“Kozmosu rahminde büyüten İlahia’nın adıyla…”
1. Gökyüzü yine o mutlak döngüye boyun eğip dolunay tüm ihtişamıyla belirdiğinde, kadınlar ulu meydanda toplandılar. Bir gece öncesinden özenle hazırlanan sofralar kuruldu; şaraplar kadehlere doldu, şarkılar ve felsefi sohbetler meydanın neşesini göğe yükseltti. Ormanın kıyısındaki o tekinsiz çıtırtılar, o gecenin coşkusu içinde bir anlığına unutulmuştu.
2. Hava kararıp gece yarısı yaklaştığında, o ay bir yaşamı büyütmeyi arzulayan kadınlar, hür iradeleriyle meydanın tam kalbinde el ele tutuştular. Asil hayvanlar adımlarla etraflarını sardı; en dış çemberde ise diğer kadınlar, kız kardeşlerini kucaklar gibi el ele tutuşup insan sesinin en yüksek estetiğiyle şölen korosunu başlattılar.
3. Ritüel en coşkulu anına ulaştığında, müziğin ve dansın yarattığı o saf frekans İlahia'nın nuruyla birleşmek üzereyken, vadinin karanlığından fırlayan o hoyrat gölgeler meydanı bastı. Zulmet’in erkekleri, içlerindeki o durdurulamaz mülkiyet hırsı ve hasetle, o güne dek hiçbir sınır çekilmemiş olan mukaddes alana vahşi birer canavar gibi daldılar.
4. Şölenin o narin korosu acı çığlıklarla bölündü. Erkekler, kendilerinde olmayan o yaratım gücünü lekelemek için, meydanın ortasında el ele tutuşan kadınların üzerine kaba bir kuvvetle çullandılar. Kadınların hür iradelerini ve bedenlerini hoyratça çiğneyerek, o saf meydanın zeminini ilk kez kutsal olmayan bir kanla ve şiddetle kirlettiler.
5. O güne kadar sadece şarkılara ve uysal hayvanların adımlarına şahitlik etmiş olan ulu meydan, dişil nizamın hiç bilmediği bir zorbalığın sahnesi oldu. Zulmet’in erkekleri, kadınların el ele tutuşarak kurduğu o sarsılmaz koruyucu çemberleri parçaladılar; bedenlerdeki o saf yaratım neşesini hoyrat elleriyle söndürdüler.
6. Hayvanlar dehşet içinde ormanın en derin karanlığına kaçışırken, meydanda yükselen o ilahi koro yerini boğuk hıçkırıklara ve toprağa sızan karanlık bir lekeye bıraktı. Zulmet’in ordusu, arkalarında yıkılmış sofralar, hırpalanmış bedenler ve kutsallığı çiğnenmiş bir mabet bırakarak geldikleri gibi gölgelere çekildi.
7. O kara gecenin sabahında, dişil nizam ilk kez yasla ve yaralarını sarmakla tanıştı. Kadınlar meydanı temizlediler, birbirlerinin acıyan bedenlerine şifalı merhemler sürdüler ve o baskının rahimlerde bıraktığı sinsi izden habersiz, doğacak olan yeni nesli beklediler.