İçeriğe geç

Love Me (Jeongbin Omegaverse)

Bölüm 33 · 5 dk okuma

Love Me (Jeongbin Omegaverse)

Bölüm 33

{33} Dünyanın en iyi babası

İyi Okumalar 🦋

______________

~jeongin~

Saat artık öğlen olmak üzere olduğu için yataktan kalkma kararı almıştım. Karnımın ne kadar büyüdüğünü tahmin bile edemezsiniz.

Changbin hyung normal olduğunu, bana büyük geldiğini söylüyor ama bence ben üzülmeyeyim diye öyle diyor. Ama iyi tarafından bakmak gerekirse bebeklerimin ikisi de neredeyse bir buçuk kiloya ulaşmışlardı.

Aslında doğuma daha vardı ama ben planlı bir şekilde doğum yapacaktım. Şimdilik her şey yolunda gittiği için doktor Minho bir süre daha beklememizi söylemişti. Çünkü bebeklerin kilosu son aylarda daha hızlı artıyormuş.

Minik tavşanlarımın biraz daha büyümesi gerekiyordu doğuma hazır olmaları için. Bu zamana kadar hiç korkmamıştım ama bir hafta önce küçük bir kanama yaşamıştım.

O an o kadar çok korkmuştum ki ellerimin, bacaklarımın ne kadar çok titrediğine ben bile şaşırmıştım. Doktor endişe edecek durum olmadığını söylüyordu. Ama beni kandırdıklarını biliyordum.

Changbin ve Minho sürekli kenarda köşede ben duymadan fısıldaşarak konuşuyorlardı. Ne kadar kendimi korkutmamaya, stres yapmamaya çalışsam da bir hafta önce olan beni çok endişelendirmişti.

Bu yüzden üniversiteden izin almıştık. Şu sıralar evde kalıp dinlenmem en iyisiydi. Ama yatakta yatmaktan belim ağrıdığı için artık kalkma kararı almıştım.

Elimi belime bastırarak biraz da olsa oradaki ağırlığı azaltmaya çalıştım ama bu o kadar zordu ki. Bazen ne kadar derin nefes alsam da ciğerlerim şişmiyormuş gibi geliyordu. Ama bebeklerim sağlıklı olduğu sürece her zorluğa katlanmaya hazırdım.

Belimin ağrısı geçtikten sonra oturduğum yataktan ellerimle destek alarak kalktım. Odanın kapısı açık olduğu için mis gibi yemek kokusu geliyordu. Hyung yine çok güzel şeyler pişiriyordu sanırım.

Onu ilk tanıdığımda bu kadar iyi bir aşçı olacağını tahmin etmemiştim. Ama alfam her konuda mükemmeldi.

Güzel kokuları takip ederek odamdan çıktım ve mutfağa doğru adımladım. Kaslı, yakışıklı, yumuşak yanaklı alfam tezgahın önünde duruyordu.

Sırıtarak hemen ona doğru adımladım. Lakin beni fark eder etmez elindeki şeyi ağzına atarak tezgahın üzerinde duran bir şeyi aceleci şekilde almıştı.

Gülümsemem yavaş yavaş solmuş, kaşlarım çatılmaya başlamıştı. Karnım yüzünden attığım paytak adımlarla kocamın önünde durdum ve gözlerinin içine baktım sinirli bakışlarımla.

CB: "Dinlenseydin biraz daha güzelim. Niye kalktın"

Konuyu değiştirmeye çalıştığının farkındaydım. Artık onu uzun süredir tanıyordum ve her hareketinden ne yapmaya çalıştığını anlıyordum.

IN: "Dinlendim ben"

Başını onaylar anlamda sallayarak elini karnıma bastırmış orayı hafif hafif okşamaya başlamıştı. Dokunuşlarıyla tüm sinirim uçmak üzereydi ama buna izin veremezdim.

IN: "Elindeki ne?"

Arkasına doğru saklamaya çalıştığı eline doğru eğilerek bakmaya çalıştığımda karnım buna izin vermiyordu.

Zaten bebeklerim de babalarının dokunuşlarını hisseder etmez kıpraşmaya başlamışlardı bile.

CB: "Önemli bir şey değil"

IN: "Ama ben merak ettim"

Gözlerinin içine bakarak konuştuğumda arkasında sakladığı ilaç kutusunu bana doğru uzatmıştı. Avuçlarının arasında duran bastırıcı ilacını gördüğümde daha yeni aydınlanmıştım.

Eşim baskın bir alfaydı ve çok sık olmasa da bazen rut dönemleri geçiriyordu. Rutta olduğu için büyük ihtimal bastırıcı alıyordu ama bu fazlasıyla zararlıydı.

Dudaklarım istmesizce büzülmüştü. Alfama zarar gelsin istemiyordum. Dolu gözlerimi kırpıştırarak bakışlarımı alfamın gözlerine çıkardım.

IN: "Hyung bu çok zararlı ama"

Gülümseyerek ilacı tezgahın üzerine bıraktı ve ellerini yanaklarıma yasladı. Yanaklarımda duran ellerini sıkıştırarak dudaklarımın daha da büzülmesini sağlamış ve sonra dudaklarıma sesli bir öpücük bırakmıştı.

