İçeriğe geç

Moira

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Moira

Bölüm 4

İlk çağrı

Ben mi deliriyordum, insanlar mı yalan söylüyordu bilmiyordum. Çünkü adam tam karşımdaydı.

Tam Liora'ya adamı gösterecektim ki herkes birden çığlık atmaya başladı. Kaçacak yerleri yokmuş gibi bir oraya, bir buraya koşuyorlardı. Ben de arkamı dönüp baktığımda insanların neden kaçtığını anladım.

Vampirler buradaydı.

Daha önce hiç vampir görmemiş olmama rağmen onların vampir olduğunu hemen anlayabiliyordun. En az iki metre boyundaydılar, yapılı vücutları vardı ve baştan aşağı siyah kıyafetler giyiyorlardı. Zaten "Biz vampiriz!" diye bağırmalarına gerek bile yoktu.

Liora elimi tuttu ve beni de peşinden sürükleyerek bir oyuncak tezgâhının arkasına götürdü. Eliyle ağzımı kapattı, sonra da bana susmamı işaret etti.

Sanırım şoktaydım. İlk defa bir vampiri canlı görüyordum. Ama asıl konu bu değildi. Sanki bu anı daha önce yaşamıştım. Sanki o vampirleri daha önce görmüştüm. Neden böyle hissediyordum?

Kalbim kendi kendine hızlanıyordu. Korkudan değil... Adını koyamadığım başka bir şeyden.

Liora başını yavaşça tezgâhın üzerinden uzatıp onlara baktı. Ben de cesaretimi toplayıp aynı şeyi yaptım.

Meydanın tam ortasında durmuşlardı. Bir adam öndeydi, diğerleri arkasında. Yaklaşık yirmi kişiydiler.

Bir adamın sesini duyduğu anda başını çevirdi. Koşmadı. Yürümedi. Göz açıp kapayıncaya kadar adamın yanındaydı. Sanki bulunduğu yerden silinmiş, başka bir noktada belirmişti.

İşte şimdi gerçekten korkmuştum.

Yaşlı bir pazar satıcısını ensesinden tutup tek eliyle havaya kaldırdı. Adamı tanıyordum ve yüzündeki korkuyu görebiliyordum.

Sonra o buz gibi sesi duydum.

"Burada mı yaşıyorsun?"

İçim ürperdi.

Neden böyle hissediyordum? Onu zaten tanıyor gibiydim. Ama bu mümkün değildi. Onu hayatımda ilk defa görüyordum.

Yaşlı adam korkuyla başını salladı. Konuşamayacak kadar korkmuştu.

Vampir hafifçe gülümsedi. Sanki insanların korkması hoşuna gidiyordu.

"Kahverengi saçlı ama güneşte sarıya dönüyor... Beyaz tenli, yeşil gözlü. Bu köyde yaşıyor. Bana o kızın adını ver."

Siktir.

Tarif ettiği kişi bendim.

Liora bana baktı. O da en az benim kadar şok olmuştu.

Korkuyla yaşlı adama baktım. Ne olur benim adımı verme...

Adam cevap alamayınca yaşlı satıcıyı sertçe sarstı.

"Cevap ver!"

"A... Alyeska..."

Hemen tezgâhın arkasına iyice çömeldim.

Olamaz... Olamaz...

Kaçmamız gerekiyordu. Hemen gitmeliydik.

Sonra yine onun sesini duydum.

"Nerede bu kız?"

"Buradaydı... Arkadaşıyla birlikte buradaydı..."

Birinin yere düştüğünü duydum. Muhtemelen yaşlı adamı bırakmıştı.

"Her yere bakın. Kızı bulun."

Liora'ya baktım. Korkusu yüzünden okunuyordu.

Fısıldadım.

"Gitmemiz gerek, Liora."

Gözleri dolmuştu. Yanağındaki yaşları titreyen ellerimle sildim.

"Hayır... Hayır, Liora. Gitmeliyiz. Yoksa bizi bulurlar."

Onların seslerini duyabiliyordum. Tezgâhları deviriyor, ormana doğru bakıyor, saklanabilecek her yeri arıyorlardı.

Liora'nın elini tuttum.

"Hadi... Lütfen."

Başını sessizce salladı.

Eğilerek ormana doğru ilerledik. Karanlığa girer girmez ayağa kalkıp koşmaya başladık.

Normalde yirmi dakikada geldiğimiz yolu korkudan iki ya da üç dakikada koşmuştuk.

Sonunda evimizin önüne geldik.

Nefes alamıyordum. O kadar hızlı koşmuştuk ki kalbim göğsümden çıkacak gibiydi.

Kapıyı yumrukladım.

Annem kapıyı açar açmaz bana baktı.

"Alyeska, kapıyı mı kıracaksın?"

Hiç cevap vermeden içeri girdim. Liora'yı da içeri çektim ve kapıyı kilitledim.

"Anne, içeri geçin. Çabuk!"

Annem telaşlı hâlimizi görünce bir şey olduğunu anladı ve hemen salona geçti.

İçeri girdiğimizde babam oturmuş bir şeyler içiyordu.

"Vampirler buradaydı... Şenlikteydiler."

Annemin gözleri büyüdü. Bir anda ayağa kalktı.

"Ne... Ne diyorsun sen, kızım?"

Babamın yutkunuşunu hepimiz duyduk. Korkuyla anneme baktı.

"Beni arıyorlar."

İkisinin de bakışları bana döndü.

Annemin gözleri yaşlarla doldu.

"Beni tarif etti, anne. Beni nereden tanıyor?"

"Ben... Ben yemin ederim böyle olacağını bilmiyordum."

Babam ayağa kalktı. Anneme sarılıp kulağına bir şeyler fısıldadı.

"Neyin böyle olacağını bilmiyordun, anne?"

Babam annemi kolundan tutup yatak odasına götürdü.

Kapının kapanma sesiyle olduğum yerde kaldım.

Şaşkınlıkla Liora'ya döndüm.

"Dışarıda vampirler beni arıyor. Annemle babam ise kendilerini odaya kapatıyor. Gerçekten mi?"

"Alyeska... Belki de aradıkları kişi sen değilsindir."

"Keşke öyle olsa. Ama benden başka bu özelliklere sahip kim var ki bu köyde?"

Liora cevap veremedi.

Haklıydım.

"Liora... Burada bir şey dönüyor. Ben... Sanki o adamı tanıyorum. Daha önce gör..."

Cümlemi tamamlayamadım.

Kapıya öyle sert vuruldu ki ikimiz de yerimizden sıçradık.

Birbirimize baktık.

Tekrar vuruldu.

Bu kez darbenin şiddeti bütün evi titretti.

Sonra o buz gibi sesi duydum.

"Alyeska."

Bölüm sonu

6 yorum