•••
Onu haberi olmadan affetmiştim. Şimdi olduğu gibi irademi yitirerek ona sarılır haldeydim. Artık özlemime bir duvar öremiyordum. Nasıl dayanılırdı ki bu imkansızdı.
Bir hafta hiç de yedi gün gibi değildi.
Saçlarımı şefkatle okşamaya devam eden ellerine karşılık hasretinden yanıp tutuştuğum bedenine biraz daha sokularak yüzümü göğsüne sürttüm.
-"Benimle uyur musun?" Burnum sızlayarak sordum. Affettim demek yerine sorduğum soru ona yeterli gelmeliydi.
Kimsesizlik,yalnızlık ve sevgisizlik beni bu geçtiğimiz bir haftada en çok yaralayan etmenlerdi.
Hepsinin buluştuğu adamı arkamda bırakmak kalbimde derin sızılar oluşturmuştu.
Bir anda ayaklarım yerden kesildi. Hızlıca boynuna uzandım. Kalbim günler sonrasında eskisi gibi hızlı hızlı heyecanla atarken beni yatağa bıraktı ve çekildi.
Önce açık duran cam kapının kilidini kapatmış ardından perdeyi çekmişti. Tekrar yanıma geldiğinde burnumun ucunu öpüp doğruldu.
-"Sen yat. Hemen geliyorum güzelim."
İtaat ederek başımı salladım. Bir anda yükselen mutluluk dozajım dilimi damağımı kurutmuştu.
Odadan çıkmasıyla direkt elbisemden kurtuldum. Yemeğe gitmeden önce duş almış olmama rağmen uzun zaman üstüne birlikte uyuyacağımız için tamamen tertemiz hissetmek istiyordum.
Bu yüzden banyodan aldığım havluyu bedenime doladım. Kısa koridorda heyecandan atlayarak zıplayarak Asil'i bekliyordum.
Kapı kısa süre içerisinde tıklatıldı. Kapının önünde beklediğimi düşünmesin diye bir kaç saniye beklemiş öyle açmıştım. İçeri girmesiyle durup yutkunması iyice kızarmama neden oldu.
Üstünü değiştirmiş bol bir şort ve tişört giymişti.
-"Duş alacağım. Kısa sürer."dedim ve havlumu sıkıca tutarak banyoya kaçtım.
Olabildiğince hızlı yıkanmıştım çünkü elim ayağım birbirine giriyor banyoda durmadan düşme tehlikesi geçiriyordum. Saçlarımı sadece havluyla kurutacak ıslaklığını aldım.
Aynı şekilde bedenime sarılı havluyla banyonun karşısında olan bölüme yürüdüm. Bu esnada sağ tarafa bakmamıştım.
İç çamaşır çekmecesinden yeni aldığım bir takımı çıkarttım. Daha doğrusu internetten sipariş vermiştim. Artık insan içine karışarak alışveriş yapmaya da alışmalıydım.
Tenimi kurulamış takımı giyinmiştim. Elbette dünden hazır gibi iç çamaşırlarıyla beklemeyecektim. Üstüne ince askılı kısa bir gecelik daha geçirerek dışarı çıktım.
Asil bu esnada görünürde yoktu. Aralık kapıdan bahçeye çıktığını anlayınca ışığı iyice kısarak yatağın örtüsünü açtım. Tüllerin arasından geçerek yatağa girdim.
Yüce Tanrım!
Avuç içlerim terliyor.
Tamam pekala sakin ol ve heyecanını belli etme Lavin.
Soğukkanlılık için kendime gaz verirken sol kolumun üstüne dönerek ince pikeyi omzuma kadar çektim.
İçeri girmişti. Kapıyı kapattı ve ışıkları söndürdü.
Soluğumu tuttum. Yatağım her gece hayal ettiğim gibi ağırlığıyla sarsıldı. Üstünü çıkartmış olmalıydı ki çıplak göğsü tenime sürttü. Beni direkt kucaklayıp kendine doğru çekince sırtım göğsüyle buluştu.
-"Güzelim."
Mırıldanarak boynuma yüzünü soktu.
-"Çok özlemişim."
Bende çok.
