İçeriğe geç

MAHKUM

Bölüm 8 · 4 dk okuma

MAHKUM

Bölüm 8

Bölüm Yedi

ALAZ

Herkes kütüphaneye geldiğin de oturup sohbet etmeye başladık. Yemekler yenmiş, çay içiyorduk.

Alkım;

‘’ Benim canım çok sıkıldı oyun mu oynasak ‘’

Alya;

‘’ Ne oynayabiliriz ‘’

‘’ Öncelikle, kızlar erkekler olarak ayrılırız, ben bir harf seçeceğim ilk iki kişi o harfle birbirine soru soracak yani herkese farklı harfler söyleyeceğim, sorunun cevabı ise o harfle başlamak zorunda, cevabı sallamak yok sizinle ilgili olmalı’’

‘’ Eğer soru aklınıza gelmez ise size sorulan soruyu karşınızda ki kişiye de sorabilirsiniz’’

Ali;

‘’ Güzelmiş bu oyun o zaman ‘’

Herkes kabul ettiğin de kızlar karşı koltukta biz de onların karşısına oturduk.

Benim karşım da Alev,

Yanımda da Anıl oturuyordu. Anıl ‘ın karşısında ise Alya,

Ali ‘nin karşısında Alin son olarak da

Alp ‘in karşısın da Alkım oturuyordu. Alin bir harf seçtiğin de oyuna ilk ben ve Alev başlayacaktık. Alin bize baktığın da

‘’ Sizin harfiniz ‘’ Y ‘’ harfi olsun ‘’

İlk Alev soracaktı soruyu

‘’ Sevdiğin bir şarkı grubu ‘’ tabi ki benim en çok dinlediğim

‘’ Yedinci ev ‘’ dediğim de soru sırası bana geçmişti. Bende merak ettiğim için aynısını ona soracaktım.

‘’ Senin en sevdiğin şarkı grubu kim? ‘’

‘’ Yedinci ev ‘’ demişti Alev ‘de şimdi sıra ise Anıllara geçmişti. Onlarında Harfleri Y ile başlıyordu.

Alya;

‘’ En sevdiğin yemek ‘’ Anıl ‘ın gözleri parladığın da

‘’ Yaprak sarma ‘’ dedi kim bilir aklından ne geçiyordur şimdi.

Anıl;

‘’ Hayalinde ki meslek ‘’

‘’ Yazılımcı ‘’ demişti Alya ‘da sıra Alilere gelmişti. Onların harfi ise T harfiydi.

Alin;

‘’ Yapmak istediğin bir şey ‘’

‘’ Tanımadığım birilerinin düğününe gitmek ‘’ dediğine gülerken sıra Anıl ‘a gelmişti.

‘’ Gitmek istediğin bir şehir ‘’

‘’ Trabzon ‘’

Sıra Alpler ‘e geldiğin de İ harfiyle cevaplayacaklardı.

Alkım;

‘’ Çocukken eğlendiğin oyun ‘’

‘’ İp atlamak ‘’ herkes kahkaha attığın da soruyu Alkım soracaktı.

‘’ Yapmak istediğin bir şey ‘’

‘’ İmza gününe gitmek ‘’ oyun bittiğin de eğlenceli olmuştu bizim için, cezaevinde olabilirdik ama aslında içimizde hala küçük çocuk vardı.

Koğuşlara gitmemiz gerektiğini anons olarak geçtiklerin de kütüphaneden çıkmıştık. İyi ki oynamışız aslında az çok birbirimizi tanımaya başlıyorduk. Koğuşlara geldiğimiz de oyalanmış vakit geçirmeye çalışmıştık.

Akşam yemeklerimizi yedikten sonra koğuşa geldiğimiz de hiç birimiz ne kadar denesek de uyuyamamış. Masa başında öylece oturuyorduk. İçimde bir huzursuzluk vardı ama ne olduğunu çözemiyordum.

