Evlilik sözleşmesi mi dedi o? Hızla açtığım dosyayı okumaya başladım kafamı kaldırıp şaşkın gözlerle Karan'a baktığımda aynada gözlerimiz kesişti.
Bu olamazdı olmamalıydı daha fazla bakamayacağımı anladığımda hızla dosyayı kapatıp koltuğa fırlattım. Ellerimi göğsüme bağlayıp kafamı camdan dışarıyı izlemeye başlamıştım. Ne yapacağımı bilmiyordum bir yandan babam denen o adamın beni hiç tanımadığım biriyle evlendirmeye çalışması diğer yandan Karanla evlenmek gerçi onu da tanımıyordum ki
aynadan bana baktığını hissediyorum ama dönüp de bakmadım. ''Yarın sabaha kadar mühlet imzalarsan eğer akşama nikah kıyılacak eğer imzalamazsan da baban seni alacak kararını ona göre ver acele etsen iyi olur evlenirsek baban hiç bir şekilde seni benden alamaz. Bu anlaşmalar dışına çıkılmayacak zaten kâğıt üzerinde olacak evliliğimiz için rahat olsun ama bundan sadece sen ben ve Gökhan'da başka kimse bilmeyecek'' dediğinde kafamı çevirip ona bakıp dinliyordum başka çarem de yoktu zaten kafamı salladığımda fırlattığım dosyayı alıp içini açıp okumadan imzaladım. Çok geçmeden zaten 3 katlı büyük bir villanın önünde durduğumuzda arabadan inip bahçesine girmiştik bile
Karan, Gökhan'a dönmeden ''korumaları arttırın'' diye bağırdığında kapının önüne adamlar düzülmeye başlamıştı bile kapının önüne geldiğimizde kapı açılmış bir teyze bize güler yüzle karşılamış Karan oğlum hoş geldin dediğinde Karan da kafa sallamıştı.
Bana döndüğünde hoş geldin kızım dediğinde tebessüm edip hoş buldum dedim.
Fatma Teyze, Karan'a dönüp oğlum sofrayı kurmuştum hemen geçin oturun yemekleri getireyim dediğinde mutfağa doğru gitmeye başlamıştı. Karan da bana dönüp ''hadi gel yemek yiyelim, sonra konuşuruz.'' Dediğinde ''tamam'' diyip salona doğru yürümeye başlamıştım.
Etrafı incelediğinde her yer siyah ve beyaz ağırlıklı ferah güzel bir evdi. Karan en üst başa geçmişti bende hemen yanına geçip oturmuştum. Fatma Teyze yemekleri koymaya başlamıştı
''afiyet olsun'' dendiğimde elime kaşığımı alıp çorbamdan içmeye başlamıştım. Karan, ''yemeğini ye çalışma odasına geçip konuşalım'' dediğinde yemeğin bitmişti. Ayağa kalkıp bekledim o da kalktığında beraber merdivenlerden yürümeye başladık. Çalışma odasına geldiğimde otur diye eliyle koltuğu gösterdiğinde geçip oturdum konuşmasını bekledim
Karan derin nefes alıp konuşmaya başladığında
''yarın akşam nikahımız olacak istediğin bir şey varsa söyle'' dediğinde hızla kafamı sallayıp ''Zeynep'' dedim. ''Çok yakın arkadaşım vardı Zeynep onu istiyorum yanımda'' dediğimde ''tamam yarın bizim adamlara söylerim getirirler'' dediğinde ''bir şey daha var'' dedim. ''Söyle'' dediğinde ''annemi aramak istiyorum telefonum o evde kaldı'' dediğimde telefonunu çıkarıp benim önüme koydu telefonu alıp annemi aradığımda telefonum bozulduğu için arayamadım en kısa zamanda telefon alıp konuşacağımızı ve iyi olduğumu söyledikten sonra kapatmıştım. Telefonu uzatıp Karan'a verdiğimde ayağa kalktı bana da omzunun üstünden baktığında ''yarın zor bi gün olacak gel benimle'' dediğinde arkasından yürümeye başladım. Çalışma odasından çıkıp karşıdaki odaya girdiğimizde genelde siyah ile kaplı odaya göz gezdirdim. ''Bir kaç parça kıyafet var dolapta üstünü değiştirmek istersen diğer kapalı kapı da banyo bir şey olursa yan odadayım'' dediğinde ''teşekkür ederim, iyi geceler'' dediğimde kafasını sallayıp odadan çıkıp kapıyı da kapattı. Dolaptan Karan'a ait olduğunu tahmin ettiğim pijama ve üstünü çıkardığımda hızla onları giymeye başladım. Yatağa doğru uzanıp yarın ne olacağını bilmeden kendimi uykuya teslim ettim. Sabah gözümü acılan pencere ile odayı aydınlattığında karşımda Karan'ı beklemiyordum.
