İçeriğe geç

MAHKUM

Bölüm 15 · 5 dk okuma

MAHKUM

Bölüm 15

Bölüm On Dört

İçeridekilere de haber verdiğim de dışarı çıkmıştık. Doktordan öğrendiğimiz üzere onlar da zehirlenmişlerdi. Demek ki onlar bizi zehirlememişti.

Onların da durumları gayet iyiydi yan odamız da kalıyorlardı. Uyandıklarında ise durum daha da netleşecekti.

‘’ İşimiz gücümüz yok birde bunların bekçiliğini yapacağız ‘’ isyan eden Ali ‘ye gülümsemiş ve odaya girmiştim.

Odaya girdiğim de Alev ‘in yüzü bembeyaz olmuştu. Direk yanına gittiğim de

‘’ Ne oldu ‘’ ?

Cevap vermesini beklerken diğerleri de başımız da bekliyordu. Diğer kızlar da cevap vermiyorlardı. Anıl ise bir şey görmediğini anlık gözlerinin karardığını açtığında ise kimsenin olmadığını söylemişti. Sadece kapının önüne çıkmıştık ne olabilirdi ki.

Elinde tuttuğu kâğıdı o bana verene kadar fark etmemiştim. Kâğıdı alıp sesli bir şekilde okumaya başladım.

Siz güzel bayanları zehirlemek istemezdim sizinle bir sorunum yok tek sorun mahkûmlar çetesi ile takılmanız ‘’

‘’ K ‘’

Bize yazan ‘’ A ‘’ yetmiyormuş gibi birde ‘’ K ‘’ eklenmişti.

Kimdi bunlar?

Bize ve kızlara not gönderen kişi ya da kişiler kimdi?

Ve en önemlisi bizden ne istiyorlardı? Umarım en yakın zamanda kafamda dönüp duran bu sorulara cevap bulabilirim.

Kızlar uyumuştu bizde onlara rahatsızlık vermemek için kapının önüne çıkmış oturuyorduk. Çok konuşamıyorduk çünkü biraz ötede polisler bizim nöbetçiliğimizi yapıyorlardı. Anıl içeride sıkıldığı için serumuyla birlikte oda gelmişti. İşin için çıkılmaz bir durumdaydık öyle ki Anıl bile dalga geçmiyor, şaka yapmıyordu.

Öyle bir girdabın ortasına çekilmiştik ki boğuluyor gibi hissediyordum.

Bu girdabın içinde mahkûm hissediyordum.

Ayazlar ‘ın odasına hemşire girmiş bir iki dakika sonra çıkmıştı bize doğru geldiğinde

‘’ Arkadaşlarınız uyandı ben doktoru çağıracağım o size detaylı bir bilgi verir ‘’

‘’ Tamam, hemşire hanım ‘’

Doktor muayenelerini yaptığın da akşam çıkabileceklerini söyledi. Doktor gittiğin de odaya girmiştik. Uyandıkların da kızların yanına geri dönerdik. Etrafa bakarken Ayaz ‘ın eline sıkıştırılmış bir not olduğunu fark ettim elinden notu aldığım da bize gelen notlardandı tek fark ise ‘’ R ‘’ harfinin olmasıydı. Harfleri birleştirsek de bir sonuç elde edemiyorduk. Kim olduğunu ya da kimler olduğunu bulmak sandığımdan da zor olacaktı. Sanırım Ayazlar uyandığın da nefretimizi bir kenara alıp konuşmak daha iyi olacak bizim için. Uyandıkların da durumu anlatırdık.

YARIM SAAT SONRA

Ayaz uyanmış bizi gördüğünde yaygarayı koparmıştı sanki bizler onlara çok meraklıydık ya. Daha sonra olanları anlatmıştım. Sakinleşmiş ne yapabileceğimizi konuşuyorduk.

‘’ Ya tek kişi ya da birçok kişi var ‘’ dedi Ayaz

‘’ Yani büyük ihtimalle bunları tek başına yapacak kadar güçlü olduğunu düşünmüyorum. ‘’ dedi Ata

Evet, o kişi tek başına değildi adamları vardı ama düşündüklerinin aksine hepsi bir araya toplansalar o notları yazan kişi edemezlerdi.

Bir süre konuştuktan sonra Alazlar kızların yanına gelmişlerdi. Yemek saati geldiğin de hemşire yemekleri getirmiş, yemek yiyorlardı.

Yemeklerini yediklerinden sonra hepsinin çıkış işlemleri yapılacaktı. Kızlar bir odada erkekler bir odada hazırlanırken ben Alp, Ali ve polislerle birlikte kapıda oturmuş bekliyorduk. Müdürün sağ kolu gelip çıkış işlemlerini yapmıştı. Odadan yavaş yavaş çıktıklarında gitmek için hazırdık.

Arabaya bindiğimizde cezaevine gitmek için yol aldık. Cezaevine geldiğimiz de kırmızı halı serilmiş kapıda da müdür bizi bekliyordu. İndiğimizde gardiyanlar yanımıza gelmişti. Yanlarımızda gardiyanlarla müdürün yanına geldiğimizde

‘’ Hoş geldiniz, geçmiş olsun ‘’

‘’ Teşekkürler ‘’

Gülümseyip. Elleriyle içeriyi gösterdi.

