İçeriğe geç

Mafyanın Koynunda

Bölüm 8 · 8 dk okuma

Mafyanın Koynunda

Bölüm 8

8. BÖLÜM ÖPÜCÜK

Bir çift kol tarafından tutulup havaya kaldırılmıştım başım Karan'ın omzuna düşmüştü tepki vermiyordum hayatım bir zarfla alt üst olmuş buralara kadar gelmiştik... Neydi peki bizim yaşadığımız? Ne olacaktı. Ne olması gerekti. Bu düşünceler sırtım soğuk yatakla buluşunca kaybolmuştu. Karan da yan tarafıma geçip oturmuş hemen arkamızdan Zeynep de geldiğinde meraklı gözlerle bakıp bir cevap bekliyordu ama konuşacak durumda bile değildim. Kendimi topladığımda yalnız kalmak istiyorum dedim hiç birinin yüzüne bakmadan zeynep odadan çıktığında Karan'ın da çıkmasını bekledim ama çıkmadı. Tekrar yalnız kalmak istiyorum çık şu odadan dediğimde ona dönüp çıkmasını bekledim ama çıkmadı hatta önündeki düğmelerden bir kaç tanesini açıyordu ne yapıyorsun duymadın mı dediğimi diye konuştuğumda bağırmamıştım ama sesim sert çıkmıştı aşağıda Zeynep var unutma bu anlaşmayı sen ben ve Gökhan biliyor Zeynep bilmiyor eğer aşağıya inersem büyük ihtimalle bize inanmayacak diye açıklama yaptığında haklıydı Zeynep bilmiyordu. Yorgun bir ses tonuyla akşamki olanları gördü onu nasıl açıklayacağız dediğimde gözlerini kapatmış kafasını da yatak başlığına dayamıştı gözlerini açmadan konuştu. Yarın halledeceğiz bir şekilde uyu artık dediğinde üstümdeki bu gelinlikten kurtulmak istiyordum hızla yataktan doğrulduğumda aklıma 41 düğüm geldi. Ne yapacaktım ben yapışıp kalmıştı bu üzerimde gelinliği yırtsam Zeynep'e yarın ne açıklama yapacaktım dilinden düşemezdim gidip açtırsam da olmazdı derin bir nefes alıp ofladığımda karan tepki vermeden uzanıyordu ben neden bu çileyi tek başıma çekiyorum diye düşündüğümde hızla kalkıp yanında durdum Karan'ın kolundan dürtmeye başladım gözlerini açmadan kafasını kaldırmadan ne oldu beni neden dürtüyorsun dediğinde nasıl diyeceğimi bilemediğim için cevap vermedim Karan da gözlerini açıp bana baktığında anlamış olacak ki yüzünde muzip bir ifade oluştu kaşlarımı çatıp ne gülüyorsun yardıma ihtiyaçım var dediğimde anlamış olacak ki yardım edeyim diyip yataktan ayaklarını sarkıttı ama ayağa kalkmadı beni belimden tutup çevirdiğine eline ipleri aldı ki

Hay sikeyim insanın bunu açmaya sabrı mı gelir diye homurdandığında duymuştum

Açmaya başladığında kaç düğüm var diye sordu. 41 Dediğimde sabır dediğini duydum yaklaşık 12 dakika geçmişti ben ayakta durmaktan hayli yorulmuştum

Kaç tane var dediğinde 29 dediğini duydum çoktu daha kessek mi dediğimde

Arkadaşına açıklama yapacaksan keselim dedi. Yapamazdım ne diyecektim sabrı gelmedi de kesti mi gerçeği de buydu ama Zeynep bunu çok başka anlardı. Yorulduğumu fark etmiş olacak ki Belimden tutup beni dizine oturttuğunda hızla kalkmaya çalıştım ama beni daha çok sıkı tuttuğunda kalkamıyordum bile hızla kendisine dönüp ne yapıyorsun bırak beni çabuk dediğimde yoruldun hareket edip duruyorsun çözemiyorum bırak da şunları hemen çözeyim dediğinde bırak beni diye tısladım dirseğimi karnına geçirdiğimde zaten bırakmak zorunda kalmıştı hızla kalktığımda banyoya ilerledim ellerim titriyordu sakinleşmek için yüzüme ve boynuma su çarptım aynadan kendime baktım. Yüzüm oldukça zayıflamıştı yorgun olduğum gözlerimin etrafında belli oluyordu duvağımı da saçımdan söküp yere atmıştım. Saçımdaki tel tokaları da tek tek sökmüştüm. Nasıl kurtulacağım bu gelinlikten diye kendi kendime düşünürken makasla kessem Zeynep'e de bi açıklama yaparım elbet diye düşündüm. Banyoda dolapları açtığımda yukarıda duran makası alıp. Hızla kestim söküp ipleri yere attım gelinlik üzerimden kayıp düşmesin diye kollarımla tutuyordum. Aklıma birden kıyafetlerim gelince kendime bir kez daha lanetler savurdum. Kapıyı açıp kafamı uzattığımda Karan iyice gömleğini üzerinden çıkarıp yere atmıştı gözleri kapalıydı hızla dolaptan bir kaç parça kıyafet alacaktım ki arkamdan boynuma sıcak nefesin değmesiyle yerimde dondum tepki veremiyordum her nefesi tenime çarparken üşüdüğümü hissettim. Ağır adımlarla Karan'a döndüğümde gözlerimiz kesişti kollarımı daha çok gelinliğe bastırdım düşmemesi için

Çe-çekilir misin dediğimde kekelediğim için kendime kızıyordum açık olan dolaptan bir kaç parça kıyafet aldı ama ne bir adım geri gitti ne de gözlerimiz ayrıldı. Korktuğumu anlamış olacak ki bir adım geri çekilip geçmeme izin verdi aldığı kıyafetleride bana uzattında hızla alıp banyoya gidip kapıyı kapattım kilitledim sırtımı kapıya yasladım elimdekileri yere attığımda elimi kalbimin üzerine koyup hızla yere çöktüm. Sakinleşmeye çalıştım. Ayağa kalktığımda gelinlik ayaklarımın ucuna düşmüştü hemen bana aldığı kıyafetleri giydiğimde kilitli kapıyı açtım odaya adımladığımda üstünü çoktan değişmiş Karan telefonla konuşuyordu kilit sesinden geldiğimi anlamış olacak ki bana bakarak tamam kapat dediğini duydum. Karan yatağın ucuda

Zeynep yan odada kaldığın odada o yüzden benim odamdasın gittiğinde geçersin şimdi de uyu sen zor bi gün yatak davası şimdi çekemeyeceğimizden bu halimle de koltuğa sığacak değilim sen bu yatağın köşesine geç bende bu köşede yatarım dediğinde başımı iki yana salladım hayır anlamında tabikide isminden başka bir şey bilmediğim adamın yanında yatmayacaktım kaşlarımı çatıp yastığı bir sinirle çektim sen yat ben koltukta yatarım sen sığmazsın ya diye iğneleyici laf kullandığımda tepkisine bakmadan koltuğa yastığı atıp hemen uzandım. Derin bir nefes alıp uyumak istemiyordum aynı odada tanımadayım biriyle yatmak istemiyordum Zeynep yarın gittiğinde kendi odama geçer uyurum diye düşündüğümde gözlerimi kapattım ne zaman uyuduğumu bile anlamamıştım

Sabah gözlerimi yatakta açtığımda hızla etrafa baktım odada Karan yoktu gitmişti. Hızla banyoya gidip rutin işlerimi halledip çıktığımda üstümü değiştirmeden aşağıya inmeye başlamıştım. Salona geçtiğimde Zeynep beni gördüğünde bizim uykucu uyanmış diye kıkırdadığında günaydın diye mırıldandım zeynep salonda tekti Saate baktığımda öğlen 3 dü şaşkınlığımdan gözüm reflekse açılmıştı 3 e kadar uyumuştum biri beni kolumdan tutup hızla yanına çekip koltuğa düştüğümde Zeynep meraklı gözlerle bana bakıyordu. Ee hadi kızım çatlatmasana adamı ne oldu dediğinde kafamı eğip Zeynep ne olacak uyuduk işte dediğimde sadece uyudunuz mu yani dediğinde sesindeki muzip ifadeyi hissedebiliyordum. İçimden Karan nerdeydi nere gitmişti acaba diye kendi kendime konuştuğumda beni kurtarıcım olan kapı çalmıştı hemen koltuktan kalktığımda hızla kapıyı açmıştım Gökhan elindeki poşetleri görünce kapıyı daha fazla araladığımda geçmesine izin vermiştim yenge sana abim bir kaç parça kıyafet aldırdı dediğinde elimi uzatıp aldım

Abin nerde dediğimde holdinge geçti acil bir toplantısı çıktı yenge dediğinde yenge değil adım Bade dediğimde tamam Bade yenge dedi göz devirdiğimde bunu sonra konuşacağız diyip arkamı dönüp Fatma Teyzeyi gördüm

Tebessüm edip Bade kızım hadi gel kahvaltı hazırladım sana gel iki lokma bir şey ye diye anne şefkatiyle yaklaşmıştı kafamı salladığımda gözüm olmuştu. Ben anneme ne açıklama yapacaktım nasıl diyecektim evlendim diye. Bunu Karanla konuşmam lazımdı. Elimdekileri salona koyduğumda mutfağa geçtiğimde Zeynep de masaya oturmuştu ben kahvaltıya başladığımda Zeynep e kızım başlasana dediğimde yedim ben tokum diyip sandalyeden geriye yaslandı kahvaltım gittiğimde salona geçip Zeynep omuzuma dokunmuştu gel seninle konuşalım azıcık dediğinde koltuğa oturmuştuk ne diyeceğini biliyordum ama ben ne diyecektim

Kaan ne olacak haberi olması lazım öğrendiğinde bana da çok kızar neden söylemedin engel olurduk diye sen benim canım arkadaşımsın ama o da abim sayılır Bade üzerimde hakkı çok dediğinde başını eğdi o da sıkışmış hissediyordu. Haklıydı söylediklerinde hızla Zeynep'in telefonunu istediğimde bana uzatmıştı Kaan yazısını gördüğümde bastım ve açmasını bekledim ayağa kalkıp pencerenin önüne adımlamaya başlamıştım

Kaan açtığında Zeynep Bade'den haber var mı nerde bu kız dediğinde kendimden emin bir sesle benim Bade dediğimde

-Bade, nerelerdesin sen aklım çıktı kızım haber etmemekte ne oluyor? Nerdesin hemen söyle yanına geleceğim dediğinde

gelme Kaan ben derin nefes alıp devam ettim ben evlendim dediğimde

- Ne demek evlendim lan ne evlenmesi Bade Sesi yüksek çıkmıştı.

Kalbim açıyordu gözlerim dolduğunda dişimi sıkıp duydun işte Kaan dedim

- Beni hiç mi sevmedin sen diye sorduğunda sesindeki hayal kırıklığını anlamıştım.

Sevdim çok sevdim demiştim kısık bir sesi başımı öne eğip

Hızla kapı çarptığında arkamı dönmüştüm hızla kim ne zaman gelmişti kim gitmişti Zeynep e baktığımda hızla yerinden kalkıp Karan geldi konuşmalarını duydu Bade diye seslendim sana duymadın tam yanına gelecektim kolumu tuttu sus dediğinde seni dinledi sevdim çok sevdim dediğinde yüzü kızardı çok sinirli görünüyordu sana bir şey yapacak sandım dediğinde hızla bana sarılıp ağlamaya başladı. Telefon elimden kayıp düştü . Karan duymuştu ben ne yapacaktım kollarımın arasından çıktım Zeynep'in sorun yok ben hal ederim diye omzuna dokunduğumda sana bir şey yapmasına izin verme dedi

Kendimi toplayıp sen merak etme Karan bana zorla dokunmaz yada bana zarar verecek bir şey yapmaz ki dedim kafasını salladığında haber et ama bana muhakkak aklım sende bak dediğinde sen merak etme arayacağım seni demediğimde yerdeki telefonu alıp zeynep'e uzattım ve kapıya kadar kendisiyle geldim şoförü kapıda görünce Zeynep Hanım'ı gideceği yere kadar bırakır mısınız dediğimde Emrin olur yenge diye başını sallayıp arabanın kapısını açtı. Zeynep bana sıkıca sarıldığında gitmem lazım artık bir şey olursa çekinmeden ara bak dediğinde bende kolumu Zeynep'e doladım ararım diye mırıldandığımda Zeynep kollarımın arasından çıkıp arabaya binmişti. Arkasından el salladıktan sonra eve doğru adımladım kocaman evde bir başıma yalnızdım yapacağım hiç bir şeyim yoktu yanımda telefonum bile kocaman evde bir of çektikten sonrada salona gidip televizyonu açtım. Bir film bulduğumda arkama yaslanıp izlemeye başladım. Bu film bitti diğeri başladı zaman hızla geçip giderken çoktan hava karanlamış yağmur yağmaya başlamıştı Karan hala gelmemişti fatma Teyze de zaten erken çıkmıştı Canım yemek yemek de istemiyordu. Gök gürültüsünde oldukça korkardım saate baktığımda gece 12yi geçmişti tam odama çıkacağım sırada kapı açılıp kapandı Karan oo küçük hanım yatmamış daha dediğinde göz devirdiğim savsak aşımlarla yanıma geldiğinde buram buram içki kokusu da kendisiyle geliyordu

Sanırsam içki fıçısına düştün dediğimde kafasını iki yana sallayıp düşmedim diyip kahkaha atmaya başlamıştı

Çok sarhoştu adımlamaya başladığında ayakta bile zor duruyordu çeketini gelişi güzel yere fırlattığında salona kendisini yüz üstü koltuğa attı. Yanına gidip omzundan dürttüğümde anlamadığım sesler çıkardı benim başıma kalmıştı.

Ayıltmam lazımdı mutfağa gittiğimde kahve yapmaya başladım yaptığım kahveyi masa ya koyu Karan'ın kolundan tutup kaldırmaya başladım gerçekten de çok ağırdı. En sonunda oturur pozisyona geldiğinde kahveyi alıp ona uzattım elimden aldığımda tek dikişte içmişti sıcacık kahveyi

Ne yaptın çok sıcaktı yandın su getireyim hemen dediğimde kalkıyordum ki bileğimden yakalayıp yanına çekti ve fısıldadı içim yanıyor onu nasıl söndüreceksin dediğinde bomba etkisi yatarmıştı ortada ikimizde susmuştuk. Kafamı sallayıp yanından kalktığımda hadi gel artık seni yatıralım saçmalamaya başladın iyice dediğimde kalktım Karan da benimle birlikte kalktı Sinirle saçlarını elinin arasından geçirdiğinde üzerime gelmeye başladı seviyor musun diye tısladığında anlamıştım Kaan'ı sorduğunu.

kes sesini diye bağırdım ve o anda hiç olmaması gereken bir şey oldu dudaklarını dudaklarıma bastırdı.

Resmen şu anda adam beni öpüyordu ve ben bundan hiç rahatsız olmamıştım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.