Aldığım bu tatlı öpücük biraz daha duygulanmama neden olmuştu. Ağlayacak bahane arıyordum bugün.

CB: "Merak etme bebeğim, ben dozunu ayarlıyorum onun. Zararlı değil üzülme sen"

Başımı hayır anlamında sallayarak kollarımı alfamın beline sardım. Ona sıkıca sarılmak istiyordum. Hamileliğimin ilk dönemlerinde göğsüne sokularak uyuyordum. Ama artık karnım buna izin vermiyordu.

IN: "Olsun hyung sen yine de ilaç içme çok kötü"

Gülümseyerek beni başıyla onayladı. Ne dersem beni onaylıyordu üzmemek için ama yine kendi bildiğini yapacağını biliyordum.

O da benim gibi kollarını belime sararak beni kendisine doğru çekti ve saçlarımın arasına sesli bir öpücük bıraktı.

CB: "Başka çarem yok ki. Omegam hamile"

Tam başımı göğsüne yaslayacaktım ki bu cümlenin ne anlama geldiğini anlar anlamaz gözlerimi sonuna kadar açtım.

Ben onun eşiydim ve rut dönemini benimle geçirecekti eğer hamile olmasaydım. Eğer karnımda bebeklerimiz olmasaydı biz sevişecektik...

Bu gerçek yanaklarımın anında kızarmasına neden olduğu için başımı hemen onun göğsüne bastırarak bakışlarından kaçmaya çalıştım.

...

IN: "Biri sağ tarafa gidiyor diğeri sol tarafa. Hyung beni ikiye bölecekler lütfen durdur bebeklerini!"

Changbin kıkırdayarak sırtımdaki yastığı düzelterek pijamamın üzerinden karnımı okşamaya başladı.

Saat gecenin ikisiydi ve bebeklerime öyle bir enerji yüklenmişti ki onların hareketi yüzünden uyanmak zorunda kalmıştım. İkisi de aynı anda hareket etme kararı alıyordu bilerek.

Üstelik o kadar sert ve ani hareketler yapıyorlardı ki artık tüm iç organlarım ezilmişti.

CB: "Minik tavşanlarımız niye uyumuyor hm?"

Alfam karnıma doğru eğilip bebeklerimizle konuşmaya başladığında gözlerimi birkaç saniyeliğine kapattım. Uykusuzluktan ölecektim.

Hamileliğin başları o kadar güzeldi ki ama bebekler hareket etmeye başladığı an her şey zorlaşıyordu.

IN: "Hyung lütfen uyumalarını söyle"

Sanki onu dinleyeceklermiş gibi yalvarıyordum. Doktor Minho bile bebeklerin çok hareketli olduğunu, doğduğunda onlara bakmak için en az beş kişi gerekeceğini söylüyordu.

CB: "Yediniz bolca tatlıyı, aldınız enerjiyi dimi?"

Gerçekten gece canım aşırı tatlı çektiği için iki dilim çikolatalı pasta yeniştim. Sanırım bebeklerim bu sayede oyun oynuyorlardı karnımın içinde.

Alfam karnımı okşamaya devam ederken başını kaldırdı ve uykusuzluktan kapanmak üzere olan gözlerime baktı.

CB: "Çok mu kötü hissediyorsun gamzelim?"

Başımı hayır anlamında salladım. Kötü hissetmiyordum. Onların hareketi bana huzur veriyordu ama gece uyusalar çok iyi olurdu.

IN: "Uyumak istiyorum Hyung"

Alfam gülümseyerek yüzüme gelen saçlarımı kulağımın arkasına doğru itti ve önce alnıma, sonra dudaklarıma öpücükler kondurmaya başladı.

CB: "Biraz daha bekleyelim, birazdan sakinleşirler"

Changbin tam lafını bitirmişti ki onun elinin durduğu tarafa tekme atan bebeğim yüzünden hafif bir şekilde inledim.

Kocam da en az benim kadar şaşırmıştı bu harekete. Elinin altında kıpırdayan tenimi okşadı yavaşça.

CB: "Bakın herkes beş dakika içinde uyuyor! Uyumazsanız kızarım!"

Sesini sert ve kızgın çıkarmaya çalışıyordu alfam ama aksine o kadar komikti ki. Adım kadar emindim bebeklerimiz doğduğunda da onlara kızamayacağına.

Zaten sesini yükseltti diye ardından eğilerek karnımın her bir tarafına öpücükler bırakmaya başlamıştı.

Bu hareketi beni sesli bir şekilde güldürmüştü. Önce kızıyormuş gibi yapıyor, sonra da bu yüzden bebeklerini öpüyordu.

Kıkırdadığım için yüzünü bana taraf çevirdiğinde ellerimi yanaklarına sararak yüzünü kendime doğru çektim ve sıcacık dudaklarına sesli bir öpücük bıraktım.

IN: "Çok iyi bir baba olacaksın"

Bu lafım onun gözlerini parlatmıştı. Sanki bunu duymaya ihtiyacı varmış gibi. Sanki o inanmak istiyordu kendi babası gibi kötü bir baba değil, mükemmel bir baba olacağına, lakin bu onu korkutuyordu.

IN: "Dünyanın en iyi babası olacak benim alfam"

____________________

Dünyanın en iyi babası ve en mükemmel eşi olacak 😭😭

Bölüm sonu

8 yorum