İçeriğe geç

MAHKUM

Bölüm 17 · 5 dk okuma

MAHKUM

Bölüm 17

Bölüm On Altı

Bir odadaydım. Karanlık, lamba ışığıyla aydınlanan küçük bir oda. O odanın içinde tek kişilik yatakta öylece yatıyordum. Kolumda serum bağlı ve bana ne olduğunu bilmiyorum. Serum, iyi gelmesi gerekirken ben niye daha da kötüleşiyorum. Odada yalnızım. Burası, etraf oldukça sessiz. Kalksam kalkmaya mecalim yok. Etrafta göz gezdirdim. Odada eşya olarak sadece yatak, yatağın yanında ise küçük bir komodin.

Komodin üzerinde ise lamba. Oda bundan ibaret. Komodinin üzerinde ise, origami. Kâğıttan yapılmış bir akrep origamisi. Kim bırakmıştı bunu buraya?

Bu akrep neyin nesiydi?

Üstelik ben niye buradayım. Diğerleri nerede? Kafam allak bullak anlamıyorum.

Ayağımda bir ürperti. Bir şey tam değmemiş ama yanımdan geçmiş hissi. Bir tane akrep çarşafın üzerinden bana doğru geliyor.

Sonra bir tane daha.

Bir tane daha.

Bir tane daha. Çoğalıyor.

Çırpınmaya çalışıyorum. Ama hareket edemiyorum. Ayaklarım bağlanmış gibi ama görünürde bir şey yok. Mumya gibi duruyorum yatakta, bağırsam sesim çıkmıyor.

Akrepler çoğalıyor. Akın akın geliyorlar. Durmadan üzerime doğru. Yüzüme, bacaklarıma, karnıma, göğsüme, her yerdeler. Sanki biri kapıyı açmış dünyada ki bütün akrepleri buraya salmış gibi. Yatağın her tarafı, üzerimin her noktası akreplerle dolduğunda boğulmaya başlamış gibi hissediyordum. Görünmez bir el tarafından boğuluyor gibi nefesim kesiliyordu.

Yataktan fırlayarak kalktığımda etrafıma bakmıştım. Hala koğuştaydım. Üzerime bakmış refleks olarak silkelemiştim. Çarşafı kaldırdığımda oda temizdi. Derin bir nefes alıp yatağa oturdum. Rüyaydı. Ya da kâbus.

Kendime gelmek için banyoya gittim elimi yüzümü yıkadığımda rahatlamıştım. Yatağa geri döndüğüm de saate bakmıştım. Kahvaltıya daha bir saat vardı. Yatağa oturup sırtımı yastığa yasladım. Yatağa baktığımda üzerime üzerime gelen akrepleri görüyordum. Başımı sağa sola salladım aklımdan çıkmalıydı. Anıl ile uğraşırsam belki biraz olsun aklımdan çıkardı.

Anıl ‘ın yanına geldiğim de parmağımın ucuyla yüzünü okşadım. Aynı hareketi bir daha yaptığım da mırıldandı. Bir kez daha yaptığım da mırıldanıp gözlerini açtı. Göz göze geldiğimizde ilk kaşlarını çatmıştı. Dudaklarımı büzüp

‘’ Ne o, beni gördüğüne sevinmedin mi? ‘’

‘’ Ne yapıyorsun lan burada ‘’

‘’ Hadi kalk, canım sıkıldı ‘’ yataktan kalktığım da masaya oturmuştum. Anıl yatakta kalkmış esnedikten sonra banyoya girmişti. Çıktıktan sonra bir bardak su ile yanıma oturdu.

Diğerleri de kalktığında kahvaltı saati gelmiş kapılarımızı açmışlardı. Yemekhaneye gittiğimizde birkaç kişi vardı. Allah’tan sıra yoktu bir de onu bekleyemezdim çok acıkmıştım zaten. Bugün ise şansıma omlet vardı. Çok severdim. Tepsilerimizle birlikte masaya oturduğumuzda Alevler ‘de gelmişti. Onu görmek kalbimin hızlıca atmasına sebep olsa da aklım hala gördüğüm rüyadaydı. Onlarda masaya oturduğunda kahvaltımızı etmeye başlamıştık. Alev yanımda oturuyordu.

‘Pişt ‘ diye seslendiğimde ona doğru döndüm.

‘’ Senin neyin var, dalgınsın ‘’ itiraz edecekken diğerleri de aynı şeyleri söylemişti. Eğer onlarla paylaşırsam rahatlardım.

‘’ Bu sabah rüya ya da kâbus demeliyim onunla uyandım. Benim için iyi bir sabah olmadı ‘’

‘’ Ne gördün ‘’ diye sordu Alkım.

