İçeriğe geç

Love Me (Jeongbin Omegaverse)

Bölüm 27 · 5 dk okuma

Love Me (Jeongbin Omegaverse)

Bölüm 27

{27} Söz ver

İyi Okumalar 🦋 _______________ ~changbin~ Jeongin'den mesaj alır almaz arabaya atlayarak evin yolunu tutmuştum. Hastaneden kovdurduğum doktor sırf inadına her şeyi magazine anlatmıştı. Şu an haberlerde "Seo Changbin kendi hastanesinin doktorunu, hamile eşine yanlış teşhis koydu diye kovdu" başlığı geziyordu. Öğleden beri tek tek haberleri kanallardan toplatmaya çalışıyordum kimsenin görmemesi için ama anlaşılan geç kalmıştım. Omegam annemle babamın geldiğini belli eden mesaj attığında onların da her şeyi öğrendiğini anlamıştım. Yoksa beni görmeye gelecek değillerdi ya. Olabildiğince eve hızlı varmaya çalışıyordum. Çünkü annemle babamı çok iyi tanıyordum ve Jeongin'i üzmelerini, onu strese sokmalarını istemiyordum. Araba evin bahçesine girdiğinde gelişigüzel park ederek hemen arabadan indim. Sanki saniyeleri bile kovalamam gerekiyordu. Ne kadar erken varırsam o kada iyi olurdu. Bir anlık panikle kapının şifresini bile unutmuştum sanki. Sonunda aklıma dolan rakamları tuşlayarak kapıyı açıp hızlıca içeri geçtim. IN: "Hyung" Belime dolanan kollarla gözlerimi kapatarak derin bir nefes aldım ve hemen göğsüme sokulan omegama sıkıca sarıldım. CB: "Gamzelim.." Sabahki öpücüğüme verdiği tatlı ve şaşkın tepkiden cesaret alarak başımı biraz indirdim ve yumuşacık saçlarının arasına uzun bir öpücük kondurdum. Bu hareketim onun kıpraşarak daha fazla göğsüme sokulmasına neden olmuştu. Ben de sıkıca eşime sarıldım. O, iyi olduğu sürece ben her zorluğu kendi omuzlarıma almaya hazırdım. CB: "Sorun yok dimi? Her şey yolunda mı?" Başını göğsümden kaldırmadan onaylar anlamda sallayarak yanağını daha sert bastırdı göğsüme. IN: "Sorun yok Hyung. Senin geldiğini duyunca kapıya koştum" Ne kadar sorun olmadığını söylüyor olsa da annemle babamın onu ne tür sorulara maruz bıraktıklarını çok iyi biliyordum. CB: "Ben halledeceğim" Saçlarının arasına son bir öpücük daha kondurarak onu kendimden uzaklaştırdım. Her ne kadar bunu yapmak istemesem de annemle babamı bekletmek istemiyordum. Bir an önce gitmelerini istiyordum. CB: "Sen bir şey söyleme ben tüm sorularına cevap vereceğim" Başını sallayarak beni onayladığında eğilip yanağına da öpücük kondurmak istedim. Ama alt dudağımı ısırarak kendimi durdurmayı başarmıştım. Çünkü her öptüğümde daha fazla öpmek istiyordum... Benim tenime bakmış bembeyaz olan elini elimin içine alarak parmaklarımızı içiçe geçirdim ve elini sıkıca tutarak salona doğru geçtim. Ailemle karşılaşmak bana zor geçen çocukluk günlerinden başka hiçbir şeyi hatırlatmıyordu. Ama artık yanımda Jeongin olduğu için bu anılar daha az canımı yakıyordu. CB: "Hoş geldiniz" Yüzüme onlara mutlu olduğumu göstermek adına kocaman bir gülümseme yerleştirerek koltukta oturan ikiliye kısa bir bakış attım ve karşılarındaki koltuğa oturarak omegamı yanıma çektim. Gidip kendi annem ve babamla tokalaşıp, sarılıp selamlaşma girişiminde bile bulunmamıştım. Çünkü onlardan bu sevgiyi asla görmemiştim. "Hiç hoş bulmadık oğlum" Annemin iğneleyici ses tonuna zıt bir şekilde gülümseyerek elimi omegamın omzuna sardım ve koltukta yaylanarak rahatça oturdum. CB: "Neden anne? Bir sorun mu var?" "Sorun değil mi bu senin için? Düğün yapmadan, ailene haber vermeden evleniyorsun! Haberlerde eşinin, hatta bebeğinin olduğunu duyuyoruz! Üstelik eşin olacak kişi bizi tanımıyor bile!" Bakışlarımı durmadan konuşan, cümlelerini bastırarak söyleyen babama doğru yavaşça çevirdim. Gülümsememi asla indirmiyordum. Çünkü biliyordum onların istediği buydu. Sadece bir robot olarak ailem için çalışmam. CB: "Bazı nedenlerden dolayı her şey aceleye geldi. Sizinle tanıştıramadım Jeongin'i" Omegam kolumun altında gergince kıpırdadığında hissedebiliyordum kalbinin ne denli hızlı attığını. Ona bu stresi yaşattığım için kendimi asla affetmeyecektim. "Bu yine de ailene haber vermemen için bir neden değil! Eşini biz onaylamadık" Annemin son cümlesini duyduğumda artık gülümsememi