7.BÖLÜM: KIRGIN YOLLARIN HİKAYESİ
Belis
Sevgi... İnsanı hayata bağlayan bir duygu, yaşadığını hissettiren bir şeydi. Çoğu zaman kolayca hissedilir, ama bazen durup düşündüğünde, o sevginin aslında yeterli olmadığını, hatta yapay olduğunu fark edebilirdin. İşte tam o anlarda, zihnin bir savaş alanına dönerdi.
Beni gerçekten seven biri olacak mı?
Yeterince sevilmiyor muyum?
Ben de yıllarca bu sorularla yaşadım. Girdiğim her ortamda, ardından döndüğüm o dört duvar arasında bu düşünceler hiç peşimi bırakmadı. Çünkü... Demirhan hayatıma girene kadar, ben gerçekten sevilmemiştim.
Her şey, o sabah kütüphaneye gitmek için açtığım kapının önünde, adıma yazılmış bir mektupla başladı. O mektupla birlikte, aslında hiç düşünmediğim bir hayatın kapısını araladım. O günden sonra Demirhan, kendi hayatımdan sonra gelen en önemli hayat oldu bana. Her zorlandığımda destek oldu, babama karşı korudu bunun hakkını ona ödeyemezdim.
Uzun zaman sonra ilk kez kendimi güvende ve huzurlu hissediyordum. Ama yine de içimde bir yerde kötü bir şeyler olacak hissi hiç gitmiyordu. Ve şimdi, Demirhan’ın evine apar topar gelmiş olmam... sanki bu huzurun bozulacağının bir işaretiydi.
Sabah kalktığımda birinin bana sarıldığını hissettim, yavaş yavaş gözümü açtığımda bana sarılan kolların sahibinin Demirhan olduğunu anladım.
Belis: Günaydın, kahramanım nasılsın?
Demirhan, uyku mahmurluğuyla Belis’in dediğine güldü.
Demirhan: Kahraman mı? Gerçekten senin kahramanım olduğumu düşünüyor musun?
Belis: Evet, öylesin. Sen olmasan ben şu an burada olmazdım beni o evden kurtardın.
Demirhan inanmayan gözlerle Belis’e bakıyordu.
Belis: Niye inanmıyorsun gerçekten söylüyorum
Demirhan: Tamam tamam inanıyorum
Demirhan, Belis’in yanaklarından öptü.
Demirhan: İşte şimdi günüm aydı, günaydın güzelim
Demirhan koltuktan kalkıp banyoya yüzünü yıkamaya giderken peşinden Belis’te gitti.
Banyoya girip yüzlerini yıkarken Belis elini ıslatıp Demirhan’a su fırlattı. Demirhan da geri kalmadı ve onu ıslattı, banyodan pijamaları sırılsıklam halde çıktılar. Üstlerini değiştirdikten sonra Belis, kahvaltıyı hazırlamak üzere mutfağa girdi. Hazırlık yaparken Demirhan yanına geldi.
Demirhan: Yardım edilecek ya da eksik olan bir şey var mı güzelim?
Belis: Gerek yok ben hallediyorum sen oturabilirsin
Demirhan: Tamam o zaman ben sevgilimin bana hazırladığı kahvaltıyı izleyeyim
Belis bu cümleyi duyduğunda içi huzur doldu ve aynı zamanda utandı. Demirhan, onun utanç bakışlarını gördüğünde kahkaha attı.
Tam o sırada kapı çaldı. Belis’in içine bir kuşku doğdu.
Belis: Birini mi bekliyordun?
Demirhan: Hayır bu saatte kimi bekleyeceğim dur ben bakarım kapıya
Bu sırada kapıdan bir ses yükselir.
Vedat: Belis, sen benim evimden çıkıp bu adamın evine gidemezsin! Çabuk çık o evden.
Belis, Vedat’ın sesini duyar duymaz nefesi kesildi. Elleri buz kesmeye başladı.
Belis (fısıldayarak): Demirhan, ne yapacağız? Açma kapıyı.
Demirhan: Sakin ol merak etme sen mutfakta kal ben açarım kapıyı.
Belis sakinleşmek yerine daha çok panik olur ve titreyen elleriyle Demirhan’ın kolunu tutar.
Belis: Demirhan açma kapıyı bak yine kavga edecek içeri girer hiç gerek yok.
Demirhan: Bir şey yapamaz sakin ol derdi neymiş öğrenelim
Belis daha fazla karşı çıkmaz ve Demirhan’ın kolunu bırakır fakat mutfaktan çıkmaz.
