İçeriğe geç

Mahperi

Bölüm 13 · 6 dk okuma

Mahperi

Bölüm 13

12. Bölüm

"Cam kırıları gibidir bazen kelimeler; ağzına dolar insanın. Sussan acıtır, konuşsan kanatır..."

Oğuz Atay

Neler olduğunu anlamakta güçlük çekiyordum. Ada solan yüzüne sahte bir gülümseme koyup "Ne demek istiyorsun Berkin?" diye sordu. Berkin yerine biraz daha yerleşip sakin bir şekilde "Az önce zorla Rüzgarı öptüğünü gördüm. Daha sonra da sinirle saçını başını dağıttığını... Ne yapmaya çalıştığını anlamış değilim." dedi.

Hani bazen olur ya içine bir sızı düşer. Kendi öyle kötü hissedersin ki kalbini biri eline almış sıkıyormuş gibi... Şuan tüm bedenim sıkıntıyla doluydu. Zaman geçtikçe içimdeki daralma daha fazla artıyordu. Zaten hayatımda bir ton olay varken bir de bu çıkmıştı başıma. Ada'nın hareketlerini artık kestiremiyordum. Rüzgar onu pek sevmese, bana zarar verdiğini düşünse de onunda çocukluk arkadaşı sayılırdı.

Duyduğum şey ile sanki kan beynime sıçramıştı. Demek Rüzgar bu yüzden sinirliydi. Ada'nın üzeri bu yüzden dağınıktı. Peki ama neden neden? Ne kadar bir sebep ararsam arayayım bir sonuca baramıyordum. Şaşkın bir ses ile "Ne!" dedim. Rüzgar hiçbir şey demeden öylece yeri izliyordu.

Bu da Berkin'in dediği şeyin doğruluğunu kanıtlıyordu. Ayaz sinir bozucu sesi ile " Benim sevgilim öyle bir şey yapmaz. Bu lavuk öpmüştür." dedi. Rüzgar alev saçan gözlerini Ayaz'ın gözlerine kenetleyip "Lavuk..." sahte bir şekilde gülüp devam etti. "Sürekli Derini rahatsız edip en yakın arkadaşıyla sevgili olan ibne mi diyor bunu?" dedi. O an gözlerim Berkini buldu fakat ne hissettiğini çözememiştim.

"Ben değil Derin sürekli benim peşimde, etrafımda." dedi alaycı bir şekilde Ayaz. Ne! Ne! Her şey bitti şimdi bana mı iftira atmaya gelmişti sıra? Sinirle ayağa kalkıp "Sen ne diyorsun ya? Ne saçmalıyorsun?" diye çıkıştım. Ada bu çıkışına karşılık "Yanlış anlaşılma olmuş anlaşılan Derin. Seninle ilgilenmediğini söylüyor konu kapanmıştır." dedi soğuk bir ses ile.

Sinir tüm vücuduma hızla nüksetmeye başlamıştı. Tam ağzımı açacağım sırada Rüzgar hışımla ayağa kalkıp Ayaz'ın yakasına yapıştı. Her şey o kadar hızlı gelişmişti ki olduğum yerde kalakalmıştım. "Sen ne diyorsun oğlum? Seni mahvederim lan!?" diyerek Ayaz'ı yere fırlattı.

Yok cidden mecazi anlamda değil ciddi ciddi yerinden kaldırıp yere fırlattı. Ben hiçbir tepki veremiyordum. Sanki ayaklarım yere yapışmıştı. Berkin yapma oğlum değmez böyle birine diye ayırmaya çalışsa da beceremiyordu. Ada ağlayarak ayırmaya çalışıyordu. Şuan Ada'nın nefes alışı bile itici, sahte geliyordu.

Ayaz hızlı bir manevrayla Rüzgar'ı altına alıp yumruklamaya başladı. "Hayırdır oğlum sen kim oluyorsun da işime burnunu sokuyorsun!?" diyerek vuruyordu. Sonunda ağzımı açabilmiştim. "Yeter bırak bırak!" diyebilmiştim ağlak bir ses tonuyla fakat beni duymuyor gibilerdi. Nefesim daralıyor gibi hissediyordum.

Hayır şuan atak geçiremem hayır lütfen hayır!

Berkin beni fark etmiş olmalı ki hızla yanıma gelip "İyi misin?" diye sordu. Sadece kafamı sallayabilmiştim. Tam o sırada Rüzgar tekrar Ayaz'ın üzerine çıkıp "Bir daha... Bir daha Derin'in yanına yaklaşırsan, onun adını ağzına alırsan seni bitiririm lan!" diye sertçe yüzüne yumruğu geçirdi.

"Derin ne oluyor burada?" bu, bu abimin sesiydi. Hızla kapıya baktığımda bir bana bir de yumruğu havada kalan Rüzgara baktı.

Aha şimdi sıçtık!

Korku... Ne tuhaf histi değil mi korku? Tüm bedenini esir alabilen en kuvvetli duygu. Ne yapacağını, ne diyeceğini bilemediğin en zorlu duygu... Kendini ne kadar sakinleştirmeye çalışsan da kat kat artan duyguydu korku ve ben şu an bu duyguyu en derinlerimde hissediyordum.

Deli gibi atan kalbim bu sefer heyecandan değil korkudan atıyordu. Bu gün ne çok duyguyu yaşamıştım. Sinir, kırgınlık, korku, endişe... Hepsi bir aradaydı.

Hah bir bu eksikti cidden! Sanki hepimiz donmuş gibiydik. Rüzgar'ın yumruğu havada asılı kalmış öylece abime bakıyordu. Kendimi hızla toplayıp sessizce "Rüzgar kalk, kalk çabuk kalk!" dedim. Rüzgar hızla ayağa kalkıp üzerini düzeltti. Abim hala sorgular şekilde bize bakıyordu.

