İçeriğe geç

Maskeler ve gerçekler

Bölüm 4 · 6 dk okuma

Maskeler ve gerçekler

Bölüm 4

3.bölüm :Sürü ve Birlik

Helen sürünün yeni üyesini tanıştırmak için diğerlerini çağırdı bir kişi dışında herkes sürünün yeni üyesini çok sıcak bir şekilde karşılaşmıştı. Barış ve Sinan ona uyuyacak bir yer hazırlamıştı Gizem ona kendi kıyafetlerini verdi Gölge kendini çok iyi his ediyordu Helen'e minnettardı Melis onu aşağılayıcı bakışlarla süzdü Gece bu durumdan çok rahatsız olmuştu Melis' dönüp

-Sürüye her yeni katılana böylemi bakıyorsun?

Melis yüzünü ekşiti

-Bizim sürümüze hiç yeni katılan olmadı sen ilksin birbirimizi uzun zamandır tanıyoruz ve her zaman bir sürüydük.

Gece kafasını eğdi utanmıştan daha çok meraklanmış gibi görünüyordu Helen'e bakarak

-Peki o her zaman alfamıydı?

Melis gülümsedi gülümsemesinin içinde öfke,üzüntü ve hırs vardı nefret dolu gözler ile Helen'e baktı.

-Hayır sürünün kurulduğu ilk yıl alfa bendim o zamanlar Helen'nin kardeşide sürüdeydi beş yaş kampındaydık Ester ile dereye bakmak için bir uçurumun kenarına çıktık Helen o sırada doğuştan alfa olduğunu öğrenmişti Ester köşeye yaklaştığı sırada kayıp aşağıya düştü cesedini hiç bulamadılar Helen benim elimden sürümü aldı benden benden aldı en yakın arkadaşımın kaybını hatırlamam için beni sürüden atmadı o benim sadece acı çekmemi istiyor iyi göründüğüne bakma o tam bir şeytan.

Gece bunlara inanmışa benzemiyordu Melis'e şaşkın gözlerle bakıp oradan ayrıldı yatağına uzandı aklından Melis'in dediklerini geçiriyordu Helen gerçekten kötü biri olabilirmiydi? Yoksa Melis onu kıskandığı için böylemi düşünüyordu? Helen'nin ölen kardeşi Ester kimdi? Gece düşüncelerinin içinde kayb olmuşken kapının önünden gelen sesle irkindi kapının altındaki boşluktan ayakkabılar görünüyordu Gece Helen'i dürtü Helen uyanınca ağzını kapatı Helen neye uğradığını şaşırdı Gece kapıyı işaret ederek

-Kapının önünde birileri var.

Helen kafasını uzatıp baktı yatakların üstüne basarak Herkesi uyandırdılar kimse yere basmıyordu böylece hem zeminden ses çıkmıyor hemde kimse onların ayaklarını görmüyordu biraz sonra kapı aralandı Helen ve Gece kapının yanındaki duvara gizlenmişti Barış ve Sinan kapının karşısında ki kolonun arkasındaydı Melis ve Gece ise kapını tam önünde duruyordu kapı açıldı beş kişi hızlı bir şekilde odaya daldı yüzleri karanlıkta kalıyordu diğerlerinden biraz daha uzun boylu olan öne çıktı

-Vay burada bir sürü var sanıyordum meğer sadece iki tane omega varmış sayıları azaltalım hadi.

Onlara doğru ilerlemeye başladıkları sırada Barış ve Sinan kolonların arasından çıktı.

