İçeriğe geç

Mr. Mafia (Omegaverse)

Bölüm 12 · 6 dk okuma

Mr. Mafia (Omegaverse)

Bölüm 12

Senin için 🦋

İyi Okumalar 🦋

________

Felix, Hyunjin'e cevap vermemişti, verememişti. Bir karar vermek onun için o kadar zordu ki. Nasıl bir anda hayatına giren birisiyle aynı evde kalmayı kabul edebilirdi ki? Ya da kimsezi bir şekilde dışarıda kalmayı.

İki seçim de küçük vita için yeterince zordu. O yüzden Felix, bir cevap vermemişti ve Hyunjin de cevap aramamıştı. Onun gözlerinden anlıyordu her şeyi. O yüzden bir şey demeden Felix'i Banyoya göndermişti.

Aynı doktorun dediklerini yapmalı ve ruh eşinin hasta olmasına izin vermemeliydi.

Felix onun için hazırlanan sıcacık su ile dolu miss gibi kokan köpüklü küvette ne kadar süre zaman geçirmişti bilmiyordu ama parmak uçları artık buruşmaya başlamıştı.

Biraz saha suda kalırsa uyuyacaktı o yüzden işlerini bitirmiş ve onun için hazırlanan kuru kıyafetleri giyinmişti.

Üzerindekilerin markasına bakılırsa kessinlikle pahalıydılar. Felix bunların parasını çalışıp ödemeyi de aklının kenarına not etti. Hyunjin'e her şeyi geri ödeyecekti.

...

"Efendim evi de iş yerini de adamlarımız aradı. Hiçbir yerde yok. Ama bulmaya çalışacağız"

H: "Bir daha o şerefsizi bulmadan beni arama!"

Delta konuşurken sıktığı telefonunu konuşma bittikten sonra koltuğa fırlatmış ve sigarasını alarak balkona çıkmıştı.

Felix'in vücudundaki her yaradan babasının sorumlu olduğunu biliyordu. Hem hareketlerinden anlamıştı hem de kurdu Felix'in kurduyla iletişimde olduğu için.

O adamı bulmak ve üzerinde farklı deneyler yapmak istiyordu. Parçalarına ayırmak, her parçasının kendi gözleri önünde doğramak istiyordu. Ama adam hiçbir yerde yoktu.

Bu durum deltayı daha da çıldırtıyordu. Uzun süredir uyanık olmayan kurdunun şu an eşi için uyanık olması Hyunjin'i daha da vahşi durumlara sürüklüyordu.

Sakinleşmek için sigarasını yaktı ve dolgun dudakları arasına götürdü Hyunjin. Derin bir nefes aldı, zehirli dumanları ciğerine çekti.

F: "Şey..."

Hyunjin elindeki zehire o kadar çok kaptırmıştı ki kendini küçük vitasının balkona gelişini bile duymamıştı.

Üstelik duman kokusu yüzünden Felix'in masum kokusunu da alamamıştı. Delta tüm sinirini sigaradan çıkarmak istercesine balkonun duvarına bastırarak söndürmüş ve aşağı atmıştı.

Felix, aldığı yoğun duman kokusu yüzünden yüzünü buruşturmuştu. O bu kokuya dayanamazken başkaları dumanı nasıl içine çekiyordu hiç bilmiyordu.

H: "Hadi gel Felix içerde konuşalım soğukta durma"

Delta, elini vitanın sırtına yaslamış ve hafifce iterek yürümesini sağlamıştı. İçeri girdiklerinde geniş koltuğa oturmuş ve Felix'e de oturması için yanındaki boşluşu pat patlamıştı.

Felix ise iki elini önünde birleştirerek koltuğun bir köşesine bırakmıştı kendini.

Vita her kıpırdadığında vücudunun bebeksi kokusu, yeni yıkandığı için tatlı şampuan kokusu ve yeni kızgınlıktan çıktığı için durmayan Gardenya kokusu Hyunjin'i çıldırtıyordu.