Gözlerimi usul usul yumdum. Bir bedende bu kadar huzur bulmak çok eşsizdi.
Konuşmadım. Anın büyüsünü bozmamak için uykuya çok sonra dalmıştım. Göğsüm rahat bir nefes alabilmişti.
'
Sabah birbirimize sıkı sıkı sarılmış halde yatağın ortasında uyandığımda bu halimize gülümseyerek güne ayıldım.
Ruhlarımızda olduğu gibi bedenlerimizde birbirini özlemiş olmalıydı.
Asil ondan beklenemeyecek derecede derin bir uykudaydı. O kadar huzurlu uyuyordu ki manzaramın güzelliğine içim eriyerek baktım. Onu rahatsız etmeyecek şekilde yüzünü sevdim.
Özlediğim dudaklarına küçük tüy kadar hafif bir öpücük kondurdum. Yataktan olabildiğince sessiz çıkarken Asil uykusuna devam ediyordu. Eğer farklı bir zamanda olsaydık onun uyanmasını beklerdim. Fakat bugün öyle bir keyif günü değildi.
Beyimizi biraz sinir edebiliriz değil mi?
Neyse ki gece duş aldığım için sadece hazırlanmak için banyoya girdim. Saçlarımı tarayıp ensemde hoş salaş bir topuz yaptım.
Yüzüme güneş koruyucu sürdükten sonra biraz allık sürerek canlandırdım. Hızlı bir şekilde maskara ekleyip makyajımı bitirdim. Aynı sessizlikte dolaba ilerlemiştim.
Balon kollu bir bluz ve mini etek seçerek giyindim. Beyaz renkte ince tabanlı bir terlik alıp giyinmeden elimde tuttum. İçten içe sırıtarak telefonumu da aldıktan sonra odayı terk ettim.
Terliklerimi kapının önünde giyinmiş dışarı çıkmıştım. Yönetim binasının önündeki ahşap masada alıştığım görüntüye tebessüm ettim.
-"Günaydın!" Geldiğim günlerin aksine neşeyle cıvıldayan sesime karşılık ufaktan şaşıran yüzlerden dolayı biraz utanmıştım.
-"Günaydın Lavin."
Adem'in eşi Minel sanki enerjimden alarak kocaman gülümsedi ve elindeki kahveyi masaya bıraktı.
-"Günaydın Lavin hanım. Bu neşenizi dün gece gelen misafirlerinize bağlamalı mıyız?" Adem'e mahçup bir tebessümle baktım.
Misafirlerimizi resepsiyonda karşılayan güzel çalışanımız Serap dışarı çıkıp beni görünce gülümsedi.
-"Bağlamalıyız tabi."dedi muhtemelen Adem'i duyarak.
-"Size çaktırmadım ama beni bir hayli terleten bir beyefendi oldu."diyerek sandalyeye oturdu.
-"O ne demek öyle?"diye sordum ve Adem'in çektiği ferforje sandalyeye oturdum.
Yuvarlak ağaçtan yapılma masanın etrafına dizildiğimizde binanın etrafı bitkilerle çevrili olduğu için konaklayan misafirler bizi göremiyordu.
-"Yan odanızı tuttu. Yani tutmuş. Resepsiyondan Ahmet'i aradığında yanındaydım. O esnada başka bir müşteri giriş için gelmişti telefona ben baktım.Baya ikna ediciydi. Özellikle sizin odanızı öğrenip yanını isteyince bende itiraz ettim ama bir işe yaramadı. Oteli de başımıza yıkmakla tehdit edince el mecbur odayı rezerve ettim."
Gözlerim irileşirken yanımda kıkırdayan Minel elini dudaklarının üstüne kapattı.
-"Asil Baykan'dı değil mi?" Adem'in sorusunu başıyla onayladı Serap.
İsmi tüylerimi ürpertti. Yatağımda uyuyan muazzam bedenini bırakıp çıkmak hiç de kolay olmamıştı.
-"Şey...benim için özel birisi evet."dedim meraklı gözlerine yanıt vererek.
-"Pekala patronumuzu bu kadar meşgul etmeyelim hanımlar. Biz işimizin başına gidelim."
Adem Serap'ı baş işaretiyle kaldırırken eğilip eşinin şakağını öptü.
-"Sorun yok."desem de itiraz etmişti.
Serap bize el sallayıp otelin ana binasına koşar adımlarla gitmişti.
-"Kahvaltı yaptın mı?" Minel ile ilk tanıştığım gün fazla resmî ve saygılı davranınca kendimi kötü hissetmiştim. Ondan küçüktüm ve normal bir insandım. Bana sen diye hitap etmesi kendimi iyi hissettiriyordu.
-"Hayır. Siz yaptınız galiba?"dedim sorarcasına.
-"Evet tatilde sabahın köründe uyanan bir eşim olduğu için bende pek yatamıyorum. Yanlış anlama lütfen."diye ekledi.
Gülümseyerek başımı salladım.
-"Adem bey mesai saatinden de önce burada oluyor haklısın."dedim.
Dudağını büktü.
-"Ne yazık ki. Adem mutfağı arasın sana bir şeyler göndersinler."
-"Sağ ol teşekkür ederim. Kahvaltıyı misafirlerimle yapmak istiyorum. Birazdan hazırlatırım. Tadilatlar için imza atmadan başlayamıyorlat o yüzden erken geldim."
Onunla kısa bir süre daha sohbet ettim. Açıkçası kısa süre içerisinde böyle güzel insanlarla tanıştığım için kendimi çok şanslı hissediyordum.
Kendi kendime tanışmış kısmen arkadaş olmuştum. Kalbimi heyecan sarıyordu.
Minel'den ayrılıp Adem'le işleri halletmek için bir saatimiz geçmişti.
Saat onu gösterirken otelin kahvaltı için aktif olan bölümüne yürüdüm. Yine birbirinden değerli iç mimarların güzel tasarımlarıyla çok güzel bir iş çıkmıştı.
Karşılama görevlisi beni görünce yanıma koştu.
-"Günaydın Caner."dedim tebessüm etmeyi unutmadan.
Gözleri parlayarak gülümsedi. Herkesle anlaşabilmeyi dileyerek içimden geldiği gibi davranıyordum. Yetiştiğim tarzdan çok uzaklaşmıştım. Artık çalışanlarında birer birey olmasına değerli bakıyordum.
-"Günaydın efendim. Nasılsınız?"
-"İyiyim teşekkür ederim. Sakin bir köşeye dört kişilik kahvaltı hazırlatır mısın? Birazdan gelmiş oluruz."dedim.
Oradan da ayrılmış odaya gidiyordum. Kalbim göğüs kafesimi gürültülü halde sarsıyordu. Soluklarım gittikçe hızlanırken daha tek katlı binaya girmemiştim ki giriş kapısında Asil'le karşılaştım.
Sabah sabah çatık kaşlarıyla karşımdaydı. Güneşin altında parlayan esmer teninde bugün bej bir takım vardı. Keten bir şort ve hakim yakalı kısa kol bir gömlek.
Muhteşem.
-"Yüzünüzü görebilme şerefine erişebildim ne mutlu bana!" Huysuz sesiyle gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım.
-"Çalışmak için buradayım farkındaysan. Yatmaya vaktim yok."diyip kollarımı göğsümde bağladım.
Bakışları dekolteme kaydığında yüzü kızarmaya başlamıştı. Tam ağzını açmış ellerini yumruk haline getirmişti ki hızla arkasını dönünce şaşırıp kaşımı havaya kaldırdım.
Kendi kendine bir şeyler mırıldanıyordu. Yüzünü sıvazlayıp saçlarından elini geçirdi.
Tekrar döndü. Daha sakin görünse de alnında damarları belirgindi.
-"Neden beni bırakıp gidiyorsun?" Yavaşça önüme geldi. Bluzun açık iki yakasını çekiştirip kapatmaya çalıştıkça işe yaramayınca yaratıcı bir küfür söyledi.
-"İşim vardı. Hem uyandırmaya geliyordum."diyerek bluzumu çekiştiren ellerini indirdim.
-"Yani sırf sinir olacağımı bile bile yanımdan kalkmadın?"
Dudaklarımı ısırıp başımı sağa doğru çevirdim. Yüzümü toparlayamadan kendimi kolları arasında bulunca kıkırdayarak ellerimi göğsüne yasladım.
-"Sen çok fena bir küçük kızsın."
Başımı geriye attım ve nabzımı yükselten yakışıklı yüzüne baktım.
-"Artık gönül rahatlığıyla tatil yapabiliriz."
Apar topar kollarından ayrılmak yerine yavaşça arkaya baktığımda Asil sırtımı göğsüne dayayıp beni bırakmadan sarılmayı sürdürdü.
-"Günaydın."dedim gülümseyip.
Zeynep koluna girdiği Kaan'ın yanında aynı şekilde gülümsedi.
-"Günaydın. Çok dinlendirici bir gece oldu."
-"Vallahi aynısını söyleyecektim. Kalabalık falan ama hiç gürültü yok çok huzurlu uyuduk-ah şey uyudum yani ayrı ayrı uyuduk."
Zeynep Kaan'a vurduğu dirseğini şirin gülümsemesiyle kapatırken seslice kıkırdadım.
-"Kahvaltı salonuna geçelim."dedim konuyu kapatarak. Çünkü Zeynep beyaz teniyle kızarmaya dönmüştü. Önümüzden ilerlemeye başladılar.
Arkamda dağ gibi duran kudretli bedene döndüğümde yüzümü avuçlayıp dudağımın kenarını öptü.
-"Sabah sabah birilerinin canı yanmasın istiyorsan şu üstünü değiştirsen mi güzelim?"
Aklı hala bluzumde kalmıştı. Yüzü yine sinirli haline büründü ve kaşları çatıldı.
-"Bunu yapanın aklına sokayım ben." Küfürler eşliğinde beni odaya döndürecekti ki elini tutup durdurdum.
-"Asil. Saçmalıyorsun. Öyle bir şey yaparsan seni buradan güvenlikler eşliğinde kovdururum. Hadi gittiler bak ayıp oluyor."
Önden bir hırsla yürüyeyim dediğimde belimden çekilmemle yine kendimi göğsüne dayalı buldum.
-"Bu ne tavır böyle patroniçe hanım? Aynı vahşiliği odaya döndüğümüzde de göstermeni istiyorum."
Elini kalçama kaydırıp beni kasıklarına bastırınca bütün afra tavra havam balon gibi söndü. Kızarıp utançtan kollarını ittirdim. Ulu orta yerde yaptığı şeye bakın!
Üstelik oluşan sertliği çok ama çok yersizdi!
-"Edepsizsin Asil." İrileşmiş gözlerimle ondan kaçarak uzaklaştım.
Tanrım.
Kasıklarım alev aldı. Nabız gibi atmaya başlayan kadınlığımı aklımdan çıkarmak bir hayli zor oldu çünkü yanıma gelip elini belime koymuştu.
Tenim gittikçe ısınıyorken sabah sabah başıma gelen bu yoğun arzuyla şok geçiriyordum.
-"Ne o dilini mi yuttun?"diye sordu.
Masaya yaklaştığımız esnada belimdeki elini okşarcasına tuttuğumda göğsünün havalandığını gördüm.
-"Yoo...odaya ne zaman döneriz diye düşünüyordum." Kısık ve istekli sesim karşısında ben bile şaşırdım. Ancak bundan büyük bir keyif alarak kalakalmış Asil'den uzaklaştım ve masaya oturdum. Kaan ve Zeynep önce bana gülümsemiş ardından ayakta kalmayı sürdüren Asil'e dönmüşlerdi.
Asil kendine gelip yanıma oturduğunda sessizce sırıtıyordum.
Dudağımı ısırarak kahvaltılıklara uzandım. O esnada kulağımda sıcak soluğunu hissettim.
-"Kahvaltıdan sonra gideceğimiz yer hakkında hiç şüphen olmasın."
-"Bugün denize girelim mi? Güneşleniriz hem."
Asil'i gülümseyerek başımdan ittirirken Zeynep'e baktım.
-"Çok iyi fikir!"dedim hemen.
-"Olmaz!"
