Kapının gıcırtısı evin derin sessizliğini yırttı.
Emre nefesini tuttu.
Elektrikler kesildiği için içerisi zifiri karanlıktı. Sadece dışarıdaki sokak lambasının solgun ışığı perdelerin arasından süzülüyor, odanın köşelerinde ürkütücü gölgeler oluşturuyordu.
Mutfağa doğru birkaç ağır adım sesi geldi.
Tak...
Tak...
Tak...
Emre yavaşça masasının çekmecesini açtı. İçinden eski bir el feneri ve babasından kalan küçük ruhsatlı tabancayı aldı.
Kalbi göğsünden çıkacak gibiydi.
Koridora doğru ilerledi.
Tam el fenerini yakacağı sırada arkasından boğuk bir ses duyuldu.
"Silahını indir."
Emre hızla döndü.
Karanlığın içinde siyah kıyafetli, yüzü maskeli biri duruyordu. Elindeki susturuculu tabanca doğrudan Emre'yi hedef almıştı.
"Sen kimsin?" diye sordu Emre.
Maskeli kişi cevap vermedi.
Bunun yerine cebinden küçük metal bir rozet çıkardı.
Rozetin üzerinde tek bir sembol vardı:
Bir pusula ve ortasında büyük bir A harfi.
"Atlas seni öldürmeden önce sana ulaşmam gerekiyordu."
Emre şaşkınlıkla adama baktı.
"Atlas mı? Sen de onların adamısın."
"Hayır."
Adam yavaşça maskesini çıkardı.
Yaklaşık kırk yaşlarında, yüzünde eski yara izleri bulunan bir adamdı.
"Benim adım Kerem. Yıllar önce Atlas'ın güvenlik biriminde çalışıyordum."
Emre silahını indirmedi.
"Bana neden yardım edesin?"
Kerem derin bir nefes aldı.
"Çünkü onlar ailemi öldürdü."
O anda evin dışından motor sesleri yükseldi.
Pencereden kırmızı lazer noktaları içeri yansımaya başladı.
Keskin nişancılar...
Kerem küfretti.
"Bizi buldular."
Bir saniye sonra salonun camları büyük bir gürültüyle patladı.
Kurşunlar duvarları delerek içeri yağdı.
Kerem kendini yere attı.
"Arka kapıya!"
Emre USB belleği cebine sıkıştırdı ve Kerem'in peşinden koştu.
İkili arka bahçeye çıkar çıkmaz siyah kıyafetli dört kişi çitlerden atladı.
İlk saldırgan ateş açtı.
Kerem hızla karşılık verdi.
Geceyi silah sesleri doldururken Emre, bahçenin köşesinde duran eski motosikleti fark etti.
"Çalışıyor mu?"
Kerem kısa bir bakış attı.
"Umarım."
Emre kontağı çevirdi.
Motor önce öksürür gibi ses çıkardı.
Sonra aniden çalıştı.
"Atla!"
Kerem motosiklete biner binmez peşlerindeki adamlar yeniden ateş açtı.
Motosiklet dar sokaklara daldı.
Arkalarında siyah araçların farları beliriyordu.
Kovalamaca yeniden başlamıştı.
Fakat bu kez Emre yalnız değildi...
Ve Atlas'ın sandığından çok daha büyük, çok daha karanlık bir sırrı vardı.