an kendini tüm zorluklardan, tehlikelerden uzak hissediyordu. Kendini dünyanın en güvenli yerine hapsetmişti.

Ama Vita, deltanın başını da kendi boynunda hissettiğinde tüm vücudu titremişti. Hyunjin ise titreyen bedeni farkeder etmez daha sıkı tutmuştu.

Felix, boynunda Hyunjin'in sıcak nefesini hissettiğinde kendisi de istemeden nefesini onun boynuna üflemişti, bu ise belindeki elin daha sıkılaşmasını sağlamıştı.

H: "Feromon salgıla bebeğim"

Delta bilerek dudaklarını pürüzsüz boyuna değdirerek konuşmuştu. Vita üzerindeki etkisinin farkındaydı. Çok istiyordu onun kokusunu çok özlemişti.

Felix, hep kendini bastıran birisiydi. Hyunjin ile yaşadığı zaman boyunca hiç feromon salgılamamıştı ama delta gardenya kokusunu almak için çırpınıyordu resmen.

Vita çok beklemeden deltasına güvenerekten hafiften feromon salgılamaya başlamıştı. Bu yüzden kollarını daha sıkılaştırmış ve başını daha çok gömmüştü Hyunjin'in boynuna.

Hyunjin, burnunu Felix'in feromon bezine bastırmış ve derin bir nefes çekmişti içine. O kadar güzeldi ki... kelimelerle anlatamazdı.

Felix ise Hyunjin'in sıcak nefesini her boynunda hissettiğinde giderek daha da hassaslaşıyordu. Ama aynı zamanda da güvenli kolların arasından çıkmak istemiyordu. Keşke hep burada kalabilse.

Delta istemeden de olsa yavaşça geri çekilmiş ve baş parmağı ile yumuşak yanağı okşamıştı.

H: "Gardenya sen kokuyor Felix.."

Felix sarılmanın verdiği utancın üstüne bir de bu eklenince kızarmış yanaklarını saklamak için başını önüne eğmişti. Bu yeni tattığı hissler kalbine hiç iyi gelmiyordu.

H: "Utanınca daha tatlı oluyorsun"

Hyunjin büyük eli ile Felix'in narin elini kavramış ve mutfağa doğru yürümüşlerdi birlikte. Yemek masasına oturduklarında ilk konuşan delta olmuştu.

H: "Felix dışardayken ne gibi durum olursa olsun beni tanımıyormuşsun gibi davran"

Vita parlayan gözlerini deltaya çevirmiş ve sorgulayan bakışlarla cümleyi anlamaya çalışmıştı.

F: "Nasıl-"

H: "Sadece dediğimi yap Felix. Bu senin iyiliğin için"

Felix daha fazla sorgulamadan başını onaylar anlamda sallamıştı. Şu an bunu düşünecek durumda değildi. Kalp atışları hala çok hızlıydı..

...

"Komiserim sabahtan beri birisi 155 hattını meşgul ediyor. Komiser Jisung'a ulaşmalıyım diyor artık durduramıyoruz"

Odaya giren polis elindeki kağıda yazılı olan numarayı Jisung'un masasına bırakmıştı. Jisung ise duydukları karşısında şoka uğramıştı.

Bir hafta önce Minho tekrar Jisung'u çağırdığında artık Jisung numarasını değiştirmişti. Minho numarasını sorunca da 155 demiş geçiştirmişti. Arayacağını aklının ucundan dahi geçmiyordu.

Ama aşık olduğu adamın deli olduğunu da her defasında unutuyordu.

J: "Tamamdır ben hallederim. Kendisi akıl hastası da şikayette bulunmayın"

Polis başını onaylar anlamda salladıktan sonra odadan çıkmıştı.

Sigma çok beklemeden derin bir nefes almış ve kapıttaki numarayı tuşlamıştı. Ki zaten telefonun açılması bir saniye bile dürmemişti.

M: "Seni çok özledim Jisung. Karakolun önündeyim"

J: "Ben senin için sadece ağır suçlarını çözen ve seni tatmin eden sex oyuncağın mıyım Minho?"

M: "3 saniye içinde ya çıkarsın ya da ben dalarım karakola"

Jisung yüzüne kapanan telefonlar yerinden fırlamıştı karakoldan çıkmak için. Biliyordu Minho' un aklına estiği her şeyi yapacağını.

Sigma nefes nefese kapıdan çıktığında yüzüne soğuk rüzgar çarpmıştı ama bu hava yüzünden değildi aşık olduğu adamı her gördüğünde böyle oluyordu.

___________

Kaos kokusu aldım sanki

İnsta @\keenblues

Bölüm sonu

14 yorum