İçeriğe geç

Mafya Mı?

Bölüm 5 · 5 dk okuma

Mafya Mı?

Bölüm 5

0.5

Beni takip edin lütfen azrabenazraa 💞

____________________________ ~

Kerem buradaydı.

Kalbim korkuyla çarpmaya başladı.

Başaramamış tım.

Yeşil gözleri bana öfke ile bakıyordu. Kafasını yavaşça omuzuna doğru eğdi.

Ona bakarken bir anda arkamı döndüm ve koşmaya başladım. Arkamdan onun ve adamlarının da koştuğunu biliyordum çünkü adım seslerinden anlaşılıyor du.

Yan tarafımda olan yola saptım ve hızlıca koşmaya devam ettim.

Kalbim acıyla kasılmaya başladı.

Siktir!

Kalbimi hesaba katamamıştım ve o an ki korku ile hızlıca koşmaya başlamıştım, hala da koşuyor dum.

"Alaca!" Diye bağırdığı nı duydum Kerem in. Ama duymamazlıktan gelerek koşmaya devam ettim.

Kalbim daha fazla acıyla kasılmaya başladı.

Durmam lazımdı ama içimdeki korku durmama engel oluyordu.

Kalbimin ağrısı artınca öksürmeye başladım.

Kötü birşey olacaktı, hissediyordum.

Ayağımın taşa takılması ile yüz üstü yere düştüm, ve başımı yerdeki bir taşa çarptım.

Ağzım dan acı dolu bir inleme döküldü. Çünkü ayak bileğim de acayip bir şekilde ağrıyor du.

Kalbimin acısı daha da arttı. Ve o an bişey oldu.

Ağzımdan kan geldi. Bu iyi bir şey değildi.

Kanın gelmesi ile öksürmeye devam ettim.

Ardından bir kişi beni sırt üstü çevirdi. Çünkü yerde yüz üstü yatıyor dum.

Ardından yanaklarım da bir el hissettim.

"Alaca! Bana bak! Siktir! Kan gelmiş!" Diye bağırdı Kerem. Evet beni sırt üstü çeviren kişi Kerem di.

"Bişey söyle! Bir yerinde bişey varmı!" Dedi Kerem ama sesler sanki fısıltı gibi geliyordu.

Neden?

"Arabayı getirin çabuk!" Diye bağırdı Kerem.

Bu adam neden hep bağırıyor du?

Nerdeyse ölmek üzereydim ama düşündüğüm şeyler...

Göz kapaklarım zorlukla kapandı. Ardından iki tane el yavaşça yanaklarımı tokatladı.

"Alaca! Siktir kapatma gözlerini! Hızlı olun lan!" Diye bağırdı Kerem.

Ardından sesler yine fısıltı ya dönüştü. Ve bilincim yavaştan kapandı.

__________________________~

Gözlerimi açmak istiyordum ama sanki göz kapaklarımın üzerinde binlerce ton yük vardı ve engel oluyordu.

Gözlerimi en sonunda açtığım da gözlerimi yavaşça bulunduğum yerde gezdirdim.

Kerem in evindeydim ve bana verdikleri odada yatıyor dum.

Yan tarafım da ki tekli koktukta Kerem oturuyordu. Onunla göz göze gelince gözlerimi kaçırdım.

"İyi misin?" Dedi Kerem.

Cevap vermedim, ve vermekte istemedim.

"Cevap verecek misin?" Dedi.

Yine bir şey demedim. Ama Kerem in sıkıntılı bir nefes alışını duydum.

"Ayak bileğinde ezilme var, alnının köşesinde de ufak bir yara. Bundan sonra sana koşmak yasak. Kalbini haddinden fazla zorluyorsun." Dedi.

"Senin inadına koşacağım." Dedim öfke ile.

"Sen kaybedersin. Ben bişey kazanmam veya kaybetmem." Dedi alaylı sesi ile. Allah kahretsin! Haklıydı.

"Sana bi teklifim var." Dedi bu seferde.

"Ne teklifi?" Dedim.

"Kalbini iyileştireceğim, ama sende benim istediğim bir şeyi yapacaksın." Dedi.

Ne? Gerçekten bunu yapacakmıydı. Kalbimin iyileşmesi için masraflı bir ameliyatla lazımdı. Ailem de beni bu yüzden evden kovmuştu ve beni ortaya bırakmışlar dı.

Ameliyat parası çok fazlaydı. Nerdeyse üç milyon vardı.

"Ne yapmamı istiyorsun?" Dedim.

" Altı ay boyunca benimle anlaşmalı bir şekilde evli kalmanı istiyorum." Dedi.

Ağzım açık kaldı.

Bu adam şaka mı yapıyor du yoksa ben mi yanlış duyuyordum.

"Ne demek benimle evlen? Neden?" Dedim öfke ile.

"Annem beni evlendirmek istiyor. Hemde istemediğim bir kızla. Bunun için babamın aklını da dolduruyor. En azından seninle anlaşmalı bir şekilde evlenirsek altı ay sonra boşanırız. Onlarda ben boşanınca benden evlilik adamı olmadığını anlarlar ve artık beni sıkmazlar." Dedi.

"Bana biraz zaman ver."dedim.

"Tamam." Dedi.

Ve birkaç dakika sessiz kaldık.

Ardından Kerem odadan çıktı.

Bende gözlerimi tavana sabitledim. Ve düşünmeye başladım.