Asil masanın altından elini bacağıma atıp uyarırcasına sıktı.
-"Neden olmaz?" Benim yerime Kaan sordu.
-"Sanane oğlum. Siz gidin."diyen Asil'e inanamaz gözlerle bakarak bacağına tırnağımı bastırdım.
-"İstemiyorsan sen gelme."dedim ona.
Bana ters ters bakıyordu. Huysuz adam. Gerçekten odaya gidip onunla sevişeceğimi mi düşünmüştü?
-"Beni delirtiyorsun Lavin." Homurdanarak kahvaltıya başladığında kahvaltılıkları öldürmek istercesine çatalı bastırıyordu.
-"Lavin hanım."
Tanıdık sese bakmak için başımı kaldırdım.
-"Allah'ım sen sabır ver ya." Yanımda söylenen Asil sesli bir nefes almıştı.
-"Kerim bey. Gidiyor musunuz?"diye sordum nezaketen tebessüm edip.
Dün akşam yemekte Kerim beyin yanımda oluşu Asil'i öfkeden deliye döndürmüştü. Elbette farkındaydım.
-"Evet gitmeden sizi göreyim dedim. Afiyet olsun."dedi masadakilere öylece bakıp.
-"İyi yolculuklar. Teşekkür ederiz."diye mırıldandım.
Yanımızdan gittiğinde Asil kolunu sandalyesine doğru atmış geriye yaslanmıştı.
-"Bu zibidiyle ne zaman samimi olduğunu sorabilir miyim?"diye sordu çenesini sıkarak.
-"Zibidi..o da ne demek?" Kaşlarımı çatıp karşımda kıs kıs gülen Kaan'a baktım.
-"Hakaret diyelim kısaca."
-"Soru sordum." Son derece ciddileşen Asil sigara paketine uzanınca elimi atıp durdurdum.
-"Çalışanımız. Ne kadar samimi olmam gerekiyorsa o sınırı aşmadan konuşuyorum. Neden seni bu kadar sinirlendirdi?"diye sakince sordum.
Burnundan soluğunu vererek duruşunu düzeltti ve masaya yaklaştı.
-"Heriften hoşlanmadım o kadar." Bir nebze daha sakin cevaplayınca konuyu kapatmış olduk.
Kahvaltı sonrası işletme bölümlerinin bir kaç sorunuyla ilgilenmek için yönetim binasına dönmüştüm. Bir yanım Asil'den hiç ayrı kalmamak istese de mecburen ayrılmıştım.
Bir kaç saati orada geçirdim. Asil'i odada bulacağımı bildiğimden o yöne ilerliyordum. Dışarısı o kadar sıcaktı ki çok bunalmıştım. Daha önce sıcak bir tatil bölgesinde güneşin altında vakit geçirmediğimden böyle bir tecrübem olmamıştı.
Odaya girmeden yan kapıyı tıklattım. Bir kaç dakika sonra açıldığında Asil'i yarı çıplak görmeyi beklemiyordum.
Sertçe yutkunup sular süzülen karın kaslarına baktım.
-"Gel daha yakından bak güzelim." Belimden çektiği gibi beni içeri aldı ve kapıyı kapatarak bedenimi duvarla arasına sıkıştırdı.
Henüz kızarmaya vakit bulamamıştım ki dudaklarımı dudaklarında buldum. Uzun bir süre ona bu zevki yaşatmayıp sinir etme planlarım vardı fakat unuttuğum nokta benim dayanamayacağımdı.
Küçük bir iniltiyle ellerimi boynuna doladım.
Özlem dolu iki beden birbirine kavuşmuştu. Dudaklarımı ezercesine öpüp kendini bana bastırırken havlusunun düştüğünü hissettim. Uzun kaslı bacakları eteğimden açıkta kalan tenime değerken kalçamı sıkarak beni yükseltti.
-"Ne kadar güzel olduğunu biliyor musun?" Kısık tonda söyleyerek boynuma eğildi. Islak dudaklarıyla etimi sıkıştırıp emdiği an başımı sağa yatırarak inledim.
Kalbim çoktan kendini kaybetmişti. Hem soluğum hem kalp atışım adeta zevkten durmuştu.