Demirhan gidip kapıyı açar.
Demirhan: Senin derdin ne? Ne istiyorsun kızından rahat bırak artık.
Vedat: Sen karışma kızımın aklıyla oynadın zaten.
Demirhan: Kızının aklıyla oynamadım ama sen kızının hayatıyla oynuyorsun rahat bırak artık
Vedat: Kızımın hayatına babası olarak ben karar veririm sen kimsin de bana akıl veriyorsun çekil şuradan.
Vedat evin içine doğru bir adım attığında Demirhan, Vedat’ı engelleyerek kolunu tuttu ve içeri girmesini engelledi.
Demirhan: Girmeye iznin olmayan her eve böyle dalmaya çalışır mısın hep?
Vedat: Kızımın olduğu eve iznim olmadan girebilirim
Demirhan: Burası Belis’le benim evim yani kafana göre giremezsin
Vedat: (bağırır) Kızımı almadan hiçbir yere gitmiyorum
Demirhan: Kızını bu kadar önemsiyorsan ona sahip çıksaydın saçma sapan cezalar vererek özgürlüğünü kısıtlayarak baba olunmuyor.
Vedat: Babalığı senden mi öğreneceğim sen kimsin ?
Demirhan: Bu saatten sonra öğrensende bir işe yaramaz zaten şimdi bizi rahat bırak yoksa polisi arayacağım.
Vedat, gözlerinden ateş saçarak, saf bir nefretle daha fazla tartışmadan kendi evine döndü.
Belis, Vedat gittikten sonra tedirginlikle Demirhan’ın yanına gitti.
Belis: Ne dedi? Niye bizi rahat bırakmıyor?
Demirhan Belis’in panik ve korku dolu halini görünce ona sarılıp sakinleştirmeye çalıştı.
Demirhan: Sakin ol bizi rahatsız etmez hadi biz kahvaltımızı yapalım.
İkisi beraber kahvaltı yaptıktan sonra Belis’in sınava çalışması için kütüphaneye gitmeye karar verdiler.
Demirhan: Benim kuzenim Duru var o da bizim üniversitede mimarlık fakültesinde okuyor onuda çağırayım mı belki güzel anlaşırsınız.
Belis: Olur eğer istersen Mert’te gelsin
Demirhan: Tamam ona da haber verelim
Böylece Demirhan, Belis, Mert ve Duru beraber kütüphanede buluştular. Hepsi kendilerini dersine vermiş bir şekilde çalışırken Belis yapamadığı soruları Demirhan’a sordu.
Ara verdiklerinde kütüphanenin kafesinde oturup kahve içtiler ve sohbet etmeye başladılar.
Mert: Ne kadar iyi oldu hem beraber vakit geçirmiş olduk hem de ders çalıştık arada böyle buluşalım bence
Belis: Benim için iyi oluyor zaten yapamadığım yerde Demirhan bana yardım ediyor.
Mert: İlk başta her şey ne kadar zordu beni Demirhan sanıp üstüme yürümüştün.
Belis: Mert sussana rezil oluyorum senin yüzünden.
Duru: Merak etme Belis ben zaten her şeyi biliyorum Demirhan gecenin bir yarısı beni arayıp ben aşık oldum Duru ne yapacağım dediği zamanlar çok da eski değildi şimdi birlikte olmanıza çok sevindim umarım hep mutlu olursunuz.
Demirhan: Sende hemen açık et her şeyi karizmam çiziliyor burada
Belis kıkırdadı.
Belis: Teşekkür ederim Duru ben de seninle tanıştığıma memnun oldum eğer sende istersen görüşürüz
Duru: Olur bende seni çok sevdim tatlı birisin.
Belis: Teşekkür ederim sende öylesin.
Belis
Kütüphaneye gelip ders çalışmak ardından sevdiğim insanlara oturup sohbet etmek iyi gelmişti fakat her şeye rağmen babamdan dolayıp kendimi hala mutsuz ve huzursuz hissediyordum. Bu hislerimi Demirhan’a yansıtmamaya çalışıyordum ama duygularımı saklamakta iyi olduğum söylenemez bu yüzden eminim eve döndüğümüzde bana ne olduğunu soracaktı artık babamı aşmak istiyorum, ama her ‘kurtuldum’ dediğimde başka bir yerden çıkması ondan uzaklaştığıma olan inancımı yitiriyordu. Odaklanmam gerekten tek şeyin sınavıma çalışmak olduğunu tekrardan farkına varıp hayatımı kesin olarak kurtarmak için güzel bir üniversite kazanmalıydım.