Sadece kokusu onu bu hale getiriyorsa, gerisini düşünemiyordu. Daha doğrusu düşünmemeye çalışıyordu.

"Efendim siparişleriniz geldi"

H: "Masanın üzerine getirin hepsini"

Daha Felix lafını söyleyemeden iki orta boy koli önlerindeki sehpanın üzerine bırakılmıştı.

H: "Aç bakalım onlar senin için"

Vita merakına yenik düşmüş ve ayağa kalkarak kutunun kapağını kaldırmıştı. İçinde gördüğü kitaplar ise onu şaşırtmaya yetmişti.

Titreyen elleri ile kitap yığınına uzanmış ve tek tek kitapları eline alarak incelemişti. Her yeni kitaba baktıkça gözleri biraz daha doluyordu.

Üniversitesi yeni başlamıştı. Her şeyin başındaydı ve çalışıp alacaktı bu kitapları ama şu an hayalini kurduğu doktorluk ile ilgili tüm üniversite kitapları önündeydi resmen.

Anatomi kitabını eline aldığında sınıfta herkesin kitaptan işlediğini kendisinin ise durmadan hocanın dediklerini not aldığını hatırladı. Herkesin kitabı vardı ama Felix hocanın dediklerini atlamadan not almalıydı.

Çünkü onun kitabı yoktu. Ve şimdi hepsi önündeydi. Sarışın olanın gözünden bir damla yaş kitabın üstüne düştüğünde Hyunjin de ayağa kalkmıştı.

H: "Eğer bir eksik varsa hemen söyleyeyim getirsinler"

Felix bir şey demeden diğer kutuya uzanmış ve onun da kapağını açmıştı. Bu sefer ise vitamızı her türlü kırtasiye ürünleri karşılamıştı ve en kenarda da bir bilgisayar.

Bunların hepsi.. hepsi gerçek olamayacak kadar güzeldi.

Küçük beden daha fazla kendini tutamamış ve ağlamaya başlamıştı. Asla sesli bir şekilde ağlamazdı. Hep gözlerinden durmadan yaşlar akardı ama küçük bir ağlama sesi bile çıkarmazdı.

Hyunjin ellerini zarif omuzlara koymuş ve Felix'in kendisine bakmasını sağlamıştı.

H: "Senin eşyalarını almaları için adamlarımı gönderdim ama ev boştu. O adam evi boşaltmış ve kaçmış. Bak eğer senin için önemli eşyalarsa bulmalarını söyleyeyim. Ağlama artık"

Felix başını iki yana sallamış ve göz yaşlarını durdurmaya çalışmıştı.

F: "Benim hiç kitabım yoktu ki. Bilgisayarım da. Hep kütüphane bilgisayarında yapıyordum ödevlerimi"

Hyunjin sağ elini kaldırmış ve sarı, yumuşak tutamları okşamıştı. Felix ise kollarını iki yana açmıştı, deltasına sarılmak için ama hemen vazgeçmiş ve indirmişti.

F: "Çalışıp hepsini sana geri ödeyeceğim söz veriyorum"

H: "Önce üniversite bitireceksin. Doktor olunca çalışıp ödersin"

Delta, böyle bir şey yapmayacaktı ama şu an küçük çilli kedisinin içini rahat ettirmek istiyordu. Felix hızlı hılzı başını onaylar anlamda salladığında, Hyunjin isteğine ulaşmıştı.

...

Zaman Hyunjin ile birlikte hızlı geçiyordu. Felix sanki Hyunjin'den önceki hayatını unutmuş gibiydi. Sanki ondan önce hiçbir şey, hiç kimse yokmuş gibi.

Hyunjin'in aldığı kitaplar sayesinde Felix'in dersleri daha da iyiye gidiyordu. Delta durmadan vitasını beslediği için yanakları bile şişmeye başlamıştı.