''Kapat şu perdeyi uyuyacağım'' dediğimde yanıma gelip ''bugün nikahın olduğunu unuttun sanırsam'' dediğinde hızla gözümü açtım ''o bugündü değil mi'' diye elimi alnıma vurdum.
İçeriye hızla ''Bade'' diye giren Zeynep'e baktığımda yataktan kalkıp hemen koşarak birbirimize sarıldık.
Zeynep'in kollarının arasından çıkıp Karan'ın yanına getirdiğimde Karan'a bakıp ''en yakın arkadaşım Zeynep dediğimde'', Karan elini Zeynep'e uzatıp Zeynep'e döndüğümde ''Karan şey'' dediğimde Karan hızla benden önce lafa atlayıp ''kocası'' dediğinde Zeynep ''NEE! KOCASI MI?'' diye bağırıp gözü ikimizin üzerinde gidip geliyordu.
Ama Bade'nin dediğinde hızla koluna vurup susmasını sağladığımda Karan'ın elini sıktığında ''memnun oldum'' diyerek konuştuğunda Karan'da tebessüm edip bana döndüğünde ''bir şeye ihtiyacınız olursa buradayım'' dediğinde kafamı salladım ve bir şey demeden odadan çıkmıştı.
Zeynep beni kolumdan tutup yatağa oturttuğunda
''Neler oluyor Bade ne kocası sen evlendin mi?'' Dediğine ''hayır henüz değil bugün nikahım'' dediğimde ''Kaan o ne olacak haberi bile yok aklı sende her gün beni arıyor konuştun mu diye ama sen Kaan'ı hiç düşünmeden başka bir adamla evleniyorsun öyle mi'' dediğinde sinirle ayağa kalktı. Tam anlatacağım sırada Karanla aramızdaki konuşma aklıma geldi.
"Sadece sen ben ve Gökhan'dan başka kimse bilmeyecek "
Dediği kulaklarımda yankılandı.
Başımı eğip ellerimle giydiğim pijama üstünün etekleriyle oynayıp kısık bir sesle ''seviyorum Karan'ı'' dedim. Hızla Zeynep önümde diz çöküp ellerini dizlerime koyup ''yapma Bade sevseydin haberim olurdu ne sevmesi Kaan'ı seviyordun sen, ben seni hiç mi tanımıyorum doğru söyle seni tehdit mi ediyorlar'' dediğinde hızla kafamı iki yana sallayıp ''hayır ben Kaan'ı değil Karan'ı seviyorum'' dediğimde çoktan kapı açılmıştı. Karanla göz göze gelmiştik
Duymuştu... Ne diyeceğimi bilmediğim için hızla ayağa kalkıp Zeynep'e dönüp ''sen aşağıya in bende üstümü değiştirip geleceğim'' dediğimde ''tamam'' diye mırıldanıp odadan çıkıp kapıyı kapatmıştı.
Karan bana doğru adım attığında ''kapıyı çalabilirdin dediğimde kaşlarımı çatıp
Elleri cebinde bana doğru geldiğinde ''evimde kapı çalmak gibi huyum yoktur.'' Dediğinde haklıydı ama odada ben vardım.
''Açıklama gereği hissettiğim için Zeynep'e inanması için öyle dedim inanmıyor yoksa tehdit edildiğimi düşünüyor'' dediğimde. Karan başını salladı aşağıda inandırmasını sağlayacağız o zaman dediğinde anlamamış gözlerle kendisine bakıyordum.
