İçeriğe geç

Love Me (Jeongbin Omegaverse)

Bölüm 34 · 5 dk okuma

Love Me (Jeongbin Omegaverse)

Bölüm 34

{34} Kalp atışı

İyi Okumalar 🦋

______________

~jeongin~

Sakinleşmek adına derin bir nefes alarak bu sefer sol tarafa doğru dönüp yatmayı denedim. Ama böyle yapmam da bir işe yaramıyordu. Endişe giderek daha büyüyor ve tüm etrafımı sarıyordu.

Dişlerimi sıkarak dolu gözlerimi kırpıştırdım yaş akmaması için ve yataktan destek alarak oturdum. Kollarımı karnıma sararak minik bebeklerime sıkıca sarıldım.

IN: "Hadi tavşanım kıpırda. Söz veriyorum kızmayacağım"

Yuvarlak karnımın üzerinden sağ tarafta olan bebeğimi hafifçe okşadım. Ama derlerdi ya anneler hisseder.. işte hissediyordum. Bir şeyler yolunda gitmiyordu.

IN: "Minik bebeğim lütfen kıpırda yalvarırım"

Bu sefer okşamak yerine karnımı sert bir şekilde dürttüm hareket etmesi için ama bebeğim yaklaşık 5 dakikadır hareket etmiyordu. Kardeşinin bacaklarının kıpırdamasını hissediyordum ama diğeri bir milim bile kıpırdamıyordu.

Daha fazla sakin kalamayacağımı bildiğim için yanımda yatan alfamın omzuna bastırdım sert bir şekilde. O kadar paniklemiştim ki onu sert dürttüğümün farkında bile değildim.

IN: "Hyung uyan"

Zaten yarı uyanık olan kocam hemen yatakta doğrularak gece lambasını açtı ve endişeli gözleriyle bana baktı. Gözlerimin dolu olduğunu gördüğü an ne kadar çok paniklediğini anlamıştım.

CB: "Ne oldu güzelim? Sorun mu var?"

Hemen başımı onaylar anlamda sallayarak iki elimle alfamın elini tuttum ve karnıma sıkıca bastırdım. Ellerim titriyor, gözümden yaşlar akıyordu.

IN: "Hyung bebeğim kıpırdamıyor.. lütfen bir şey yap"

Sessiz ağlamalarım yavaş yavaş hıçkırıklara dönüşüyordu. Alfam bir taraftan karnımı okşarken diğer elini yanağıma yasladı ve gözümden akan yaşları sildi usulca.

CB: "Endişelenme güzelim, uyuyordur bebeğimiz"

Anlamıyordu.. beni anlamıyordu. Elini sert bir şekilde karnımdan iterek başımı hayır anlamında salladım. Ben bebeğimin iyi olmadığını hissediyordum.

IN: "Uyumuyor! Ben hissediyorum, bir şey oldu"

Alfam yatakta bana doğru biraz daha yaklaşarak iki elini de yanağıma yasladı. Benim teselliye ihtiyacım yoktu. Bir şey yapmasını istiyordum, bebeğimin tekrar kıpırdamasını istiyordum.

CB: "Önce sakinleş ve derin nefesler al Jeongin. Hala kıpırdamıyorsa bebeğimiz hastaneye gidelim. Ama önce sen sakin ol"

Olamazdım, bebeğim orada öylece hareketsiz duruyorken ben nasıl sakin olabilirdim ki. Belki de ona bir şey olmuştu ben uyurken. Belki de bebeğimin canı yanarken ben uyuyordum.

IN: "Hemen gidelim. Hyung kardeşi kıpırdadığında o da kıpırdıyordu hep. Ama şimdi hareketsiz. Lütfen bir şey yap yalvarırım"

Alfam beni anladığını belli eder bir şekilde başını salladı ve ellerini karnıma indirerek orayı okşadı sakince. Sakin kalmaya çalıştığının farkındaydım.

CB: "Hadi hastaneye gidelim. Endişelenme her şey yolunda"

Benim ayağa kalkmama izin vermeyerek yataktan hızlıca kalktı. Bacaklarımdan ve sırtımdan tutarak beni kucağına aldığında boynuna sıkıca sarıldım.

Benim paytak adımlarımla hızlı yürüyemeyeceğimizi biliyorduk. O yüzden alfam beni kucağına almıştı ve bu hareketinden sonra emin olmuştum onun da bir sorun olduğunu bildiğine.

Boynuna daha sıkı sarılarak burnumu alfamın boynuna gömdüm ve kokusunu içime çektim. Belki babasının kokusunu alan bebeğim kıpırdar diye. Artık ne yapacağımı şaşırmış durumdaydım.

IN: "Hyung bebeğim hiç iyi değil lütfen hızlı olalım, lütfen lütfen"

Başını onaylar anlamda sallayarak adımlarını hızlandırdı. Üzerimize mont dahi almadan pijamalarımızla, koşar adımlarla bizi arabaya götürmüştü alfam. Beni koltuğa oturtur oturtmaz kendisi de arabanın etrafında koşarak şoför koltuğuna geçmiş ve hemen arabayı çalıştırmıştı.

O, telefonla Minho'u ararken ben hala bebeklerimi okşuyordum. Tek bir küçük kıpırtı, minik bir tekme bile umut olurdu bana ama hiç hareket etmiyordu.

