İçeriğe geç

MEYRA

Bölüm 4 · 5 dk okuma

MEYRA

Bölüm 4

4.Bölüm

Ceylin gideli bir kaç gün olmuştu. Hiç aramadı, sormadı neden böyle yapıyor çıldıracağım Allah'ım! Alperi de hiç görmemiştim. Yaşanılanlar beni berbat etmişti. Evimin salonunda bir aşağı bir yukarı dönüp duruyordum. Kapı çaldı. Ceylin olmalıydı, kapıya koştum.

"Kim o?"

"Alper"

Konuşmak istemiyordum, hatta Alperi görmek de istemiyordum. Olanlardan dolayı yeterince utanç duymuştum zaten.

"Konuşmak istemiyorum Alper"

"Ben konuşmak istiyorum ama"

"İnan hiç farketmez"

"Açar mısın lütfen kapıyı"

Utana sıkıla kapıyı açtım. Alper gayet neşeliydi onun böyle olması beni az da olsa rahatlattı.

"Geçen gün olanlar için özür dilerim Alper"

"Özür dilemene gerek yok, sen bir şey yapmadın ki. Asıl ben özür dilerim pot kırmış oldum."

"Sorun değil"

"Ceylinin bana olan duyguları belli oluyor zaten. Söylemese de anlamıştım fakat ben Ceyline karşı bomboşum. Evet bu yıkıcı belki ama en azından yalan söylemiş olmam."

"Sahi çok mu belli oluyordu?"

"Evet" diyerek güldü Alper.

"Neden onunla konuşmaya devam ettin o zaman? Ceylinin duygularıyla oynamış oldun!"

"Ben ümidi keser uzaklaşır diye düşündüm"

"Aferin! Çok iyi düşünmüşsün. Şimdi olacaklardan kork"

"Ne olabilir ki?" dedi ciddileşerek.

"Ceylini tanimiyorsun, eğer o bir şeyi isterse alır. Hileyle ya da hurdayla sahip olur. Kıskanç bir kız"

"Nasıl yani beni kendine aşık mı edecek? İlahi Meyra güldürme beni. Çocuk muyuz biz?" diyerek kıkırdadı.

"Anlamıyosun işte"

"Anlıyorum, Ceylin liseli bir ergen"

Alper arkasını dönüp gitmişti. Evde kafayı yemek üzereydim. En iyisi gidip Ceylini görmek diyerekten evden çıktım.Kejan konağına gelince kapıda kalmıştım. Ceylin beni görmek istemediği için içeriye alınmamış üstüne üstlük bir de Hafize tarafından kovulmuştum. Çaresizce kendimi meşgul edecek bir yerler aramaya başladım. Ağlıyordum, kimsesizliğime çaresizliğime. Şu kocaman dünyada tek başıma oluşuma. Her şeye ağlıyordum. İçim soğuyana kadar da ağlamayı bırakmayacaktım. Uzun uzun yürüyüp bulduğum boş bir arazinin kenarında durdum. Oturmak için bir yer seçip oraya doğru ilerledim. Çantamı bir köşeye bırakıp oturdum. Kafamı dizlerimin üzerine koymuş kendimi dışarıya kapatmıştım.

Hani her şey güzel olacaktı? Neden daha kötü oluyor. Ben böyle olsun istemedim ki. Bu kadarını da haketmemiştim.

"Neden ağlıyorsun bücürük?"

Korkuyla kafamı kaldırdım. Kalbim yerinden çıkacaktı. Ağlarken yanıma birinin yaklaştığını farketmemişim.

"SEN KİMSİN!?" geriye doğru atıldım. Üstüm başım toprak içinde kalmıştı.

"Dur,dur sakin ol. Zarar vermek için gelmedim. Ağlıyordun yardım edebileceğim bir durum var mı diye soracaktım."

"Her ağlayanın yanına mi gidiyorsun sen?"

"Yooo sen dikkatimi çektin aslında"

"Seni tanımıyorum yaklaşma bana."

