BÖLÜM 10 – On Dört İkra sabah gözlerini açtığında ilk fark ettiği şey kalbinin hızla atmasıydı. Bugün sıradan bir gün değildi. Bugün on dört oluyordu. Pencerenin perdesini araladığında gökyüzü masmaviydi. Sanki gün onun için özel hazırlanmıştı. İkra derin bir nefes aldı. “On dört,” diye fısıldadı. Kulağına büyük gelmişti ama kalbine yakışmıştı. Okula girdiğinde sınıf her zamanki gibiydi ama bakışlar farklıydı. “İyi ki doğdun” fısıltıları, gülümsemeler… Ama İkra’nın gözleri sadece bir kişiyi arıyordu. Aras. Biraz sonra sınıf kapısından girdi. İkra’ya baktı. Gülümsedi. “İyi ki doğdun, İkra,” dedi. O an her şey sustu sanki. Sınıf, sesler, zaman… Sadece o cümle kaldı. “Teşekkür ederim,” dedi İkra, sesi hafif titreyerek. Dersler boyunca Aras normal görünüyordu ama İkra fark ediyordu. Ellerini cebine sokuyor, oturduğu yerde duramıyordu. Heyecanlıydı. Son ders bittiğinde zil çaldı. Kalabalık dağıldı. İkra çantasını aldı. Aras yanına yaklaştı. “Hazır mısın?” diye sordu. İkra başını salladı. “Hazırım.” Okulun arkasındaki küçük parka doğru yürüdüler. Ağaçların gölgesi yere düşüyordu. Sessizlik vardı ama rahatsız edici değildi. Banklardan birine oturdular. Aras bir süre konuşmadı. Sonra derin bir nefes aldı. “Ben,” dedi. “Bu kadar heyecanlanacağımı düşünmemiştim.” İkra ona döndü. “Ben de.” Aras gülümsedi ama gözleri ciddiydi. “İkra,” dedi. “Seninle konuşurken… susarken bile rahat hissediyorum.” İkra’nın kalbi duracak gibi oldu. “Bu kolay bir şey değil,” diye devam etti Aras. “Ve ben bunu doğum gününde söylemek istedim çünkü… doğru zaman bu.” Bir an durdu. Sonra İkra’nın gözlerinin içine baktı. “Senden hoşlanıyorum,” dedi. “Uzun zamandır.” İkra’nın nefesi kesildi. Kalbi, kulağında atıyordu. “Benimle… çıkar mısın?” diye sordu Aras, sesi hafifçe titreyerek. İkra gözlerini kırptı. O an korku yoktu. Şüphe yoktu. Sadece mutluluk vardı. “Evet,” dedi. “Çok isterim.” Aras’ın yüzü aydınlandı. Gülümsedi. Gerçekten gülümsedi. “Doğum günün kutlu olsun,” dedi. İkra güldü. Gözleri doluydu. “Bu,” dedi. “En güzel hediye.” Yan yana oturdular. Omuzları hafifçe değdi. El ele tutuşmadılar ama gerek de yoktu. O an yeterliydi. İkra o gece defterine şunu yazdı: “On dört olmak, biriyle aynı anda aynı cesareti gösterebilmekmiş.” Ve gün bitti. Ama hikâye… Yeni başlamıştı.
Bölüm 10
On dört
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.