İçeriğe geç

MİHRİMAH/yarı texting

Bölüm 24 · 6 dk okuma

MİHRİMAH/yarı texting

Bölüm 24

Bişi demicem iyi okumalar☺️

Son iki günümüz kalmıştı. Bugün Arslan'ın yatağında uyanmıştım. Bu seferde Arslan

beni yatakta bırakmıştı. Şifonyer de bir not vardı.

Yorgun olduğun için uyandırmak istemedim. Kahvaltıya indim kendini iyi hissedince

gelirsin.

Arslan

Peki... Koridoru kontrol ettim ve sessizce kendi odama geldim. Arslan erken

kahvaltıya inmişti, herkes yatıyordu. Orada yattığım yetmezmiş gibi bir de burada

kendimi yatağa bıraktım.

Defne: Karma is real!

Defne: Yatakta bırakılmadım da demem.

Defne: Karma is real!

↪️ Lavinia: Sizin popüler laflarınızı anlamıyorum.

Defne: Ben de anlamıyorum boş ver.

Lavinia: Karnın aç mı?

Defne: Evet.

Lavinia: Onları bekleme daha iki saat var in aşağıya.

Ona görüldü attım. Mesajlarda çok ciddiydi. Ürkütücü. Azra'nın valizinden bir kıyafet

aldım. Zaten bir şey demezdi malum dün o da benden giyinmişti.

Bu kıyafetler çok pahalıydı. Azra gerekirse yemez içmez para biriktirir toplu

alışverişe çıkardı. Bense midemi düşünürdüm. Asla para biriktiremezdim... Odadan

çıkıp otelin mutfağına indim. Arslan buralarda yoktu.

Lavinia: Dışarı gel ileride arabam var.

Lavinia: :)

Defne: Otelde yemeyecek miyiz?

Lavinia: Sana gel deyip, orada yiyeceğimizi düşünmedin değil mi?

Defne:

Otelden çıktım. Arslan'ın arabası ilerideydi. Yalan yok önceden motor süren

adamlara hayrandım. Ama yani araba varken motorda neymiş?

Arabaya yaklaştım ve bindim. Daha iki saat vardı herkesin kalkmasına ama yine de

kalbim hızlı çarpıyordu. Bana bakıp baştan aşağı beni süzdü.

"Bu kadar güzel olman başıma dert." Dedi ve arabayı çalıştırdı.

"Dert miyim?"

"Hayır öyle demek istemedim... Tatlı dert?" Tatlı belayı duydum da tatlı dert mi olurmuş?

"Tamam tatlı dert olayım." Dedim trip attığımı düşündüğü için yandan yandan bana

bakıyordu.

"O anlamda-" sözünü kestim.

"Anladım ben seni." Dedim ve güldüm. Güldüğümü görünce o da gülmeye

başladı. Bir restoranda durduk. Kahvaltı için olan bir yerdi. Arabadan indik elini

belime koyarak bana yön verdi.

"Daha önce Bursa'ya geldin mi?"

"Hayır." Dedi.

"Nasıl bu kadar yollara hakimsin?" İnsan bir navigasyonu falan açar ama yok ezbere

gitmişti.

"Gelmeden önce gezilecek yerleri araştırdım. Yerlerini öğrendim." Dedi ve bana

döndü.

"Seninle gezeceğiz sonuçta sınavıma çalışıp geldim diyelim." Dedi, gülerek ona

baktım.

Hangi fukaraya yardım ettikte Allah bizi sana gönderdi?

Beraber içeri girdik. Neredeyse tüm masalar doluydu. Önden rezervasyon bile

yaptırmış! Masamıza oturduk.

"Ne istersin?" Dedi bana bakarak. Yani kahvaltı için olan yerde ne istenilirki?

"Sen benim yerime de söyle." Dedim. Bir süre sonra masa kahvaltı malzemeleri ile

doluydu. Bizim yiyebileceğimiz kadar vardı.

İsrafa hayır.

💍

Otele dönmüştük. İlk ben girmiştim benden sonra o girmişti. Asansöre yalnız bindim.

Üst katta durunca asansör açıldı karşımdaki kişi ile midem bulandı.

"Oo Defne?" Bu sümsük başımdan gitmiyor. Cevap vermeden odama doğru

yürüdüm.

"Nereden geliyorsun?" Onur'a döndüm o da yanıma geldi.

"Sanane?" Arkamı dönecekken tekrar konuştu.

