İçeriğe geç

Mr. Mafia (Omegaverse)

Bölüm 15 · 6 dk okuma

Mr. Mafia (Omegaverse)

Bölüm 15

Çok acıyor 🦋

İyi okumalar 🦋

________

Etraflarındaki gözlerin hepsi onların üstünde olduğu için alfalar Felix'i kolundan tutmuş ve sandalyeden kaldırarak yemekhaneden çıkarmışlardı.

Vita onlara karşı çıkmadan yürüyordu beyni tüm algılarını kapatmıştı canı çok yanıyordu tüm vücudu alev almış gibiydi. Yürüdüğünde bile kasıkları ağrıyordu.

Alfaların ne konuştuğunu veya etrafında kimlerin olduğunu, şu an nereye gittiklerini hiç bilmiyordu duyabildiği tek ses kendi ağlama sesleriydi.

Kendisi için ağlamayı bırakmıştı artık. Bunun için çok ağlamıştı. Şu an ağlama nedeni Hyunjin'di. Ona mı kızgındı yoksa kendine mi hiç bilmiyordu. Eğer şu an yanında olsaydı başına bunlar gelmezdi.

Hayır aslında Vita'nın yaşadıkları kızgınlık değildi, korkuydu. Başına ne gelecekti bilmiyordu ama bu haldeyken bile Hyunjin'i düşünüyordu. Hayatındaki tek değer verdiği kişi oydu, onu da kaybetmek istemiyordu.

Felix yüzüne soğuk hava çarpmasıyla kendine gelmiş ve çoktan binadan çıktıklarını, üniversitenin bahçesinde olduklarını anlamıştı.

...

Hyunjin, kurdunun acı çekmesi ile yürüttüğü toplantıyı yarım bırakmış ve arabasına doğru ilerlerken Changbin'i aramıştı.

H: "Üniversiteye Felix'i almaya git. Sınavda veya derste olması umrumda değil"

Changbin daha neye uğradığını anlamadan telefon kapanmıştı ama hiç zaman kaybetmeden evden çıkmıştı bile.

Delta kurdunun durmadan acı çekmesi ile giderek daha fazla endişelenmişti. Ruh eşi ciddi bir yara almış olabilir mi diye düşünemeden edemiyordu.

Şu an şehir merkezine çok uzaktı ve trafiği de düşünürsek oraya varması ne kadar sürerdi bilmiyordu. Tek umudu Changbin'in daha erken varması ve Felix'in iyi olmasıydı.

Kessinlikle onu yalnız göndermemeliydi. Bunu neden yapmıştı bilmiyordu. Hatta en başında Felix'in üniversite kaydını başka yere aldırmalıydı. Bu üniversite ona uygun değildi.

Hyunjin kalbine giren sancı ile araba hızını daha da yükseltmişti. Felix'in canını bu denli yakan her ne ise canlı, cansız hiç farketmez kessinlikle gerekirse o üniversiteyi bile yakacaktı.

...

"Çocuklar ne bu hal nereye gidiyorsunuz?"

Vita tanıdık ses duyduğunda ve durduklarını anladığında ağrıdan iki büklüm olan vücudunu dikleştirmiş ve başını kaldırmıştı. Karşısında hocasını gördüğünde ise ne zamandır tuttuğunu bilmediği nefesini bırakmış ve derin bir nefes almıştı.

"Felix iyi misin?"

Hoca Felix'in tüm kızarmış yüzünü gördüğünde endişelenmişti. En sevdiği öğrencisiydi bu vita. Ona zarar gelmesini istemezdi.

"Hocam arkadaşımız rahatsız olmuş onu evine kadar bırakmamızı rica etti"

Felix tam ağzını açıp konuşacakken kolunu sıkan el ile açtığı ağzını geri kapatmıştı. Hoca ise kesinlikle bir şeylerin ters gittiğini anlamıştı çoktan. Bu vitayı üç başıboş alfa ile göndermek istemiyordu.

"O zaman arkadaşınızı revire götürelim. Eve gitmesi tehlikeli"

Hoca elini Felix'e uzatacakken üçüncü alfa hocanın önüne geçmiş ve konuşmuştu.

