Selammmmmm
Arkadaşlar sınırı çok hızlı geçiyorsunuz hemen yazmak zorunda kalıyorum.
Bakalım 40 vote 15 yorum geçebilecek misiniz?????
İyi okumalar.
Saat 21.00 di annem erken gelmişti. Salonda oturmuş üçünü dinliyordum!
"Ah oraya ben de gitmiştim mimarisi mükemmel." Dedi sevda Arslan'a bakarak.
Kızı sen mi yolarsın ben mi?
"İtalya güzeldir." Dedi Arslan. Sevda işinden dolayı ülke ülke dolaşırdı.
Şu anda da yazarlar hakkında gülüşerek konuşuyorlardı.
"Kalemi kuvvetli bir yazar." Dedi Arslan gülerek.
Ağzını sen mi yırtarsın ben mi?
"Zevkin mükemmel." Dedi Sevda.
"Senin de öyle." Sen derken size ne oldu?
"Ben artık kalkayım malum yarın okul var." Dedi Arslan.
"Bir daha görüşürüz. Sen de istersen." Sevda'nın cilveli halinden Arslan amacını anlamıştı.
"Hayatımda bir kadın var mesafenizi korursanız memnun olurum." İŞTE ADAM GİBİ ADAMLIK.
Sevda kafasını salladı ve Arslan bana döndü.
"Ben sizi geçireyim." Dedim. Beraber evden çıkıp aşağı indik.
Arslan'a bu sefer sinirliydim.
"Ne oldu?" Dedi bana dönerek koridordaydık kimse yoktu rahat rahat konuşabilirdik.
"Sence?"
"Defne neye sinirlendin?"
"Sevda ile konuşmana."
"Zaten ona cevabını verdim." Dedi yüzümü ellerinin arasına alarak.
"Evet ama yani sonuçta o senle yaşıt ve olgun daha iyi anlaşman-"
"Defne küçük düşürmek için söylemedim ama Sevda'nın kitaplar, edebiyat hakkında en ufak bir fikri yok."
"Nasıl ama sen-"
"Küçük düşürmek istemedim. Sonuçta senin akraban."
"Haklısın."
"Üzülmedin değil mi?"
"Yok üzülmedim." Gülerek saçlarımdan öptü ve evden çıktı. Oflayarak merdivenleri çıktım. Annem ile Sevda konuşuyordu.
"Hayatında biri varmış." Dedi annem düşünceli bir şekilde.
"Bir şey olmaz." Sevda rujunu tazelerken bu dediği benim için son noktaydı.
"Çüş ama artık amacın yuva yıkmak mı?" Dedim yanlarına giderek.
Yuva?
"Şansım yaver gider belki."
"Sevda adam hayatımda biri var dedi! Karaktersizleşme!"
"Ne diyorsun sen be?" O da ayağa kalkmıştı.
"Ne duyduysan o!" Odama girdim. Bu kadını evimde istemiyorum kovmaksa kovmak.
Herkes odasına çekilmişti. Ben de ders çalışıyordum. Zil sesi ile kimse uyanmadan kapıyı açtım. Bu saatte kuryenin kapımda ne işi var?
"Defne Vural?"
"Evet."
"Şuraya imza alacağım bunlar size."
İmzayı atıp adamın elindeki buketi aldım. Odama geçince beyaz gül buketine baktım. İçinde bir kart vardı.
.
bir çift göze aşık olursun, sonra bütün gözlere kör...
Ben toprak gözlerine aşık oldum.
Üzüldüğünü biliyorum sevgilim. Özür dilerim.
Arslan
Bu adama kaç defa aşık olabilirim. Beni düşünüyordu! Seviyordu... Babam yüzünden tüm erkekler aynı sanardım ama değilmiş.
Kalbine söz verme. Sonra üzülürsün.
Çoktan kapılmıştım ben...
Lavinia: Çiçekleri beğendin mi?
Defne: Üzülmedim demiştim sana yine de teşekkür ederim.
Lavinia: Çocuk mu kandırıyorsun Defne?
Defne: Yok
Lavinia: Gezi bu pazartesi olacak. İleriye aldılar.
Defne: Kaçamak yapar mıyız?
Lavinia: Merak etme çok zamanımız olacak.
Defne: AŞIĞIM SANA BE ADAM.
Lavinia: Bu ani çıkışlarından korkmalı mıyım?
Defne: Bir tek sana değerini bil.
Lavinia: Yavrum sen de bir tek banasın.
Defne: ya yavrum muyum gerçekten?
Defne:

Lavinia: Ben seni attım zaten.
Defne: Sus.
Lavinia: İnlerken öyle demiyordun.
Defne: Gidiyorum bak sus
Lavinia: Tamam utangaç kedi.
Defne: Utangaç kedi?