"Tabi Arsla-" yüksek sesle konuşuyordu. Bacak arasına vurmam ile inledi.

"Çocuklar ne oluyor?" Sema hocaya döndüm.

"Şakalaşıyorduk hocam." Dedim Sema hoca Onur'a baktı. Onur'a sert bir bakış attım.

"Evet hocam şakalaştık." Dedi. Onu orada bırakıp odaya girdim. Arslan ben

ilgilenirim demişti!

Çocuğu öldürecek hali yok ya.

Kendim bir şekilde halletmeliydim. Azra ve Asminler hazırlanıyordu. Tabi beni böyle

gördüklerinde şaşırdılar.

"Kahvaltıya önden indim." Bu açıklamayı Azra'ya yapmıştım. Azra bana imalı bir

bakış attı. Kız salak değil anlıyor.

"Onlar benim!" Azra üstümdekileri gösterdi.

"Evet nasıl olmuşum?" Dedim gülerek o da güldü.

Her zamanki gibi o da elbise giymişti.

Azra'ya döndüm.

"Sen önden git ben telefonumu şarja takıp geliyorum." Dedim. Kafasını salladı ve

önden gitti telefonun başında on dakika bekledim. Diğerleride gitmişti oda da tek

kalmıştım.

Odadan çıktım. Ama Onur'un kıkırdama sesini duyunca koridorun sonuna ilerledim.

"Şş biri görecek!" Bu Sema hocanın sesi! Biraz daha ilerleyince koridorda dudak

dudağa Onur ve Sema hocayı görmeyi beklemiyordum!

Telefonumu çıkardım. Videoya aldım onları. Ne kadar şoka girebilirim? Biraz

geriye çekileyim derken arkamdaki saksıyı düşürdüm. Hızla ayrıldılar. Koşarak

merdivenlerden indim. Beni görmemeleri gerekiyordu. Hızla otelin restoranında

Azra'nın yanına oturdum ve sanki koyu sohbetteymiş gibi konuştum. Azra hızlı adapte olmuştu. Ardımdan Onur geldi. Herkese baktı. Ama bir şey anlamadı. Yüzüne

bile bakmadım.

Bu olayı Arslan'a söylemeyecektim. Büyümeden kendim halledebilirdim. Azra da

anlamamıştı zaten.

İnşallah...

Herkes tekrar hole geçti. Onur'un dikkatli bakışlarımı üzerimde hissediyordum. Ama

o tarafa bakmıyordum.

"Bugün mimari gezeceğiz." Dedi ve bir kaç yer saydı. Herkes servise geçti. Servis

yol alınca telefonuma art arda bildirim geldi.

Cem kişisi yasak aşklar grubunu kurdu.

Cem lavinia'yı ekledi.

Cem askmm'ı ekledi.

Cem sizi ekledi.

Cem esra'yı ekledi.

Cem salak'ı ekledi.

Salak Özgür abimdi. Askmm da Azra oluyordu. Ve Cem neden böyle bir grup kurdu.

Defne: Cem?

Cem: Defne?

Lavinia: Bu grup ne?

Cem: Altın günü yaparız diye kurdum amk

Cem: Sohbet grubu

Askmm: Ay çok iyi yapmışsınn

Cem: Bir tek sen beni destekliyorsun.

Askmm:

Salak: Cem ismi değiştir

Cem: Hayır bu gruptaki herkesin yasak aşkı var.

Salak: Defne arkadaşlarını gözden geçirmeliyim.

Defne: o benim arkadaşım değil.

Cem: Yengem oluyor ne arkadaşı?

Defne: Dua et grupta Arslan var.

Cem: Neyse dediğim gibi herkesin aşkı yasak aşk.

Esra: Benim yasak aşkım yok.

Cem: İleride olacak.

Cem: Kahinim ben.

Esra: Cem senin amk

Lavinia: Esra şuna uyup ağzını bozma.

Salak: Cem senin amk

Bu üç mesaj aynı anda gelmişti.

Cem: Ben kahinim diyorum.

Salak: Cem benim yasak aşkım mı var?

Cem: Olmasının tek sebebi var.

Defne: Ne sebebi?

Cem: Özgür kimseye bahsetmedi ama...

Salak: Cem doğru düzgün anlat derdini

Cem:

Esra: bdidbsidnsisj

Askmm: BSOŞĞNŞDİEBĞEEİNŞEOE

Lavinia: hahahahaha çok komik Cem.

