İçeriğe geç

Mafya Mı?

Bölüm 3 · 6 dk okuma

Mafya Mı?

Bölüm 3

0.3



Başlamadan önce buraya kalp bırakırmısınız?

✧______________________________✧

Gözlerimi açtığımda hava kararmak üzereydi. Yattığım yatağın yan tarafında ki komodin den bu sabah Kerem in verdiği telefonu aldım.

Saat akşamın altı buçuğuydu.

Yataktan doğrularak gözlerimi etrafta gezdirdim. Sadece dikkat ettiğim şey karşımda ki tekli koktukta bir elbise paketi vardı.

Yavaşça yataktan kalktım ve kaşlarımı çatarak elbiseyi paketin den çıkardım. Bu.. bu çok güzel bir elbiseydi.

Elbisenin üzerinde bir not vardı.

Akşam yemeğine misafirlerim var demiştim, bu elbiseyi giyip gel.

Kerem

Not un üzerinde bu yazı yazıyor du. İçim kan ağlarken ben mutlu kız rolünde elbise mi giyecektim?

Ne kadar acımasız.

Elbiseyi geri yerine bırakıp banyoya geçtim ve işlerimi hallettim. Ardından banyodan çıktım ve elbisenin olduğu yere geldim.

Elbiseyi bir yanım giy, bir yanım giyme diyordu.

Ama belki onun huyuna gidersem ve dediklerini yaparsam beni bırakırdı.

Değil mi?

En sonunda elbiseyi giymeye karar verdim. Ve üzerimdekileri çıkartıp elbiseyi üzerime geçirdim.



(Elbise bu ve çanta yok.)

Elbise üzerime tam oturmuştu. Bu adam benim ölçüleri mi nereden bulmuştu acaba?

Giyinme odasında ki kıyafetlerin hepside bana oluyordu.

Üzerimi giyindikten sonra karşımda ki boy aynasından kendime baktım. İki gün önce hayatım böyle değildi, sessiz sakin ve de yalnız dı.

Ama iki gün sonra, gerçekten aklımdan bile geçmiyor du.

Elbise ince belimi ortaya çıkarmıştı.

Gözlerimi aynadan çekip banyoda bulduğum paketi yeni açılmış tarağı aldım ve saçlarımı taradım.

Saçlarım birazda kendinden dalgalıydı.

Saçlarımı açık bıraktım ve odadan çıkıp aşağı indim. İlk önce dün Serap ın öğrettiği salon a baktım.

Kerem buradaydı. Koltuk ta oturmuş, elinde ki tablette birşeyler le uğraşıyor du. Sessiz adımlar la karşısın da ki koltuğa oturdum.

Beni fark etmiş olmalı ki bakışları bana döndü. Dikkatlice üzerim de ki elbiseye bakıyor du.

"Pembe rengine takıntın mı var?" Dedi gözlerimin içine bakarak.

"Anlamadım?" Dedim.

"Diyorum ki çorapların pembe, pembe renk e takıntın var galiba." Dedi Kerem alayla. Hızlıca bakışlarımı ayaklarıma çevirdim.

Allah kahretsin!

Hiç fark etmemiştim, ayaklarım da pembe beyaz noktalı çoraplar vardı, üzerim de de beyaz bir zarif elbise.

Ne uyum ama!

"Şey, ben galiba unutmuşum." Dedim yanaklarım kızarırken.

"Neyi unutmuş sun?" Dedi alayından ödün vermeyerek.

"Şey işte, çorapları." Dedim kafamı yerden kaldırmayarak. Onun ufak kahkahasını işittim.

"Elbiseyi koyduğum yere bir tane de topuklu ayakkabı koydum, görmedin mi?" Dedi.

"Görmemiş im." Dedim.

"Bu arada güzel olmuş." Dedi keyifle.

"Ne?" Dedim anlamayarak.

"Elbise diyorum güzel olmuş." Dedi.

"Ha, teşekkürler." Dedim. Cevap vermedi.

"Ben, ben çorapları çıkarıp geleyim." Dedim ve tam ayaklanacakken beni durdurdu.

"Dur, Serap Alaca nın odasında ki ayakkabı kutusunu getir!" Diye bağırdı kerem.

"Tamam efendim." Diye seslendi.

"Ben getirirdim." Dedim.

Cevap vermek yerine uzun süre gözlerimin içine baktı.

Kısa süre sonra Serap geldi ve ayakkabı kutusunu bana verdi.

"Teşekkürler." Dedim.

"Rica ederim." Diyerek gülümsedi.

Ardından yanımız dan ayrıldı.

Bende ayakkabıyı kutusundan çıkardım ve beyaz şık bir topuklu ayakkabı vardı.

Ayakkabı gerçekten çok güzel di.

Topuklu ayakkabıyı pembe çorapları mı çıkartıp giydim. Ve pembe çorapları mı bir birine katlayıp koltuğun kenarına koydum.

"Şimdi tam oldu." Dedi Kerem beni süzerek.

"Evet." Dedim.

Ve o arada zil çaldı.

"Serap ayakkabının kutusunu alırsın buradan." Dedi Kerem. Gözlerimi pembe çoraplarımın olduğu yere çevirdim.

Ve kaşlarımı çattım.

Çünkü çoraplarım yerinde yoktu.

"Hadi gel benimle." Dedi Kerem ve önden ilerleyerek kapıyı açtı. Bende hemen arkasındaydım, Kerem in nerdeyse 1,90 olan boyu nedeniyle 1,65 olan ben gözükmüyor dum.

"Hoş geldiniz." Dedi Kerem. İki kişi gelmişti, birisi kadın birisi ise erkekti.

"Hoş bulduk." Dediler ve yemek odasına geçtik.