Defne: küçük, öğrenci bitti sırada utangaç kedi mi var?
Lavinia: Evet. Küçük.
Defne: Senin amk.
*Bu mesaj silindi*
Lavinia: Okudum.
Defne: Neyi?
Lavinia: Bana sövdüğünü.
Defne: KURU İFTİRA!
Lavinia: Defne gördüm senin ağzına yakışmıyor.
Defne:

Lavinia: Cahil mi oldum?
Defne: Evt.
Lavinia: Trip mi atıyorsun?
Defne: Evt.
Lavinia: Sebep yokken.
Lavinia: İnanılmaz birisin.
Defne: bu iyi bir şey mi?
Lavinia: Hem de çok.
Defne: ;)
Lavinia: İyi uykular güzelim.
Defne: İyi uykular sevgilim.
Ben bu kadar sevgi pıtırcığı değilim canım.
Artık öylesin.
Adam dengelerimle oynadı. Yatakta uzanır pozisyona geçtim ve gözlerimi kapattım. Bismillahirrahmanirrahim başlıyoruz.
"Yardım edin!" Bir evde yerde nöbet geçirir gibi bağırıyordum. Ama kimse duymuyordu... Çok acı çekiyordum.
"Ben de böyle acı çektim." Kafamı yukarı kaldırınca onu gördüm.
"Lütfen yardım et!" Dedim ağlayarak.
"Benim kadar acı çekmeden ölmeyeceksin!"
Sıçrayarak uyandım. Terlemiştim. Titreyerek yanımdaki suyu aldım. Kalbim çok hızlı atıyordu. Korkunçtu. Saat henüz 05.00 dı. Sakinleşince tekrar yattım ama uyumadım hayal kurdum.
Alarm çalınca kapatıp rutinimi yaptım. Odamdan çıkacak iken annem girdi.
"Kızım Sevda'dan özür dile." Bu kadın delirtiyor beni.
"Anne ne dedi duydun değil mi?"
"Bak evet kızım hatalı dediğinde ama bizim misafirimiz büyüklük yap-"
"Anne kusura bakma ama benden kaç yaş büyük ben mi ona insanlığı öğreteceğim özür falan da dilemiyorum." Dedim ve odadan ardından evden çıktım. Sinirle yürürken Azra yanıma geldi.
"Yanardağ gibi birazdan patlayacaksın!" Dedi.
"Sonra anlatırım." Dedim hala sinirliydim.
"Bir de şu gezi var ya." Dedim. O da gelmeliydi.
"Evet."
"Sen de geleceksin."
"Sen gidecek misin?" Dedi.
"Evet ondan zaten gel diyorum." Dedim.
"Oh valla rahatladım gidelim kız eğleniriz biraz." Gezmeye aşıkta kendisi.
"Dövmene bakayım." Dedim imalı bana baktı ve bileğini açtı. 04.12 yazıyordu.
"Anlamı ne?"
"Bana ilk aşk dolu cümleler ile açıldığı saat." Dedi hayranlıkla.
"Bu saatte mi?"
"Evet." Bir cinsti bunlar.
"Ama asıl bomba!" Dedi bana bakıp.
"Ne?"
"Şimdi benim bir gün önüme bir video çıktı adam kızın gözlerini koluna dövme yapmış bende ona atıp çok romantik demiştim." Dedi gülerek ağzı kulaklarındaydı.
"Bir dakika aklımdaki şey mi?" Dedim.
"EVET KOLUNA GÖZLERİMİ YAPTI!" dedi bağırarak ben de onunla beraber bağırdım.
"BU ÇOK GÜZEL." dedim mutlu olması beni mutlu etmişti.
"Kocam işte..." Dedi gülerek ona baktım.
(Okula giriş)
Sınıfa girdik derse geç kalmıştık matematik hocasından özür dileyerek içeri geçtik ve yerlerimize oturduk.
Soruları çözüyordum. Basbaya iyi gidiyordum.
Yapıyorsun bu sporuuu
İçeri giren nöbetçi öğrenci ile sınıfça ona döndük.
"Aleyna, Furkan, Ziya, Defne, Azra..." Üç dört kişinin daha adını söyledi.
"Sema ve Arslan hoca bekliyor." Dedi beraber kalktık ve nöbetçi öğrenciyi takip ettik. Öğretmenler odasına girince Arslan ile Sema hocanın arasında dört sandalye vardı. Bu hali beni güldürdü. İlk Sema hoca konuştu.
"Çocuklar gezi için bilgilendirme yapacağız gezi üç gün sonra yani pazartesi günü olacak. Okula gelecekseniz yanınızda sadece özel eşya ve yedek kıyafet alsanız yeter. Sabahtan servis ile gideceğiz üç gün otelde olmak üzere dört gün boyunca Bursa'yı gezeceğiz." Dedi Arslan da konuştu.
