İçeriğe geç

Mavizade

Bölüm 7 · 3 dk okuma

Mavizade

Bölüm 7

Bölüm 7 ~ Birkaç Gün Sonra

Irmak kaçalı tam üç gün olmuştu.

Ve o üç gün boyunca ne Irmak’tan ne de Eymen’den tek bir haber alınabilmişti. Telefonlar kapalı, izleri yoktu. Bütün Diyarbakır bu olayı konuşuyordu artık. Çarşıda, kahvehanelerde, komşu konaklarda, hatta dağ köylerinde bile aynı cümleler dönüp duruyordu:

“Aşiret düğününden gelin kaçmış.”

“Akçaylı çocuk kızı alıp gitmiş.”

“Rezaletin daniskası olmuş.”

Konağın içindeki hava da tamamen değişmişti. Eskiden kalabalık, gürültülü ve canlı olan avlu artık daha sessiz, daha ağır ve ihtiyatlıydı. Herkes birbirine dikkatli davranıyor, en ufak bir sözün kavga çıkarabileceğinden korkuyordu.

Ben aşağı indiğimde annem avluda oturuyordu. Karşısında Zinnet Teyze vardı. İkisinin önünde yarım kalmış çay bardakları duruyordu. Yüzleri yorgun ve bitkindi.

Zinnet sinirle konuştu:

“Ben hâlâ anlamıyorum Dilara. Nasıl oldu bu iş?”

Annem derin bir nefes verdi, sesi yorgundu:

“Ben mi kaçırdım kızını Zinnet? Sanki ben sakladım.”

“Ben onu demiyorum…” Zinnet saçını geriye attı. “Ben o çocuğun Irmak’ın etrafında dolaştığını fark etmiştim. Birkaç kez gördüm. Ama bir şey demedim.”

Annem kaşlarını kaldırdı.

“Fark ettiysen neden sustun peki?”

Zinnet direkt cevap verdi:

“Senin oğlun da düğünde mal gibi durmuş, kusura bakma. İkimiz de aynı hatayı yaptık.”

Ben avlunun girişinde istemsizce durdum. Annem bir anda güldü. Gerçekten güldü, hem de içten.

“Tamam… O konuda haklısın.”

Zinnet de sonunda dayanamayıp hafifçe güldü.

“Bir de bütün aşiret bana bakıyor. Sanki ben kaçırdım kızımı. Rezil oldum resmen.”

Annem çayından bir yudum aldı, sesi daha sakin çıktı:

“Boşver milletin ağzını. Konuşsunlar. Birkaç güne başka bir şey bulurlar.”

“Kolay diyorsun,” dedi Zinnet iç çekerek. “Ama haklısın… Zaten Irmak geri gelse bile o kız bir daha Mehmet’le evlenmezdi.”

Bu cümleden sonra kısa ve ağır bir sessizlik oldu. Çünkü ikisi de bunun doğru olduğunu biliyordu.

Ben tam geri dönecekken içeriden Jun’un sesi yükseldi:

“Ela! Yavaş düşeceksin!”

Ardından Ela’nın neşeli gülüşü duyuldu. Birkaç saniye sonra ikisi birlikte salondan avluya çıktılar. Ela’nın elinde birkaç kutu vardı, Jun hepsini tek başına taşımaya çalışıyordu.

“Ben taşıyabilirim diyorum, kadın dinlemiyor,” diye yakındı Jun.

Ela direkt güldü.

“Çünkü üç kutuyu taşırken nefes nefese kaldın. Erkekliğin nerede kaldı?”

Jun dramatik şekilde kalbini tuttu.

“Bu kadar haksızlık olmaz. Kalbimi kırıyorsun.”

Annem onları görünce ilk kez günlerdir yüzünde gerçek bir yumuşama oldu.

“Gel kızım, otur buraya.”

Ela gülümseyip annemin yanına oturdu. Artık burada kalıyordu. Annem birkaç gün önce “Bu kadar gidip gelme, yoruluyorsun. Bundan sonra burada kal” demişti. “Nasıl olsa yakında bu konağın gelini olacaksın.”

Ve Ela gerçekten birkaç gündür Aydöner Konağı’nda yaşıyordu. Garip olan şuydu ki, kimse bunu yadırgamıyordu. Sanki zaten hep burada olması gerekiyormuş gibi doğal karşılanıyordu.

Jun direkt Ela’nın yanına oturdu. Ela daha bir şey demesine fırsat kalmadan suyu uzattı. Jun da hiç utanmadan aldı.

Ben istemsizce başımı salladım.

“Sen harbiden bağımlısın.”

Jun hiç çekinmeden cevap verdi:

“Evet, kabul ediyorum. Ne yapayım?”

Ela tatlı tatlı güldü.

Am Siwan da o sırada avluya geldi.

“Melisa birazdan geliyor bu arada.”

Jun hemen sırıttı.

“O zaman evde çift sayısı artıyor. Güzel.”

“Sen sus,” dedim hafifçe.

Tam konuşacaktım ki… gözüm avlunun diğer tarafına kaydı.

Aras.

Sessizce durmuş bizi izliyordu. Her zamanki gibi siyah giyinmişti. Ama bu sefer yüzü daha sakindi. Göz göze geldiğimiz anda bakışlarını kaçırmadı. Aksine, birkaç saniye boyunca gözlerimin içine baktı.

Ve nedense… son birkaç gündür onu gördüğüm her an içimde garip, açıklayamadığım bir şey oluyordu. Kalbim hafifçe hızlanıyor, nefesim daralıyordu.

Jun bir anda yanıma eğildi ve kulağıma fısıldadı:

“Yine birbirinize bakıyorsunuz.”

Direkt ona döndüm.

“Kes sesini.”

Jun sırıttı. Ama Aras bunu duymuş gibi hafifçe, neredeyse görünmez bir şekilde gülümsedi.

Ve o an… kalbim saçma sapan bir şekilde hızlandı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.