daha fazla tutamamıştım. Kaşlarımı çatarak gözlerimi onun gözlerine diktim. CB: "Ne benim, ne de Felix'in hayatına karışamazsınız. Eşimizi onaylamak mı? Ben aşık olduğum, sevdiğim kişiyle evlenirim. Bu sınırda siz hiç kimsesiniz" Babam belini dikleştirerek konuşmaya girmek istediğinde elimi havaya kaldırarak susmasını belirttim ve kendi sözlerime devam ettim. CB: "Jeongin ile uzun süredir tanışıyoruz. Daha evlenmeyi düşünmüyorduk. Ama hamile kaldığı için sessiz ve hızlı bir şekilde evlenmeyi seçtim. Eşim ikiz bebeklere hamile ve stres olmasını istemiyorum. Bu yüzden ne sizinle tanıştırdım, ne de düğün yaptım" Uydurduğum yarı yalan hikayeyle karşımdaki ikili artık suspus olmuşlardı. Söyleyecek bir şey bulamamışlardı. İkisinin de bakışları benim üzerimden omegamın üzerine kaydığında ben de bakışlarımı kolumun altına sığınan bedene çevirdim. Titreyen bakışlarını gördüğümde ise onu kucağıma alıp sıkıca sarmalayarak buradan kaçırmak istedim. "Erkek bir omega hamileliği riskli olur. Sana sağlıklı alfa bebekler verebilecek mi" Zaten zorlu bir süreçten geçen Jeongin duyduğu karamsar cümleleerin ardından hemen bakışlarını bana doğru çevirdi. Gözleri anında dolmuştu. Omzuna sardığım elimle orayı okşayarak azıcık da olsa sakinleşmesini sağlamaya çalıştım. Bu karmaşıklığı hemen bitirmek istiyordum. CB: "Bebeklerimizin sağlıklı olması için elimizden geleni yapacağız. Ama benim önceliğim Jeongin'in sağlığı. Eşim ve bebeklerim sağlıklı olduğu sürece cinsiyetin hiçbir önemi yok bizim için" Babam gözlerini devirerek bana baktı. İçinden neler söylediğini anlayabiliyordum. O kadar emindim ki şu an mirası düşündüğünü. "Haberleri hemen toplatmaya çalış. Yeterince rezil olduk zaten" CB: "Artık gidebilirsiniz. Geç oldu eşimin dinlenmeye ihtiyacı var" Babamın dediklerini aldırmayarak onları "kibar" bir şekilde evden kovmaya çalıştım. Neyse ki beni daha fazla zorlamadan koltuktan kalkmışlardı. Ben de onlara ayak uydurarak oturduğum koltuktan kalktım, lakin Jeongin'in kalkmasına izin vermedim. Annemle babamı kapıdan yolcu ettikten ve gittiklerine emin olduktan sonra hemen salona geçerek koltukta oturan omegamın yanına oturdum. Anında başını göğsüme yasladığında kollarımı beline sararak zarif vücudunu okşadım. Minik bir burun çekme sesi duyduğumda ağlamak üzere olduğunu anlamıştım. IN: "Hyung... bebeklerimize bir şey olmayacak değil mi?" Tek elimle sırtını okşarken diğer elimle yumuşacık saçlarını okşadım. O kadar güzel kokuyordu ki saçları, her dokunduğumda öpesim geliyordu. CB: "Olmayacak bir şey. Annemle babamın söylediklerini aldırma. Onlar hep böyle" IN: "O zaman bana iki bebeğimi de kucağıma alacağıma dair söz ver Hyung. Ama dönülmez bir söz olsun tamam mı? Söz verirsen üzülmem" Gülümseyerek onu sıkıca sarıp biraz daha göğsüme bastırdım. Kötü ihtimaller çoktu ama hiçbiri atlatılamayacak kadar kötü değildi. Ki Jeongin için imkansız olan şeyleri bile mümkün kılmaya hazırdım... CB: "Doktorluk yeminimin üzerine yemin ederim ki omegam, iki bebeğimizi de kucağımıza sağ salim alacağız. Hatta ben üçünüzü de aynı anda alacağım kucağıma" Söylediklerimle rahat bir nefes almış ardından kıkırdayarak başını kaldırmıştı. Dolu dolu olan gözleri yıldız gibi parlıyordu. Ama yüzündeki gülümseme o kadar masum, o kadar güzeldi ki.. IN: "Çok komik olur üçümüzü de alırsan kucağına" Ben de gülümseyerek başımı omegamın yüzüne yaklaştırdım ve alnımı alnına yaslayarak kıvrılan dudaklarına baktım. Bakışlarımı kaçırmadan, oraya baktığımı bilmesini isteyecek kadar derince baktım. CB: "Üçünüzü de kucağımda taşıyacağım. Boşuna yapmadım bu kasları. Bir işe yarasınlar" Tekrar kıkırdayarak gülümsediğinde başımı yana doğru eğerek ikimize alan açtım. Onun bakışları da gözlerim ve dudaklarım arasında gidip geliyordu. Utangaç bakışlarından cesaret alarak yüzümü biraz daha yaklaştırdım ona. Dudaklarına ulaşmak adına. Lakin evin içinde yankılanan telefon sesiyle ikimiz de duraksamıştık. _____________________ Lan öpüşün artık 27 bölüm oldu alooooğğğ???

Bölüm sonu

18 yorum