"Aman seninle mi uğraşıcam. Ne halin varsa gör" diyerek kalkıp gitti adam. Kocaman şehirde ağlamak için seçtiğim yerde bile rahat yok! Bücürükmüş bide, kendisi dev kadar zaten. Artık ağlamıyordum ama olduğum yerden kalkacak gücüm de yoktu. Akşama kadar öylece oturduktan sonra duyduğum ezan sesiyle çok geç olduğunu farkettim. Eve gitmem gerekiyordu çok fazla burada kalmıştım. Çantamı alıp evin yolunu tuttum. Daha mahalleye girmemiştim ki Kejanların adamlarını gördüm. Tuhaf bir şekilde onlara baktım.

"Ne oldu?"

"Ağam içerde sizi bekliyor Meyra" dedi adamlardan birisi

Bir şeylerin ters gittiğini anlamıştım. İçeriye girdim, Ali amca ve Ceylin oturuyordu.

"Hoş geldin Ali amca" diyerek elini öpmek için eğildim.

"Hoş gelmedim." diyerek elini çekti

"Bir şey mi oldu ağam?" Olmuştu işte bir şeyler neden soruyorsun ki!

"Biz seni buraya bizi rezil edesin diye mi gönderdik?"

"Öyle şey olur mu hiç ağam" dedim korkuyla.

"Olmuş işte!"

"Af buyur ağam ne yapmışım?"

"Elin adamının evine gidip! Tövbe Allah'ım!"

"Öyle bir şey yok. Ben öyle birisi miyim ağam"

"Ceylin öyle demiyor ama. Sen o Alper denen itin evine gittin mi gitmedin mi!?" diyerek bağırdı.

"Gittim ama..."

"AHLAKSIZ!"

"Ağam yapma böyle. Ben kötü bir şey yapmadım. Yemek yemek için davet etti. Davete icabet etmek gerekmez mi"

"Sus! Tek kelime daha edeyim deme"

"Ceylin bir şey söylesene. Benim kardeşim öyle bir şey yapmaz ben onu tanıyorum desene" diyerek bağırdım.

"Belki de başka şeyler de oldu. Bilemeyiz baba" diyerek Ali amcaya baktı. Gözlerimde ağlayacak yaş kalmadığından sızlanıyordum.

"Allah seni ıslah etsin. Senden utanıyorum bütün güvenimi boşa çıkardın" dedi Ali amca.

"Hayır! Hayır ben asla sizin başınızı öne eğdirmem. İnan bana Ali amca" dizlerimin üzerine çökmüş yalvarıyordum.

"Çekil! ÇEKİL ÖNÜMDEN!"

"Bana böyle yapma. Yalvarırım ağam"

"Az bile! Yarından itibaren görücüye çıkıyosun. Bu utançla yaşayamam. Evleniceksin"

"Neler söylüyorsun sen ağam!? Ne evliliği, canımı iste vereyim evlilik deme"

"Evleneceksin dedim o kadar!"

"Ben kendi başımın çaresine bakarım. Giderim buralardan."

"Urfadan dışarıya adımını attığın an öldürürüm seni!"

"Kurban olayım affet beni. Konağa döneyim söz adım atmam dışarıya ölene kadar evde otururum."

"Ben diyeceğimi dedim! Ya ölürsün ya namusunla evlenirsin! Oda şüpheli ya"

"Ağam...''

"Pılını pırtını topla. Konağa gidiyoruz, evlenip kocan seni götürene kadar da adım atmayacaksın dışarıya!"

"Olmaz, benim evim burası gelemem sizinle"

Ensemde bir soğukluk hissetim. Kafamı çevirdiğimde Murat abimin çektiği silahla burun burunaydık.

"Abi" dedim kısık bir sesle.

"Kalk Meyra. Sana denileni yap yoksa!"

"YOKSA NE MURAT?" diye bir ses yükseldi. Sese doğru döndüm. Bu oydu, arazide ki adam. Herkes şaşkınlıkla bakıyordu.

"Behram" dedi Murat abim.

"Behram tabi." dedi bahçe kapısından içeri girerek. Arkasında takım elbiseli adamlar duruyordu.

"Behram Ağam, siz ne zamandır buradasınız?" diyerek oturduğu yerden kalktı Ali amca.

