Buraya Bir kalp bırakabilir misiniz?
__________________________________
Gözlerimi yorgunlukla açtım ve etraf a bakındım. Kendi mi çok ama çok yorgun hissediyor dum.
Üzerim de halsizlik vardı. Bu halsizlik nedeniyle kendimi sarhoş gibi hissediyor dum.
Yataktan kalkmamaya karta verip yorganı üzerime çektim ve iyice sarıldım.
İki üç dakika sonra uykuya tam dalmamıştım fakat kendimi uyuyor gibi hissediyor dum.
Kapının açılma sesini işittim. Ama hiçbir hareket de bulunmadım.
Ardından kapı sesi tekrar geldi. Büyük ihtimalle açılıp kapanmıştı. Kapı sesinin ardından adım adım sesleri işittim.
Adım sesleri girdikçe yakınlaştı.
"Uyuyor galiba." Dedi Emre. Evet evet bu Emre nin sesiydi.
"Uyuyor evet." Dedi Kerem.
"Böyle bir hastalık ben bundan daha beter olurdum. Tedavisi varmı?" Dedi Emre.
"Bağışıklığı var bu nedenle bu tür krizleri atlatıyor, fakat ileride atlatamaz. Tedavi yöntemleri ni araştırıyorum." Dedi Kerem.
"Anladım." Dedi Emre.
"İlaçlarını içmesi lazım." Dedi Kerem.
"Uyandığında içer. Ama uyandığında piskolojisinin nasıl olacağını bilmiyoruz." Dedi Emre.
"Sen çıkabilir sin." Dedi Kerem konudan bağımsız.
"Ooo kıskanmaya da başlanmış. Benim gönlüm dolu sen merak etme." Dedi Emre gülerken.
Ne demek istemişti şimdi bu su aygırı?
"Emre!" Dedi kısık sesle bağırarak. Bu bağırması bile beni korkutmuş tu.
"Bağırma kız uyanacak." Dedi Emre.
"Bağırtma ozaman." Dedi Kerem.
"Hadi görüşürüz işim var benim." Dedi Emre. Ardından kapının açılması ve kapanması duyuldu.
Umarım Kerem de gitmiştir.
Gitmiştir değil mi?
Yatağın diğer tarafının çökmesi ile irkildim.
Kerem galiba ya oturmuş tu yada uzanmıştı.
Bir telefonun çalması ile yataktan kalktığını hissettim. Ardından telefonun sesi kesildi.
"Ne var?" Diye sesini duydum Kerem in.
"Tamam. Geliyorum." Dedi.
Ardından kapı açılıp kapanmıştı.
Bende uykuya dalmayı beklemiştim. Ve de dalmış tım.
_______________________________
Gözlerimi tekrar açtığımda başımda bir Genç kadın vardı. Büyük ihtimalle çalışılanlardan biriydi.
"Günaydın Alaca hanım, ilacınızı getirdim uyanmanızı bekliyor dum." Dedi.
Sarışın, kahverengi gözlü bir kadın dı.
"Teşekkürler buraya bırakabilir siniz." Dedim.
"Ama içmeniz lazım, yani gözümle görmem lazım. Kerem bey böyle dedi." Dedi kadın.
"O Kerem beyine söyle içmiyorum ilaç falan. " Dedim ve yorganı kafama kadar çektim.
Ardından kızın odadan çıktığını hissettim.
Kerem ismini duyunca çıldırıyor dum.
Ayı.
Angut.
Gerizekalı.
Otistik.
Hayvan.
Kerem denince aklıma gelen kelimeler bunlar dı.
Hayvan demiştim ama hayvan a yazık olmuştu, hayvan ötesi bir şeydi o.
İlk fırsatım da, onun ilk boşluğunda burada kaçıp gidecektim ve onu polise verecektim.
Aynen kızım bizde inandık.
Dedi iç sesim.
Sanane ya!
Ne demek bana ne?
Yorumsuz!
Kapının açılması ile başımı yorgan dan kaldırma dım. Ve üzerim de ki yorgan bir anda çekildi.
İrkilerek baktım ona.
Kerem' e
Üzerinde siyah bisiklet yaka tişörtü ve siyah pantolonu vardı. Saçları ise dağınık tı.
Renkli gözleri bana bakıyordu.
Kızgınlık ve öfkeyle bakıyordu.