Felix için hayat bu son bir ay içinde yeniden başlamıştı resmen. Hyunjin hep onunla ilgileniyordu. Hatta gece uyumadan önce gelip Felix'in saçlarını okşuyor ve öpücük vermeden gitmiyordu.

Delta vitasının uyuduğunu zannediyordu ama küçük vita eşinin öpücüğünü hatırlamak için geç uyuyor, uyuyormuş numarası yapıyordu.

Üniversitede bazı sorunlar yaşamaya devam etse de Hyunjin tüm sorun yaratanları cezalandırıyordu.

Hyunjin için de hayat değişmişti. Her gün eve geliyor, Felix ile birlikte olmak için her sabah kahvaltı yapıyor ve akşam yemeklerini kaçırmıyordu.

Kurdu da hayata yeniden dönmüş, Hyunjin ile iletişimine tekrardan başlamıştı...

Sonunda ilk dönem bitmek üzereydi ve Felix her gün final sınavına giriyordu. Bu yüzden durmadan ders çalışıyordu. Hyunjin salonun ortasında enerji topu gibi gezen sarışın civcivini şu sıralar göremediği için baya sinirliydi. Tüm sınav sistemini yıkmak istiyordu.

Bugün de Felix için en zorlandığı dersin sınavı vardı ve çok gergindi. Hyunjin arabayı kullanırken Felix durmadan kendi kendine tekrar yapıyordu.

F: "Hyunjin ya geçemezsem sınavı?"

H: "Tekrar çalışır bütünleme sınavına girersin üzme kendini bu kadar."

Vita biraz da olsun rahatlamıştı ama çok istiyordu bu sınavdan da yüksek puan almayı. Her defasında yüksek puan aldığında Hyunjin vitası ile gurur duyuyordu ve küçük vita bunu hissediyordu.

Bu hiss o kadar çok hoşuna gitmişti ki her sınavdan yüksek puan almak istiyordu. Hem deltası ona bu başarıları için hediye alıyor daha da heveslendiriyordu.

Delta arabayı üniversite otoparkına parkettikten sonra Vitaya taraf dönmüş ve yüzüne dağılmış sarı tutamları geriye etmişti nazikçe.

H: "Sana güveniyorum"

Felix başını onaylar anlamda sallamış ve çantasını alarak arabadan inmişti. O sınava yetişirken Hyunjin'in de halletmesi gereken işleri vardı.

...

"Efendim sizi arabada bekliyor"

Koruma arabanın kapısını açtığında Hyunjin, arabaya yaklaşmıştı binmek için.

F: "Hyunjin"

Kulağına dolan tanıdık ses ile kaşlarını çattı ve arkasına döndü. O sırada kendisine doğru koşan vitasını gördüğünde gözlerini kocaman açtı.

Felix parlak gülümsemesi ile Hyunjin'e doğru koşuyordu. Sırtındaki çantasını düzeltmiş ve kollarını açarak Hyunjin'e sarılmak için koşuyordu.

Felix şu an çok tatlı gözüküyordu ve delta ondan gözünü alamıyordu. Ama sonunda kendine gelmiş ve korumasına uyarıcı bakış atmıştı. İşini anlayan adam artık tamamen yaklaşan Felix'in kollarından tutmuş ve oradan uzaklaştırmıştı. Küçük beden ne olduğunu anlayamamıştı bile..

"Hwang yeni oyuncağın güzelmiş, hem de çok güzel"

Hyunjin arabaya biner binmez duyduğu ilk cümle onu delirtmeye yetmişti bile.

H: "O çocuğun kim olduğunu bilmiyorum biz asıl konumuza geçelim"

Adam nefesini vererek alaycı bir şekilde gülümsemiş ve şoföre gitmesi için işaret vermişti.

___________

Zarttiri zort zort. Mafya kurgusu niye yazdım? Aklımdaki tüm kaosları bu kitaba işlemek için. Tşk.

Gelecek bölüm bir yakınlaşma seziyorum gibi. Sizler?

Bölüm sonu

22 yorum