Gerilmiş teni ellerimin altında resmen yanıyordu. Geniş omuzlarını okşayarak ona sarıldığımda sırtımı duvardan uzaklaştırdı. Bir dizini yatağa dayayıp beni yatırdı. Hiç uzaklaşmadı.
Günışığı altında esmer teniyle eşi benzeri olmayan heykellere benziyordu.
İki yanıma koyduğu elleriyle üstüme iyice eğildi,dudaklarımı uzun uzun öptü. Şefkatle severek öpüyordu.
-"Bebeğim...güzelim."
Nutkum tutulmuştu. Büyülenmiştim ve dudaklarımdan hiç bir sözcük çıkmıyordu. Dilimi dudağımda gezdirip baygın bakışlarımı kararmış gözlerine diktim.
Derin bir nefes aldıktan sonra çenemi öptü.
-"Seni istiyorum..ama beni tamamen affetmeden bunu yapamam."diye fısıldadı.
Göğsü titriyordu ve bende kendimi zor tutuyordum. Kalkacağını hissettiğimde boynuna uzandım. Üstüme çırılçıplak dururken ve ben böylesine ıslanmışken ne demek yapamam?!
Üstelik karşımdaki adam Asil. Her gece uyumadan önce gözümde canlanan o kulübe gecesini hafızamdan silemiyordum.
-"İstiyorum."dedim inlercesine.
Yutkunmamı bile zorlaştıran bedeninde ellerimi gezdirirken istemsizce tırnaklarımı batırıyor onu tamamen üstüme yapıştırmak istiyordum.
Asil göğsünden yükselen hırıltılı sesle iki göğsüm arasına uzandı. Derin yakıcı ve nefes kesici öpücükler kondurdu.
Gözlerim kapanıyordu ki göğsüne bastırıp onu durdurdum.
Yatağa rahatça yatmamı engelleyen terliklerimi ayağımdan düşürüp tam olarak yatağın ortasına kaydım. Beni uzun uzun süzdü. Bir anda ters çevirdi.
Ağzımdan inleme kaçarken kendimi yatakta yüz üstü buldum. Başımı yan çevirip elimi yüzümün yanına bıraktım.
Kalbim ağzımda atıyordu. Heyecandan bayılmak üzereydim. Ellerini kalçamda hissettikçe kadınlığımı sıkıyor bacaklarımı birbirine bastırıyordum.
Yavaş yavaş eteğimin fermuarını indirdi. Sadece bu hareketiyle bile gittikçe ıslandığımı hissetmek utanç vericiydi.
Eteğimi bacaklarımdan sıyırıp çıkarttı. İnce külodum popomu tamamen açıkta bırakacak kadar küçüktü. İşittiğim soluklarıyla gözlerimi yumdum.
Kalçamın kıvrımlarını avuçlarıyla yoğuruyordu. Sıcak nefesini hissettim. Kalçama ıslak bir öpücük bıraktı. Tepeden tırnağa sarsıldım.
Oldukça yavaş hareketlerle külodumu sıyırınca artık sabit duramaz olmuştum.
-"Benim için mi bu kadar güzel ıslandın?" Erotizm içeren sesi kulağıma yakındı. Üstüme doğru gelmiş kulağımın arkasını öpmüştü.
-"İçinde olmayı özledim."
Kalçamı okşayan eli bacak arama doğru kaydı ve uzun parmakları kadınlığıma ulaştı. İnleyerek kasıldım. Öyle yoğun bir arzu ve istek duyuyordum ki kendimi kaybetmiştim.
Dönmek istediğimde izin vermedi. Aklımı kaybetmeden onu hissetmek istiyordum.
Parmağı ıslandıkça girişimde daha rahat kayıyordu. Bastırarak okşuyor beni iyice deliriyordu. Bir parmağını içime ittirince göğsüm sıkıştı.
İnleyerek yanıma destek olarak dayadığı elini tuttum. Ne kadar izin vermese de bir fırsatını bulup sırt üstü döndüm ve boynuna uzandım. Dudaklarını dudaklarımla birleştirdiğimde bunu yapanın ben olduğumdan dolayı keyifle karşılık vermişti.