"Hocam sevgilim şu an kızgınlıkta ve evine götürmek istiyorum arkadaşlarımın yardımıyla. Vita olduğu için kızgınlığını pek kolay atlatamıyor"

Vita, daha fazla dayanamamıştı. Vücuduna giren ağrılar, kolunu sıkan kollar, boş boş dönen muhabbetler ve üstüne bir de yalandan sevgili konusu. Artık gerçekten yorulmuştu.

Vücudunda bulduğu son güç kırıntıları ile iki kolunu da sert bir şekilde aşağı doğru çekmiş ve alfaların elinden kurtulmuştu. Ama güçsüz ve boşlukta olan bedeni daha fazla ayakta duramamış ve kalçası üstüne düşmüştü Felix.

Zaten ağrıyan vücudu düşmenin verdiği etki ile daha da kötü hale gelmişti. Vita tuttuğu hıçkırıklarını bırakmış ve sesli bir şekilde ağlamaya başlamıştı.

CB: "Çekilin!"

Changbin koyu gözleri ve kurt sesi ile bağırdığında tüm baskınlığını kullanmıştı ki alfaların ve hocanın olduğu yerde kitlenmesi bunu gösteriyordu.

CB: "Çekilin dedim size"

Delta yerde outmuş dizlerini kendine çeken vitaya yaklaşmış ve iyi olduğunu kontrol etmek için dizlerinin üstüne çökmüştü.

CB: "Felix iyi mi-"

Changbin elini Felix'in dizine koyup onu kontrol etmek isterken Felix yerdeki bedenini biraz daha geriye armıştı.

F: "Dokunma"

Delta hemen elini çekmiş ve dizlerini daha çok kendine çeken küçük bedeni biraz daha dikkatli süzmüştü.

Changbin ayağa kalktığı gibi bahçenin ortasında delta baskısı ile dikilen alfalardan birinin yüzüne yumruk geçirmişti. Alfa'nın burnundan kırılma sesi gelir gelmez yüzü kana bulanmıştı zaten inlemeler eşliğinde yere düşmesi de çok sürmemişti.

Delta vurduğu alfanın konuşamayacağını anladığında yerdeki bedene tekme attıktan sonra diğer alfanın yakasından tutmuş ve sallamaya başlamıştı.

CB: "Ne yaptınız!"

Alfa aval aval bakıyordu delta o kadar baskı uyguluyordu ki kimse konuşamıyordu, yoğun baskı altında eziliyorlardı. Kimsenin bir şey dememesi yerde oturan Felix'in giderek daha çok ağlaması onu daha çok sinirlendiriyordu.

Delta ellerini aniden alfanın yakasından çekmiş ve belindeki silahı tek hamlede eline almış ve alfanın alnına yaslamıştı. Alfa ise korkusundan hıçkırmaya başlamıştı.

CB: "Ne yaptınız!"

Başına silah dayanan alfa titremekten konuşamayacak duruma gelmişti. Bu yüzden diğer alfa can korkusuyla kekeleyerek konuşmuştu.

"Azdırıcı ver-verdik"

H: "Ne?"

Gelir gelmez duyduğu cümle ile Hyunjin konuşan alfanın yüzüne yumruğunu indirmişti. Ama şu an önemli olan yerde ağlayan eşiydi.

Hyunjin hemen Felix'in yanına gitmiş ve iki dizinin üstüne çökmüştü. Vita ise dizlerini karnına çekmiş yüzünü de dizlerine yaslamış çökmenin eşiğine gelene kadar ağlamıştı.

H: "Bebeğim?"

Felix sert bir şekilde dizine bastırdığı başını kaldırmış, ateş ve ağlamanın verdiği etki ile kırmızı gözlerini Hyunjin'e dikmişti.

F: "Hyunjin"

Vita tekrar ağlamaya başlamadan önce iki kolunu da Deltasının boynuna dolamış ve sıkıca sarılmıştı. Hyunjin ise hiç beklemeden kolları arasında küçücük kalan bedeni sıkıca sarmalamıştı.

H: "İyi misin?"