"Yaklaşık 4-5 saattir Urfadayım."Ali amcamın kalktığı yere oturmuştu. Bana doğru döndü, baştan aşağıya uzunca süzdü beni. Ben ensemde olan silah sebebiyle kaskatı kesilmiştim.

"İndir o silahı Murat."

"Behram bu bizim aile içi sorunumuz sen karışma" dedi Murat abim.

"MURAT DEDİM!" Behramın arkasında ki adamlar Murata silahlarını doğrultmuş bekliyorlardı.

Korkuyla gözlerimi kapattım. Birazdan Murat abim beni vuracak. Daha sonra da Behramın adamları Murat abimi vuracaktı. Bende arada delik deşik olurdum muhtemelen. Gözlerim kapalı bir şekilde beklerken kulağıma fısıldadı;

"Korkuyor musun?" dedi Behram.

Gözlerimi açtım, dibimdeydi.

"Korkmuyorum, ne olacaksa olsun onu bekliyorum."

"Bir şey olacağı falan yok sen evine git." dedi Behram.

"Gidemem, abim kızar"

"Abin mi? Murat mı?" bir kahkaha atmıştı.

"Evet abim"

"Burada abinin sözü geçmez. Ali ağanın da sözü geçmez. Benim olduğum yerde kimsenin sözü geçmez! Değil mi Murat" diyerek Murat abimin bana doğrultmuş olduğu silahı elinden aldı Behram.

"Öyle Ağam" dedi Murat abim.

Behram kolumdan tutup beni Murat abimin önünden aldı. Şaşkınlıkla bakıyordum, kim bu adam? Kejanlara karşı gelebiliyor? Ne bu yürek ha.

"Sen evine geçip kapıyı kilitle bücür"

Apar topar eve girip kapıyı kilitledim. Kalbim güm güm atıyordu. Buraya getirdiğim küçük valizi çıkardım. Ellerim titriyordu. Kıyafetlerimi katlayıp içine doldurdum. Gitmek istemiyordum ama yine de hazırda beklesem benim için çok iyi olacaktı. On dakika sonra kapı çalınmıştı. Kapıyı açtım. Behram karşımda duruyordu.

"Eee ne içiyoruz?"

"Anlamadım." diyerek geri çekildim.

"Kahve, çay ya da soğuk bir şeyler falan diyorum"

"Ben bir şey içmiyorum"

"Sen içmiyorsun zaten. Ben içiyorum"

"Git iç evinde o zaman"

"Yok burada senin evinde içeceğim."

"Ne münasebet!" diyerek kapıyı kapatmaya çalıştım.

"Behramın yüzüne kapı kapatmak ha?" diyerek güldü.

"Kapatamıyor muyuz?"

"İstersen kapat"

Kapıyı kapattım. Gerisin geri giden Behramı yarı aralık olan camdan izledim. Ali amca ve Murat abim de ortalıkta yoktu. Derin bir nefes alıp olduğum yere çöktüm.

Bölüm sonu

16 yorum

  • Bunlar ne iğrenç insanlar amk hem kızın ailesini öldürüyorlar hemde onların malı gibi davranıyorlar kız da siz kimsiniz de benim hayatıma karışma hakkına kendinizi sahip görüyorsunuz ailemin katilleri diyemiyor haaa bir de görücüye çıkartıyor amın beyni ne yapacaksın fotosunu çekip Trendyola mı koyacaksın dsbsjjsksosk hele o gerizekalı Ceylin yok mu insan bir erko için arkadaşını satar mı bok beyinli ergen velet

  • Behram zaten kocam biz senden razıyız eğer behram değil de alper başrolse bu acıyla kitabı okuyamam kusura bakma yazarım behram varken alpere dayanamam

  • Alperi de sevmedim ona tek üzüldüğüm nokta meyrayı seviyosa bayağı üzülcek aşk acısını ayrı bir hassasiyetim var kıyamıyorum

  • Ceylin ve aliyi başta da sevmemiştim ama murattan beklemezdim ya

    1Yanıt
  • Güzel gidyor kitap bunu da bekliyoruz. Bir de bücür diye Behram ağaymış. Kız neden tanımadı. Galiba o an ki şoktan. 😅