Umrumda mı peki?
Hayır!
"Ne demek ilaçları içmemek?" Dedi öfkeyle.
Senin öfkeni s-
"İçmeyeceğim." Dedim.
"Bak hala içmeyeceğim diyor." Dedi. Ardından kadının elinden ilacı aldı ve tek hareketle kollarımın altından tutup beni yatakta oturur pozisyona getirdi.
Ağzım şaşkınlıkla açılmış tı.
Ardından ağzımı açmaya çalıştı. Ben ise direniyor dum.
"Bırak!" Diye bağırdım.
"Bırak diyorum sana sağır mısın?" Diye bağırırken ağzım açık kalınca ilacı ağzıma koydu.
Ardından suyu ağzıma dayadı.
Mecburi bir şekilde suyu içmiştim.
Ağzımda çok az su kalmıştı. Ağzımda ki suyu Kerem in yüzüne püskürttüm.
Evet evet, Kerem in yüzüne.
"Siktir!"
__________________________________________
Yemek bitince tan geri odama çıkacak tım ki bağırdı.
"Seninle konuşmam gereken bir konu var salına geç." Dedi.
"Salon nerede?" Dedim.
"Sağ tarafta." Dedi.
Ardından sağ taraf a yöneldim. Ve salonu bulunca tekli koltuğa oturdum.
Ardından onu beklemeye başladım.
En son onun yüzüne su fışkırtmıştım, ardından küfür savurup odadan çıkmıştı.
Şimdi ise yemek yiyor duk.
Onun salon a gelmesi ile gerildim.
Önümde ki koltuğa oturdu. Ve bana bakmaya başladı.
O tam konuşacakken, kapının zili çaldı. Kaşlarını çattı ve koltuktan kalkıp kapının yanına vardı ve kapının gözünden kimin geldiğine baktı.
"Siktir! Gel buraya." Dedi yanıma gelerek elimi tutup beni banyoya soktu.
"Burada bekle, ben gelen e kadar çıkma!" Dedi ve odadan çıktı.
Ne olmuştu şimdi?
Onun çıkması üzerine hemen aklımı çalıştır dım.
Şimdi kaçmanın zamanıydı ve fırsatıydı.
Büyük ihtimalle salon a geçmişlerdi. Yani tahminimce öyleydi.
Ben buradan çıktıktan sonra mutfağa geçecektim. Çünkü mutfak salon dan gözükmüyor şu.
Oradan da mutfağın arka bahçeye çıkan kapısından çıkıp duvar a tırmanacak tım.
Yavaşça banyodan çıktım.
Tahmin ettiğim gibi sesleri salondan geliyor du.
Hemen mutfağa geçtim.
Hizmetler beş dakika önce evden çıkmışlar dı.
Arka bahçeye gelince burada bulunan sandalyeleri üst üste koydum.
Gözleri mi korumalar ın olduğu tarafa çevirdim. Allah a şükür hiç biri buraya bakmıyor di.
Hemen duvardan atladım.
Popomun üzerine düşmüş tüm.
Acıdan inlememek için dişlerimi sıktım.
Ardından koşarak o evden uzaklaştım.
Burada etrafta fazla ev yoktu. Buda işime gelir di.
Hızlıca yürümeye başlamıştım.
İlk durak polis merkezi.
___________________________________
Hiç bir yerde polis merkezi yoktu.
Daha doğrusu şehir merkezini bile bulamamıştım.
Hala bu ormanlık arazideydim.
Hiç bir yerde bişey yoktu. En azından bir otoban olsa yardım isteyebilir dim.
Acaba yokluğum fark edilmiş miydi?
Susuzluk tan başım dönüyor du.
Çünkü neredeyse üç buçuk saattir bir yer bulmaya çalışıyor dum.
Ve ayağım çok ağrıyor du.
Popomun üzerine düşerken ayağım bükülmüş tü.
Popom ve ayağım acayip derecede ağrıyor du.
Yavaşça yürürken arkamdan gelen araba sesleri ile olduğum yerde kaldım.
Ve yavaşça o tarafa döndüm.
Bu, bu
oydu.
Kerem beni bulmuştu.
__________________________________
Selamm
Yeni bölüm nasıldı?
Kerem?
Alaca?
Sizce gelen kişi kimdi?
Oy vermeyi unutmayın
Görüşmek üzere 💓