Yatakta yüzüncü kez sağa döndüğüm de oflayıp kalkmış yatakta oturmuştum. İçimde ki sıkıntı beni terk etmiyor aksine daha da katlanıyordu. Resmen göğsüme öküz oturmuştu. Karanlıkta yatağın içinde oturmuş öylece etrafa bakıyordum. Diğerleri ise uyuyorlardı. Kalkıp banyoya gittiğim de yüzümü yıkamanın iyi geleceğini düşünmüştüm. Banyodan çıkmak için kapıyı açtığım da karşımda dikilen Anıl ‘ı görmemle onun çığlık atması bir olmuştu.

‘’ Ne bağırıyorsun lan ‘’

‘’ Sen ne yapıyordun burada beni korkutmak için mi beledi yoksa ‘’ eliyle ağzını kapadığım da bir tane elimin tersiyle vurasım gelmişti açıkçası

‘’ Aynen gece gece işim yok seninle uğraşacağım birde ‘’ diğerleri ise bize bakış atıp uykularına devam etmişti. Anıl ‘ı es geçip yatağa yattığım da içimde ki huzursuzluk ile uykuya dalmıştım.

Gelen bağırış sesleriyle uykumdan sıçradığım da Alp ışığı açmış o kapıdaki küçük pencereden dışarı bakıyordu.

Baktığım da koridor savaş alanına dönmüş gardiyanlar oradan oraya koşuyorlardı. Seslerin ise ardı arkası kesilmiyordu. Hem bağırış sesleri hem de kırılma sesleri geliyordu. Gardiyan gelip kapımızı açtığın da

‘’ Bir koğuştakiler isyan başlatmış sakın sizde bir şeyler yapmayın ‘’ uyarısını yapıp gittiğin de şok içinde birbirimize bakıyorduk.

İsyan??

Yapacak bir şey olmadığı için masada öylece oturmuş hiçbir kelime etmeden isyanın bitmesini bekliyorduk. Gardiyan geldiğin de

‘’ Bu kattaki herkesi dışarı çıkartıyoruz isyancılar buraya kadar gelmeden bahçeye çıkmanız gerek ‘’

Apar topar dışarı çıktığımız da etrafa bakmıştım görmek istediğim şey ise Alevlerin dışarıda olmasıydı göremediğim de gardiyanın yanına gelmiştim koğuşun yerini söylediğim de

‘’ Yan koğuşumuzdakiler çıkmadı, ya hayatları tehlikedeyse bir baksanız ‘’

‘’ Kendi canımı tehlikeye atamam ‘’ müsaadenizle ben bunu dövüyorum!

‘’ Madem öyle ben bakarım ‘’ gardiyan kolumu tuttuğun da

‘’ Neyi olarak ‘’ sanane lan

‘’ Sevgilisi olarak! ‘’benden bağımsız olarak çıkmıştı o an ne dediğimin ben bile farkında değildim. Cümlemi bitirdiğim de içeriden kırılma sesleri ardından bağrışma sesleri yükseldiğin de

‘’Alev! ‘’ ne kadar beni duymayacağını bilsem de tek umudum onu sapa sağlam görebilmekti. Bizimkilerde yanıma geldiklerin de kapıda gördüğüm o tanıdık yüz sevinçten yerimde zıplamam bile neden olabilirdi.

Alevlere seslendiğimiz de bizi görmüş ve koşarak yanımıza gelmişlerdi. Yanıma geldiğin de ellerini boynuma dolamış kafasını gömmüştü. Ellerimi bellerine sararak kendime çekmiş bende ona sarılmıştım.

Nefesi düzene girerken geri çekilmek istediğim de bırakmamış

‘’ Gitme, yanımda dur ‘’ emin ol bu hiçbir zaman olmayacak

‘’ Ben senin her zaman yanındayım gitmem. ‘’

Bölüm sonu

19 yorum