İçeriğe geç

Mavizade

Bölüm 13 · 3 dk okuma

Mavizade

Bölüm 13

Bölüm 13 ~ Biraz Daha Yakın

Çay tepsisi salona bırakıldığında herkes yeniden bir araya toplanmıştı.

Tam o sırada Am Siwan ile Melisa merdivenlerden aşağı indi.

Melisa gülümseyerek Ela’nın yanına geçti.

“Yardım edecektim ama Am Siwan bırakmadı.”

Am Siwan omuz silkti.

“Yeni gelin daha ilk haftasında çalışmasın dedim.”

Ela gülerek Melisa’nın koluna girdi.

“İyi demiş. Gel, otur yanıma.”

Melisa da Ela’nın yanına oturdu.

Jun çay bardağını eline aldı.

“Karizmatik olsun.”

Ela kaşını kaldırdı.

“Ne karizmatik olsun?”

“Çay.”

Ela hiç düşünmeden cevap verdi.

“Demli diyecektin herhalde.”

Salondakiler gülmeye başladı.

Jun elini kalbine götürdü.

“Kalbimi kırıyorsun.”

Ela omuz silkti.

“Dayanıklı olduğunu söylüyordun.”

“Doğru… Biraz daha kırılabilirim.”

Melisa gülümseyerek ikisine baktı.

“Siz hep böyle misiniz?”

Jun hemen cevap verdi.

“Daha bunun sakin hâli.”

Ela başını iki yana salladı.

“Abartıyor.”

Aras istemsizce gülümsedi.

Mehmet de farkında olmadan onun gülüşüne baktı.

“Çok güzel gülüyorsun…”

Aras duyunca hafifçe şaşırdı. Sonra utangaç bir şekilde başını eğdi.

“Teşekkür ederim…”

Kısa bir sessizlik oldu.

Jun ayağa kalktı.

“Kurabiyeler pişmiştir.”

Ela da yerinden kalktı.

“Ben de geleyim.”

Melisa da ayağa kalktı.

“O zaman ben de yardıma geleyim.”

Jun sırıttı.

“Bak işte… Sen yardıma geliyorsun, benim hatun beni gözetlemeye geliyor.”

Ela kollarını bağladı.

“Gözetlemeye değil. Seni mutfaktan sağ salim çıkarmaya geliyorum.”

Jun gülerek başını salladı.

“İkisi de aynı şey.”

Melisa güldü.

“Hadi, daha fazla bekletmeyelim.”

Üçü konuşarak mutfağa geçti.

Salonda Am Siwan, Sümeyye, Aras ve Mehmet kaldı.

Kısa bir sessizlik oldu. Am Siwan Melisa’nın arkasından bakıp hafifçe gülümsedi. Sümeyye de telefonuna gömülmüştü.

Mehmet ile Aras arasında ise o tanıdık, ağır sessizlik yeniden oluşmuştu.

İkisi de birkaç saniye sessizce oturdu.

Sessizliği bu kez Mehmet bozdu.

“Alışabildin mi?”

Aras başını kaldırdı.

“Konağa mı?”

Mehmet hafifçe başını salladı.

Aras salona göz gezdirdi.

“Başta zor gelmişti.”

“Kocaman çünkü.”

“Evet… Ama artık eskisi kadar yabancı hissettirmiyor.”

Mehmet fark ettirmeden gülümsedi.

“İyi.”

Tam o sırada mutfaktan Jun’un sesi duyuldu.

“Ela! Bir tane aldım sadece!”

Ardından Ela’nın sesi geldi.

“Jun!”

“Tamam… Belki iki.”

Mehmet istemsizce güldü.

Aras da ona bakıp hafifçe gülümsedi.

Birkaç dakika sonra mutfak kapısı yeniden açıldı.

Ela elinde sıcacık kurabiyelerle salona girdi.

Melisa da arkasındaydı.

Jun ise elindeki kurabiyeyi saklıyormuş gibi davranıyordu.

Ela tepsiyi sehpanın üzerine bıraktı.

“Herkes alsın.”

Aras bir kurabiye aldı.

“Bunu kim yaptı?”

Jun hemen söze atladı.

“Ela yaptı.”

Aras şaşkınlıkla Ela’ya baktı.

“Gerçekten mi?”

Ela hafifçe başını salladı.

“Sabah biraz vaktim vardı. Bir şeyler denemek istedim.”

Mehmet de ekledi.

“Yemek yapmayı seviyor.”

Aras küçük bir lokma aldı.

Bir süre sessiz kaldı.

“Gerçekten güzel olmuş.”

Ela’nın yüzünde belli belirsiz bir tebessüm oluştu.

“Beğenmene sevindim.”

Tam o sırada Jun yine tepsiye uzandı.

Ela gülerek tepsiyi biraz kendine çekti.

“Önce herkes alsın.”

Jun iç çekti.

“Peki… Ama benim payımı sakla.”

Ela başını salladı.

“Saklarım.”

Jun rahat bir nefes verdi.

“İşte senden bunu beklerdim.”

Aras bütün bu atışmayı sessizce izledi.

Sonra Mehmet’e dönüp alçak sesle sordu.

“Bunlar hep böyle mi?”

Mehmet gözlerini Jun ile Ela’dan ayırmadan cevap verdi.

“Çocukluklarından beri.”

Aras bir süre onları izlemeye devam etti.

Jun yine bir yolunu bulup kurabiye almaya çalışıyor, Ela da gülerek onu engelliyordu.

Aras’ın dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.

“Ev hiç sessiz kalmıyordur.”

Mehmet bu kez doğrudan Aras’a baktı.

“Kalmaz.”

Aras da ona baktı.

“Sanırım… O yüzden burası sıcak geliyor.”

Mehmet cevap vermedi.

Sadece birkaç saniye Aras’a baktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.