İçeriğe geç

MİRASA SIĞMAYAN AŞK

Bölüm 3 · 2 dk okuma

MİRASA SIĞMAYAN AŞK

Bölüm 3

Sevmek Günah mi?

Caddy’nin içinden Kadir inmedi o gece. Araba köy girişinde durdu, sonra sönük bir far gibi kayboldu. Fadime, içten içe hissetti... "Geldi. Ama inemedi." İçindeki o yara, gece gibi büyüyordu. Ne ışık sızıyordu içine, ne de zaman iyileştiriyordu. Kübra ise Yusuf’un bıraktığı notu hâlâ ceketinin cebinde taşıyordu. Her sabah elini cebine atıyor, kağıda dokunuyor ama açmıyordu artık. Çünkü açtıkça canı yanıyordu. O gün, köy meydanında karşılaştılar. Yusuf’un gözleri daha yorgundu, omuzları biraz daha düşük. Ama hâlâ o eski Yusuf’tu: dik yürüyen, sokaklara başı yukarı bakan... Sadece içi dağınıktı artık, tıpkı saçları gibi. Kübra yaklaştı. “Geldin.” Yusuf başını eğdi. “Gelmem gerekirdi.” Kübra gülümsedi, ama kırık bir gülüştü. “Sen hep gerekince geliyorsun. Ben hep özleyince bekliyorum.” İkisi de sustu. Ortadaki sessizlik nefretten değil... içlerinde hâlâ sönmeyen bir sevgiden doğmuştu. Ama sevgiyi taşımak, bazen sevmekten daha zordu. Fadime o gün aniden Kadir’i gördü. Kadir, fırının önünde elinde bir çay bardağı... gözleri Fadime’nin üzerine takıldı. Zaman bir saniye sustu. Kalabalık vardı ama o an sadece onlar vardı. Kadir gözlerini kaçırmadı bu defa. “İyi misin?” Fadime’nin boğazı düğümlendi. “İyiyim...” dedi. Ama sesi onu ele verdi. Kadir çayı masaya koydu. “Ben iyi değilim.” İkisi de sustu. Çünkü bazı cümleler, susunca daha derin anlaşılır. Ama sonra Kadir devam etti: “Evlenmek... sadece evli olmakla ilgili değilmiş. Ben her sabah başka birinin uyanışıyla başlıyorum ama her gece senin hayalinle uyuyorum Fadime.” Fadime'nin gözlerinden yaşlar süzüldü. “Bunu bana söyleme Kadir. Çünkü senin yerin bende bir dua. Ama o dua şimdi günah oldu.” İkisinin ortasında koca bir haramlık durmuştu artık. Ailelerin öfkesi, mirasın bıraktığı düşmanlık, yanlış zamanlar ve sustukları her şey… O gece Kübra, Yusuf’un evinin önüne gitti. Kapıyı çaldı. Yusuf açtı. Kübra hiçbir şey demedi. Sadece mektubu verdi. “Bu bende kaldı. Artık sende kalsın.” Yusuf mektubu açmadan baktı Kübra’ya. “Gideyim mi?” Kübra gözlerini kaçırmadan cevap verdi: “Sen zaten hiç kalmadın ki…” Bölümün sonunda herkes bir şey kaybetti. Kadir kalbini, Fadime duasını, Yusuf umudunu, Kübra sabrını… Ama hayat bazen kaybetmekle başlar. Fadime ailesine karşı mı gelecek? Kadir evliliğini bitirmeyi düşünecek mi? Kübra ve Yusuf yeniden yollarını çizecek mi? . Köyde ilkbahar başlamıştı. Ama Fadime’nin içi hâlâ kıştı. Her sabah gözünü açtığında aklından geçen ilk cümle hep aynıydı: “Benim sevdam neden günah oldu?” Kadir köyde daha çok görünmeye başlamıştı. Evliydi evet, ama artık sessizdi. Ne sokaklarda kahkaha atıyor, ne arabasının sesini yankılatıyordu. Onun yerine köyün mezarlığına gidiyordu sık sık. Çünkü orada, dedesinin başucunda sessizce oturup soruyordu kendine: “Bize bu miras neyi bıraktı? Mal mı, yoksa yalnızlık mı?” Bir gün, Kadir’in eşi köy meydanında Fadime’yle karşılaştı. Kadının gözleri doluydu ama sesi sakindi: “Ben seni biliyordum.” Fadime, gözlerini kaçırdı. Kadın devam etti: “Onun kalbinde bana hiç yer açılmadı. Ama senin adınla doluydu. Ve ben her sabah o kalbin kıyısında uyanmaya çalıştım.” ....

Bölüm sonu

6 yorum