-Vay demeki sürü konusunda haklıymışım hepsi ceplerinden birer bıçak çıkarttılar tam o sırada Helen ve Gece aniden aradaki ikilinin sırtına atladı Helen kolaylıkla rakibini yere indirmeyi başardı ve elindeki bıçağı aldı diğerleri de aynı anda saldırıya geçti. Ama rakipleri normalden çok daha güçlüydü normal olamayacak kadar güçlülerdi Gece'nin sırtına atladığı onu tutup Sinan'nın üstüne fırlatı Melis hızlı bir şekilde ortadan kayboldu Helen ve Barış bir kişi ile zorlukla baş edebiliyorlardı uzun boylu iri yarı ve yüzünde yara izleri olan bu beşliyi gece vakti birbirlerinden ayrımak neredeyse imkansızdı kıyafetlerine kadar her şeyi aynıydı Sinan ve Gece peşlerine birer kişi takarak odadan koşarak çıktılar Gece Sinana göre daha hızlı koşuyordu Sinan'a yaklaşarak.

-Ben biraz öne geçicem ileride bir köşe var oraya geldiğinde yerden kay ben diğerlerini hal ederim.

Sinan kafasını salladı ve hızını biraz düşürdü Gece tüm hızıyla koşmaya başladı köşeye gelince yerden kaydı Gece eline aldığı demir sopa ile içlerinden birinin kafasına sert bir darbe indirdi diğeri ise sopayı kavrayıp Gece'nin elinden aldı Gece Sinan'ı itip bağırdı.

-Koş koş! Koş!

İkili tekrar koşmaya başladı peşlerinde artık bir kişi vardı Gece koşarken yukarıdaki doğal gaz borusunu fark etti.

-Sinan beni yukarıya doğru fırlatman lazım.

Sinan şaşırmıştı yinede durup ellerini kavuşturdu Gece hızlanıp Sinan'nın yardımı ile boruya tutundu ve kendini yukarıya çekti tam o sırada insan azmanı Sinan'a doğru yaklaştı Gece tam o sırada ayakları ile onun boğazından kavradı Sinan da Gece'ye yardım etti kollarını adamın boğazına doladı ve boynunu ters çevirip onu öldürdü Barış ve Helen ise üç kişi ile baş başa kalmıştı aldıkları darbelerden etkilenledikleri gibi onlarla dalga geçiyorlardı içlerinden biri artık bıçağını çıkartmanın zamanın geldiğini düşünüp bıçağını çıkartı Barış çok yorulmuştu ayakta bile güçlüle duruyordu adam onu saçından kavradı Helen hızlı bir şekilde araya girdi Barış ve diğerleri şaşkına dönmüştü Sinan ve Gece tam o sırada kapıdan içeriye daldı Gece elinde bıçak olanın kafasına sopayla vurdu Sinan ötekini dikkatini kendine çekti Barış donup kalmıştı eleri titriyordu Helen'i kucağına aldı.

-Helen! Helen! Uyan iyimisin?

Kafasının üstünde gülen kişiyi görünce deliye döndü onun üstüne atladı tüm gücüyle suratına vurmaya başladı sonra yerde duran bıçağı alıp defalarca karnına sapladı. Sinan ve Gece diğer ikisini atlatıp kapıyı kilitlemişlerdi Gece Barışın yanına geldi Barış'ın gözlerinden yaşlar süzülüyordu Melis saklandığı yerden çıktı Sinan öylece onlara bakıp kala kalmıştı herkes üzgünken Melis'in suratında alaycı bir tavır vardı kısa bir süre sonra Helen gözlerini açtı Barış kanayan yaraya tampon yapıyordu yarın sabaha kadar her hangi bir yardım almaları mümkün değildi Barış Helen'i yatağına yatırdı Gizem'in çantasında bir ilk yardım kiti vardı onu çıkartı Helen tüm acıyı his ediyordu Barış Helen'nin elini tutmuştu Gizem yarayı temizleyip pansuman yaptı Helen Barış'a baktı elini zorlukla kaldırdı ve Barış'ın gözünü sildi Helen

-Sakin ol bıçak tahmin ettiğin kadar derine girmedi.

Barış şaşkına döndü

-Eminmisin?

Helen gülümsedi Barış tüm gün Helen'nin başında bekledi ve elinden tutu Helen sabah uyandığında Barışı gördü gülümsedi ve yavaşça yerinden doğruldu Barış aniden irkilidi ve uyandı

-Helen iyimisin dur kalkma.

