İçeriğe geç

MAHKUM

Bölüm 23 · 4 dk okuma

MAHKUM

Bölüm 23

Bölüm Yirmi İki

Saatler süren yolculuğumuz da dinlenmek için bir benzin istasyonunda durmuştuk. Daha önümüzde çok yolumuz vardı. Yiyecek bir şeylerde aldığımızda geri arabaya binmiştik.

‘’ Alin, sen gitmek istemiyor muydun Trabzon ‘ a mutlu olman gerekmez mi?’’ dedi. Ali.

‘’ Öyle tabi, mutluyum zaten sadece biraz tedirginim. ‘’

‘’ Akrep yüzünden değil mi? Bir şey olmaz merak etme bak hayalinde gerçekleşiyor. ‘’ Ali, Alin ‘ e biraz olsun moral vermeye çalışırken bende ona destek verdim.

‘’ Evet, Ali haklı madem öyle müzik açalım, belki keyfimiz yerine gelir ‘’

Bildiğim bütün Trabzon şarkılarıyla playlist hazırlamıştım. Açtığımda şarkılar sırayla çalmaya başladı. O sırada biz de eşlik etmeye başladık.

Çay elinden öteye

Gidelum yali yali

Gidelum yali yali

Gidelum yali

Sirtındaki sepetun

Ben olayım hamali

Ben olayım hamali

Ben olayım ha

Gülerek, oynayarak eşlik ediyorduk.

Alev ‘ e baktığım da oda eğleniyordu. Oda bana bakarak söylemeye devam etmişti.

Sepetunun ipleri

Keseyi omuzuni

Keseyi omuzuni

Keseyi omu

Aç beyaz peştemali

Bir göreyum yuzuni

Bir göreyum yuzuni

Bir göreyum yu

Şarkı bittiğin de çok eğlenmiştik. Eminim ki Trabzon ‘ a gittiğimizde de çok eğlenecektik.

Hafif kısık bir şekilde müzik çalmaya devam ederken yola sessiz bir şekilde devam ettik.

🦂

Saatler süren ama bir o kadar da keyifli geçen yolculuğumuzun ardından Trabzon ‘ a gelmiş, yayla kısmına inmiştik. Alin daha önce buraları araştırdığını ve güzel bir yer olduğundan bahsetmişti. Ve gerçekten de dediği gibi burası çok güzeldi. Her yer yeşillik alan. Oranın sahibi bizi karşıladığın da bize göre boş bir ev olduğunu oraya geçebileceğimizi söyledi. Ortak bir kararla ev büyük olduğu için aynı evde kalmaya karar verdik.

Odalarımıza yerleştiğimiz de Ali ve Anıl malzeme almaya gitti. Onlar geldiğin de yemek yapıp yiyecektik.

Odalarımıza yerleştiğimiz de Ali ve Anıl malzeme almaya gitti. Onlar geldiğin de yemek yapıp yiyecektik.

Ben ile Anıl aynı odada kalacaktık. Yan odamızda.

Ali ve Alp,

Alev ve Alkım,

Alya ile de Alin aynı odada kalacaklardı. Alkım odadan çıktığında Alev ‘ in yanına gitmeye karar verdim. Odasının önüne geldiğim de kapıyı tıklattım. Alevden onay alınca içeriye girdim.

‘’ Gelebilir miyim? ‘’

‘’ Gel ‘’

Dolabına eşya yerleştiriyordu. Yanına gittiğim. Son eşyasını koyduğun da dolabın kapağını kapatıp bana döndü.

‘’ Nerede kalmıştık. ‘’

‘’ Sen en son bana ilanı aşk ediyordun ‘’ dedi. Alev gülerek.

‘’ Sanki sen de bana bir şeyler söylemiştin. ‘’ dedim. Sırıtarak.

‘’ Evet, dedim. Kötü mü ettim ‘’ birkaç adım attığım da Alev ‘ de geriye gitmişti. Dolaba yaklaştığında elimi yan tarafa koydum.

‘’ Yok. İyi ettin ‘’ dedim. İyice yaklaşarak. Alev ‘ e belli etmesem de kalp atışım hızlanmıştı.

‘’ Alaz, senin isminin anlamı ne? ‘’ kaçıyorsun demek güzelim. Kulağına yaklaştığımda fısıldadım.

‘’Birçok anlamı var ama Alaz; Alev, ateş anlamına da gelir. Yani sen, benim ismimde taşıdığım en güzel şeysin ‘’

Aşağıdan Anıllar ‘ ın sesi geldiğinde bizde aşağıya inmiştik. Kızlar yemek hazırlarken bizde balkonda oturuyorduk. Hava soğuktu ama üşümeyi bile özlemiştim.

Yemek hazır olduğunda masaya oturup yemek yemeye başladık. İtiraf edeyim cezaevi yemeklerinden bin kat güzeldi.

🦂

Herkes yattığın da evi koca bir sessizlik kaplamıştı. Uykum kaçmıştı. Yataktan kalktığım da tişörtümün üzerine sweat geçirdim. Merdivenleri indiğim de balkona çıktım. Soğuk bedenimi ele geçirdiğinde titredim. İçeriden yastık alıp geldiğim de yastığı koyup yere oturdum. Bulutlarla kaplı olan gökyüzünü seyretmeye başladım.

Üzerime örtülen bir şeyle kendime gökyüzünü izlerken o kadar dalmıştım ki Alev ‘ in geldiğini fark etmemiştim. Kendine de bana da şal getirmişti. Şalı omuzlarıma koyduğunda elini tutmuştum anlık refleks gibi bir şeydi.

‘’ Üşümüşsün, içeri geçelim ‘’

‘’ Hayır, gel beraber bu güzel manzaranın tadını çıkaralım ‘’

Kafasını sallayıp oda yanıma oturdu. Kafasını omzuma koyduğun da beraber dışarıyı izlemeye başladık.

Saat gece yarısını geçtiğin de balkondan çıkıp üst kata çıktık. İyi geceler dileyip yattığım da bu sefer uykuya dalabildim.

Sabah kuş cıvıltılarıyla uyandığım da yüzümde bir gülümseme peyda oldu. Dün gece ve böyle güzel bir sabaha uyanmak bunun etkisiydi sanırım. En azından stresten uzaktık. En azından bir süre. Anıl hala uyuyordu.

Sessizce yataktan kalkıp banyoya gittim. Elimi ve yüzümü yıkadıktan sonra aşağıya indim. Saat daha erkendi. Geç yatmama rağmen dinç hissediyordum. Trabzon ‘ a gelmek şimdiden iyi gelmişti. Kendime çay yaptığım da koltuğa oturup içmeye başladım. Birkaç dakika sonra Anıl uyanmış aşağıya inmişti. Yanıma oturduktan birkaç dakika sonra çenesi açılmış kafamın etini yiyordu.

‘’ Alaz, acıktım ben ‘’

‘’ Açım ‘’

‘’ Çok acıktım, ne zaman yiyeceğiz ‘’ dayanamamış Anıl ‘ a atıştırmalık hazırlamıştım. Herkes uyanana kadar onu idare ederdi.

Kahvaltımızı etmiş, hep birlikte salonda oturmuş televizyon izliyorduk. Magazin programı açıktı yine. Biz cezaevinden çıkmadan önce yeni şirketini açacak olan adamın açılış partisini gösteriyorlardı. Kimsenin televizyon izlemediğini gördüğüm de kapayıp ev sahibinin kendi oluşturduğu kitaplığından kitap seçip okumaya başladım.

Bölüm sonu

10 yorum