''Hadi üstünü değiştir gel kapıda bekliyorum seni'' dediğinde kafamı salladığımda arkasını dönüp kapıyı kapatmıştı. Hızla dolabı açtığımda siyah eşofman ve beyaz bir kazak bulduğumda bana 4 beden büyük olmuştu eşyalarım olmadığı için mecburdum. Kapıyı açtığımda sırtını duvara yaslamış ellerini de göğsüne bağlamış bir vaziyette beni bekliyordu. ''Hadi aşağıya inelim'' dediğimde elimi tuttuğunda afallasam da aşağıda Zeynep olduğu aklıma gelmişti. Merdivenlerden indiğimizde kulağıma doğru fısıldadığına ''bana bırak bozma '' demişti gözlerimle onayladığımda Zeynep'in yanına geçip ''hadi kahvaltıya geçelim'' demiştim. Hep birlikte kahvaltıya oturduğumuzda Karan ise tabağıma bir şeyler dolduruyordu ''hayatım hepsi bitecek'' dediğinde kendi kahvaltısına dönmüştü. Bu haline gülmek istesem de gülmemiştim. O sırada Zeynep'e baktığımda Karan ile bana bakıyordu ki hızla kahvaltısına döndü kapı çaldığında elinde poşetlerle ve kocaman bir kutuyla Gökhan içeri girdi. ''Abi istediklerin'' dediğinde ''Yengenle odamıza götür'' dediğinde hızla Karan'ın ayağına vurmuştum. Ne diyorsun diye gözlerimi belerttiğimde kaşını kaldırıp bana bakmıştı göz devirdiğimde Karan elimden tutup hızla beni kaldırmış ''gel küçüğüm'' diyip beni odaya merdivenlere sürüklemeye başlamıştı arkamdan Zeynep'e baktığımda elimle gel işareti yapmıştım. Odaya girdiğimizde Karan elimi bırakmış ellerini göğsünde bağlamış kapıya yaslanmıştı. Yatağa doğru gidip kutunun yanına geldiğimde Karan'a baktığımda yüzünde anlamlandıramadığım bir tebessüm vardı. Kutuyu açtığımda bembeyaz bir gelinlik vardı gelinliği tutup çıkardığımda incelemeye başlamıştım kolları tülden V yaka çok kabarık olmayan bir gelinlikti. Gerçekten de tam bana hitap ediyordu sade ve şıktı gelinliği yatağa bırakıp hızla Karana koşup sarıldığımda ''teşekkür ederim ''diye fısıldadım ellerimi belime geldiğinde kendine daha çok bastırıp sarıldı.
Kollarımı Karandan çözüp
Zeynep'e baktığımda ''çok güzel bir gelin olacaksın'' derken gözleri dolmuştu Karan yanımdayken kafamdan tutup kendisine çektiğinde şakağımdan çok masum bir öpücük kondurmuş geri çekilmişti Zeynep'e gidip
ona da sarıldığımda ''hadi deli kız seni hazırlamamız lazım ağlatma beni zamanımız kısıtlı'' dediğinde geri çekilip kendisine bakıp güldüğümde diğer poşetlere baktım ayakkabı beyaz topuklu bilekten bağlamalıydı ayakkabı numarasına baktığımda 36 olduğunu gördüm ayakkabı numaramı da biliyor demek ki diye geçirdim içimden diğer poşette de duvak vardı. ''Kuaför birazdan gelir hanımlar başka bir şey isteğiniz varsa aşağıdayım. Dışarıda 1-2 saatlik işim var o zamana kadar hazırlanın'' dediğinde ''tamam'' dedim. Gideceği için içim buruklaşsa da belli etmedim. Karan odadan çıktığında kapı tıklanmasıyla gel dediğimde bir bayan; ''Merhaba Bade Hanım ben Sibel sizi hazırlamak için Karan bey yönlendirdi beni'' dediğinde hızla yanına gidip elimi uzattım ''Hoş geldiniz Sibel hanım'' dediğimde tebessüm edipte elimi sıkmıştı Zeynep'le de selamlaştıktan sonra odamdaki makyaj masasına oturtturulmuştum. Bana aklımda bir model olup olmadığını sorduğunda kafamı iki yana sallayıp ''oldukça sade bir şey olsun'' dediğimde kafasını sallamıştı Gelinliğime bakıp kafasında bir model oluştu ki hızla saçımı yapmaya başlamıştı.
Aradan zaman geçtiğinde saçımı bitirmiş makyajımı da yapmaya başlamıştı. Sibel Hanım'ın işi bitmiş olacak ki geri çekildiğinde ''Bade Hanım çok güzel oldunuz'' dediğinde kafamı kaldırıp aynaya baktığımda gerçekten güzel olmuştum yerimden kalkıp gelinliğimi giymeye başladığımda Zeynep ve Sibel Hanım yardım etmişti. Gelinliğin arkasından 41 düğüm atmışlardı. Gelinlik bedenime tam otururken ikisi de karşıma geçip beni süzdüklerinde beğeni dolu gözlerle bakıyorlardı pencereden baktığımda hava iyice kararmaya başlamıştı. Sibel Hanım'ı uğurladıktan sonra odada Zeynep'le tek kalmıştım içim buruktu netice de kendimi kurtarmak için sevmediğim biriyle evlenecektim gözlerim dolduğunda hızla elimle yelpaze yaparak yukarı bakmaya başlamıştım Zeynep sırtımdan sıvazladığında ''gerçeği ne zaman anlatacaksın Bade daha ne kadar kendine eziyet edeceksin'' dediğinde ''mutluluktan'' dedim.