Helen zorlanıyordu güçlükle konuştu.

-Doktorun yanına gitmememimi tercih edersin?

Barış Helen'nin kalkmasına yardım etti Helen'nin çok acı çektiğini fark edince onu kucağına aldı Helen şaşkına dönmüştü.

-Ne yapıyorsun?

Barış

-Seni taşıyorum bensiz yürüyemiyorsun bile.

Helen güldü.

-Bir karagahta olduğumuzu unuttun galiba?

Barış biraz düşündü ve Helen'i yavaşça ayaklarının üstüne bıraktı kolunun altından tutarak onu revire götürdü doktor revirde Helen'i görünce şaşırmışa hata bir az endişelenmişe benziyordu hızlı bir şekilde ayağıya kalktı.

-Ne oldu böyle?

Helen sedyeye uzanırken

-Küçük bir yara sadece bir dikiş ile hal olur.

Narkoz verirken Helen.

-onun uyarıcı olmadığına emin misin?

Doktor güldü

-Evet bu sefer eminim ayrıca şaka yapa bildiğine göre yaran gerçekten o kadar derin değilmiş.

Doktor dikişi attıp Helen'e güçlü bir ağrı kesici verdi Helen ve Barış oradan ayrıldılar odadan içeriye girince Barış Helen'i yeniden kucağına aldı Helen şaşırmış bir şekilde.

-Ne yapıyorsun?

Barış gülümseyerek.

-Ne var ya artık kendi odamızdayız yanılıyormuyum?

Helen

-Cıvıtma benim Hala senin alfan olduğumu unutma!

Barış Helen'ni yatağına bıraktı ve

-Aman ya sende odun çıktın ya zaten tahmin ettiğimden ağırdın.

Helen şaşkına dönmüştü

-öylemi Barış bey!

Barış gülerek

-Evet öyle.

Helen sinirli bir şekilde bağırdı.

-Ya Barış deli etme beni!

Barış bu sesten sonra kendini geriye çekti sesini alcaltarak.

-Tamam ya şaka yaptım patron.

Helen gülümsedi Barış'ın gözlerinin içine baktı.

-Dün gece elimi hiç bırakmadın bir an bile.

Barış gülümsedi Helen'ne Yaklaşarak gözlerinin içine baktı.

-O an senden başka bir şey düşünemiyordum kendini beni kurtarmak için riske attın eğer sana bir şey olsaydı kendimi asla af etmezdim.

Helen kafasını yana çevirdi.

-O an tek düşündüğüm sendin sana bir şey olmasında sonucu hiç önemli değildi.

Helen gözlerini tekrara Barış'ın gözlerine çevirdi.

-Bıçak neden o kadar derine saplanmadı bilmek istermisin?

Barış kafasını salladı Helen yeleğinin cebinden tenekeden bir kalp çıkardı kalın bir yapıya sahip olmamasına rağmen bıçağı engellemişti bu kalbi ona daha önce Barış vermişti.

Barış gülümsedi Helen kalbi Barış'ın eline verdi ve avcunu kapatı.

-Bu kalp beni kurtardı belki daha sonra senide kurtarır bu sende kalsın.

Barış elini sıkıca kapatı Helen' e dönüp

-Bu zamana kadar bir birimize karşı olan duygularımızdan haberdarız ama sen bana asla beni sevdiğini söylemedin.

Helen barışa iyice yaklaştı.

-Barış ben se...

Tam o sırada Gece içeriye daldı Barış hızlı bir şekilde kendini geriye çekti ve ayağıya kalktı Gece telaşlı görünüyordu nefes nefese kalmıştı Helen.

-Gece ne oldu?

Gece derin bir nefes alıp.

-Sınavın ilk etabı şimdi yapılıyormuş acele edin başlıyor.

Helen hızlı bir şekilde yataktan kalktı ve hep birlikte alt katta indiler.

Bölüm sonu

1 yorum

  • Yazım ve noktalamaya dikkat edersen daha iyi olur 🙂