Felix, Hyunjin'in boynuna gömdüğü başını iki yana sallamıştı yavaşça. İyi değildi hem de hiç iyi değildi.

F: "Çok acıyor"

Vita başını tekrar eşinin boynuna gömerken kasıklarını da deltasına bastırmıştı. Hyunjin ise durumun ciddiyetini yüksek ateşten yanan sıcak vücudu kollarına aldığında anlamıştı zaten.

H: "Geçecek bebeğim"

Hyunjin, Felix'i daha sıkı sarmış ve ayağa kalkmıştı. Korumaların çoktan dört taraflarını da sardığını gördüğünde Changbin'e başı ile gidelim diye işaret etmişti.

Arabanın yanına vardıklarında Hyunjin dönmüş ve arkasından hızlı adımlarla gelen Changbin'e bakmıştı.

H: "Alfaları nereye götüreceğini biliyorsun. Minho'ya ulaşamıyorum onu bul ve halletmesini söyle"

Changbin başı ile patronunu onayladığında, Hyunjin arka koltuğun kapısını açmış ve kucağındaki Felix'i oraya bırakmak için eğilmişti. Ama vita kollarını daha sıkı dolamıştı eşinin boynuna, elleri ile deltasının saçlarını sıkmıştı.

F: "Bırakma lütfen"

Delta kucağındaki bedeni tekrar sıkıca sarmıştı.

H: "Asla bırakmam ki"

CB: "Arabayı ben kullanayım"

Kucağındaki vita ile arka koltuğa oturduktan sonra Changbin de ön koltuğa geçmiş ve beklemeden arabayı çalıştırmıştı. Changbin'in eşi vardı ve şu an Felix'in salgıladığı feromonlar onu etkilemiyordu. Bu yüzden Hyunjin'in içi rahattı. Şu an odak noktası kucağında kıvranan bedendi.

H: "Seungmin'i ara"

Changbin yine saniyeler içinde Seungmin'i aramış ve telefonu arabanın hoparlörüne bağlamıştı.

S: "Alo"

H: "Azdırıcı etkisini öldüren bir ilaç söylemek için üç saniyen var"

S: "Sex"

Seungmin neye uğradığını bilmiyordu ama ona sorulan soruya anında aklına gelen ilk çözümle onaylamıştı ki zaten çözüm de buydu.

H: "İlaç yok mu Seungmin"

Changbin şu an patronunun da iyi olmadığını hem telaşlı olduğunu da anlıyordu. O yüzden kendisi konuşmaya başladı.

CB: "Felix, Vita, azdırıcı içirmişler çok fazla ateşi ve ağrısı var acil çözüme ihtiyacımız var"

Changbin konuştuğunda Hyunjin başını koltuğa yaslamış ve kucağındaki bedenin sırtını okşayarak derin bir nefes almıştı.

S: "Hangi azdırıcı? Kaç doz? Büyük bir şey değilse bastırıcı ile geçer"

Arabayı kullanan delta, arka koltukta nefes nefese kalmış deltaya dönmüştü cevap için ama ikisi de cevabı bilmiyorlardı.

Hyunjin başını yasladığı koltuk başlığından kaldırmış ve dudaklarını göğsüne sığınan Vitasının kulağına yaklaştırmıştı.

H: "Bebeğim hangi ilaç olduğunu biliyor musun? Ya da kaç doz kullanıldığını?"

F: " üç.. doz"

Felix, az çok kendindeyken duyduğu bilgileri Hyunjin'e aktarmıştı şu an tek istediği vücudunun rahatlamasıydı.

Seungmin ise kısık olmasına rağmen Felix'in sesini duymuştu, arabadaki herkes duymuştu ve ortam sessizliğe gömülmüştü... saatler gibi süren bir sessizliğe hem de.

S: "Şimdilik rahatlamasını sağla. Midesi için ilaç vermem gerekiyor üç döz vücuttan zor atılır midesini temizleyelim"

___________

its done are you ready yey yey yee

Şu sıralar yazdığım bölümleri sevmiyorum mental çöküşteyim 😭

İnsta @\keenblues

Çiçeğimm 🌺

Bölüm sonu

15 yorum