İçeriğe geç

Love Me (Jeongbin Omegaverse)

Bölüm 24 · 5 dk okuma

Love Me (Jeongbin Omegaverse)

Bölüm 24

{24} Baba adayı

İyi Okumalar 🦋 _______________ ~changbin~ Bununla tek başıma baş edemeyeceğim için Felix'i arayıp hasteneye gelmesini söylemiştim. Çünkü onun mantıklı düşüncelerine ihtiyacım vardı yoksa elimden kaza çıkacaktı. "Efendim şöyle yapalım" Tekrar şu gereksizin sesini duyduğumda ona doğru döndüm. Hala burada durması bile onu dövmem için bir nedendi. Onu odadan çıkarmak adına üzerine doğru hızla adımladığımda kendisini kurtarmak adına konuşmasına devam etti. "Omeganın düşük yapmasını sağlayalım. Sonra tekrar tüp bebek işlemlerine başlarız" Duyduklarımla adımlarım öylece yere çivilendi. Karşımda en iyi üniversiteden mezun olmuş bir doktor duruyordu, ama insan değildi. Birçok başarısı olduğu için özel olarak hastanemde çalışması için onu ben getirtmiştim. Lakin ne kadar büyük yanlış yaptığım gayet ortadaydı. Minho'nun babalık izni döneminde bu doktora güvenmiştim meğerse en büyük yanlışım buymuş. Adımlarımı tekrar hızlandırarak üzerine doğru yürüdüm ve elimi yakasını sararak sırtını sert bir şekilde duvara vurdum. CB: "Oyuncak mı! Benim eşim senin için bir oyuncak mı! İstediğin zaman ondan bebeğini söküp alıp sonra başkasını yerleştirebileceğin bir deney mi lan it!" Elimle boğazına baskı yaparak duvara bastırdığım için nefes almakta zorlandığı açıkça belliydi. Ama yine de başını hayır anlamında salladı. "Efen..dim riskli.. bir hamilelik.. olduğu.. için öyle.. dedim ben.." Nefesleri arasından zorlukla konuştuğunda onu daha sert bastırdım duvara susması için. Çünkü o, susmazsa ben katil olacaktım. CB: "Kovuldun! Defol! Bir daha asla doktor olarak çalışama diye elimden geleni yapacağım!" Ne kadar elimi onun yakasından çekmek istemesem de, onu nefessiz bırakmak için can atıyor olsam da gözümün önünden kaybolması için elimi ondan uzaklaştırdım. Kurtulur kurtulmaz derin bir nefes alarak elini boğazına sardı ve titreyen dizlerine rağmen odadan hızlıca çıktı. İşten çıkma nedenini siciline işleyecektim. Böylece bir daha böyle birisi kendisine doktor diyemezdi. IN: "Hyung.. ne oluyor?" Jeongin'in kısık sesini duyduğumda uyanmasına şaşırmamıştım. Bu kadar bağırışmadan sonra uyanması normaldi. Asıl sorun ona ne açıklama yapacağımdı. Az önce sinirden deliren ben değilmişim gibi gülümsemeye çalışarak yatakta doğrulmaya çalışan bedenin yanına doğru adımladım ve saçlarını okşayarak yatağa geri yatmasını sağladım. CB: "Bir şey yok, sen uyumaya devam et" Gözleri yorgunluktan kapanmak üzere olsa da başını hayır anlamında sallayarak direnmeye devam etti. Konuştuklarımızı duymuş olmalıydı bu yüzden ona açıklama yapmam gerekiyordu. CB: "Kendini nasıl hissediyorsun? Daha iyi misin?" IN: "Tüm vücudum rahatlamış gibi" Bunu duymak beni mutlu etmişti. Bakışlarım alnındaki kızarıklığa kaydığında gerçekler daha yeni yeni oturuyordu zihnime. Jeongin bebeklerimize hamileydi.. hem de planlamadığımız bir şekilde ikiz bebeklere. Bir tarafım sevinçten kanat açıp uçarken diğer tarafım o kadar çok korkuyordu ki Jeongin'e bir şey olacak diye. CB: "Tüp bebek işleminde embriyo laboratuvarda oluştuğunda donduruluyor rahime yerleştirilene kadar. Çünkü iki veya üç kez döllenmesinin önlenmesi gerekiyor" Direkt doktor olarak anlatıma geçmiştim. Çünkü en çok onun bilmeye, bu sürece onun karar vermeye hakkı vardı. Gözlerini irice açarak beni dinlediğinde parmağımla hafifçe alnındaki kızarıklığı okşadım. CB: "Doktorun dikkatsizliği yüzünden bizde de öyle olmuş" Anlamaz bir şekilde kaşlarını çattığında derin bir iç çekerek yatağın yanındaki sandalyeye oturdum. Doktor bendim. Ona karşı böyle bir dikkatsizlik yağtığımı nasıl açıklayacaktım ki? IN: "Nasıl yani hyung anlamadım?" CB: "Her şeyden önce ben dikkatli olmalıydım Jeongin özür dilerim" Ellerini yatağa bastırarak doğrulmaya çalıştığında bu sefer onu durdurmak yerine yatakta doğrulmasına yardım ettim. IN: "Kötü bir şey mi oldu