Kim bilebilirdi ki böylesine yeni bir hikayeye başlayıp her gün okurlarıma yeni bölüm atmak için çaba sarf edeceğimi...🥹
Ufak bir hatırlatmada yapmam lazım şu an sizlere; Bazı zamanlar, hikayem hakkındaki haberler okurlarıma daha hızlı ulaşsın diye 6-6.5 ep tarzında bölümler atabilirim buraya.
Bu arada sizlere şöyle bir şey söylemem lazım sevgili okurlarım; Bölümün son cümlesini okuduktan sonra ister istemez merak ediyor olabilirsiniz "Bir Koreli nasıl yeşil gözlü olur?" Diye.
Olabiliyor aslında bu tarz şeyler, çünkü bu hikayede Minho Fransız-Kore melezi. Babasını eğer yeşil gözlü, annesini de kahverengi gözlü sayalım. Sonuç olarak, erkekler genellikle babaya çeker ve Minho bu sayede yeşil gözlü doğmuş.
Asya ülkelerinde, genellikle çekik gözlü insanların hepsi kahverengi gözlü olur. Fakat Minho, daha çok babasına benzediği için siyah saçları ve yeşil gözleri var.
Ve eğer konuyu Malezyalı Jisung'a da getirirsek, bazı yerlerde aslında Jisung, Minho'yu anlamadığı için Minho'nun ona söylediği cümleye ters bir şekilde cevap verebilir. Örnek olarak;
"Bugün beraber alışverişe gidelim mi? Dolap boş. "
"Evet, bugün bir şeyler sipariş edelim. Dürüst olmak gerekirse, açım. "
Minho ve Jisung İngilizce konuşarak anlaşıyor, ancak Jisung'un İngilizcesi ve Minho'nun ingilizcesi arasında çok fark var. Minho "British English" konuşuyor; Han ise American English'i konuşuyor.
Hikaye içinde Jisung ve Minho'nun birbirlerine söyledikleri şeylerin tam tersi olmasının sebebi bu.
Hikaye hakkında açıklamalarımı da yaptığıma göre, ben kaçar o zaman.
Şimdiden keyifli ve güzel okumalar, benim biricik okurlarım 😻✨.