Kardeşi kıpırdadığında diğer bebeğim de kıpırdıyordu. İkisi hep birlikte hareket ediyorlardı. Şu an ise sadece birinin hareketlerini hissediyorudm. Sanki kardeşine bir şey olduğunu hissediyormuş gibi durmadan kıpırdıyordu bebeğim.

Kollarımı karnıma sıkıca sararak dudaklarımın arasından bir hıçkırığın daha kaçmasına izin verdim.

IN: "Söz verdin bana. Bebeklerime bir şey olmayacağına dair söz verdin!"

Tutunacak küçük bir umut, teselli arıyordum. Alfam tek eliyle direksiyonu tutarken diğer elini benim elime sardı sıkıca.

CB: "Söz verdim tabii. Bak güven bana bir şey olmayacak bebeklerimize. Ama sen sakin olmalısın ki onlar da iyi olsun tamam mı?"

Burnumu çekerek başımı onaylar anlamda salladım. Derin derin nefesler almaya çalılıyordum. Alfama güveniyordum, o, bebeklerimize bir şey olmasına izin vermeyecekti.

...

Ultrason probu karnıma temas ettiğinde gözlerimi sıkıca kapattım. İçimden bildiğim tüm duaları ediyordum bebeklerimin iyi olması için.

Alfam sıkıca tuttuğu elimi bırakarak saçlarımı okşadı ve doktor Minho'nun yanına geçerek ekrana doğru eğildi.

Kalbim o kadar sert atıyordu ki göğsümün kıpırdanması gözle görülüyordu. Ne kadar derin nefes almaya çalışsam da her sessiz geçen saniye daha da gerilmeme neden oluyordu.

M: "Ne kadar süredir hareketsiz hissediyorsun Jeongin?"

Dolu gözlerimi Minho'ya taraf çevirerek düşünmeye çalıştım. Ama ikisi de o kadar dikkatli bakıyorlardı ki ekrana, konuşamayacak kadar korkuyordum.

IN: "15-20 d-dakika"

Titreyen sesimi ne kadar kontrol etmeye çalışsam da sesim boş hastane duvarına çarparak kulağıma geri gelmişti.

Minho başını kaldırıp Changbin'e gözleriyle beni işaret ettiğinde yerimde doğrulmaya çalıştım. Ama nerede olduğumu daha yeni hatırlamış bir şekilde başımı geri yasladım yatağa.

Alfam üzerime doğru gelerek iki elini yanaklarıma yasladı ve tenimi usulca okşadı. Dokunuşları tam beni rahatlatacaktı ki elleri yavaşça kulaklarıma doğru çıkmıştı.

İki eliyle kulağımı sıkıca kapatarak duymamı engellediğinde ellerimi ellerine sardım onu itmek için. Bebeklerimin kalp atışlarını dinleyecekleri için kulaklarımı tıkıyorlardı biliyordum. Başımı kıpırdatarak aynı zamanda alfamın ellerini itmeye çalışıyordum.

Bir şey olmuştu ve bana soylemiyorlardı. Onun gücüne karşı çıkamayacağımı anladığım için bağırmaya çalıştım ama dudaklarımı aralayamamıştım bile.

Aniden alfamın elleri kulaklarımdan uzaklaştığında hemen ellerimle yataktan destek alarak doğruldum. Doğrulup da ne yapacağıma dair bir firkim yoktu. Sadece panik anında aklıma ilk geleni yapıyordum.

M: "Hala kalp atışı var acil sezaryene alalım"

Doktor cümlesini bitirir bitirmez odadan koşarak çıkmıştı. Başımı alfama doğru çevirdiğimde, aynı anda o da kollarını sıkıca etrafıma sararak bana sarılmıştı.

CB: "Sakin oluyorsun, bir şey yok güzelim. Her şey geçecek"

Kollarına sıkıca tutunarak tırnaklarımı tenine bastırdım ve sıkıca tutundum ona. Sanki kolları benden uzaklaşmazsa bir şey olmayacaktı, zaman duracak ve her şey yoluna girecekti gibi hissediyordum.

IN: "Hyung bebeklerim.."

Hıçkırarak konuştuğumda bana daha sıkı sarılarak yanağıma sesli bir öpücük bıraktı.

CB: "Sezaryen anestezisi yapacak zamanımız yok. Bu yüzden genel anestezi yapacağız. Uyandığında her şey yolunda olacak gamzelim. Korkma tamam mı?"

Başımı hayır anlamında sallayarak kollarına daha da sıkı tutundum. Ben uyanıkken yapılsın istiyordum ameliyat. Bebeklerimin sesini duymak, onları kucağıma almak, koklamak istiyorum.

IN: "Hayır kandırıyorsunuz beni. İstemiyorum anestezi"

CB: "Zamanımız yok güzelim. Her saniye bile önemli. Hemen bebeklerimizi çıkaralım tamam mı?"

Başımı hayır anlamında sallayarak boynundan uzaklaştırdım ve gözlerinin içine baktım. Dudaklarımı aralayıp da tek kelime söyleyemeden kolumda hissettiğim sızıyla yavaşça görüş açım bulanıklaşmaya başlamıştı.

Ne ara odaya hemşire girmiş, ne ara bana anestezi yapmıştı farkında bile değildim. Ama uyumadan önce gördüğüm son şey alfamın endişeli bakışları olmuştu.

__________________

Ne oldu minik tavşanımıza 😭😭😭

Biraz 🤏 ekşın olsun EkŞıN ✨

Bölüm sonu

17 yorum