"Yok, sorun yok. Sadece yapacak olduğum şey kolay değil." Adamcağız aksayan bacağırın izin verdiği hızla yanıma geldi. Gözlerinde, daha önce bir erkekte görmediğim farklı bir ifade vardı. Şefkatti sanırım ama tanımadığım bir şeyi bilemezdim. "Bu hissettiklerin çok normal, kızım. Emin ol, üstesinden geleceksin. Ailen için böyle zor bir işe kalkışman bile ne kadar cesur olduğunu gösteriyor." "Bu cesaret mi bilmiyorum, fakat başka çarem olmadığı ke- sin! Neyse, geç oldu; artık gitmem gerek." "Güle güle git, yarın aynı saatte bekliyorum. Son kez çalı- şalım." Çantamı alıp çıkarken, son sözleri titrememe sebep olmuştu. Yarından sonraki gün ilk kez bir kumarhaneye adım atacak- tım. Bu kez babamın ilk tercihi bendim. Onu hayal kırıklığına uğratmayacaktım. Annemin bir daha ağlamasını, Arda'nın, başırı ellerinin arasına alıp düşüncelere dalmasını görmek is- temiyordum. Onlar benim ailemdi ve hayatta sahip olduğum başka hiçbir şey yoktu. Dışarıya çıktığımda sıcak hava yüzüme vurdu. Saat gece- nin yarısı olsa da hava hiç serinlememişti. Hafifçe gözlerimi ov- dum, uykum gelmişti. Tam on gündür iş çıkışı-hatta biraz da kaytararak-Kurt Vahit'in mekânına geliyordum. Geç yatıp er- ken kalkmak beni yormuştu. Boğaziçi Üniversitesi Matematik Bölümü'nü bitirip, aynı okulda İngilizce işletme masterı yap- tım. Yaklaşık üç yıldır da bir yazılım firmasında sistem geliş- tirme uzmanı olarak çalışıyordum. Okuldayken babamın bir armatör olduğunu bilen arkadaşlarım, mezun olduktan sonra neden çalıştığımı anlamıyordu. Öyle ya, armatör dediğin, eski Türk filmlerinde "Nayır, nolamaz!" diyen esas kızın zengin ba- basıydı. Yine de bu kadar güzel bir okulda, geleceğine yön ver- meye çalışan arkadaşlarımın, zengin olsalar diplomalarını rafa kaldırıp, evde oturacakları fikrini anlayamıyordum.
Bölüm 3
3BÖLÜM
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.