''Mutluluktansa neden bu kadar acil bir şekilde evleniyorsun annen nerde'' dediğinde mideme kramp gitmişti eliyle ağzını kapatıp gözlerini ayırdığında ''yoksa... '' dediğinde elimi hızla iki yana sallayıp ''hayır hayır yok öyle bir şey Zeynep'' dediğimde kapı çalmıştı ''gel'' dediğimde kapı açılmış Karan görünmüştü. Karan'la göz göze geldiğimizde baştan aşağıya beni süzmüş en sonunda da gözlerini gözlerim en ayırmamıştı hatta donmuş bir şekilde bana bakıyordu. Zeynep odadan çıkıp kapıyı örttüğünde karan yavaş adımlarla yanıma gelmişti. Cebinden bir şey çıkardığında hızla kutuyu açıp içindekini eline alıp kutuyu yatağa fırlatmıştı. Bunları yaparken gözlerini gözlerimden hala ayırmamıştı. Elimden tutup kaldırdığında çıkardığı tek taşı parmağımın arasından geçirdiğinde kafamı eğip elime bakmıştım. Çok zarif bir o kadar da şıktı. Elimi bırakıp yüzümü avuçlarının arasın aldı. Dudağını alnıma bastırdığında otomatik gözlerimi kapatmıştım geri çekildiğinde ''çok güzel olmuşsun'' dedi. Buruk bir tebessüm edip ''teşekkür ederim sende çok şık olmuşsun'' dediğimde onu incelemeye başladım. Beyaz gömleği kendisine ayrı bir hava katarken smokini üzerinde iyi taşıyordu. Sakallarını kesmiş sadece bıyık bırakmıştı. Ellimi tutup ''hadi inelim'' dediğinde kafamı sallamış eteklerimi de diğer elimle toplayıp yürümeye başlamıştık. Salona indiğimizde nikah memuru gelmiş yerine oturmuş. Etrafta da sadece Zeynep ve Gökhan vardı onlar da nikah şahidimizdi. Masaya doğru adımladığımda Karan sandalyemi çekmiş oturduğumda hafif sandalyeyi ittirmişti Karan da kendi yerine geçtiğinde nikah memuru;
''Evliliklerinizi başkalarının evlilikleriyle kıyaslamayın, peri masallarına aldanmayın çünkü gerçek değil, mükemmeli aramayın hiçbirimiz mükemmel değiliz, birbirinizin geçmişini sorgulamayın adı üstünde geçmiş, eşinizin sizin zihninizi okumasını beklemeyin maalesef bunu hiç kimse yapamıyor, istediğiniz ya da istemediğiniz her şeyi açık açık söyleyin, konuşarak her şeyin çözülebileceğine inananlardanım gençler'' diye nasihat verdikten sonra nikah akdine başlıyorum dedikten sonra
''adınız soyadınız'' diye bana baktığında
- ''Bade Şah'' dediğimde
''adınız soyadınız'' diye Karan'a baktığında
- ''Karan Demir'' dediğinde nikah memuru devam etti.
''Birbirinizle evlenmek istediğinizi bize yazılı olarak bildirdiniz. yaptığım araştırma sonunda evlenmenize engel bir durumun bulunmadığı tarafımdan tespit edilmiş olup şimdi bir kez daha misafirler ve şahitler huzurunda sözlü olarak evlenmek istediğinizi beyan ederseniz evlenme akdinizi gerçekleştireceğim''.
''Siz sayın Bade Şah yanınızda oturan sayın Karan Demir'i hiç kimsenin etkisi ve baskısı olmaksızın özgür iradenizle eş olarak kabul ediyor musunuz?'' Dediğinde sessiz kaldım. Kurtuluşum bir evet e kalmıştı daha fazla düşünmeden ''evet'' dediğimde Karan'a bakıp devam etti.