"Grup halinde aynı odada kalmak isteyenler adını yazsın." Dedi biz yalnızken çok tatlıydı. Ama harbi okulda çok sertti.
Düşman başına..
Azra ile adımızı yazdık ve öğretmenler odasından çıktık.
"Benim geleceğimi sen mi söyledin?" Dedi Azra.
"Valla anlamadım, herhalde kahinler." Dedim gülerek.
Beraber sınıfa girdik. Matematik dersinin ortasında her öğrencinin korkusu olan o söz söylendi.
"Listeden seçiyorum." Dedi. Heyecan dolu dakikalar...
"Defne?" Azra güldü kırk kişide ben çıkmıştım.
Hiç değilse matematiğimiz iyi
Tahtaya kalktım matematik dersine hiç katılmazdım. Bu yüzden hoca bana şimdi ne bok yicen? Der gibi bakıyordu.
Tahtadaki soruyu adım adım çözdüm ve hocaya kalemi uzattım.
"Derslere daha çok katıl Defne. Bu kadar zeki olduğunu bilmiyordum." Dedi pardon ben salak mıyım? Başımı sallayıp sırama oturdum.
Matematik dersi bitmişti. Azra'yı dürttüm. Yaşamıyordu.
"Kalk beden." Dedim.
"Şükür. Hadi gidelim beyne hava girsin." Dedi ve çantasını alıp sınıftan çıktı gülerek çantamı aldım ve arkasından çıktım.
Çantalarımızı soyunma odasına bıraktık ve kantine geçtik.
"Azra bir şey sorcam." Dedim bana döndü.
"Söyle şekerim."
"Esra Özgür abi ile aramı yap diyor."
"Ne! yapalım hemen!"
"Aralarındaki yaş farkı fazla Özgür abiyi biliyorsun hayatta istemez."
"Kız reşit zaten aralarında 9 10 yaş var." Dedi küçük bir şeyden bahseder gibi.
"Özgür abinin sınırı 2 3 sen 9 10 diyorsun!"
"Aşk nelere çare bur bilsen... Hallolur sen bana bırak." Dedi çöpçatan iş başında.
Kafamı kaldırınca Onur'u gördüm. Bana baktı ve sırıttı. Göz devirerek önüme döndüm. Bu çocuk bir bok yapacaktı. Alıyorum kokusunu.
Zilin çalması ile kalkıp dışarı çıktık. Sıraya girip ısınma hareketleri yaptık. Serbest kalınca Azra bana döndü.
"Voleybol oynayalım mı?"
"Hayır." Güzel oynuyordum ama en son kafama yediğim top ile soğumuştum.
"Ya lütfen sadece ikimiz."
"Tamam topu hemen getir fileyi kapacaklar." Dedim topu almaya gitti ben de filede nöbet tuttum.
Aşkım çok kararlı bir insanım diyorum!
Azra topu getirince karşılıklı geçtik.
"Hazır mısın?" Dedi bana bakarak.
"Arkanı kolla güzelim." Dedim piç sırıtışı ile Azra'nın topu smaç ile göndermesi ile oyuna başladık.
İkimizde nefes nefeseydik. Beraberdik ve son sayıyı atan oyunun galibi olacaktı. Azra'nın servisi ile topu ona geri yolladım. O bana atınca son anda topu kurtardım.
Son gelen topta hızımı alamadım ve sert bir smaç attım. Top son hızla ilerlerken bir kızın koluna çarptı.
"AH!" kızın bağırışı ile Azra ile siktir çektik.
Hızla kızın yanına koştum kız acı içinde yere düşmüştü.
"İyi misin?"
"Ah kör müsün? Biri yardım etsin çok acıyor." Diye ağlamaya başladı.
"Hocayı çağırın." Dedim. Arslan hoca koşarak geldi.
"Hocam koluna bir şey olmuş olabilir hastaneye gidelim." Dedim. Çok ağlıyordu bir bok olmuştu. Arslan kıza kolundan destek oldu çıkışa giderken Arslan'a döndüm.
"Ben de geliyim ben sebep oldum." Gitmezsen içim rahat etmezdi. Arslan kafasını salladı. Sadece top oynamak istemiştim!
Kızı arka koltuğa bıraktı ben de kızın yanına oturdum. Hızla arabayı hareket ettirdi.
"Çok özür dilerim valla görmedim." Dedim. Hala ağlıyordu.
"Defne al telefonu müdüre kızın ad ve soyadını yaz." Arslan'ın sesi ile telefonunu aldım ve müdüre kızı hastaneye götürüldüğünü yazdım. Ailesi aranacaktı.
Sikildin
Okuldan atılmasam iyiydi. Hastanenin önünde durunca. Kızı çıkardık bir odaya aldılar.