‘’ Sizler için kütüphanede geçmiş olsun partisi hazırladık gelirsiniz ‘’

Hepimiz hayretle yüzüne bakarken içeri girmişti. Peşinden bizde girdiğimizde

Alev; geçmiş olsun partisi mi?

‘’ Dalga geçiyor herhalde bizimle ‘’ dedim.

Koğuşların önüne geldiğimiz de

‘’ Neyse hazırlanalım sonra gidip bakarız ‘’ koğuşlara girdiğimizde sırayla duş alıp eşofmanlarımızı giymiştik.

Gardiyanlarla koğuştan çıktığımız da Alevler ‘de gelmişti. Kütüphaneye geldiğimiz de her yer süslenmiş girişin baktığı duvarda

‘’ Geçmiş olsun partisi ‘’ yazıyordu.

‘’ Dalga geçmiyormuş adam ciddi ciddi hazırlamış ‘’ dedi Anıl kütüphanede çok eşya yoktu büyük bir masa ve birkaç tane koltuk vardı koltuğu kaldırıp masayı kenara çekerek alan yaratmışlardı masanın üstüne de yiyecekleri koymuşlardı.

İçeriye dikkatle baktığım da Alazlar gelmiş bir kenara geçmişlerdi bile

Geçmiş olsun partisi belki de hepimiz için iyi gelebilirdi. Biz de başka bir kenara geçtiğimiz de müdür gelmişti.

‘’ merhabalar, sevgili cezaevimizin mahkûmları geçmiş olsun partisine hepiniz hoş geldiniz biliyorsunuz ki cezaevi mahkûmlarımızdan tanınan mahkûmlar çetesi, arkadaşları ve günahkârlar çetesi zehirlenmişlerdir. Durum ile alakalı bir sonuç bulamasak da morallerini düzeltmek için böyle bir şey yapalım dedik herkese iyi eğlenceler ‘’

Müdür gittiğin de hafiften müzik çalmaya başlamıştı.

Sanırım biraz eğlenmekten zarar gelmezdi. Diğerlerine baktığım da sanırım onlarda benim gibi düşünüyorlardı. Anıl elinde tatlı tabağıyla gelirken bize sırıtarak bakıyordu.

‘’ Dün serum yiyen o değilmiş gibi ‘’ dedi Alp

Anıl omzunu silkerek yemeye devam etti.

İçeceklerimizi içtiğimiz sırada sevdiğim bir başka şarkı çalmaya başladı.

I’d tell myself you don’t mean a thing,

But when you’re not there I just crumble

I tell myself I don’t care that much,

But I feel like I die ’til I feel your touch,

But what we got, got no hold on me

Nakarat kısmı geldiğin de Alev ‘e elimi uzattığım da

‘’ Bu dansı bana lütfeder misiniz hanımefendi? ‘’ Alev ise cevabını gülümseyerek elini uzatarak vermişti.

Kütüphanenin ortasına geçtiğimizde Alev elini omzuma bende elimi beline yerleştirmiştim. Dansa başladığımız da birkaç kişide bize eşlik etmişti.

Yan tarafa baktığım da

Alp – Alkım ve Ali – Alin ‘de dans ediyorlardı. Daha sonra ise Anıl – Alya ‘da bize eşlik etmeye başlamıştı. Alev ‘i kendi etrafında döndürmüştüm. Geriye doğru gittiğin de onu kendime çektim.

Şarkının en sevdiği kısmı geldiğin de eşlik etmeye başladım.

Only love, only love can hurt like this,

Only love can hurt like this

Alev ‘ de gülerek bana eşlik etmeye başladığın da beraber söylemeye başladık. Bir yandan onu döndürüyor bazen de geriye gidip dönerek geliyordu.

Must have been a deadly kiss

Only love can hurt like this

Say I wouldn’t care if you walked away,

But every time you’re there I’m begging you to stay,

When you come close I just tremble

And every time, every time you go,

It’s like a knife that cuts right through my soul

şarkının bitmesine doğru herkes yavaş yavaş dağılmaya başlamıştı. Ayazlar ve biz kalmıştık. Şarkı bittiğin de kendimizi koltuğa atmıştık. Hepimizin yüzünde gülümseme vardı.

Alya ; ‘’ Çok güzeldi ‘’

Alin ; ‘’ Evet, öyleydi ‘’

Alp ; ‘’ İyi ki yapmışlar bu partiyi ‘’

‘’ Güzel geceydi ‘’ dedim

‘’ Bende çok eğlendim ‘’ dedi Alev o sırada hoparlörden cızırtı sesleri geldiğinde kalın bir ses konuşmaya başladı.

‘’ Eğlenin ve eğlenmeye bakın tabi, bundan sonra eğleneceğiniz günler olmayacak. ‘’

Bölüm sonu

9 yorum