Haliyle bizden bir açıklama bekliyordu ve biz ne diyeceğimiz bilmiyorduk. Ayaz sakince yerden kalkıp koltuktaki montunu aldı. Ardından kimseye bakmadan hızla evden çıktı. Tabi Ada da arkasından... Abim şaşırmış bir şekilde arkalarından bakakaldı.

Tekrar bize döndüğü sırada Berkini fark etti. Neşeli bir ses ile " Ooo Berkin sende mi buradaydın?" diyip yanınıza adımladı ve Berkine sıcak bir şekilde sarıldı. "Evet abi öyle birlikte vakit geçirelim dedik de biraz." dedi. Berkin de bizim kadar şaşkındı. Abim ne güzel vakit geçiriyordunuz öyle der gibi hepimize sorgular şekilde baktı.

"Neyse siz devam edin benim alacaklarım var alıp çıkacağım." dedi ve odasına yürüdü. Abim gittiğinde derin bir nefes verdim. Elimi kalbimin üzerine koyup "Allah'ım benim günahım ne? Bugün ne yaşıyorum ben böyle." dedim gözlerimi yukarı dikerek. Rüzgar ve Berkin tuhaf tuhaf bana bakıyordu. Ters bir şekilde "Ne!?" dedim. İkisi de aynı anda bakmayı kesip "Hiç..." dedi.

Bir kaç dakika sonra abim tekrar yanımıza geldi. " Ben gidiyorum gelince konuşuruz." dedi. Berkin de ardından "Bende gideyim bir kaç işim var da." dedi. Berkin'e kaçamak bakışlar atarak "Peki o halde." dedim. "O zaman birlikte çıkalım." dedi abim. Birlikte kapıya doğru yürüdüler. Rüzgar ile ikimiz kalmıştık. Uzun bir konuşma bizi bekliyordu. Bunu ikimizde biliyorduk. Abim ve Berkin tam kapıdan çıkacakları sırada yerde dev bir böcek gördüm.

Gözlerimi kocaman açıp çığlığı bastım ve koltuğa fırladım. Rüzgar şaşkın ve endişeli bir şekilde bana baktı. Ardından baktığım yere baktığında benim gibi çığlık atıp yanıma zıpladı. Biz birbirimize sarıldığımız sırada endişeli ve korkmuş bir şekilde abim ile Berkin girdi.

Abim şaşkın bir ses ile "Ne yapıyorsunuz lan!?" diye sordu. Rüzgar benden önce davranıp "Ne yapıyor gibi gözüküyoruz oradan abi?" diye sordu. Abim boş boş Rüzgarın yüzüne bakmaya başladı. Berkin hala şok olmuş bir halde bize bakıyordu. Böcek, o hala buradaydı. Hatta hatta tam Berkin'in yanındaydı! Milim kımıldamamıştı.

Korkmuş bir şekilde parmağım ile Berkin'in yanını işaret ettim fakat abim beni anlamadı. Saf saf baştan aşağı Berkini süzdü. Abimin kendisini süzmesiyle birlikte Berkin'de kendini süzdü. Derin bir soluk alıp "Abi salak mısın? Çocuğa boş boş bakmayı bırak yere bak!" dedim.

Abim yere baksa da hala böceği görememişti fakat Berkin böceği fark edip anlık bir refleksle abime sarıldı. Abim sinirle soluyup "Oğlum manyak mısın? Çekil üstümden!" dedi. Berkin daha sıkı sarılarak "Abi böcek!" dedi. Abim "Ya sabır! Ne böceği yahu? Ben görmüyorum böcek felan." dedi.

"Abi yan tarafta kocaman hamam böceği var baksana oraya!" dedi telaşlı bir ses ile Berkin. Abim sakin bir şekilde yere baktığında nihayet böceği fark etmişti. "Lan in üzerimden de öldüreyim!" dedi. Berkin tedirgin bir şekilde kenara çekildi.

Abim oldukça ruhsuz ve sakin bir şekilde böceği öldürüp dışarı attı. Bize hiç bakmaya tenezzül etmeden evden çıktı. Biz hala olduğumuz yerde kalakalmıştık. Ortamda rahatsız edici bir sessizlik oluşmuştu. Hızla Rüzgardan ayrılıp yere indim. Rüzgar da benim gibi inip yanıma indi.

Hala ortamda sessizlik hakimdi. Bu sessizlik beni oldukça rahatsız etmişti. Sitemli bir şekilde "Alt tarafı bir böcek öldürdü. Sanki bana dünyayı kurtardı. Şu afralara tafralara bak!" dedim abimin arkasından.

BÖLÜM DÜZENLENMİŞTİR!

Bölüm sonu...

Düşüncelerinizi yorumlara yazarsanız sevinirim canlarım.

Her bir etkileşiminiz, yorumlarınız benim için o kadar önemli ki... Satır arası yorum bırakırsanız hepsini tek tek okuyacağım. Yeni bölümü heyecan ile bekleyin derim. Tüm yazdıklarımı tamamen değiştirmek istemedim fakat değiştirdiğim eklediğim yerler olacak. Umarım düzenlenmiş halini beğenirsiniz. 🥰

Her bir etkileşiminiz, yorumlarınız benim için o kadar önemli ki... Satır arası yorum bırakırsanız hepsini tek tek okuyacağım.

Sizce Ada neden böyle davranıyor?

Derin Ada ile arasına mesafe koymalı mı?

Acaba Ada'nın Ayaz ile sevgili olduğunu söylemesine rağmen neden Rüzgarı öptü?

Umut sizce bu olayı kurcalayacak mı yoksa görmezden mi gelecek?

Böcek sahnesinde sizde eğlendiniz mi?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.