İçeriğe geç

MAHKUM

Bölüm 7 · 4 dk okuma

MAHKUM

Bölüm 7

Bölüm Altı

AYAZ

Kaç gün olmuştu burada duralı hiç bilmiyordum. Tek bildiğim buradan kurtulup yemek ve su içebilmek.

Başıma ağrılar girmişti şu fare yüzünden yüzü sarkık bir şekilde asılıydı ve sesi çok sinirimi bozuyordu.

Alıp o küçük ses tellerini yırtmak avucumun içinde sıkasım vardı.

Hele bir buradan çıkayım gösterecektim ben o Alaz ‘a ona bundan sonra rahat yok.

Alev…

Alaz ‘a yakınlık göstermesi sinirimi bozuyordu.

Onu ilk gördüğüm an Alaz ile bahçede tartıştığımız andı. Alaz ‘ın önüne geçtiğin de o cesareti ve güzelliği beni etkilemişti. Alev ‘ e bir zarar vermek istemem umarım bu işin sonu ona dokunmaz.

ALAZ

Ayazlar olmadan geçirdiğimiz üçüncü gün kahvaltımızdı ve çok keyifliydi.

Müdür ile konuşmuştuk öğle arasında yanlarına gidecektik. Kahvaltı yaptıktan sonra bahçeye çıkmıştık. Etrafa baktığımız da bir grup voleybol oynuyordu. Kızlardan da onay aldığımız da bizde oynamaya başlamıştık.

‘’ Anıl düzgün atsana topu ‘’ Alev isyan ettiğin de haksız da sayılmazdı. Manşet atacağı zaman öne değil arkaya doğru atıyordu. Olsun eğleniyorduk sonuçta.

‘’ Ya yeng- Alev ne yapayım bende böyleyim ‘’ Anıl ‘ a güldüğümüz sırada kenarda ki suyu almış kana kana içmeye başlamıştım. Diğerleri de geldiğinde duvara yaslanmış soluklanıyorduk.

Alin;

‘’ Çok yoruldum ama iyi ki oynamışız çok eğlendim bazı anlar dışında ‘’

Alin bir takım imalar yaptığın da Ali ‘ye bakmıştım.

Oynarken Alin ‘in yanında erkek var diye kızın burnundan getirmişti. Onlar laf dalışına girerken biz sadece gülmekle yetiniyorduk. Gardiyan geldiğin de sürenin dolduğunu söylemişti. Bundan sonra öğle arası vardı. Ve biz o zaman Ayazlar ‘ın yanına gidecektik.

Koğuşa geldiğimiz de çay demlemiş masada oturuyorduk.

Alp;

‘’ Öğle arasında gidiyoruz dimi ‘’

‘’ Evet gidiyoruz ‘’

‘’ Herkes kimin yanına gideceğini biliyor zaten biraz eğlenmekten zarar gelmez ‘’

Gardiyanla birlikte hücrelere geldiğimiz de ben Ayaz ‘ın kaldığı koğuşa gelmiştim. Kapıda ki küçük pencereyi açtığım da beni gördüğüne şaşırmıştı. O kaşlarını çattığın da ben ona sırıtarak bakıyordum.

‘’ Nasılsın ‘’ dediğimde

‘’ Sen benimle dalga mı geçiyorsun ‘’ bunu dediğin de ister istemez aklıma Anıl gelmişti. O burada olsaydı dalga şarkısını söylerdi.

‘’ Yo niye dalga geçeyim ki ‘’

‘’ Merak ettiğim için soruyorum ‘’

‘’ O kadar iyisin ki sağ ol ‘’

‘’ Rica ederim Ayaz ‘cım ‘’

‘’ O cım ‘ ı alır – ‘’

‘’ Sakin ol Ayaz yoksa süre bir haftadan iki haftaya mı çıksın istersin ‘’

Derin bir sessizlik çöktüğün de

‘’ Peki, sana fareyle iyi eğlence – pardon iyi kafayı yemeler ‘’

Ben giderken Ayaz arkamdan bağırıp duruyordu. Anca bağır dur sen

Kütüphaneye gittiğim de kızlar oradaydı. Yanlarına gidip bizimkileri beklemeye başladık.

ALP

Hücreye geldiğim de

‘’ Behirr ‘’ son harfleri uzatarak söylemiştim ki gıcıklık olsun diye kapı da ki pencereyi açtığım da suratını ekşitmiş bir şekilde bana bakıyordu.

‘’ Niye geldin ‘’ dediğinde gülerek

‘’ Niye beğenmedin mi ‘’ ?

‘’ Evet, beğenmedim ‘’ dediğine karşılık dudaklarımı büzerek

‘’ Niye ki oysa ben seni çok özlemiştim. ‘’

‘’ Şansa bak ben ise seni hiç özlemedim ‘’

‘’ Kalbimi kırıyorsun ‘’

‘’ kalbini – ‘’

‘’ Senin de muhabbetin de hiç sarmıyor ya sana iyi eğlenceler ‘’

Bende kütüphaneye gittiğim de Alaz ve kızlarla birlikte diğerlerini bekledik.

ALİ

Arca ‘nın olduğu koğuşa geldiğim de gardiyan kapıda ki pencereyi açıp gitmişti. Arca’ya baktığım da resmen uyukluyordu sanırım bizi duymamıştı. Madem öyle onu çok güzel uyandıracağım şimdi.

Demir kapıya sertçe vurduğum da Arca olduğu yerde sıçramıştı. Onun bu haline kahkaha attığım da beni fark etmişti.

‘’ Ne gülüyorsun lan ‘’

‘’ Aa çok sinirlisin biraz relax ol ama Arca ‘’

‘’ Ben yapacağım seni relax ‘’

‘’ Bekliyorum ‘’

ANIL

Ata ‘nın yanına geldiğim de elimde en sevdiği şeyle gelmiştim.

Patlamış mısır…

Ne kadar iyi bir insanım dimi?

Pencereyi açtığım da hemen gözlerini bana çevirmişti.

‘’ Ayy, ne haber ‘’ göz devirip

‘’ Dalga mı geçiyorsun Anıl ‘’

‘’ Dalga denizde olur canım ‘’

‘’ Dalga, dalga, dalga ‘’

‘’ Ayy tamam sus Anıl, niye geldin sen ‘’

‘’ Şimdi burada kapalı kaldın ya sen, canın çekmiştir diye sana patlamış mısır getirdim, sen seversin ‘’

Gözlerini pörtlettiğin de konuşacaktı ki heyecanı gitmişti.

‘’ Tabi bana getirmedin ki sonuçta ‘’

‘’ Maalesef çok isterdim biliyorsun ki ama bu bana kadar ‘’ dedikten sonra önünde yemeğe başlamıştım. İşte benim ki de Anıl tarzıydı.

Son kez Ata ‘ ya baktığım da öpücük yollayıp kütüphaneye gittim.

Bölüm sonu

43 yorum