Demirhan
Bütün gün kütüphanede ders çalıştıktan sonra sevdiğim insanlarla birlikte vakit geçirmek hem bana hem de Belis’e çok iyi geldi. Eve giderken Belis sürekli düşünceliydi eğer ona ne olduğunu sorarsam söylemeyecekti onun derdinin beni üzdüğünü düşündüğünden benden sorunlarını saklamaya çalışıyor ona elimden geldiğince anlayış göstermeye çalışıyorum ama yakın zamanda bütün problemlerini çözeceğim. Yaklaşan üniversite sınavını ve babasını kafaya taktığını biliyorum sürekli düşünceli bir hali var şimdi Duru ile tanışması belki onu biraz dertlerinden uzaklaştırabilir.
Demirhan ve Belis kütüphaneden çıkıp eve gittiklerinde kapıda elinde bavuluyla Demirhan’ın annesinin geldiğini gördüler. İkisi de şaşkınlıklarını gizlemeye çalıştılar. Demirhan merakla annesiyle konuşmaya başladı.
Demirhan: Anne hoşgeldin habersiz gelmezdin bir şey mi oldu?
Semra: Bizi arayıp sorduğun yok. Merak ettim birkaç günlüğüne geldik. Baban arabayı park ediyordu. Yanındaki kız kim?
Semra Hanımın sorusu üzerine Belis gerildi ve çekingen bir tavırla hafifçe Demirhan’ın arkasına saklandı. Demirhan Belis’in gerildiğini hissedince elini tuttu.
Demirhan: Birbirinizin haberi olmasını isterdim ama böyle denk geldi. Anne kız arkadaşım Belis, beraber yaşıyoruz.
Semra Hanım, oğlunun sözleri karşısında şaşırıp sessiz kaldı.
Semra: Ben bilmiyordum demek ki oğlumun bizi aramamasının sebebi gönül işleriymiş. Merhaba kızım ben Semra, Demirhan’ın annesiyim.
Elini Belis’e doğru uzattı. Belis çekingen bir tavırla uzatılan eli tuttu.
Belis: Ben Belis, Demirhan’ın kız arkadaşıyım bir süreliğine burada kalıyordum ama size rahatsızlık vermemeyeyim tanıştığıma memnun oldum Semra Hanım.
Semra: Ne rahatsızlığı kızım Demirhan seni evine aldıysa bize rahatsızlık düşmez. Ben bilseydim, böyle habersiz gelmezdik.
Demirhan: Kapıda kaldık ben açayım kapıyı içeride daha rahat konuşuruz.
Demirhan kapıyı açıp annesinin bavulunu koridora bırakır. Semra Hanım eve girdikten sonra Belis Demirhan’ı kapıya doğru getirir ve sessizce konuşmaya başlar.
Belis: Demirhan ben gideyim evime.
Demirhan: Nereye gidiyorsun Belis senin evin burası zaten o adamın evinde mi kalacaksın? Merak etme annem ve babam kızacak insanlar değiller çekinmene gerek yok.
Belis: Olmaz öyle şey çok yanlış anlaşıldım zaten sanki evliymişiz gibi senin evinde kalmam doğru değil zaten ben gideyim teşekkür ederim.
Belis gitmek üzereyken Demirhan Belis’in kolunu tutup kendine çekti. Nefeslerini hissedecek kadar yakınlardı.
Demirhan: Sevgilim benim evim senin evin. Benim ailem senin ailen. Benim olan her şey senindir. İstemezsen anlarım ama bana bu eziyeti yapma belki babandan uzaklaşmak istemiyorsun, ona bizi kabul ettirmek istiyorsun fakat o bu durumu anlayacak biri olsa başından karşı çıkmazdı ben seni eve gelip zorla almazdım. O evde mutlu değilsin ve ne yaparsan yap mutlu olmayacaksın. Ben de sana kesin bir mutluluk vaat edemem ama sana sonsuz sevgi verebilirim güzelim.
Belis duyduğu sözler karşısında duygularını saklayamadı ve gözleri dolarken Demirhan’a sarıldı. Bu sırada karşılarındaki asansörün kapısı açıldı ve Demirhan’ın babası Uraz Bey karşılarında belirdi. Gördüğü görüntü karşısında şaşırıp kaldı.
Uraz (sert bir sesle): Ne oluyor burada!