‘’ Akrep, bir sürü üzerime doğru geliyordu hepsi, onun etkisinde kaldım biraz ‘’

Arka masadan bir ses geldiğinde hepimiz oraya döndük.

‘’ Rüyada akrep görmek, azılı bir düşmanla karşılaşacağın anlamına gelir ‘’ dedi. Daha sonra ise önüne döndü. Bahçeye çıktığımızda karşılıklı banklarda sessiz sedasız oturuyorduk. Bu sessizliği bozan ise ben oldum.

‘’ Belki de yemekhanedeki o çocuk doğru söylüyordur malum bu aralar not bırakanlar, tehdit edenlerimiz bol nasıl olsa.’’

‘’ Yani, bilemedim o çocukta biraz şüpheli geldi ‘’ dedi. Alp

‘’ Normal, çünkü bizi dinlemiş gibi Alaz lafını bitirdikten sonra lafa atladı ‘’ Alya.

Bilemiyorum, herkes şüpheli bu aralar. Günü bir şekilde öldürdükten sonra koğuşlara gelmiştik. Günlük rutin hali olmuştu artık. Herkes yatakta öylece oturuyor, kimseden ses çıkmıyordu. Uykumuz ağır bastığında ışıkları kapamış yatmıştık. Aynı rüyayı görmemeyi dileyerek uykuya daldım.

Gece yarısı yine aynı gördüğüm rüyayla nefes nefese kalkarken bacaklarımı yataktan sarkıtmış kendime gelmeyi bekliyordum. Komodinin üzerindeki lambayı açtığım da umduğum şey rüyanın etkisinde olmamdı. Çünkü iki defa aynı gördüğüm rüyanın üzerine, yanı başımda akrep origamisi görmeyi beklemiyordum.

Yastığa yaslanmış elimde origami ile bakışıyordum. Ne düşüneceğimi bilemez haldeyim. Bunlar bir tesadüf mü bilemiyorum. O notlar, tehdit ve şimdi de bu rüyayla bu origami düşünce yetimi kaybedecek gibi hissediyorum. Bir çıkmaza doğru ilerliyorduk. Kaç saat öyle oturduğumu bilmiyorum ama uykum ağır bastığında elimde origami ile uyuyakaldığımı hatırlıyorum.

Hepimiz kütüphanede masanın üstündeki origami ile bakışıp duruyorduk. Hepimizin aklında milyonlarca soru dolaşıp duruyordu fakat bunların cevabını ne zaman, ne şekilde alırız onu bilemiyoruz.

‘’ Cezaevinde ki bütün herkesi gözlemleyelim bence bize karşı şüpheli hareketi olanları ayıklar onlardan bir şey çıkar mı çıkmaz mı bakarız hiç değilse bir yerden başlamamız gerekiyor ‘’ dedi. Anıl

Haklıydı. Bunu yapan başka biri Alazlar zaten olamazdı. Bize başka seçenekler gerekiyordu.

‘’ Haklısın, bir yerden başlamalıyız.’’ Dedim.

‘’ Bahçeye çıkalım o zaman orada daha çok kişi elde ederiz ‘’ alin ‘nin sunmuş olduğu bu fikirle bahçeye çıkıp şüpheli kişileri aramaya başladık.

‘’ Arayın bakalım bulabileceksiniz sanki ‘’ dedi adam onları görmese de duymayacaklarını bilse de kıyafetlerine ses kayıt cihazı taktırmış. Müdürden bilgi alsa da onları öyle takip ediyordu.

Bahçede bir şey bulamayınca geri kütüphaneye geri dönmüşlerdi. Başlarına buyruk takılıyorlardı. Kimi kitap okuyor, kâğıt karalıyor ya da boş boş etraflarına bakıp vakit öldürmeye çalışıyorlardı. Alaz ise önünde ki kâğıda elindeki bilgileri yazmış bir sonuç çıkarmaya çalışıyordu.

Alaz kâğıda ilk not kâğıdında yazan harfleri not aldı.

‘ A ‘ , ‘ K ‘ , ‘ R ‘

Aldıkları tehdit geldi daha sonra aklına, gördüğü rüya akrepler geldi aklına tek tek.

Bir bağlantı, bir sonuç bulamıyordu Alaz bağdaştıramıyordu. Arkasına yaslanıp elini cebine soktuğunda bir şey geldi eline cebindekini çıkardığında yine o notlardan olduğunu anladı. Notu açtığında

‘’ yine, bir not var ‘’ herkesin gözü Alaz ‘ın elindeki nottaydı. Yazanı okuduğunda

‘’ Benden size bir ipucu, size sağladığım ikinci ve son iyilik ‘’

‘’ E ‘’

Bölüm sonu

12 yorum