''Siz sayın Karan Demir yanınızda oturan Bade Şah'ı hiç kimsenin etkisi ve baskısı olmaksızın özgür iradenizle kendinize eş olarak kabul ediyor musunuz?'' diye sorduğunda Karan hiç düşünmeden,
- ''evet'' dediğinde
''şahitler olarak sizlerde duydunuz birbirlerini eş olarak kabul ettiler. Sizlerde şahitlik eder misiniz?''
- ''Evet'' dedi. Zeynep ve Gökhan aynı anda
''bende medeni yasanın ve belediye başkanımın bana vermiş olduğu yetki ile sizleri karı koca olarak ilan ediyorum. Hayırlı uğurlu olsun'' dedikten sonra imzalamam için önüme bir defter ve kalem bırakılmıştı elime kalemi alıp ismim yazılan yere kalemi bastırdığımda bu imzayı atınca artık her şey bitecekti evli biri olacaktım. Daha fazla düşünmeden imzalayıp Karan'a uzattım. O da imzaladıktan sonra Gökhan ve Zeynep de imzaladılar. Ayağa kalktığımızda nikah memuru elime evlilik cüzdanını verdiğimde bakakalmıştım. Bitmişti her şey benim için artık ben bir Şah değildim ben Demir olmuştum.
Karan bana dönüp beni de kendisine çevirdiğinde alnıma sıcak dudaklarını bastırıp ''hayatıma hoş geldin'' diye fısıldamıştı. Gökhan, nikah memurunu eşlik edip çıkardıktan sonra biz bize kalmıştık Zeynep bana gelip sarıldığında çok mutlu olursun canım arkadaşım dediğinde sıkıca bende ona sarılmıştım hiç böyle hayal etmiyordum. Gözlerim dolmaya başladığında sıkıca gözlerimi yummuştum. Gözlerimi açıp geri çıktığımda Gökhan ile Karan aralarında konuşuyorlardı ceketini çıkarmış elleri cebinde dinliyordu. Kapı yumruklanmaya başladığımda korku dolu gözlerle buldular beni diye fısıldayıp geri geri gidiyordum Karan yanıma gelip ''korkma, hiç bir güç artık seni benden alamaz'' dediğinde inanmak istedim. Elimi tuttuğunda sıkıca elini tutmuştum. Gökhan kapıyı açtığında karşımda Mahli Soykan ile beni evlendirmek istediği adam vardı ikisi de bize öldürücü bakışlar atıyordu.
Babam bana hızla yaklaştığında ''ne yaptın sen namussuz'' diye elini kaldırıp bana vuracağı sıra ellerimle yüzümü korumuştum gelecek olan darbeyi bekliyordum ki Karan hızla eli tutmuş sıkıyordu. ''Karıma dokunmaya nasıl cüret edersin'' diye tısladığında karıma kelimesinin üstüne bastırıp söylemişti tuttuğu eli ittirip babam arkaya doğru bir kaç adım sendelemişti.
Hızla o adam Karan'ın üzerine geldiğinde iki yakasını tutmuş kafa atacaktı ki Karan önce davranıp kafa attığında adamın burnunun kırılma sesini duymuştuk. Acı dolu feryatla bağırdığında burnundan çok fazla kan geliyordu. Babamın adamları kollarından tutup kaldırdığında kapıdan çıkarmışlardı. Babama dönüp Karan'ın elini tuttuğumda ''geç kaldın baba artık ben bir Demir'im'' dediğinde sinirli olan yüzü daha da sinirlenmiş kızarmaktan bozarmaya geçmişti hızla bana parmağını salladığında ''bu burda bitmedi tekrar görüleceğiz'' dediğinde ''görüşelim babacığım ben seni evimize çağırırım kocamla'' dediğimde cevap vermeden kapıyı çarpıp gitmişti. Hızla yere çöküp ağlamaya başladığımda
Hayatımda ilk defa sonunu düşünmeden hareket etmiş, etmek zorunda kalmıştım. Bu işin sonunda kazanmak da kaybetmek de vardı. Kendimi zafere de yenilgiye de hazırlamıştım. Sanırım hayat denilen şey tam olarak buydu ve ben kendi hayatımı kendi kararlarımla yaşamaya başlamıştım. Doğru da olsa yanlış da olsa ben bir seçim yapmıştım. Her seçim bir vazgeçiştir ve ben bugün kendi hayatımdan vazgeçip yeni bir hayata başlamıştım en önemlisi de
''Artık ben Bade Şah değilim. Artık ben Bade Demir'im...''
.
.
.
Eveettt bir bölümün daha sonuna geldik :D