Kerem in teklifini kabul edersem. Geceleri oluşan kalp ağrılarımdan kurtulacaktım, özgürce koşabilecektim, özgürce yüzüp özgürce spor yapabilecektim.

Özgürce hayatımı yaşayabilecektim.

Ama bir yandan da ona güvenemiyordum.

Çünkü onu tanımıyordum bile.

Ve sözünü tutmayacağından korkuyordum.

Ben özgürce yaşamak istiyordum ama bir yanım hep tutsak kalmamı istiyordu.

___________________________~

Nerdeyse bir saattir Kerem in teklifini düşünüyordum.

Bir yanım kabul etmek istiyor du ve o yanım daha ağır basıyor du.

Kapının açılması ile birlikte bakışlarım o yöne çevrildi.

Kerem gelmişti. Üzerin de siyah bir tişört ve siyah bir kumaş pantolon vardı. Ayağın da da siyah ayakkabıları vardı.

Beni görünce yanıma geldi ve yan tarafım da ki tekli koltuğa oturdu.

"Eee teklifimi düşündün mü?" Dedi Kerem.

"Evet düşündüm." Dedim.

"Cevap?" Dedi.

"Kabul ediyorum ama bir şartla." Dedim.

Benim bu dediğime tek kaşını kaldırarak cevap verdi.

"Şartın nedir?" Dedi.

"Ameliyatımı yaptıracağını kabul eden ve yaptırmakta zorunlu olan bir sözleşme imzalamanı istiyorum." Dedim.

"Bana güvenmiyorsun." Dedi.

"Tabiki de." Dedim.

"Tamam imzalayacağım. Kabul ediyorsun demi?" Dedi.

"Evet." Dedim.

"Tamam, ameliyatın için en kısa tarih dört hafta sonra. Yani dört hafta sonra ameliyat olacaksın." Dedi.

Sadece kafamı salladım.

"Ameliyat tan bir ay sonra da düğün işleri ile ilgilenmeye başlarız." Dedi.

"Tamam." Dedim.

Ardından Kerem yanıma geldi ve beni bir anda kucağına aldı. Ağzım dan ufak bir çığlık kaçtı.

Çünkü korkmuştum ve beni kucağına almasını istemiyor dum.

"Bırak beni hayvan!" Diye bağırdım. Ama o beni dinlemeyerek odadan çıktı ve merdivenler inmeye başladı.

"Hayvan mı?" Dedi alaylı sesiyle.

"Ah, haklısın hayvan a hakaret oldu." Dedim.

Ardından kaşlarını çatarak bana baktı ve yürümeye devam etti.

Yemek odasına gelince beni sandalyeye bıraktı ve yanımdaki sandalyeye oturdu.

Ardından evde çalışan hizmetliler yemekleri masaya koymaya başladı.

Gerçekten çok acıkmış tım.

Önüme mercimek çorbası, salata ve köfte kondu. Yavaşça mercimek çorbasını içmeye başladım.

___________________________~

Yemek bitince bana ayrılan odaya çıktım ve ardından kapıyı kilitledim.

Yavaşça toplallayarak yürüyordum.

Odada bulunan dolaptan gri eşofman ve siyah tişört ü aldım ve banyoya girdim. Banyonun kapısını da kilitleyip duşa kabine girdim ve hızlıca bir duş aldım.

Rahatlamış tım.

Duştan çıktıktan sonra saçlarımı kuruttum ve hemen üzerime gri eşofmanla siyah tişört ü giydim.

Ardından odada bulunan ve daha paketinden çıkmamış olan tarağı paketinden çıkardım ve saçlarımı tarayıp topladım ardından banyoyu toparlayıp aşağı salon a indim.

Kerem yoktu.

Koltuğa oturdum ve televizyonu açtım.

Fakat bu tür televizyonlarda hangi kanalın hangi sayıda olduğunu bilmiyordum.

Bu nedenle direkt elime gelen sayıya bastım.

7.

Hadi bakalım hangi kanal gelecek.

Ne?

Çizgi film kanalı gelmişti. Maşa ile Koca ayı oynuyordu.

Bu çizgi filme bir kaç defa denk gelmiştim, önce ki hayatım da.

Kanalı değiştirme gereksiniminde bulunmadım ve izlemeye başladım.

Ardından bir gülme sesi duydum.

Ve irkilerek bakışları mı o yöne çevirdim.

Kerem elinde kağıt kalem ile benim yanıma geliyor du ve alayla gülüyor du.

"Ne gülüyorsun be?" Dedim.

"Hiç." Dedi ve önüme elinde ki kağıdı koydu.

"İmzalayacağız." Dedi ve ilk kendisi imza attı ardından kalemi bana uzattı.

Kalemi elinden aldım ve ilk kağıdı okudum.

Kağıdı okunmadan iş yapmayacaktım tabi ki de.

Okuduktan sonra uygun bulup imzamı attım ardından bana bir kağıt daha uzattı bu benim dediğim sözleşmeydi.

Kağıdı ona

verdim ve oda imzaladı.

Ne ben ondan kurtulacaktım, ne de o benden...

____________________________~

Selamm

Yeni bölüm nasıldı?

Alacanın kararı peki?

Güzel yorumlarınız ı bekliyorum.

Oy vermeyi unutmayın.

Görüşmek üzere 💓 🎀

Bölüm sonu

9 yorum