ALAZ
Ayazlar hücreye kapatıldığın da resmen derin bir nefes almıştık. Bir hafta rahat edecektik. Oh be suratlarını çekmek zorunda kalmayacağız. Onlar hücreye giderken biz de koğuşlara gidiyorduk.
Koridorda yürürken kolumda hissettiğim baskıyla durmam bir olmuştu. Dönüp baktığımda kolumdan tutan Alev ‘di.
‘’ Yarın kahvaltıdan sonra bir şeyler yapalım mı? ‘’ dedi
‘’ Olur, sizinkilerle de konuşuruz şimdi ‘’
‘’ Yok, hayır sadece ikimiz ‘’
İkimiz? Kendimi gösterdiğim de
‘’ Ben ‘’ daha sonra ise onu gösterip
‘’ Sen ‘’ dedim
‘’ Evet, yani istemez- ‘’ lafını kesip
‘’ Yok, yok isterim ‘’ gülerek koluma sarılmış yan yana gidiyorduk. Kalpten gidecektim galiba.
Koğuşların önüne geldiğimiz de görüşürüz deyip geçtik. Enseme vurdukların da Anıl
‘’ Ne sırıtıyorsun lan ‘’ hâlbuki o diyene kadar fark etmemiştim.
‘’ Hiç, yarın sabah kahvaltıdan sonra Alev ile bir şeyler yapacağız ‘’
‘’ Biz yokuz yani ‘’ dedi Ali gülerek
‘’ Cık yoksunuz ‘’ dediğim de Anıl dudaklarını büzmüştü.
‘’ Ne var canım kahvaltı da fark etmedim sanmayın Alev ‘in arkadaşlarıyla bakışmalar falan ‘’ sırıtarak onlara baktığım da eğlenme sırası bendeydi. Hepsi konuşmaya başladığın da
‘’ Yok, canım ne alakası var ‘’
‘’ Tabi tabi ‘’ gülerek ışığı kapattığım da yatmaya karar vermiştik.
ALEV
Alaz ‘ ı ilk fark ettiğim yer müdürün konuşmayı yaptığı konferans salonuydu daha çok dikkat çekmemi sağladığı yer ise yemekhaneydi. O sert duruşu bakışı konuşması gülüşü çok hoşuma gitmişti. Bahçede ise birileriyle tartışırken bir şey olacak korkusuyla önüne geçmiştim bunu yapmayı bende beklemiyordum sanırım refleksti.
Alev o refleksinin Ayazda ‘da etki bırakacağını bilmiyordu.
Alaz ‘dan hoşlanmaya başlamıştım. Umarım oda benden hoşlanır. Sırf onu tanıyabilmek için baş başa kalmak istemiş ve bu teklifte bulunmuştum.
Sabah kalkıp hazırlandığım da çok heyecanlıydım. Kızlara da anlatmıştım onlarda destek veriyorlardı. Benim gözümde onlardan kaçmadı değil.
Koğuştan çıktığımız da Alazlar ‘ ın kapısı hala kapalıydı. Yemekhaneye geldiğimizde gözlerim etrafta dolanıyor tanıdık iki çift göz görmek istiyordu. Ama görememiştim.
Yemeği alıp masaya geçtiğimiz de iştahım kaçmıştı. Birkaç lokma yerken yemekhaneye Alaz ‘ın girmesiyle resmen yemek boğazımda kalmıştı. Heyecanlanmıştım.
Masaya geldiklerinde günaydın faslını geçmiş hepimiz yemek yemeye koyulmuştuk.
Kızlar tek tek bahanelerle yanımızdan ayrılırken erkeklerde onları takip etmiş bizi yalnız bırakmışlardı.
‘’ Ne yapmak istersin ‘’
‘’ Bana fark etmez ama seni davet eden benim sen ne istersen onu yapabiliriz’’ dedim.
Gülümsediğin de
‘’ Hobi salonuna gitmek ister misin? ‘’ diye sorduğun da
‘’ Sen istersin de gitmez miyim ‘’ ?
‘’ Hobi salonuna gittiğimiz de ilk koltuklara oturup sohbet etmeye başladık.
Yarım saat sonra
Buraya gelmemizin üzerinden ne kadar geçmişti bilmiyorum ama çok keyifli bir sohbet olmuştu benim için herkes yavaş yavaş çıkarken ikimiz kalmıştık. Kolumdan tuttuğunda kulağıma yaklaşıp
‘’ Alev ‘’
‘’ Beni yakıyorsun ‘’ fısıldadığın da kalp atışım hızlanmıştı. Bende ona karşılık kulağına fısıldadığım da
‘’ Gerekirse söndürürüz ‘’ gardiyan geldiğin de
‘’ Hadi koğuşlara ‘’ diyerek bizi ayırmıştı. Koğuşa geldiğimiz de Alaz ‘ a dönüp
‘’ Bugün çok güzeldi çok keyif aldım teşekkür ederim ‘’ dedim.
‘’ Ben teşekkür ederim eğer sen bu teklifi yapmasaydın böyle güzel bir gün geçiremezdik. ‘’
Koğuşa geçtiğim de sırıtarak kızların yanına gitmiştim.








