İçeriğe geç

Maskenin ötesi

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Maskenin ötesi

Bölüm 5

Kim o?

"Anne!" diye seslendim. Ona sarılmak, dokunmak için peşinden koştum ama ne kadar hızlı koşarsam koşayım bir türlü yetişemiyordum. Tam parmak uçlarım ona dokunmak üzereyken, annem birden kayboldu ve yerinde Akıncı belirdi. Şaşkınlık dolu gözlerle ona bakakalmıştım.​Akıncı, elini ağır ağır maskesine götürdü. Nefesimi tutmuş izlerken maskesini çıkardı ve elinde tutarak bana o bildiğim, huzur veren mutlu gözlerle baktı. Şaşkınlıktan donup kalmıştım; karşımda duran kişi Fatih’ten başkası değildi.​Ben hala şokun etkisindeyken, o kendine has gülümsemesiyle bana bakıp, "Merve, senin yüzün mü kızardı?" diye sorduSoğuk terler dökerek uykumdan uyandım. Gördüğüm her şey sadece bir rüya mıydı, yoksa bilinçaltımın bana bir oyunu mu? Fatih ve Akıncı’nın bu kadar benzer olması beni yiyip bitiriyordu. Yataktan kalkıp banyoya geçtim, hâlâ şoktaydım. "Fatih, Akıncı mı? Lütfen şaka olsun," diye mırıldandım.​Sabah saat 10.00 civarı kapı çalındı. Gelenin Orhan abi olduğunu düşünerek kapıyı açtım ama karşımda elinde börek tabağıyla güler yüzlü bir kadın duruyordu. Hafif bir gülümsemeyle, "Buyurun?" dedim.​Kadın tabağı bana uzattı: "Merhaba canım, ben Feyza; Fatih’in ablasıyım. Fatihle zaten tanışmışsınız. Börekleri yeni pişirdim, alsana." Feyza çok iyi birine benziyordu; uzun boylu, dolgun dudaklı, siyah gözlü ve siyah saçlıydı. En fazla 35 yaşlarındaydı. "Teşekkür ederim," diyerek tabağı aldım. "Umarım en yakın zamanda buraya alışırsın kızım. Neyse, seninle daha çok görüşürüz; çocuklar aşağıda tek başına, ben yanlarına ineyim. Hadi görüşürüz!"​Kapıyı kapattıktan sonra işe geç kalmamak için hazırlanıp aşağı indim. Motorun eldivenlerini takarken, sokağın ilerisinde siyah kasklı bir adamın motoruna bindiğini gördüm. Aldırmadan navigasyondan Milli Arşiv'in konumunu açtım ama aklıma Orhan abi gelince yönümü değiştirdim.​Orhan abinin "Mimik Oyuncak" dükkanına girdim, girmez olaydım! İçeri adım atar atmaz yüzümün ortasına doğru oyuncak toplar fırlatılmaya başladı. Bir, iki derken tam üçüncüsü geliyordu ki Fatih koşarak yanıma geldi. "EĞİL!" diye bağırarak topu havada yakaladı.​İkimiz de yere çökmüş, birbirimizin yüzüne bakıyorduk. Nefes nefese, "Ne oluyor burada Fatih?" diye sordum."Galiba bir şeylerin ayarıyla oynadım," dedi mahcup bir gülümsemeyle. Hemen toparlanıp bu karmaşayı durdurmak için atıldı ve sonunda düzeneği durdurmayı başardı.​Tam o sırada Orhan abi içeri girdi ve gördüğü manzara karşısında donakaldı. "Fatih... Bu dağınıklığı sakın ben yaptım deme bana!"Fatih gülerek söze başladı: "orhan abi, şimdi şöyle anlatmak gerekirse..." diyerek bahaneler uydurmaya başladı.

Bölüm sonu

1 yorum