"Nasıl oldu?" Dedi Arslan yanıma gelip hastane de koridorda bir koltukta oturuyordum o da yanıma oturdu. Korkudan elim ayağım titriyordu.
"Topu attım çarptı yemin ederim bilerek olmadı -"
"Tamam biliyorum güzelim." Dedi ama ellerim hala titriyordu. Yanlış anlaşılmamak için çok konuşurdum bu yüzden...
Karşındaki kişiyi kendinden soğutursun.
"Arslan bir şey olmaz değil mi?"
"Olmaz kolu çatlamıştır."
"Ya ölürse?" Dedim şu an mantıklı düşünemiyordum. Ölebilir yani ihtimaller arasında!
"Ölmez güzelim." Dedi gülerek.
"Okuldan atarlar mı beni?"
"Saçmalama izin vermem buna." Dedi ve titreyen ellerimi elleri içine aldı.
"Sakin ol." Dedi ve beni kendine çekip sarıldı. O sarılınca içimi huzur kaplamıştı artık eskisi gibi mantıklı düşünebilirdim.
"Biri gelecek." Dedim ve ondan ayrıldım.
On dakika boyunca konuşarak beni rahatlattı. Doktorun çıkması ile kalktık.
"Nesi varmış?" Dedi Arslan.
"Kolu çatlamış alçıya aldık." Dedi benim yüzümden kıza travma yaşattım resmen.
Kızın annesi yanımıza geldi.
"Nesi varmış?" Çok endişeliydi.
"Kolu çatlamış." Dedi Arslan.
"Bu nasıl oldu?" Kadın bağırmıştı.
"Hanımefendi sessiz olun hastanedeyiz." Dedi Arslan ben kadına döndüm.
"Top oynarken yanlışlıkla koluna denk geldi üzgünüm." Dedim. Kadın bana baktı.
"Okula şikayet edeceğim." Dedi bağırarak.
"Bu ne biçim okul ya!" Bağırmaya devam ediyordu.
"Tamam hanımefendi edersiniz izninizle." Dedi Arslan ve hastaneden çıktık.
"Şimdi ne olacak?" Dedim arabaya binerken.
"Ben müdür ile konuşurum uyarı tek alırsın." Dedi. Rahat bir nefes verdim.
"Kalbime indi." Dedim kalbimi tutarak.
"Tek günün sorunsuz geçmez mi?" Dedi.
"Bela-" gülerek sözümü kesti.
"Bela seni buluyor."
"Evet." Dedim bende ama gülemiyordum. Az önce bir insanın canına kast etmiştim.
Öldürmedin abartma.
Ölebilirdi belki yani...
Bir de Bayıl istiyorsan Feriha.
Okula yaklaşınca girmeden önce tekrar bana sarıldı.
"Suçluluk hissetme artık."
"Çalışırım." Dedim buruk bir gülümseme ile. Evde tüm gün ağlayacağım. Şaka şaka.
Arabadan indim. Okula girdim. Azra hemen yanıma geldi.
"Neyi var?"
"Kolu çatladı." Dedim.
"Sen şimdi vicdan yaparsın."
"Yapıyorum zaten." Dedim bir banka oturduk. Yüzümü ellerimin arasına aldım.
"Azra ya her şey üst üste geliyor." Dedim. Ama ağlamadım ulu orta ağlayamazdım.
"Öyle düşünme aşkım herkesin böyle zor dönemleri olur." Dedi bana sarılarak. 19 yıldır zor dönemdeyiz amına koyayım.
Azra yanımdan kalktı.
"Bekle Arslan hoca çağırıyor." Yanımdan kalkıp okula girdi. Beş dakika sonra yanıma geldi elinde beş tane çikolata vardı.
"Ayva gönderdi bir de dedi ki üzülmesin seni öyle görmeye dayanamıyormuş." Dedi imalı imalı ellerinde ki tüm çikolatalara hayrandım. Çikolataları aldım ve yarısını Azra'ya verdim.
Defne: Duygusal dönemimdeyim yap
ma şöyle jestler!
Lavinia: Beğendin mi?
Defne:

Lavinia: Defne konuşmayı öğrenmeni bekliyorum.
Defne: ĞFŞWĞFPDÜĞWĞDĞD
Lavinia: ;)
Defne:(づ。◕‿‿◕。)づ
Lavinia: Beni tek güldüren sensin güzelim.
BÖLÜM SONUUUUUUUUUUUUU
NABERRER
30 K OLDUKKKKKK
⊂(◉‿◉)つ
GELİN SARİLAYİMMMMM
COK TEŞEKKÜR EDERİMMMMMMMMMMMMM......
Onur ne yapacak?
Defne'nin bu değişik özelliği fhisnddodsjskjd
Benden esinlendi...
Bayyyssss baysssss
🌞🌞🌞🌞🌞🌞🌞🌞🌞
