Yazar Notu: Geç olsun güç olmasın. 4 - 5 bugün yayınlandı. 💌🩷
K.Sayısı: 670
Üniversite sabahı yine kalabalıktı ama Camille artık o kalabalığın içinde biraz daha yerinde gibiydi. Kantinde Léa ve Milo’yla otururken Léa direkt söze girdi.
“Ya siz duydunuz mu? Tasarım bölümünde biri jüriyle tartışmış.” Milo kahkaha attı.
“Gerçekten mi?”Léa başını salladı.
“Ciddili. Çocuk ‘siz modayı anlamıyorsunuz’ demiş.” Camille hafifçe güldü.
“Cesurmuş.”
Léa hemen Camille’e döndü.
“Sen olsan ne derdin?”
Camille omuz silkti.
“Uzatmasın diye hiçbir şey demezdim.”
Milo güldü. Camille çayına baktı.
“Bazen en doğru cevap o.”
Léa gözlerini devirdi.
“Sen şu sıralar çok gizemli takılıyorsun ya.”
“Hayır, aslında anlatacağım çok şey yok.”
Gün içinde kampüste tek konu aynıydı: proje, shortlist, "sızdırılmış" seçilenler. Léa yürürken Camille’e omzuyla çarptı.
“Senin adın da geçiyor sanırım.”
Camille durmadı bile. “Geçmesiyle seçilmek aynı şey değil.” Milo arkadan girdi.
“Ama genelde birlikte oluyor.”
“Bakalım.”
Ama o “bakalım” artık eskisi gibi boş değildi. Gerçekten "seçilirsem" heyecanı doluydu.
Akşam olduğunda Camille köprüye gitti. Adrien yine oradaydı. Sırtını demire yaslamış, her zamanki gibi suya bakıyordu. Camille yanına geldi.
“Burayı sahiplenmiş gibisin.”
Adrien güldü.
“Sen de geldin yine.”
Camille omuz silkti. “Alışkanlık oldu.”
Adrien başını salladı. “Güzel alışkanlık.”
Bir süre sustular. Bu sessizlik artık garip değildi. Daha tanıdıklar arasındaydı. Adrien konuştu.
“Bugün senin okuldan bir şey duydum.”
Camille ona baktı.
“Ne duydun?”
“Projeyle ilgili konuşuyorlarmış.”
Camille kaşını kaldırdı.
“Kim konuşuyor?”
Adrien omuz silkti.
“Kimse net değil. Sadece dedikodu.”
“Ben duymadım.”
“Senin adın da geçiyormuş.”
Camille kısa bir an sustu.
“Geçiyor olması bir şey değiştirmez.”
Adrien başını salladı. “Biliyorum.” Sonra hafif gülümsedi. “Ama sana yakışır gibi.”
“Ne demek o?”
Adrien biraz düşündü.
“Bilmiyorum… seni diğer yarışmacıları ezerken hayal ediyorum da...”
Camille hafif güldü.
“Bu iyi bir şey mi kötü mü?”
Adrien omuz silkti. “Bence nötr.”
“Bu iltifat mı şimdi?”
Adrien güldü.
“Değil ya… şey demek istedim… Ne yapacağını çok belli etmiyorsun. 'Bir sonraki hamleni tahmin ettirme' gibi”
Camille cevap vermedi. Ama bakışı uzun bir süre Adrien'da kaldı.
Sonra yürüdüler. Sokaklar değişti. Köprüden aşağı, daha dar bir sokağa. Adrien bir noktada durdu.
“Şuraya gidelim.”
“Ne var orada?”
“Göreceksin.”
Küçük bir binaya girdiler. İçerisi ilk bakışta sıradan bir atölye gibiydi ama Camille içeri adım atınca bir şey fark etti. Duvarlarda sadece çizimler yoktu. Etiketler vardı. Küçük kartlar. Birçok markalanın isimleri. Bazılarının üstü çizilmiş. Bazılarına not düşülmüş.
“Bu kumaş overpriced.”
“Bu marka kıyafet satıyor ama içerik yok.”
“Bu iyi ama samimi değil.”
Camille yavaşça döndü. “Burası ne?”
Adrien hafif güldü. “Benim küçük hobim.”
Camille gözlerini kıstı.
“Takıntı gibi?”
Adrien güldü. “Öyle de diyebilirsin.”
Camille duvara yaklaştı.Bir kart dikkatini çekti. Üzerinde tek bir cümle vardı:
“Bir marka, kendini saklamaya başladığı an kaybeder.”
Camille kartı okudu.
“Bu senin mi?”
“Evet.” Camille hafifçe güldü. “Çok iddialı.”
Adrien omuz silkti. “Ama gerçek.”
Camille arkasına döndü.
“Her marka böyle değil.”
Adrien hemen karşılık verdi.
“Çoğu öyle.”
Camille kaşını kaldırdı.
“Sen biraz fazla ciddiysin.”
Adrien güldü. “Sen de fazla yumuşaksın.”
Camille hemen cevap verdi.
“Yumuşak değilim.”
“Evet ya… ama dışarıdan öyle görünüyorsun.”
Camille bir adım yaklaştı.
“Beni çok tanıyorsun gibi konuşuyorsun.”
Adrien kısa bir an durdu.
“Tanımıyorum, o yüzden tahmin ediyorum.”
Camille sustu. Bu cümle havada kaldı.
Bir süre sonra Adrien masaya geçti.
“Bak.”
Bir dosya çıkardı. Camille’e uzattı. “Bunu al.”
Camille bakmadan aldı.
“Ne bu?”
“Marka listesi.”
Camille sayfaya baktı. İçinde notlar, analizler, küçük yorumlar vardı.
“Bunu ben kullanamam.”
Adrien güldü. “Niye?”
“Çünkü bu… fazla yönlendirici.”
Adrien kaşını kaldırdı. “Yani?”
Camille dosyayı kapattı.
“Ben kendi fikrimi kurmak istiyorum.”
Adrien sustu. Bir an sadece baktı. Sonra başını hafif eğdi. “Tamam.”
Camille şaşırdı.
“Bu kadar mı?”
Adrien omuz silkti.
“Zorlamayacağım. Senin işin bu zaten.”
“Ne?”
Adrien küçük bir gülümseme verdi.
“Kendi yolunu seçmek.”
Bir an sessizlik oldu. Camille dosyayı geri aldı. “Yine de bakarım.”
Adrien gülümsedi. “Bakma. İstersen kullan, istemiyorsan at.”
Camille hafifçe güldü. “Bu çok rahat bir cevap.”
“Ben rahat insanım.”
Camille başını salladı.
“Belli oluyor.”
O akşam çıkarken Camille kapıda durdu. Adrien arkasından seslendi.
“Yarın yine gel.”
Camille döndü. “Emir mi bu?”
Adrien güldü. “Rica.”
Camille kısa bir an baktı. “Olur.” dedi.
Ve o “olur” biraz fazla heyecanlı çıkmıştı. Eve döndüğünde telefon titredi.
Yeni Bildirim:
“💌 Moda Haftası Genç Yetenek Projesi – Sonuç”
Öneriler & Yorumlar