Demirhan, duyduğu cümle ile kaskatı kesilirken elleri cansızca iki yana düştü. Belis aniden farkına vardığı boşluk hissiyle beraber tanımadığı birinin sert sesini duymasıyla ortamın gerildiğinin farkına vardı yaşadıkları yüzünden daha fazla gerginliği kaldıramayacağını düşünerek Demirhan’dan uzaklaştı.
Belis: Daha sonra görüşürüz.
Belis, son sözünü söyledikten sonra merdivenlerden aşağı inmeye başladı. Demirhan arkasından bir adım atmışken Uraz önüne geçerek gitmesini engelledi ve kolundan tutup eve girdi.
Uraz: Arkadaşına gereken açıklamayı daha sonra yaparsın önce benim sorduğum soruya cevap vermeni bekliyorum. Neden o kıza sarılıyordun?
Demirhan: Çünkü Belis benim sevgilim istediğin açıklama oldu mu? Şimdi izin verirsen peşinden gideceğim.
Uraz: Hiçbir yere gidemezsin. Oğlum sen Sinem’i severken nasıl başka birine sevgilim diyorsun? Biz sana böyle mi öğrettik?
Demirhan, unuttuğu geçmişinin karşına çıkmasına ve Belis’in kalbinin kırılmasının farkındalığıyla sinirlerine hakim olamadı istemsizce bağırmaya başladı.
Demirhan: Sen ne diyorsun baba ya? Ne Sinem’i ergenlikle olan bir hevesti geçti gitti. Bunu mu öne sürüyorsun şu an. Zaten habersizce gelmişsiniz sizin yüzünüzden kız gitti sen bana saçma salak geçmişimden bahsediyorsun çekil önümden.
Demirhan babasının önüne geçip evden çıktı merdivenden aşağı inerken Uraz arkasından konuşmaya devam ediyordu. Hiçbirini takmadan hızlıca Belis’e yetişmeye çalışıyordu. Apartmandan çıkıp alt sokağa doğru koşmaya başladı ve parkın önünden geçerken Belis’in bankta oturup ağladığını gördü. Onu ağlarken gördüğünde kalbi paramparça oldu babasına bir kez daha sinirlendi. Sessizce ona doğru ilerledi ve yanına oturdu.
Demirhan: Belis ben babam adına özür dilerim. Seni bırakmak istemedim babam bir anda sert tepki verince bende şok oldum. Özür dilerim bebeğim.
Belis cevap vermeden ağlamaya devam etti. Demirhan, onun gözyaşlarını gördükçe kendine kızdı teselli etmek için ona sarıldığında Belis bir hışımla kollarını itip banktan kalktı ve parkın çıkışına ilerleyemeye başladı.
Demirhan (bağırarak): Belis! Nereye gidiyorsun?
Belis ona cevap vermeyince arkasından koşup kolunu tuttuğunda Belis yine kendine dokunulmasından hoşlanmayarak kolunu çekti.
Demirhan: Niye böyle davranıyorsun? Lütfen konuş benimle ben özür dilerim her şey için.
Belis ağlamaktan şişmiş ve kıpkırmızı gözleriyle Demirhan’a baktı.
Belis: Demirhan benim daha fazla soruna direnecek gücüm kalmadı. Ben artık hayatımda sorun olsun istemiyorum. En ufak gücüm kalmadı. Baban zorluk çıkaracak belli ki zorlamaya gerek yok ben çabalayamayacağım sende bırak.
Demirhan cümleyi sonuna kadar dinleyemedi kulağı çınlamaya ve başı dönmeye başlamıştı. Belis’e doğru bir adım atmak istediğinde sendeledi. Zar zor gücünü toparlayıp konuştu.
Demirhan: Belis, sen şu an sağlıklı düşünemiyorsun bana bu zulmü yapma aslında söylemeyeceğin şeyleri mutsuzken söyleyip benim kalbimi paramparça etme.
Belis: O zaman söyle bana nasıl başedeyim ben her şeyle. Bir yanda beni sevmeyen iyiliğimi istemeyen babam bir yandan derslerim bir yandan seninle yaşamaya çalışmam şimdi de baban ben dayanamam ben hepsini kaldıramam Demirhan.
Demirhan: Ben yanındayım yetmez mi? Seni babandan kurtarıp evime getirdim nefes almanı sağladım derslerine yardım ediyorum. Hiç mi kıymetlin değilim?
Belis kırgın ve mahcup bakışlarla Demirhan’a bakmaya devam etti.
Belis: Yapma benim için en değerli kişisin sen. Güvendiğim yaslandığım dağsın ama Demirhan inan benim kötü hiçbir olaya ne tahamülüm ne de çözmeye gücüm kalmadı.