"Bu hanım efendi kim Kerem?" Dedi erkek olan.

"Kendisi nişanlım. Adı alaca. Alaca bu Ufuk bey bu da karısı Şeyma hanım. Kendileri iş ortağım." Dedi Kerem.

Ama.. ama ben onu dinlemiyor dum.

O bana nişanlım mı demişti?

Ama. Her şey ama ile kalıyor.

✧_________________________✧

M

isafirler gidince, göz yaşları mı akıttım. Kendimi sıkmış tım, ağlamamak için.

Kerem benim ağlayan halini görünce afalladı.

"Alaca ben-" dedi ama sözünü kestim.

"Ne sen ya! Senin yüzünden burada zorla tutuluyorum. Ben bir hayatım bir yaşamım var. Nişanlım ne demek! Lütfen beni rahat bırak." Dedim ağlamam şiddetlenin ce.

"Ağlama! Kalbini zorluyor sun!" Dedi.

"Ağlama mı? Benim hayatımı yırtıp attın ve ben ağlamayacak mıyım?" Dedim daha doğrusu bağırdım.

"Sana bağırma diyorum! Kalbini zorluyor sun! Krizin tutarsa ne yapacaksın? " Dedi Kerem.

"Tutarsa tutsun, çok düşüncesiz bir insansın. Benim ne düşündüğü mü ne yaşadığı mı bilmiyorsun." Dedim.

"Alaca-" dedi ki yine sözünü kestim.

"Ne Alacası? Bak çıldıracağım, BENİ RAHAT BIRAK EVİME GİTMEK İSTİYORUM!" diye bağırdım son gücümle. Ve olan oldu.

Kalbim acıyla kasılmaya başladı ve dizlerimin bağı çözüldü. Tam yere düşecek ken Kerem beni belimden yakaladı ve kucağına aldı.

"Ben demiştim değil mi!" Diye bağırdı.

"E-en kısa zaman da kaçağım Kerem." Dedim ve gözlerimi kapattım.

"Allah kahretsin! Arabayı hazırlayın!" Diye bağırdığı nı duydum.

Son duyduğum da bu olmuştu zaten.

✧_______________________________✧

Gözlerimi açmak istedim ama sanki üzerin de onlarca yük varmış gibi açamadım.

"Uyanıyor galiba." Diye bir ses duydum ama kimin dediğini anlayamadım.

En sonunda gözlerimi açtım ve birkaç kez kırptım.

Yorgunca gözlerimi etrafta gezdirdim. Hastane odasınday dım. Ve kolumda serum takılıydı.

Kerem burada değildi ama tanımadığımız bir adam vardı.

"Sen kimsin?" Dedim kısık sesle.

"Ben Kerem in kardeşiyim. Bu arada adım Emre." Dedi.

Hiç birşey yapmadım ne kafa salladım ne de cevap verdim.

Odanın kapısının açılmasıyla bakışları mı o yöne çevirdim. Kerem gelmişti.

Başkaları mı hızlıca ondan çektim ve karşımda ki camdan gökyüzüne bakmaya başladım.

"Birazdan çıkacağız, ilaçlarının dozu arttı. " Dedi Kerem, bana baktığını biliyordum ama kafamı o yöne bile dönmedim.

"Sigara içip geliyorum." Dedi Kerem ve odadan çıktı.

Üzerim de hastane kıyafeti vardı. Ama umursamadım. Biraz sonra yanımıza hemşire geldi ve serumu çıkardı.

Yaklaşık on dakika sonra Kerem geldi.

"Üzerini değişir, kıyafetler burada." Dedi ve Emre ile odadan çıktı.

Bende odanın içinde bulunan banyoya girdim. Ve üzerimi değiştirdim.



Üzerimi giyindikten sonra dağılan saçlarımı umursamadım ve kapıyı açtım. Emre ve Kerem kapının önünde durmuş beni bekliyorlar dı.

Onlar arkadayken ben öndeydim.

Arabaya binince kafamı cama yasladım, arka koltuğa oturmuştum. Sürücü koltuğunda Kerem onun yanında ki koltukta Emre oturuyor du.

Kerem ve Emre birbirlerine çok benziyorlar dı.

Sadece Kerem in boyu biraz daha uzundu.

Hava çoktan kararmıştı. Saat tahminen akşamın dokuz buçuğuydu.

Arabanın içi karanlıktı.

Bünyem yorgun düştüğü için uyumak istiyor dum.

Ve gözlerimi kapattım. Uyumak ümidiyle.

Ama Kerem in bana bakışlarını fark ediyordum.

✧_______________________✧

Arabanın durduğunu hissettim. Uyanmak ve uyumak arasında ki arafta kalmıştım sanki.

Ama gözlerim kapalıydı.

Kapının açıldığını hissettim ve birinin kucağına alındım.

"Emre, ilaçları getirmeyi unutma." Dedi Kerem, evet bu Kerem in sesiydi.

Bir kaç dakika sonra üzerim de ki ceket çıkarıldı, ardından sırtım yumuşak bir yere kondu. Üzerime de yorgan örtüldüğünü hissettim.

Hemen yorgana sarıldım.

Yorgana sarılarak uyumak bir başkaydı.

Bir kaç dakika sonra tamamen uykuya dalacağım zaman saçlarım da bir el hissettim.

Ardından kendimi yorgu

n bir uykuya bıraktım.

✧______________________________✧

Selammm

Yeni bölüm nasıldı?

Bölümleri yeterince uzun tutmaya çalışıyorum.

İnşallah bölümü beğenirsiniz.

Alaca?

Kerem?

Emre?

Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın.

Bye 🧚🏻‍♀️🧚🏻‍♀️

Bölüm sonu

14 yorum