Yazar notu: Yavaştan olaylara girelim canlarım. Umarım beğenirsiniz. Bölümleri kısa tutacağım sanırım. Tahmini 10 bölümlük bir hikaye olur. Eğer istediğim ilgiye ulaşabilirsem bonus bölümler yaparız.😋
K.Sayısı: 469
Üniversitenin arka bahçesi, günün en dağınık saatlerinde bile bir şekilde düzenli görünürdü. Taş masalar, yarısı dolu kahve bardakları, rüzgârla hareket eden not kâğıtları…
Camille, her zamanki gibi köşedeki masadaydı. Yanında Léa ve Milo oturuyordu. Konuşma yarım yarım ilerliyordu. Herkes biraz yorgun, biraz da daygındı.
“Sunumu gördün mü?” dedi Léa, kaşığını kahvesinde çevire çevire.
“Hangisini?” diye sordu Milo.
“Camille’in olanı.”
Milo başını kaldırdı. “Tabii gördüm. Hoca baya ciddiye aldı.”
Camille omuz silkti. “Ciddiye alması iyi bir şey değil mi?”
Léa güldü. “Ciddiye alması demek ya çok iyi ya da..."
Camille küçük bir gülümseme verdi ama cevap vermedi.
Bir süre sessizlik oldu. İnsan sesleri uzaktan geliyordu. Kampüsün ortasında bile herkes kendi küçük dünyasında gibiydi.
Milo telefonu kurcalarken bir anda konuştu.
“Bu arada… okulun dış bağlantı projesi açılmış.”
Camille bakmadı bile. “Ne projesi?”
“Moda haftası için staj gibi bir şey. Küçük bir ekip seçilecek. Showroomlarda çalışacaklar ve konsept geliştirecekler.”
Léa hemen araya girdi. “Aaa, duydum bunu. Ama zor seçiyorlar.”
Milo Camille’e baktı. “Sen başvuracaksın değil mi?”
Camille kısa bir an sustu.
“Bilmem.”
Léa kaşlarını kaldırdı. “Ne demek 'bilmem'?"
Camille kahvesine baktı. “Bilmiyorum. Léa'nın dediği gibi zor iş."
Milo hafif güldü. “Bu cümle hiç senlik değildi.”
Camille başını kaldırdı. “Neden?”
“Çünkü sen her zaman kendin için en iyisini seçersin.”
Bu cümle havada asılı kaldı.
Camille cevap vermedi.
Çünkü doğru muydu bilmiyordu.
O sırada bir hoca kampüs kapısına yakın bir yerde öğrencileri topluyordu. Elinde dosyalar vardı.
“Duyuru!” dedi yüksek sesle. “Moda haftası için üniversite iş birliği programı açıldı. Sadece birkaç kişi alınacak. Dikkatinizi verin!”
Camille’in bakışları otomatik olarak oraya kaydı.
Hoca devam etti
“Başvurular bugün başlıyor. Portfolyo + kısa konsept isteniyor. Başvuracaklara bol şanslar!”
Léa dirseğiyle Camille’e dokundu.
“Bak işte.”
Camille gözlerini kısmıştı. Sanki duyduğu şey yeni değil de uzun zamandır bekliyormuş gibiydi.
Milo ayağa kalktı. “Ben kesin başvurucam.”
Léa da ayağa kalktı. “Ben de… ama sadece denemek için.”
İkisi Camille’e baktı.
Camille hâlâ oturuyordu.
“Sen?” dedi Léa.
Camille yavaşça nefes aldı.
“Ben de size katılıcam o zaman.”
Ama sesi emin değildi.
Sanki o cümle ağzından çıkmış ama tam ona ait olmamıştı.
O günün ilerleyen saatlerinde Camille kütüphanede tek başına kaldı. Portfolyo dosyasını açtı ama yazmaya başlamadı.
Bilgisayar ekranı boştu.
Parmakları klavyenin üzerinde durdu.
Bir anlık sessizlikten sonra telefonuna bir bildirim düştü.
“💥 Paris Fashion Week genç yetenek ön seçimi! Davet edilmek üzeresiniz.”
Camille ekrana baktı.
Bu kez telefonu kapatmadı.
Sadece uzun süre baktı.
Çünkü ilk kez bir şey netleşiyordu.
Ama nereye gittiği hâlâ belli değildi.
Ve bu belirsizlik… onu streslendiriyordu.
Gün sonunda saatler harcadığı yazısını bitirdi. Başvurusunu gönderdikten sonra saatler önce arkadaşlarının başvuru hakkında konuştuğu mesajlara göz gezdirdi.
Bilgisayarını kapatıp derin bir nefes aldı.
Bu adım onun önünü cidden açacak mıydı yoksa sadece hayal olarak mı kalacaktı?
Öneri ve yorumlar: