Ertesi gün, uyandığımda sanki kendi cenazeme gidiyor gibi ruhsuzdum, beni uyandıran Şengül abla birkaç seçenek sundu, kensisini hep 2.annem gibi görüyordum.
"Ah benim güzel kızım. Keşke bunlara maruz kalmasaydın" dedi Şengül abla beni bağrına bastırarak, sanki beni kendi içine çekmek istiyor, onunla bütünleşmemi istiyordu.
"Keşke şengül abla. Ama bazı şeylerede katlanmak zorundasın" dedim ona bakarak.
Şengül abla odadan çıkarken bende üzerime rahat birşeyler geçirip dışarıda benş bekleyen siyah araba yöneldim
"Buyurun Nisa hanım." Dedi benimle yaşıt Ömer Ali. Kendisi çocukluktan beri kankam olur. Kuzeniz aslında, o işsiz kalınca babam yanına aldı
"Sağol ömer" dedim yüzüme yapmacık bir gülümseme takarak. Arabaya bindim ve yola çıktık...camı açıp İstanbulun nemli havasını iliklerime kadar çektim
"İyimisin?" Dedi Ömer dikiz aynasından bana bakarak.
İyiyim diye mırıldandım ama hiç de iyi değildim, bir saat sonra bir kafenin önünde durduk, öner biraz aşağı arabayı parketmeye giderken bende kafeye girdim ve kasaya yöneldim "pardon, bora erhan çeviker adına bir randevum vardıda"
Kadın gülümsedi ve gamzeleri belirdi "hemen bakıyorum....15 nolu masada, arkaya yönelip bora beyi cam kenarı en arkada göreceksiniz."
Başımla onaylayarak oraya yöneldim. No 15....kaderimi belirleyen masa...
Döndüğüm gibi kadının tarif ettiği gibi erhan cam kenarında oturuyordu. Yüzü kireç gibiydi adeta onunda, gözlüğünün altından dün gece çok ağladığını görebiliyordum. Ağır adımlarla yaklaşarak yanına oturdum, ve beni farkederek ama gözünü mavi denizden ayırmayarak konuştu
-seni de zorladılar değil mi?
"Ailem için yapıyorum, ama senden nefret ettiğimi unutma"
Kehribar gözlerini bana çevirdi ve gözlüklerini çıkardı.
"Madem artık kader ortağıyız," dedi. Ve devam etti "kuralları artık ikimiz koyacağız, ayrı eve çıkacağız. Sen sevdiğin Ressamlığına devam edeceksin bende işlerimde. Aynı evde iki yabancı olacağız. Anlaştıkmı?"
Anlaştık dedim sessizce ve el sıkıştık cebinden bir yüzük çıkardı. Pek gösterişli değildi, ama bu önemli değildi. Nazikçe parmağımı güçlü eliyle kavrayıp yüzük parmağıma yüzüğü taktı "yarın, yıldırım nikahı ile evleneceğiz. Akyıldız."
Başımı sallayıp camdan mavi denize baktım artık ne annem ne de bir mafyalık vardı, sadece o ve ben. Ama bunun sonu asla aşkla bitmeyecek.