şimdi? Bebeğimiz olamayacak mı?" Başımı hayır anlamında sallayarak yatakta oturan omegamın sırtını okşadım hafifçe. Nasıl tepki verecekti bilmiyordum. Ama ben onun kendisini tehlikeye atmasını istemiyordum. CB: "Şu an karnında ikiz bebek var anlamına geliyor bu Jeongin" Gözlerini sonuna kadar açarak iki kolunu da aniden karnına sardığında bu tatlı hareketi karşısında gülümsemeden edemedim. IN: "Nasıl yani? İki tane mi bebek var? Ama doktor baktığında yoktu" Çok fazla kıpırdadığı için elinin üzerine bağlı olan serumu düzelterek gözlerinin içine baktım. Gözlerindeki o mutluluk parlamasını görebiliyordum. CB: "Çift döllenme olduğu için bebek rahim duvarına geç tutunmuş. Böylece biz baktığımızda görememiştik" Dudakları istemsizce aralandırğında bakışlarım aralık dudaklarına kaydı anlık olarak. Ama sesini duyduğumda hemen bakışlarımı toparladım. IN: "İkiz bebeğimiz mi olacak şimdi?" CB: "Evet" F: "NE?" Bağırma sesini duyar duymaz ikimiz de kapıya doğru döndük. Felix hayalet görmüş gibi donup kalmıştı. Konuşmaların ne kadarını duymuştu bilmiyordum ama ikiz bebeğimiz olacağını duyduğuna emindim. M: "Ne oluyor burada? Neden herkes birbirine bakıyor?" Felixn arkasında Minho'nun da bedeni belirdiğinde derin bir nefes aldım. Arkadaşıma kendimden daha çok güveniyordum. Onu görmek beni çok rahatlatmıştı. Şimdi onun sayesinde Jeongin'i doğru düzgün muayene edebilecek en önemlisi de bu süreçte ne yapmamız gerektiğini öğrenecektik. ... Minho ultrason probunu Jeongin'in karnına biraz daha bastırarak ekrandaki siyah beyaz görüntüyü yaklaştırdı. Jeongin de ben de nefesimizi tutmuş bir şekilde Minho'yu bekliyorduk. Felix ise kendisine gelebilmek adına su içiyordu kenarda. Ekranda yakınlaşan görüntüye daha dikkatle bakarak derin bir nefes aldım. Elimi alnıma bastırmak adına kaldırmıştım ki bu hareketim Jeongin'in korkutabileceği için kendimi durdurdum. CB: "Tek kese mi?" Arkadaşım başını onaylar anlamda salladığımda dişlerimi, çenem kasılacak kadar sert bir şekilde sıktım. O doktoru dövmeden, en azından bir yumruk atmadan bırakmamalıydım. CB: "Ne yapacağız peki? Çok mu tehlikeli? Şansımız yüzde kaç?" Sorularıma karşılık olarak Minho başını kaldırarak alaycı bir şekilde bana baktı. Jisung hamileyken Minho ile dalga geçiyordum hep endişeleniyor diye. Şimdi kendim onun durumuna düşmüştüm. M: "Sakin ol bu kadar panikleyecek bir durum yok. Eşini de korkutuyorsun" Bakışlarım Jeongin'e kaydığında biraz sakinleşmeye çalıştım. Dolu gözleriyle öylece bizim tepkimize bakıyordu. Minho omegamın karnındaki probu çektiğinde hemen peçete alarak yatakta uzanan bedenin karnını dikkatlice temizledim. M: "Burada senin dikkatli olman püf nokta Jeongin. Tek kese ikizlere sahipsin. Bu da demek oluyor ki bebekler aynı kesenin içinde olacaklar" Yatakta endişeli bir şekilde uzanan bedenin gözleri biraz daha dolmuştu. Onu sakinleştirmem gerekiyordu ama ben de en az onun kadar korkuyordum. M: "Sık sık kontrole geleceksin. Bebekleri kontrol altında tutarsak ikisi de eşit ve sağlıklı bir şekilde büyürler. Korkulacak bir durum yok" Minho, omegamı sakinleştirmek adına öyle söylüyordu ama ben tek kese ikizlerin doğumunun ne kadar tehlikeli olduğunu biliyordum. Tek kesenin içinde bebeklerin hareketiyle kordon boğazlarına bile dolanabilirdi. Biri büyüyüp, diğeri gelişemeyebilirdi. O kadar korkutucu gerçekler vardı ki.. M: "Sana gelince baba adayı!" Minho bana doğru konuştuğunda bakışlarımı yerden kaldırarak onun yüzüne baktım. Zamanında Minho ile dalga geçmemeliydim. Eşinin hamile olması gerçekten insanı korkutuyordu. M: "Sık kontrol yaparsak ve sen de Jeongin'e karşı dikkatli davranırsan hiçbir sorun olmaz. Bebeklerin tam büyümesini beklemeden 32. Haftadan sonra da omegayı planlı doğuma alırız. Böylece kordon tehlikesi olmaz." ___________________ Ne güzel konuştun öyle Daktır Mimo. Yalarım seni heleelellerl 😝 Panik yok arkadaşlar yazar sadece soft hikaye yazabiliyor aldösşöddlöf

Bölüm sonu

8 yorum