Hiç beklemeden bacaklarımı beline doladım. Sert uzvu kadınlığıma değer değmez aynı yoğun titreme bedenimi esir almıştı.
-"Hadi.."Çaresiz yakarışım karşısında bakışları değişirken alt dudağımı çekiştirerek öptü.
-"Seni biraz daha sevmek istiyorum."
Başımı iki yana sallayıp dudağıma dişlerimi geçirdim. Bu yoğun isteğim dudağının kıvrılmasına neden olunca bakışları altında utanmaktan çok uzaktım.
-"Emrine amadeyiz sevgilim." Bacaklarımın arasında pozisyonunu almadan bluzumun düğümünü çözdü. Göğüslerim ortaya çıkmıştı. Boğuk bir inlemeyle meme ucumu ağzına aldı.
Aynı anda ısırıp emdiği an gözlerim geriye kayar gibi oldu. Sıcacık dili meme ucumu sarmıştı. Uzanıp ensesini tuttum. Kalçamı durmadan oynatıyordum çünkü kadınlığım artık tutuşmuştu.
Sesli bir inleyiş sonrası Asil'i omuzlarından çekiştirdim. Alnını yattığım yastığa dayadı ve yavaşça içime yerleşti. Oldukça yavaştı. Dar bir girişi olan kadınlığıma santim santim girdikçe dudaklarından inleme çıkıyordu.
Çok ama çok az bir sızı hissediyordum.
-"Asil..ah.."
Omzunu uyarırcasına sıktım. Beynim patlayacak gibi basınçla doluydu.
Hızlıca içime girdiğinde ise dudaklarım aralık kalmıştı. Darbeleri öyle hızlı ve sertti ki değil nefes almak bedenimi oynatamıyordum. Zevk ve şehvet en üst noktadaydı.
İçime yaptığı her darbede çıkan tahrik edici ses odayı dolduruyordu.
Omuzlarına tutunmuş içimdeki doluluğunu yeniden hafızama kazıyordum. Kulağıma fısıldadığı edepsiz cümleler ise bir ömür unutamayacağım şeylerdi.
İçimden çıkmadan hareketlerini yavaşlattığı sırada yeniden göğüslerimle ilgileniyordu.
-"Her yerini öpmek istiyorum. Her zerreni."
Başını kaldırdığında alnında beliren ter taneciklerini umursamadan şakağını öptüm.
-"Bu çok güzel."dedim kesik kesik nefeslerim arasında.
Göğsü hızla inip kalkarken dudaklarını dudaklarıma sürttü.
-"İçinde olmam mı?"
Utanmaz yanım ruhumu körüklüyordu. Saatlerce bu zevki yaşamak istiyordum.
Başımı aşağı yukarı sallayarak onayladım. Aynı anda sert erkekliğini bir hamlede en derinime ittirince başımı geri atarak inledim. Kadınlığımda yaşadığım titremelerle içimden akıp giden sıvıyı hissediyordum.
Eş zamanlı olarak Asil hızlıca içimden çıktı ve fazlasıyla yoğun bir şekilde karnıma doğru boşaldı.
Yorgun nefeslerimizi birbirimizin teni üstüne verdik. Asil yere düşürdüğü havlusunu alıp karnımı temizledikten sonra koynuma kıvrıldı.
Aklımı başımdan alıp götüren zevk yorgunluğunun tatlı ağrılarıyla gözlerimi kapattım. Kasılmış bedenim gevşemiş uyuşuk halde hareketsizdi.
Tıpkı sesi soluğu çıkmayan Asil gibi.
Yatağın ortasında birbirine henüz doymamış çıplak bedenlerimizi örtmeden kısa bir şekerlemeye dalmıştık.
•••
Merhaba günaydıın ❤️
Şu son günlerde işe dönmeden önce bol bol yazayım derken dün yoğun bir baş ağrısı yaşayınca bölümü gece yayınlayamadım 🙏🏻
Elimden geldiğince sizi bölümsüz bırakmamaya çalışacağım ❤️
Umarım beğendiğiniz bir bölüm olmuştur görüşmek üzere❤️❤️