Defne: komik bence.

Lavinia: Fikrimi değiştirdim.

Lavinia: Bence de komik.

Salak: Cem konum at.

Cem:

Defne: Cem seni doğururken beynini ana rahminde unuttuklarını düşünüyorum.

Cem:

Defne:

Cem mesajları sadece yöneticilerin atmasına izin verdi.

Tek yönetici o ve Azra'ydı.

Cem: Ne oldu lan kuduruklar?

Askmm: Beni de yönetici yapmışsın.

Cem: Gönlümün sultanı sen yönetici olmayacan da kim olacak?

Askmm: yaaaa...

Gruptan çıktım iyi ki ilişkim onlar gibi değildi.

Fazla vıcık

Arslan ile olan sohbetine girdim.

Defne: Bugün nereyi geziyoruz?

Lavinia: Nereyi istersin?

Defne: Hiç bir yeri tanımıyorum.

Defne: Ama eğer istersen piknik yapalım mı?

Lavinia: Ben malzemeleri alırım yer de hazır zaten.

Defne: Gerçekten gidiyor muyuz?

Lavinia: Evet. Sen istersin de gitmez miyiz?

Lavinia: Zaten aklımda böyle bir şey vardı.

Lavinia: Piknik yapmayı sevdiğini biliyorum.

Defne: Nereden biliyorsun?

Lavinia: Laf arasında söylemiştin.

Defne: Hatırlıyor musun?

Lavinia: Güzelim anla artık içinde senin olduğun hiç bir şeyi unutmam.

Lavinia: Benimle olduğundan beri nefes aldığımı hissediyorum.

Lavinia: Şu zamana kadar yaşamamışım ben.

Lavinia: Bir zahmet seninle ilgili herşeyi hatırlayım.

Bu iltifatlar kalbimi zorlarken titreyen ellerimle ekran görüntüsü aldım. Azra ile aynı

serviste değildik. Son binenler olduğumuz için ayrı servislerdeydik. Ekran

görüntülerini Azra'ya attım.

Defne: Azra!!!!

Defne: *ekran görüntüsü*

Defne: BANA BİR ŞEYLER OLUYOR

Defne: Kalbim atmıyor sanırım.

Defne: Ne cevap vermeliyim?

Lavinia: Bilmem ne cevap vereceksin?

Defne: Ay bilmiyorum elim ayağım dolaştı.

Defne: Ay ben ne iyilik yaptım da rabbim bu adamı bana gönderdi.

Defne: Evlilik teklifi diye yorumladım.

Lavinia: Ona daha var güzelim.

Defne: Azra neden Arslan gibi konuşuyorsun?

Lavinia: Utanmadan kime attığına bak.

Gözlerim attığım kişiye çıkınca telefonu kapattım ve çantama attım. Azra'ya değil

Arslan'a atmışım!

Ben çok salağım ya! Travma kaldı bende artık. Ağlıyacağım...

Adama neler demiştim ya!

Telefonu tekrar alınca Arslan'ın attığı mesajlar duruyordu. Açmadan üstten okudum.

Lavinia: Defne kaçma.

Lavinia: Utanmana gerek yok.

Onu Arslan diye kaydettim nasıl utanmayayım ya! Elimde olsa evren değiştiririm.

Telefonu tamamen kapattım. Ve arkama yaslandım.

Allah'ım bu aptal kuluna az beyin ver.

Bölüm sonuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuu

Naberrrrrrrrr

En çok sevdiğiniz karakter kim???

Onur ve Semayi bekliyor muydunuz?

Defne Arslan'a söylememekle iyi mi yaptı?

Ha bir de lütfen kurgumda böyle en sevdiğiniz yeri yazar mısınız edit yapmalıyım😽

SÖVME BÖLÜMÜ 👁️👄👁️

Neyse asklllaaarrrr sınır koymucam bana attığınız yorumlar bile beni havalara uçuruyor çünkü!

Bölüm sonu

2 yorum

  • Şok geçirdim sema onurda böyleyim ne yok daha neler (bir kaç defa okiom etraf karanlık gece gece okiom bir defa daha ) waaaaaaoooooooow bende onuru gıcık az iyi erkek tipi sanmıştım WAY BE ONUR SENDEN BUNU BEKLEMEZDİM O SIRADA ÇALAN ŞARKI duygularıığğm darma dağııııııyyn anlayamazsın